Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye olarak bu yeni dönemde ülkemiz için yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz.” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuştu. Son dönemde İran merkezli yaşanan savaşın enerji güvenliğinin önemini ve bu anlamda küresel ekonominin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydeden Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben, “2002’den bu yana, ortaya koyduğunuz güçlü siyasi irade ile liderliğinizde yürüttüğümüz politikalar sayesinde, Türkiye olarak, bu krizi de en hazırlıklı, en dirençli karşılayan ülkelerden biri olduk.” ifadesini kullandı. Bayraktar, “Bu süre içerisinde, yerli ve yenilenebilir kaynakları önceliklendirerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, kaynak ülke, güzergah ve form çeşitlendirmesi yaparak ve aktif bir enerji diplomasisi izleyerek, arz güvenliğimizi teminat altına alacak stratejik adımlar attık. Bu süreçte Milli Enerji ve Maden Politikamız, ‘Enerjide ve Madenlerde Tam Bağımsız Türkiye’ idealimizin ana rotasını oluşturdu.” diye konuştu. Türkiye’nin dünyanın en büyük derin deniz sondaj filolarından birine sahip olarak ülkede ve farklı coğrafyalarda petrol ve gaz aradığını dile getiren Bayraktar, “Kara alanlarımızda daha önce hiç gidilmedik yerlere gittik, sismik yaptık, sondaj yaptık, yapmaya devam ediyoruz. İşte bu sayede Karadeniz ve Gabar’da tarihi keşiflere imza attık. Şimdi üretimi artırmak ve milletimize yeni keşiflerle yeni müjdeler verebilmenin gayreti içindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“DÜNYA, ÇOK ÖNEMLİ BİR ENERJİ DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE”
Bayraktar, dünyanın, bir yandan savaşların, büyük ekonomik kırılmaların yaşandığı, diğer yandan yapay zeka çağına girilen, büyük teknolojik gelişmelerin arka arkaya gerçekleştiği bu dönemde, çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye olarak bu yeni dönemde ülkemiz için yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz. Burada temel hedefimiz, Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılığını bitiren, arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek. Yeni enerji mimarimizde mevcut TANAP, Türk Akım, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı gibi hem ülkemizin hem de bölgemizin enerji arz güvenliğinde stratejik önemi olan doğal gaz ve petrol boru hatlarımızın tam kapasite çalışmasına dönük hamleler yapacağız. Komşularımızla ve bölge ülkeleriyle petrolde, doğal gazda ve elektrikte ‘kazan-kazan’ anlayışı içinde ilave altyapı projeleri geliştirerek enerji bağlarımızı güçlendireceğiz. Bu kapsamda Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın Basra’ya kadar uzatılması, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı ile Türkmenistan gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya ulaştırılması bu yeni dönemin önemli başlıkları arasında olacak.” Elektrik tarafında ise “çok boyutlu bir entegrasyon” hedeflendiğini aktaran Bayraktar, “Geçtiğimiz yıl Bakü’de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi Anlaşması ile Azerbaycan’da üretilen yenilenebilir enerjiyi Avrupa’ya ulaştırmayı hedefliyoruz. Benzer şekilde, Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye kadar uzanacak, bölgedeki komşu ülkelerle entegre bir mega elektrik iletim hattı üzerinde de çalışıyoruz.
Bunun hem ülkemiz için hem de Avrupa için alternatif bir enerji yolu olacağına inanıyoruz. Yeni enerji mimarimizde daha çok bağlantısallık var, daha çok altyapı projeleri olacak.” ifadelerini kullandı. Bayraktar ayrıca, gazlaştırma altyapısını geliştirerek özellikle Güney Doğu Avrupa’ya ve diğer komşu ülkelere daha yüksek miktarlarda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ulaştırma imkanına sahip olunacağını söyledi.
NÜKLEER ENERJİ ZARURET
Elektriğin artan rolüne dikkati çeken Bayraktar, “Yeni enerji mimarimizin merkezinde elektrik yer alıyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji hedeflerimizi daha da yukarılara taşıyacağız. Bu süre içinde, gelişmiş yenilenebilir enerji portföyümüzün ihtiyaç duyduğu güçlü bir şebeke altyapısı için toplamda 30 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyoruz.” bilgisini paylaştı.
Bayraktar, baz yük üretim kabiliyeti ile nükleer enerjiyi arz güvenliği açısından “bir tercih değil, zaruret” olarak gördüklerini belirterek, “Akkuyu ile başlayan süreç Türkiye’nin enerji tarihinde nükleer dönemin kapısını açacak.” ifadesini kullandı. Türkiye’nin bu enerji dönüşüm sürecinde bir üretim üssüne dönüşme hedefine de değinen Bayraktar, “Bu nedenle nadir toprak elementleri ve kritik mineraller alanındaki yatırımlarımıza büyük önem veriyoruz. AR-GE ve teknolojiye yapılan yatırımları artırmayı ve yerli sanayimizin geliştirilmesini hedefliyoruz.” diye konuştu.
Bayraktar, nadir toprak elementlerinin enerji teknolojilerinden batarya sistemlerine, elektrikli araçlardan savunma sanayisine kadar birçok stratejik sektörün temelinde yer aldığına değinerek, Eskişehir Beylikova’da bulunan nadir toprak elementleri sahasındaki pilot tesiste endüstriyel tesisin temelinin de yakın zamanda atılacağını dile getirdi. Bakan Bayraktar, enerjiyi yalnızca ekonomik büyümenin değil, bölgesel barışın, istikrarın ve ortak refahın anahtarı olarak gördüklerini sözlerine ekledi. KAYNAK: AA