Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Tue, 24 Feb 2026 05:00:24 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Bakan Tekin’den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam! https://memur70.com/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam.html https://memur70.com/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam.html#respond Tue, 24 Feb 2026 05:00:24 +0000 https://memur70.com/?p=91875

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda çocukların ilahi söylemesine yönelik eleştirilere ve "Talibanlaştırma" iftiralarına sert tepki göstererek laiklik tanımı üzerinden muhalefete adeta ders verdi.

The post Bakan Tekin’den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“KÜFREDENLERİ ELEŞTİRİ KABUL ETMİYORUM”

Okullarda teneffüs aralarında ilahi söyleyen çocukların görüntülerine gelen tepkileri değerlendiren Bakan Yusuf Tekin, “Eleştiri tanımlamanıza göre değişir. Benim kafama uymuyor diye başlayıp hakaret ve küfredenleri eleştiri kabul edersek ciddi eleştiri yok. Oturdukları yerden küfrediyorlar, bunu içselleştiremediklerini gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

Yapılan yorumların bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğunu belirten Tekin, “Pedagojik anlamda, akademik anlamda, ciddi alacağım bir eleştiri henüz görmedim. Kimisi değişik ithamlarla, değişik tanımlamalarla, ön yargılarla bir şeyler söylüyorlar ama bilimsel bir temeli yok” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“TALİBANLAŞTIRMA” İFTİRASINA SERT CEVAP

Eğitimde milli ve manevi değerlerin öncelenmesini “Talibanlaştırma” olarak niteleyen kesimlere tokat gibi bir cevap veren Bakan Tekin, “Ben milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek şeyler yapalım diyorum, onlar ‘bunu yaparsanız toplumu Talibanlaştırmış olursunuz’ diyorlar. Bu metni aldılar ve asla hak etmediğimiz hakaretamiz ifadelerle bizi, idarecilerimizi ve öğretmenlerimizi zan altında bıraktılar” dedi.

Bu tür yaklaşımların trajikomik olduğunu belirten Bakan, “Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, okullardaki cıvıl cıvıl çocukları ve bu coşkulu etkinlikleri ‘gerici azınlığın provokasyonu’ olarak niteleyenler asıl gericilerdir” açıklamasında bulundu.

GERÇEK LAİKLİK VE ÖZGÜRLÜK VURGUSU

Muhalefetin laiklik anlayışını eleştiren Bakan Yusuf Tekin, “Benim bunca yıllık okumalarımdan edindiğim laiklik tanımı; insanların dini inanç ve ibadet hürriyetlerinin güvence altına alındığı siyasal rejimlerdir” ifadelerini kullandı.

Muhalefetin laikliği kendi arzularına göre bir formatlama aracı olarak gördüğünü savunan Tekin, “Onlar laikliği, dini inançların ve ritüellerin nasıl modernleştirileceğini tanımlama yetkisini kendilerinde gördükleri için bunun dışındaki her şeyi laiklik ilkesiyle çelişiyor sayıyorlar” sözleriyle evrensel laiklik anlayışına dikkat çekti.

“411 EL KAOSA KALKTI” ZİHNİYETİ HALA AYNI

Geçmişteki yasakçı zihniyeti hatırlatan Bakan Tekin, CHP’nin başörtüsü özgürlüğüne karşı tavrını eleştirerek, “Cumhuriyet Halk Partisi, özgürlük hamlelerini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve malum ‘411 El Kaosa Kalktı’ manşetleriyle bu süreç yaşandı” dedi.

CHP’nin o dönemki başvuru dilekçesindeki çarpıcı detaylara değinen Tekin, “Mesela diyorlar ki; başörtüsüne hürriyet getirmek toplumun huzurunu bozar. Bu bakış açısı, özgürlüklerin sınırını ve tanımını yapma yetkisini kendilerinde görmelerinden kaynaklanıyor. Bu asla kabul edilebilir bir yaklaşım değil, aksine çok demode bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

“BU YAKLAŞIM EKREM İMAMOĞLU MANTIĞI”

Özel okulların denetimi ve kreş tartışmalarına da değinen Bakan Tekin, denetim yetkisine karşı çıkanları eleştirerek, “Bu mantık biraz Ekrem İmamoğlu mantığı. Bir eğitim kurumu açılıyorsa eğer, bu okul öncesi eğitim kurumuysa yani anaokuluysa bizden ruhsat almalı. Bunu bu şekilde yorumlamak, herhalde bulaşıcı bir hastalık” şeklinde konuştu.

75 bin okulda titiz bir denetim süreci yürüttüklerini belirten Tekin, “Okuldaki fiziki koşullardan tutun ücret politikasına kadar her türlü hukuka aykırı durum teftiş kurulumuz tarafından ciddiyetle takip edilir” sözleriyle kararlılık mesajı verdi.

MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI

Eğitimin sadece akademik bilgiden ibaret olmadığını söyleyen Yusuf Tekin, “Bizim ana mevzumuz çocuklarımızın okula zevkle gelmeleri, eğlenerek öğrenmeleridir. Bir gün futbol takımı marşıyla, bir gün ilahiyle gelmeleri gayet doğaldır” dedi.

Gazze farkındalığından geleneksel oyunlara kadar her adımın bir vizyonu olduğunu belirten Bakan, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ana görevlerinden bir tanesi, içinde yaşadığımız toplumun temel değerlerini çocuklarımızın kabul etmesi ve milli birliğimizin güçlenmesidir” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

ALEVİ-BEKTAŞİ VATANDAŞLARIN TALEPLERİ GÜNDEMDE

Müfredat çalışmalarında toplumsal hassasiyetleri ön planda tuttuklarını belirten Bakan Yusuf Tekin, “Başta ders kitaplarımız olmak üzere müfredatımızda Alevi Bektaşi vatandaşlarımızı rahatsız eden hususlarla ilgili olarak hepsini birlikte değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

Cemevlerindeki eğitim süreçlerine de değinen Bakan Tekin, “Alevi Bektaşi vatandaşlarımızın cemevlerindeki dede ve zakir eğitimleriyle ilgili bir sıkıntıları var, onun çözümü için çaba sarf ediyoruz” sözleriyle yürütülen çalışmaları aktardı.

“TÜM VATANDAŞLARIN İNANÇ HÜRRİYETİ BİZE EMANET”

Azınlık okulları ve farklı inanç gruplarının hakları konusunda hassas bir duruş sergilediklerini vurgulayan Bakan Tekin, “Türkiye’deki azınlık okullarının hak ve hukuklarını koruyacak, onların özgürlük alanlarını kendilerine sunacak çalışmalar yaptık. Heybeliada Ruhban Okulu’nu Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı doğrultusunda ziyaret ettim” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’ne sadakatle bağlı her vatandaşın hukukunu korumanın asli görevi olduğunu hatırlatan Tekin, “Dini, inanç ve ibadet hürriyetlerini herhangi bir ayrım yapmaksızın teminat altına almak benim görevim” açıklamasında bulundu.

“DERTLERİ LAİKLİK DEĞİL İSLAM”

Bakanlığın yürüttüğü projelere “laiklik zedeleniyor” diyerek dava açan kesimlere tepki gösteren Yusuf Tekin, “Bunların dertleri tamamen İslam’la alakalı, açık söyleyeyim; buradaki gericilikten kastettikleri şey o. ‘Laiklik elden gidiyor’ tartışmasına hiç girmedik çünkü dertleri laiklik istemekle de alakalı değil” sözleriyle eleştirilerin ideolojik temeline dikkat çekti.

Başkan Erdoğan’ın liderliğinde özgürlük alanlarını genişletmeye devam edeceklerini belirten Bakan Tekin, “Biz hükümet olarak milli birlik ve beraberliği güçlendirecek adımları atmak üzere yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

OKULLARDA RAMAZAN COŞKUSU VE GELENEKSEL SANATLAR

Okullarda sosyal medyaya yansıyan ilahi görüntülerine ve Ramazan etkinliklerine değinen Bakan Tekin, “Bizim bu etkinliklerimizin bu kadar popüler olmasında Celal Bey’in ilahisinin mutlaka katkısı var çünkü çocuklar gerçekten onu bir akım olarak aldılar. Bu etkinliklerde asla zorlama yok, tamamen gönüllülük esasına göre yapılıyor” sözleriyle sürecin doğallığını vurguladı.

Geleneksel sanatların müfredattaki yerine de dikkat çeken Tekin, “Seçmeli derslerimizde geleneksel Türk sanatlarına yer verdik. Her dönemin son haftasını sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetlerin sergilendiği bir festival havasına bürüdük” bilgisini paylaştı.

ÖĞRETMEN ATAMALARINDA SON DURUM NE?

Atama bekleyen öğretmen adayları için Milli Eğitim Akademisi’nin kritik bir rol üstleneceğini belirten Bakan Yusuf Tekin, “Milli Eğitim Akademisi oluşturduğumuz için uygulama eğitiminin az olması sorununu çözdük. Yaklaşık 500 saat uygulama eğitiminin verildiği akademi faaliyete geçti, bu yıl 10 bin öğretmen adayını aldık” ifadelerini kullandı.

Mülakat tartışmalarına da değinen Tekin, “Mülakat yok zaten. Atamalar bir takvime bağlandı. Temmuz ayındaki AGS sınavından kaç öğretmen adayı alacağımızı Hazine ve Maliye Bakanlığımızla görüştükten sonra kamuoyuyla paylaşacağız” sözleriyle atama takvimine dair ipuçları verdi.

The post Bakan Tekin’den sert tepki: Bunların dertleri laiklik değil İslam! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-tekinden-sert-tepki-bunlarin-dertleri-laiklik-degil-islam.html/feed 0 91875
Meksika’daki olaylarda 55 kişi öldü https://memur70.com/meksikadaki-olaylarda-55-kisi-oldu.html https://memur70.com/meksikadaki-olaylarda-55-kisi-oldu.html#respond Mon, 23 Feb 2026 22:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=91872

Meksika'da Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) elebaşı ve ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronu El Mencho'nun öldürülmesinin ardından çıkan şiddet olaylarında 25'i güvenlik görevlisi 55 kişi hayatını kaybetti.

The post Meksika’daki olaylarda 55 kişi öldü appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Meksika Güvenlik ve Vatandaşları Koruma Bakanı Omar Garcia Harfuch, konuya ilişkin basına yaptığı açıklamada, El Mencho’nun öldürülmesinin ardından 16 eyalette şiddet olaylarının meydana geldiğini bildirdi.

CJNG’nin saldırıları sonucu 25 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini vurgulayan Harfuch, operasyonlarda 30 kartel üyesinin etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Harfuch, 11 eyalette 85 kara yolunda kapatma eylemi gerçekleştirildiğini, ancak güvenlik güçlerinin çalışmaları sayesinde ana arterlerde ulaşımın tamamen normale döndüğünü kaydetti.

Öte yandan, 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak kentler arasında yer alan Guadalajara’daki hayvanat bahçesine giden yaklaşık 1000 turist, memleketlerine geri dönememeleri nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı.

Yetkililer, turistlerin mağduriyet yaşamaması için bölgeye 21 otobüs, 5 minibüs sevk ederken, yiyecek desteği de sağladı.

Ülkenin önde gelen turizm merkezlerinden Puerto Vallarta’da uçuşlar iptal edilirken, Amerikalı şarkıcı Kali Uchis’in konseri de dahil olmak üzere toplu etkinlikler askıya alındı.

Bu arada, ordunun düzenlediği operasyon sonucu öldürülen El Mencho’nun cesedi, Federal Cumhuriyet Savcılığına (FGR) ait hangardan yoğun güvenlik önlemleri altında Meksiko’daki adli tıp kurumuna sevk edildi.

 

KAYNAK: AA

The post Meksika’daki olaylarda 55 kişi öldü appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/meksikadaki-olaylarda-55-kisi-oldu.html/feed 0 91872
Netanyahu: Karmaşık ve zorlu günler yaşıyoruz https://memur70.com/netanyahu-karmasik-ve-zorlu-gunler-yasiyoruz.html https://memur70.com/netanyahu-karmasik-ve-zorlu-gunler-yasiyoruz.html#respond Mon, 23 Feb 2026 21:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=91869

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin İran'a yönelik muhtemel saldırısı gündemdeyken bu günlerin beraberinde neler getirebileceğini kimsenin bilmediğini, karmaşık ve zorlu günler yaşadıklarını söyledi.

The post Netanyahu: Karmaşık ve zorlu günler yaşıyoruz appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Netanyahu, İsrail Meclisi’nde yaptığı konuşmada, İran’a yönelik muhtemel ABD saldırısına ilişkin konuştu.

Ayda bir kez konuştuğu İsrail Meclisi’nde sürekli polemik ve agresif sözlerle karşı karşıya kaldığını öne süren Netanyahu, polemikleri bir kenara bıraktığını savunarak “Karmaşık ve zorlu günler yaşıyoruz.” dedi.

Netanyahu, “Kimse bugünün ne getireceğini bilmiyor. Her türlü senaryoya hazırız.” ifadesini kullanarak Tahran yönetimine İsrail’e saldırı düzenlemeleri halinde “hayal bile edemeyecekleri bir güçle karşılık vereceklerini” ilettiğini aktardı.

İsraillilere birlik çağrısı yapan Netanyahu, Yahudilerce kutsal “Purim Bayramı arefesinde omuz omuza durmaları” gerektiğini savundu.

Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana yedi kez bir araya geldiğini hatırlatarak ABD ile İsrail arasında bugüne kadar hiç olmadığı kadar sıkı ilişkiler geliştiğini iddia etti.

İsrail, İran’ın nükleer programı ve balistik füze programının sonlandırılması ile Tahran yönetiminin bölgedeki “vekillerine” desteğinin kesilmesini savunuyor.

Öte yandan İran ile müzakereler sürerken ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını hızlı bir şekilde artırma yoluna gitmesi, her an İran’a saldırı gerçekleşebileceği şeklinde yorumlanıyor.

– ABD ve İran arasındaki müzakereler

İran ile ABD arasında Umman’ın aracılığında devam eden nükleer görüşmelerin üçüncü turunun 26 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacağı duyurulmuştu.

Taraflar, 6 Şubat’ta Umman’da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra görüşmeler 17 Şubat’ta Cenevre’de devam etmişti.

Görüşmelerde özellikle İran’ın uranyum zenginleştirme oranı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun durumu başlıkları öne çıkmıştı.

 

The post Netanyahu: Karmaşık ve zorlu günler yaşıyoruz appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/netanyahu-karmasik-ve-zorlu-gunler-yasiyoruz.html/feed 0 91869
Gökyüzünde tarihi an! Altı gezegen”gezegen geçidi”nde buluşacak https://memur70.com/gokyuzunde-tarihi-an-alti-gezegengezegen-gecidinde-bulusacak.html https://memur70.com/gokyuzunde-tarihi-an-alti-gezegengezegen-gecidinde-bulusacak.html#respond Mon, 23 Feb 2026 19:00:06 +0000 https://memur70.com/?p=91866

Güneş Sistemi'ndeki altı gezegen, 28 Şubat'ta "gezegen geçidi" olarak adlandırılan gökyüzü olayında bir araya gelecek.

The post Gökyüzünde tarihi an! Altı gezegen”gezegen geçidi”nde buluşacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

28 Şubat’ta gerçekleşecek gözlemde Merkür, Venüs, Jüpiter ve Satürn hava koşullarının uygun olması durumunda çıplak gözle görülebilecek.

Sistemin daha uzak üyeleri Uranüs ve Neptün için ise dürbün veya teleskop gibi araçların kullanılması gerekecek.

GEZEGEN GEÇİDİ NE ZAMAN?

“Gezegen geçidi”ni gözlemlemek isteyenlerin gün batımından yaklaşık bir saat sonra, görüşü engelleyebilecek yüksek bina ve ağaçlardan uzak açık alanlarda batı ufkuna bakmaları tavsiye ediliyor.

Bu konumda Merkür, Venüs ve Satürn ufuk çizgisine yakın bir noktada yer alırken, Jüpiter, Uranüs ve Neptün gökyüzünün daha yüksek kısımlarında görülebilecek.

NASA verilerine göre, gün batımından sonra gökyüzünde iki veya üç gezegenin bir arada görülmesi olağan bir durum kabul edilirken, dört veya daha fazla gezegenin aynı anda belirmesi birkaç yılda bir yaşanan nadir döngü olarak nitelendiriliyor.

The post Gökyüzünde tarihi an! Altı gezegen”gezegen geçidi”nde buluşacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gokyuzunde-tarihi-an-alti-gezegengezegen-gecidinde-bulusacak.html/feed 0 91866
Yargıtay’dan tapuyla ilgili emsal karar! https://memur70.com/yargitaydan-tapuyla-ilgili-emsal-karar.html https://memur70.com/yargitaydan-tapuyla-ilgili-emsal-karar.html#respond Mon, 23 Feb 2026 18:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91863

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ortak tapulu tarlalarda ön alım (şufa) hakkının kullanımına ilişkin emsal bir karara imza attı. Karara göre, taşınmaz fiilen bölünmüşse satış anında itiraz etmeyen paydaş sonradan hak talep edemeyecek.

The post Yargıtay’dan tapuyla ilgili emsal karar! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, paylı mülkiyete konu taşınmazlarda kullanılan ön alım (şufa) hakkına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. 21 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, özellikle tek tapulu ve birden fazla hissedara ait tarlaların satışında fiili durumun belirleyici olduğu vurgulandı.

HAK TALEBİ MÜMKÜN DEĞİL

Yüksek Mahkeme, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda hissedarın payını üçüncü kişiye devretmesi halinde diğer paydaşların ön alım hakkını dava yoluyla kullanabileceğini hatırlattı. Ancak karar, bu hakkın mutlak olmadığını ortaya koydu.

Buna göre, taşınmaz paydaşlar arasında fiilen bölünmüş ve herkes belirli bir kısmı kullanıyorsa; satış sırasında bu duruma itiraz etmeyen paydaşın, tapu devri gerçekleştikten sonra ön alım talebinde bulunması dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak.

RAPOR BELİRLEYİCİ OLDU

Daire, önüne gelen dosyada ortak tapulu bir tarlada yapılan satış sonrası açılan ön alım davasını inceledi. Satışı yapan paydaş, arazinin kendi aralarında fiilen taksim edildiğini ve kullandığı kısmı devrettiğini savundu. Yerel mahkeme de bu gerekçeyle davayı reddetti.

Ancak dosyadaki bilirkişi raporunda, taşınmazın boş olduğu ve sınırları gösteren herhangi bir ayırıcı işaret ya da çizginin bulunmadığı tespit edildi. Bu durum üzerine dosya, kanun yararına temyiz başvurusu kapsamında yeniden ele alındı.

Yargıtay, yerel mahkemenin fiili taksim olup olmadığına ilişkin tespitleri yeterince değerlendirmediğine hükmederek kararı bozdu. Mahkeme, taşınmazda gerçekten fiili bir paylaşım bulunup bulunmadığını ayrıntılı biçimde inceleyerek karar vermek zorunda kalacak.

KARARIN ÖNEMİ NE?

Karar, miras ya da satın alma yoluyla edinilmiş ve tek tapuda kayıtlı tarlalarda yaşanan uyuşmazlıklar açısından emsal niteliği taşıyor.

Buna göre:

Eğer taşınmaz fiilen bölünmüş ve herkes kendi bölümünü kullanıyorsa, satış anında hak iddia etmeyen paydaş sonradan ön alım hakkını ileri süremeyecek.

Fiili taksim yoksa, mahkemeler bu durumu detaylı şekilde araştırmak zorunda olacak.

Yüksek Mahkeme’nin bu yaklaşımı, ortak tapulu taşınmazlarda hem satış sürecinde hem de olası davalarda fiili kullanımın ve satış anındaki tutumun belirleyici olacağını ortaya koyuyor. 

KAYNAK: SÖZCÜ

The post Yargıtay’dan tapuyla ilgili emsal karar! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/yargitaydan-tapuyla-ilgili-emsal-karar.html/feed 0 91863
Almanya en büyük 3. ekonomi ünvanını korudu https://memur70.com/almanya-en-buyuk-3-ekonomi-unvanini-korudu.html https://memur70.com/almanya-en-buyuk-3-ekonomi-unvanini-korudu.html#respond Mon, 23 Feb 2026 17:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=91860

Almanya, ekonomik büyümede yaşadığı ivme kaybına rağmen geçen yıl dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olma konumunu sürdürdü.

The post Almanya en büyük 3. ekonomi ünvanını korudu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından yapılan güncel hesaplamalara göre, Almanya’nın nominal gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) geçen yıl yaklaşık 5,1 trilyon dolara ulaştı. Böylece Almanya, ABD ve Çin’in ardından üçüncü sıradaki yerini korudu.

IW hesaplamalarına göre, dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ABD 30,7 trilyon dolarlık GSYH ile liderliğini devam ettirirken Çin 19,5 trilyon dolarla ikinci sırada yer aldı.

Almanya’nın ardından dördüncü olan Japonya’nın geçen yılki GSYH’si ise 4 trilyon 431 milyar dolar oldu. Japonya uzun süre sürdürdüğü dünyanın 3. büyük ekonomisi ünvanını 2024’te Almanya’ya kaptırmıştı.

“ALMANYA VE JAPONYA GERİDE KALIYOR”

IW Ekonomi Araştırmaları Bölüm Başkanı Michael Grömling, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Japonya ve Almanya’nın benzer yapısal sorunlarla mücadele ettiğini belirtti.

Küresel ölçekte artan korumacılık, yükselen gümrük vergileri, Çin’den gelen rekabet ve yaşlanan nüfusun her iki ülke ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Grömling, “Hem Almanya hem de Japonya, uzun süredir çok daha dinamik bir büyüme sergileyen dünyanın en büyük iki ekonomisinin gerisinde kalıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve Çin’in yüksek teknoloji ile yapay zeka alanlarındaki öncü rollerine dikkati çeken Grömling, bu iki devin diğer büyük ekonomilerle arayı açmaya devam ettiğini ifade etti.

Grömling, güçlü endüstriyel temeli, kalifiye iş gücü ve araştırma-geliştirme odaklı şirketleri sayesinde Almanya’nın 2026 yılında da dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını korumasının muhtemel olduğunu belirtti.

İki yıl süren zayıf performansın ardından Alman ekonomisinin kamu yatırımlarının desteğiyle bu yıl yüzde 1 büyümesini öngördüklerini aktaran Grömling, ancak bu toparlanmanın sınırlı kalacağı ve ekonomik büyümenin temkinli bir seyir izlemeye devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Gelecek projeksiyonlarına da değinen Grömling, hızla büyüyen ve halihazırda 1,5 milyarlık nüfusla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ın, on yılın sonuna kadar Almanya’yı geride bırakabileceğine dikkati çekti. Ancak bu durumu bir kayıp olarak görmediklerini belirten Grömling, şunları kaydetti:

“Almanya bu değişimden fayda sağlayabilir. Güçlenen bir Hindistan pazarı, ‘Made in Germany’ markalı ürünler için ek satış fırsatları anlamına gelir. Bu nedenle Hindistan ile olan ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

KAYNAK: AA

The post Almanya en büyük 3. ekonomi ünvanını korudu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/almanya-en-buyuk-3-ekonomi-unvanini-korudu.html/feed 0 91860
Almanya geçen yıl dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ünvanını korudu https://memur70.com/almanya-gecen-yil-dunyanin-en-buyuk-ucuncu-ekonomisi-unvanini-korudu.html https://memur70.com/almanya-gecen-yil-dunyanin-en-buyuk-ucuncu-ekonomisi-unvanini-korudu.html#respond Mon, 23 Feb 2026 16:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=91857

Almanya, ekonomik büyümede yaşadığı ivme kaybına rağmen geçen yıl dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olma konumunu sürdürdü.

The post Almanya geçen yıl dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ünvanını korudu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından yapılan güncel hesaplamalara göre, Almanya’nın nominal gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) geçen yıl yaklaşık 5,1 trilyon dolara ulaştı. Böylece Almanya, ABD ve Çin’in ardından üçüncü sıradaki yerini korudu.

IW hesaplamalarına göre, dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ABD 30,7 trilyon dolarlık GSYH ile liderliğini devam ettirirken Çin 19,5 trilyon dolarla ikinci sırada yer aldı.

Almanya’nın ardından dördüncü olan Japonya’nın geçen yılki GSYH’si ise 4 trilyon 431 milyar dolar oldu. Japonya uzun süre sürdürdüğü dünyanın 3. büyük ekonomisi ünvanını 2024’te Almanya’ya kaptırmıştı.

ALMANYA VE JAPONYA GERİDE KALIYOR

IW Ekonomi Araştırmaları Bölüm Başkanı Michael Grömling, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Japonya ve Almanya’nın benzer yapısal sorunlarla mücadele ettiğini belirtti.

Küresel ölçekte artan korumacılık, yükselen gümrük vergileri, Çin’den gelen rekabet ve yaşlanan nüfusun her iki ülke ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Grömling, “Hem Almanya hem de Japonya, uzun süredir çok daha dinamik bir büyüme sergileyen dünyanın en büyük iki ekonomisinin gerisinde kalıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve Çin’in yüksek teknoloji ile yapay zeka alanlarındaki öncü rollerine dikkati çeken Grömling, bu iki devin diğer büyük ekonomilerle arayı açmaya devam ettiğini ifade etti.

Grömling, güçlü endüstriyel temeli, kalifiye iş gücü ve araştırma-geliştirme odaklı şirketleri sayesinde Almanya’nın 2026 yılında da dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını korumasının muhtemel olduğunu belirtti.

İki yıl süren zayıf performansın ardından Alman ekonomisinin kamu yatırımlarının desteğiyle bu yıl yüzde 1 büyümesini öngördüklerini aktaran Grömling, ancak bu toparlanmanın sınırlı kalacağı ve ekonomik büyümenin temkinli bir seyir izlemeye devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Gelecek projeksiyonlarına da değinen Grömling, hızla büyüyen ve halihazırda 1,5 milyarlık nüfusla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ın, on yılın sonuna kadar Almanya’yı geride bırakabileceğine dikkati çekti. Ancak bu durumu bir kayıp olarak görmediklerini belirten Grömling, şunları kaydetti:

“Almanya bu değişimden fayda sağlayabilir. Güçlenen bir Hindistan pazarı, ‘Made in Germany’ markalı ürünler için ek satış fırsatları anlamına gelir. Bu nedenle Hindistan ile olan ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi büyük önem taşıyor.”

KAYNAK: AA

The post Almanya geçen yıl dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ünvanını korudu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/almanya-gecen-yil-dunyanin-en-buyuk-ucuncu-ekonomisi-unvanini-korudu.html/feed 0 91857
Çatalca’daki Gülten Ürkmez cinayetinde kan donduran iddia: Bekçi oğlunu da o mu öldürdü? https://memur70.com/catalcadaki-gulten-urkmez-cinayetinde-kan-donduran-iddia-bekci-oglunu-da-o-mu-oldurdu.html https://memur70.com/catalcadaki-gulten-urkmez-cinayetinde-kan-donduran-iddia-bekci-oglunu-da-o-mu-oldurdu.html#respond Mon, 23 Feb 2026 15:00:24 +0000 https://memur70.com/?p=91854

Çatalca'da eşi Serkan Ürkmez tarafından katledilen Gülten Ürkmez'in ardından, ailenin 7 ay önce motor kazasında ölen bekçi oğulları Berkan Ürkmez'in ölümüyle ilgili sarsıcı iddialar ortaya atıldı.

The post Çatalca’daki Gülten Ürkmez cinayetinde kan donduran iddia: Bekçi oğlunu da o mu öldürdü? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İstanbul’un Çatalca ilçesi Binkılıç Atatürk Mahallesi’nde 21 Şubat Cumartesi günü saat 13.00 sıralarında kan donduran bir kadın cinayeti işlendi. Sürekli alkol aldığı öne sürülen Serkan Ürkmez, 25 yıllık eşi Gülten Ürkmez ile girdiği tartışmanın ardından evi terk etti. Üç gün boyunca kendi dükkanında yatıp kalkan Serkan Ürkmez, otobüs durağında yakaladığı eşi Gülten Ürkmez’i yanında getirdiği silahla başından vurarak katletti.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine intikal eden jandarma ve sağlık ekipleri, talihsiz kadının olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Olay yerinden kaçarak önce bir iş yerinde, ardından evinde saklanan zanlı Serkan Ürkmez, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri tarafından kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

ÇATALCA’DA TOPRAĞA VERİLDİ

Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Gülten Ürkmez’in cenazesi, Binkılıç Merkez Camii’nde dün ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazıyla birlikte Çatalca’da gözyaşları arasında toprağa verildi.

7 AY ÖNCE OĞLU MOTOR KAZASINDA ÖLMÜŞ

Cinayetin ardından ortaya çıkan detaylar ise olayın vahametini bir kat daha artırdı. Gülten Ürkmez’in 2001 doğumlu büyük oğlu, Çarşı ve Mahalle Bekçisi Berkan Ürkmez’in henüz 7 ay önce, 23 Temmuz 2025’te geçirdiği bir motosiklet kazasında yaralandığı ve 24 Temmuz’da hastanede kalbinin durması sonucu vefat ettiği öğrenildi.

“BACIM TOPRAKTA ÇÜRÜYECEKSE O DA İÇERİDE ÇÜRÜSÜN”

Cenaze töreninde feryat eden Gülten Ürkmez’in kardeşi Şenay İnce, adaletin yerini bulması için yetkililere seslenerek, “O da içeride çürüsün, çıkmasın. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, Adalet Bakanı duysun. O katil benim bacımın canını aldı. Benim bacım toprakta çürüyecekse o da orada çürüsün, çıkmasın” dedi.

“İKİNCİ VAKA YAŞANACAK” DEDİ

Şenay İnce, yeğeni Berkan Ürkmez’in ölümüyle ilgili de sarsıcı bir iddiada bulundu. İnce, eniştesi Serkan Ürkmez’in daha önce kendisine “İkinci vaka yaşanacak, Gülten çocuklarını çek benim üzerimden” dediğini belirterek şunları kaydetti:

“İkinci vaka nedir? Hep aradı, hepimizi aradı, beni aradı. ‘Bacım senin aklına ne geliyor?’ dedi. ‘Bu ikinci vaka ne demek?’ dedi. ‘Benim oğlumu o mu öldürdü? Bilmiyorum bacım’ dedim.”

‘İŞE GİRDİĞİ İÇİN TARTIŞTILAR’

Şenay İnce, “En son işe girdiği için tartıştılar. 7 ay önce evladını kaybetti. ‘İşe gireyim, çalışayım, kendimi avutayım, yoksa kafayı sıyırırım’ dedi. İşe girdi. Eşi, ‘Çık o işten’ dedi. O da ‘Çıkmayacağım’ dedi. Bunun üzerine ‘Çıkmayacaksan boşan’ dedi. Bacım da ‘Tamam Serkan, 25 senelik evliyiz, bunu istiyordun, seni boşarım’ dedi. ‘Ekran görüntüsü al bacım, elinde delilin olsun’ dedim. Delillerimiz de var. Sonra bacım onu istemedi. ‘Madem istemiyorsun, gelme eve, istemiyorum seni’ dedi. Bacımı tehdit etmiş, silah fotoğrafı paylaşmış, iş yerine siyah çelenk göndermiş. Bacım hiç beklemiyordu, ‘Yapmaz, yapamaz o. Ondan bir şey olmaz’ dedi. Ama kıydı bacıma. Ölmeden bir gün önce iş yerine siyah çelenk göndermiş. Çelenkte ‘Sana doyamayacağım – Serkan Ürkmez’ yazıyordu. Ablamı aramış, ‘Aramızı düzelt abla. Onsuz yapamam’ demiş. Nasıl dayandın Gültensiz?” dedi.

‘BENİM KIZIMIN KANI YERDE KALMASIN’

Anne Gülseren İnce ise kızının evlendiği günden beri şiddet gördüğünü belirterek, “Kızım huzursuzdu, dövüyordu, kapıya atıyordu. Oğlunu 9 ay önce motorla çarptı, çocuk hayatını kaybetti. Şimdi de kızıma aynısını yaptı. ‘İkinci vakayı yaşatacağım’ diye karakolda bağırmış” diyerek dert yandı.

‘BERKAN’I BABASI ÖLDÜRMÜŞ OLABİLİR Mİ?’

Abla Gülderen İnce de yeğeni Berkan’ın ölümünün kaza süsü verilmiş bir cinayet olabileceği şüphesini dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

“Abla, ikinci vaka diyor. Acaba Berkan’ı babası mı öldürdü?’ dedi. Motor kazası süsü verildiğini düşünüyoruz. Motor sağlamdı, telefonu sağlamdı ama yavrumun kafatası, kaburgaları, kolu ve bacağı kırılmıştı. Serkan Ürkmez ‘İkinci vaka olmasın, çek ikinci çocuğunu üstümden’ derken ne demek istedi? Bunun araştırılmasını istiyoruz.”

KAYNAK: DHA

The post Çatalca’daki Gülten Ürkmez cinayetinde kan donduran iddia: Bekçi oğlunu da o mu öldürdü? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/catalcadaki-gulten-urkmez-cinayetinde-kan-donduran-iddia-bekci-oglunu-da-o-mu-oldurdu.html/feed 0 91854
Bakan Şimşek: Beklentimiz daha güçlü performans ortaya koymak https://memur70.com/bakan-simsek-beklentimiz-daha-guclu-performans-ortaya-koymak.html https://memur70.com/bakan-simsek-beklentimiz-daha-guclu-performans-ortaya-koymak.html#respond Mon, 23 Feb 2026 14:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=91851

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, gelir politikalarında adalet ve etkinliği önemsediklerini belirterek, "Uzun süredir yüksek seyreden dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını yüzde 66'dan yüzde 62'ye indirdik." dedi.

The post Bakan Şimşek: Beklentimiz daha güçlü performans ortaya koymak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı Konferans Salonu’nda “37. Vergi Haftası” dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katıldı.

Bakan Şimşek, burada yaptığı konuşmada, verginin devletin gücünün, kamu hizmetlerinde sürekliliğin, kalitenin, toplumsal adaletin teminatı ve ülkenin geleceği olduğunu söyledi.

Türkiye’nin zor bir coğrafyada ve konjonktürde olduğuna dikkati çeken Şimşek, böylesi dönemde kamu maliyesinin dengeli, sürdürülebilir şekilde olması, harcamaların ağırlıklı olarak vergi gelirleriyle finanse edilmesinin değerli olduğunu dile getirdi.

Şimşek, geçen yıl çok güçlü performans ortaya koyduklarına işaret ederek, “Bütçe açığını, deprem harcamalarına ve daha önceden uygulamaya koyduğumuz erken emeklilik sistemine rağmen milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekme performansını gösterdik. Bütçe açığının yüzde 3’ün altında olması ülkemiz ve sürdürülebilirlik açısından önemli eşik.” diye konuştu.

Geçen sene olağanüstü çaba gösterildiğini, bunun da devamının kendileri için kritik olduğunu ifade eden Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

“Gelir politikalarımızda adalet ve etkinliği önemsiyoruz. Toplumdaki algının aksine program döneminde vergi harcamalarını azalttık, etkin olmayanları gözden geçirdik, vergi harcamalarını milli gelire oranla düşürdük. Uzun süredir yüksek seyreden dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını yüzde 66’dan yüzde 62’ye indirdik.”

Vergilere yönelik düzenlemelere ilişkin bilgi veren Şimşek, 2023’te yüzde 6,5 olan vergi harcamalarının milli gelir içindeki payının geçen sene yüzde 5,1’e düştüğünü, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda yüzde 4,1 veya altına çekmeyi hedeflediklerini bildirdi.

GELİR VERGİSİ MÜKELLEF SAYISI 6,2 MİLYONU AŞTI

Kayıt dışılıkla mücadelede de somut sonuçlar aldıklarını vurgulayan Şimşek, beyanname sayısındaki artışın bunun en somut göstergesi olduğunu söyledi. Şimşek, 2022’de 3,8 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısının 2024’te 5 milyonun üzerine çıktığı bilgisini verdi.

2025’te 473 bin mükellefin ilk kez beyanname verdiğine dikkati çeken Şimşek, “Yarım milyona yakın kişi ilk defa beyanname verdi. Bu program döneminde beyana dayalı vergiler düşen enflasyona rağmen her sene iki katına çıktı. Gelir vergisi mükellef sayısı 6,2 milyonu aştı.” dedi.

Şimşek, denetimde etkinliğin de büyük katkı sağladığını belirterek, tahsilatta disiplinin bütçe performansında önemli rol oynadığını dile getirdi.

2 yıllık faiz dışı açıktan sonra geçen sene sınırlı da olsa faiz dışı fazlaya geçildiğine işaret eden Şimşek, bunun gelecek yıllarda faiz giderlerinin bütçe içindeki payını sınırlayacak önemli eşik olduğunu vurguladı.

HEP BİRLİKTE DAHA İYİSİNİ BAŞARACAĞIZ

Şimşek, OVP hedeflerine değinerek, şöyle konuştu:

“OVP hedeflerimiz iddialı ama ben inanıyorum ki hep birlikte çok daha iyisini başaracağız. Bizim beklentimiz 2026 ve sonrasında da OVP hedeflerini sadece tutturmak değil, daha güçlü bir performans ortaya koymaktır. Bu mevcut performansın ötesine geçmemizi, çıtayı bir miktar daha yukarı çekmemizi bekliyorum.”

Dijital dönüşüme de dikkati çeken Şimşek, yapay zekanın bütün alanlarda verimliliği artıracak şekilde devreye alınmasının önem taşıdığını anlattı. Şimşek, denetimden tahsilata birçok sürecin algoritmalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, kayıt dışılıkla mücadelede de mevcut algoritmaların iyileştirilmesi, otomasyon süreçlerinin daha ileri aşamaya taşınması gerektiğini bildirdi.

Mükellefe saygı, mükellefle yapıcı diyalog ve rehberliğin esas olduğunu vurgulayan Şimşek, “Maliyenin korkutan değil, adil, güçlü ve yol gösteren yüzleri olacaksınız.” diye konuştu.

Şimşek’in konuşmasının ardından emekli olan Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Ayşe Dilbay’a, 35 yılını dolduran çalışanlar ile Gelir İdaresi’nde görev yapan personeldeki “en”lere teşekkür belgesi takdim edildi.

KAYNAK: AA

The post Bakan Şimşek: Beklentimiz daha güçlü performans ortaya koymak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsek-beklentimiz-daha-guclu-performans-ortaya-koymak.html/feed 0 91851
2026 yılına Borsa İstanbul damga vuracak: 20 bin puana yükselebilir! https://memur70.com/2026-yilina-borsa-istanbul-damga-vuracak-20-bin-puana-yukselebilir.html https://memur70.com/2026-yilina-borsa-istanbul-damga-vuracak-20-bin-puana-yukselebilir.html#respond Mon, 23 Feb 2026 13:00:15 +0000 https://memur70.com/?p=91841

Borsa İstanbul, iki yıldır yerinde sayarken bu yıl BIST 100 şirketleri öncülüğünde iyi bir performans sergileyip 2026 yılına damga vurması bekleniyor.

The post 2026 yılına Borsa İstanbul damga vuracak: 20 bin puana yükselebilir! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yeni yıla girilmesiyle beraber Borsa İstanbul’da keskin bir yükseliş hareketi başlarken; BIST 100 endeksi, ocak ayındaki yüzde 23’lük performansıyla son 29 yılın en güçlü ocak ayını geçirdi. Çarpıcı bir başlık daha çıkarmak gerekirse, endeks ocak ayındaki 21 iş gününün 17’sinde rekor tazeledi. Borsa, her ne kadar şubat ayında kaydettiği primi koruyamadıysa da, tarihinde ilk kez 12 Şubat’ta 14 bin puanın üzerini test etti. Piyasa uzmanları bu seviyelerin yılın ilk yarısında görülmesini beklerken, henüz 6. haftada 14 bin puanın aşılmasıyla endeks tahminlerinde revizyonların gelmesi bekleniyor. Öte yandan, Borsa İstanbul ABD-İran geriliminin artmasıyla soluksuz yükselişine ara verse de; uzmanlara göre son günlerde varlığını hissettiren kâr satışları sağlıklı bir yükselişin göstergesi. Geçen yıl küresel piyasalardan kopuk hareket eden Borsa İstanbul, dünya borsalarındaki ralliyi kaçırırken, bu yıl aynı korelasyonda buluşabildi ve küresel piyasalardaki yüksek risk iştahından Borsa İstanbul da faydalandı. ‘Borsayı başka hangi gelişmeler yukarı taşıdı?’ diye bakarsak; ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlı tutumu ve piyasalarla güçlü iletişimi, yabancı yatırımcının Türk varlıklarına hızla artan ilgisi, hisse fonlarına girişlerin hızlanması sayılabilir.

YABANCININ 2025’TEKİ TOPLAM GİRİŞİ, YILIN İLK AYINDA AŞILDI
Yabancı yatırımcının yıl başından 13 Şubat haftasına kadar hisse senedi ve tahvil piyasasına girişi 8 milyar dolara yaklaşırken, 2025 yılının tamamındaki yabancı girişi daha yılın ilk ayında geride bırakıldı. Öte yandan, 13 Şubat haftası itibarıyla yabancı yatırımcıların hisse alımlarını üst üste 11 haftadır kesintisiz sürdürdüğü görülüyor. Son dönemde Türkiye’nin kredi geri ödeme kapasitesine yönelik önemli bir gösterge olan ve risk primi olarak izlenen 5 yıllık CDS’in 7,5 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi de yatırımcı ilgisini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

EN ÇOK HANGİ SEKTÖR VE HİSSELER KAZANDIRDI?
2025 yılında, finansal kiralama ve faktoring yüzde 392 ile en çok kazandıran sektör olurken; onu sırasıyla yüzde 114 ile aracı kurumlar ve yüzde 104 ile teknoloji sektörü izledi. Bu yıla baktığımızda ise, finansal kiralama ve faktoring yine ilk sırada yer alırken; onu madencilik ve aracı kurumlar sektörü takip ediyor. Matrisk Data’dan alınan verilere göre; geçen yıl BIST 100 endeksinde en çok getiri sağlayan şirket, yüzde 810 ile KLR Holding (KLRHO) olurken; Işıklar Enerji ve Yapı Holding (IEYHO) yüzde 499, Gımat Mağazacılık (GMTAS) yüzde 329 kazandırdı. BIST Tüm’de ise, Tera Yatırım (TERA) yüzde 2.115, Hedef Holding (HEDEF) yüzde 1.020, Destek Finans Faktoring (DSTKF) yüzde 974 oranında yükseldi. Yılın başından bu yana BIST 100’de en çok kazandıran hisseler; yüzde 130 ile Destek Finans Faktoring (DSTKF), yüzde 76 ile Batı Söke Çimento (BSOKE) ve yüzde 66 ile Katılımevim (KTLEV) oldu. BIST Tüm endeksine bakıldığımızda, Segmen Kardeşler Gıda (SEGMN) yüzde 154 ile ilk sırada yer alırken, Hedef Holding (HEDEF) yüzde 138 ile ikinci sırada bulundu. Destek Finans Faktoring (DSTKF) ise bu listede de üçüncü sırada karşımıza çıkıyor.

2026 YILINDA BU SEKTÖRLERİN POTANSİYELİ YÜKSEK
Hızlıca 2025 yılına baktığımızda BIST 100 ve BIST 30 hisseleri neredeyse yerinde sayarken; yan hisse olarak tabir edilen endeks ağırlığı düşük, işlem hacmi görece sınırlı ve BIST 100 dışındaki şirket payları daha hızlı yükseldi.

Peki, 2026 durum ne olacak? Piyasa uzmanları bu yıl durumun tersine döneceğine yönelik güçlü sinyallerin olduğuna dikkat çekerken; bankacılık, savunma, perakende, otomotiv ve telekomünikasyon sektörlerinin öne çıkacağını vurguladı ve gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) şirketlerinin de dikkat çekeceğini belirtti.

BİST 100’ÜN 20 BİN BANDINA YÜKSELMESİ MÜMKÜN
Tuncay Turşucu – Finansal Analist: 2026 yılı için net bir sektörden konuşmak istersek, GYO diyebiliriz. Ekonominin daha canlı olması ve faizlerin düşmesiyle, bu sektörün öne çıkmasını bekleriz. Ayrıca, AVM tarafı güçlü olan GYO şirketleri daha iyi olabilir. Bankacılık sektörünü yılbaşında daha fazla öne çıkarıyorduk; ancak şu an için biraz daha temkinli duruyoruz. Gıda perakendecileri dışında, tüketici elektroniği, giyim, mobilya ve restoranlara eğilmek lazım.

Faizlerin düşmesi ve taksitlendirme koşullarının rahatlaması durumunda beyaz eşya sektörüyle ilgileniriz; ancak şu an için değil. Öte yandan, enerji şirketlerinde hem eski yüksek bazların normalleşmesi hem de fiyatların son dönemde artması, elektrik üretip satan şirketleri pozitif etkileyebilir. Ancak burada borçlu şirketleri ayıklamak lazım. Enerji sektörüne yönelik üreten şirketlerde ise, borçluluk ve kâr marjları dikkate alınmalı.

Sanayi tarafında borcu olmayan ya da düşük borçlu, kâr marjlarını artıran şirketleri radara almakta yarar var. Yatırımcıların cirosunu ve kârını artıran şirketlere odaklanması doğru olur. Elbette şirket çarpanları da ucuzsa bu tercih çok daha isabetli olacaktır. Şirket ne kadar iyi olursa olsun, yüksek piyasa çarpanları yatırımcıyı bir noktada üzmektedir.

YABANCININ ALDIĞI HİSSELER, TREND DEĞİŞİMİNİN İŞARETİ
Mehmet Gerz – Osmanlı Portföy CEO: 2025 yılında yüksek faiz ortamı, artan siyasi riskler ve enflasyon muhasebesi uygulamasının yarattığı belirsizlikler nedeniyle Borsa İstanbul’da yerli ve yabancı kurumsal yatırımcı katılımı sınırlı kaldı. Piyasa büyük ölçüde kısa vadeli al-sat işlemlerinin hâkim olduğu bir yapıya dönüştü. 2025’te TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesiyle birlikte, Borsa İstanbul’a yabancı yatırımcı ilgisi geç ve kademeli olarak geri geliyor.

Geçen yılın tamamında 2,6 milyar dolar olan net yabancı alışı, 2026 Ocak ayında 1,9 milyar dolara ulaştı. En çok tercih edilen ilk beş hisse (Akbank, Koç Holding, Yapı Kredi Bankası, Tüpraş ve Garanti BBVA) 2026’ya yönelik önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Bu tablo, temel analiz odaklı hisse seçiminin yeniden ağırlık kazanacağını ve sağlıksız fiyat hareketlerinin azalabileceğini gösteriyor. Bu yıl kademeli faiz indirimlerinin devam etmesiyle birlikte, BIST 100 Endeksi’nin yılın ikinci yarısında 15.000–20.000 bandına yükselmesi mümkün görünüyor. Karlı büyüme potansiyeline sahip hem yurtiçinde hem de küresel ölçekte rekabet gücü olan büyük ölçekli şirket hisseleri bu süreçte lokomotif rol üstlenebilir.

Biz hisse senedi fonlarımızda özellikle yurt dışı pazarlarda iş yapabilen şirketleri tercih ediyoruz. Mesela THY, Aselsan, Enka, TAV, Coca-Cola İçecek, Aksa Enerji ve Kale Kimyasal bu kriterlere uygun şirketler arasında yer alıyor. Yatırımcılara temel önerimiz, tek tek hisse seçmek yerine bu tür şirketlere yatırım yapan ve profesyonel olarak yönetilen fonları tercih etmeleridir.

2026’DA DİKKATLER BU SEKTÖRLERDE OLMALI
Baki Atılal – A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı: 2026 yılında, yabancı yatırımcının hisse senetlerinde aylık alımı 2 milyar dolar sınırına dayanırken; alımlardaki ağırlık BIST 100 şirketinde oldu. Faiz indirim sürecinin devamından yararlanmak isteyen yabancı, DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) tarafında da geçen yıl yaptıkları alımların üzerine çıktı. Öncelikle 2022’den bu yana yabancı payının yüzde 40’ın altında olduğunu ve piyasanın asıl aktörlerinin fonlar olduğunu unutmamak gerekiyor. Faiz indirimleri, carry olanaklarının/ stratejilerinin devam etmesi, enflasyondaki gerileme ve tabii ki olası not artırımları, yabancının dikkatinin ülkemizde kalmasını sağlayacak ana etmenlerdir. Sonuç olarak; faiz indirimleri, tahvil piyasasının desteklediği cazip değerlemeler ve iyileşen büyüme beklentileriyle bankacılık; global ilginin sürdüğü, hem yerli savunma sanayisini güçlendirmeye yönelik atılan adımlar hem de NATO üyesi ülkelerin artan savunma harcamalarından yararlanılması nedeniyle savunma sanayii şirketleri; ürün miksi yönetimi, maliyet tasarrufları ve daha düşük yatırım harcamalarının etkisiyle perakende gıda; güçlü talep ve elverişli ürün marjlarıyla petrokimya; faturalı abonelerde güçlü ARPU gelirleri dolayısıyla bu segmentteki abone kazanımları ve güçlü FAVÖK üretimiyle telekomünikasyon şirketleri ve güçlü satış hacmi fiyatlamalarıyla otomotiv sektörüne dikkatlerin verilmesini önermekteyiz.

BÜYÜK ŞİRKETLER ASGARİ İKİ ÇEYREK DAHA ÖN SAFTA KALABİLİR
Eral Karayazıcı – Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü: Yeni yılın ilk iki ayında rüzgar BIST 100 şirketlerinden yanaydı.

Bu parkurda büyük şirket hisseleri pozitif ayrışma kaydederken, küçük şirketler endeksinde artış sınırlı kaldı. Global rallinin iz düşümüyle Türkiye’de alım yapan küresel fonlar; hem likit olmaları hem de 2025 yılında negatif ayrışarak cazip fiyatlara gerilemeleri nedeniyle, bu kesitte büyük şirketleri tercih etti. Mart-nisan parkurunda benzer şekilde yabancı girişi sürmeyebilir; hatta İran-ABD hattına yönelik risk varlığını sürdürürse, bir miktar yabancı çıkışı da görebiliriz. Bu nedenle, rüzgar yıl genelinde büyük şirketlerden yana esmeye devam eder demek fazla iyimser olabilir.

Bazı haftaaylarda değer kayıplarına da liderlik edebilirler. Büyük şirketler dinlenirken küçük şirketler öne çıkabilir mi? derseniz, zaman zaman evet… Ancak küçük şirketlerin daha hissedilir tonda ve uzun soluklu bir performans sergilemesi, ağırlıkla yurtiçi yatırımcıların borsaya yöneliminin hız kazandığı dönemlerde gerçekleşiyor. Bunun en erken 2026’nın son çeyreğinden itibaren gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, asgari iki çeyrek daha borsanın gerek değer kazandığı gerek geri çekildiği kesitlerde, büyük şirketlerin ön safta kalmayı sürdüreceğini tahmin ediyorum. KAYNAK: EKONOMİ GAZETESİ

The post 2026 yılına Borsa İstanbul damga vuracak: 20 bin puana yükselebilir! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/2026-yilina-borsa-istanbul-damga-vuracak-20-bin-puana-yukselebilir.html/feed 0 91841