Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Tue, 17 Feb 2026 18:00:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Ramazanda kırmızı et arzında sıkıntı yaşanması beklenmiyor https://memur70.com/ramazanda-kirmizi-et-arzinda-sikinti-yasanmasi-beklenmiyor.html https://memur70.com/ramazanda-kirmizi-et-arzinda-sikinti-yasanmasi-beklenmiyor.html#respond Tue, 17 Feb 2026 18:00:12 +0000 https://memur70.com/?p=91572

Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hacıince, ramazan ayı süresince kırmızı et arzında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağı kanaatinde olduklarını belirtti.

The post Ramazanda kırmızı et arzında sıkıntı yaşanması beklenmiyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Hacıince, kırmızı et piyasasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ramazan ayının yaklaştığı bugünlerde kamuoyunun dikkatinin özellikle kırmızı etin üzerinde yoğunlaştığını bildirdi.

Her yıl ramazana 15 gün kala ve ramazanın ilk haftasında talep artışı yaşandığını, buna bağlı olarak fiyatlarda nispi artış gözlediğini aktaran Hacıince, “Fiyat artışlarının yüksek veya düşük olması, arzın ve tüketicinin alım gücü ile çok yakından ilgilidir. Bu dönemin başka bir özelliği de manipülasyonlara çok açık olmasıdır. Bu nedenle de son yıllarda kamu otoritesi tarafından bu dönemde etkili bir şekilde piyasalara müdahale edildiğini görmekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“SIĞIR KARKAS ET FİYATLARINDA ARZ VE TALEP DENGEDE”

Son 10 haftalık sığır karkas et fiyatlarında arz ve talebin dengede olduğunu hatırlatan Hacıince, şöyle devam etti:

“Bu yıl talep baskısının yüksek olmamasında etkili olan faktörlerin, tüketicinin alım gücünün düşük olması, düşük seyreden kanatlı eti ve balık fiyatları olduğunu düşünüyoruz. Et ve Süt Kurumunun, fiyat istikrarının korunması, arz güvenliğinin sağlanması ve vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerine uygun fiyatla erişiminin temin edilmesi amacıyla aylar öncesinden gerekli planlamalarını yaptığını görmekteyiz. Avrupa’dan karkas et ve Güney Amerika’dan kasaplık canlı hayvan teminine ilişkin organizasyonlar yapılmış olup, arz sürekliliği güvence altına alınmıştır.”

“BESİ MATERYALİ TEMİNİ KONUSUNDA BELİRSİZLİKLER ORTADAN KALKTI”

Hacıince, PERDER ve Tarım Kredi Kooperatif marketleriyle yapılan protokol kapsamındaki uygulamalara değinerek, ESK’nin kırmızı etin fiyat, stok ve lojistik boyutlarını eş zamanlı yöneterek, ramazan boyunca ürünlerin vatandaşlara kesintisiz ve uygun fiyatla ulaştırılmasını hedeflemesinin, sektör açısından son derece rahatlatıcı ve güven verici bir durum olduğunu vurguladı.

Kasaplar Federasyonunun da ramazan süresince bünyesindeki bütün kasap esnafın maliyetine veya maliyete çok yakın fiyatlarla vatandaşlara kırmızı et sunmayı hedeflediğini bildirdiğini anımsatan Hacıince, kasap esnafın karkas etin tamamına yakın kısmını daha yüksek fiyatla iç piyasadan tedarik etmeleri nedeniyle işletme ve pazarlama maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkati çekti. Buna bağlı olarak kasap esnafın ürün fiyatları ile ESK’nin anlaşmalı olduğu market fiyatları arasında küçümsenmeyecek ölçüde farkın doğduğunun altını çizen Hacıince, ancak ticari gereklilikten doğan bu durumun ramazan boyunca maliyete yakın ürün satışlarıyla tüketici lehine çevrilmeye çalışılmasının da olumlu olduğunu belirtti.

Et üretiminde en güncel konunun besi materyali temini konusundaki belirsizliklerin ortadan kalkarak, temin yolu ve fiyatların netleşmesi olduğuna işaret eden Hacıince, şunları kaydetti:

“Geçen günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, ithal besilik sığır talep başvurularını aldı. Besicilerimizin beklentisi bir an önce alabileceği hayvan sayısının belirlenmesi, ardından da fiyatının açıklanmasıdır. 2026 yılı ramazan ayı süresince kırmızı et arzında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağı kanaatindeyiz.”

 

The post Ramazanda kırmızı et arzında sıkıntı yaşanması beklenmiyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ramazanda-kirmizi-et-arzinda-sikinti-yasanmasi-beklenmiyor.html/feed 0 91572
Vakıf Leasing’ten 2025’te 1,53 milyar lira net kar https://memur70.com/vakif-leasingten-2025te-153-milyar-lira-net-kar.html https://memur70.com/vakif-leasingten-2025te-153-milyar-lira-net-kar.html#respond Tue, 17 Feb 2026 17:00:15 +0000 https://memur70.com/?p=91569

Vakıf Finansal Kiralama AŞ'nin (Vakıf Leasing) 2025'te toplam aktifleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 17'lik artışla 36,3 milyar lira seviyesine ulaşırken, net dönem karı 1,53 milyar lira oldu.

The post Vakıf Leasing’ten 2025’te 1,53 milyar lira net kar appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vakıf Leasing, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Yılı yalnızca güçlü rakamlarla değil, sürdürülebilir büyüme perspektifiyle tamamlayan Vakıf Leasing, toplam aktiflerini bir önceki yıla kıyasla yüzde 17 artırarak 36,3 milyar lira seviyesine taşıdı.

Net finansal kiralama alacaklarını 27,4 milyar liraya yükselten şirket, reel sektöre sağladığı kesintisiz finansman desteğini daha da derinleştirdi.

Bu kapsamda geçen yılı 1,53 milyar lira net dönem karı ile kapatan Vakıf Leasing, karlılık, verimlilik ve bilanço kalitesi açısından başarılı bir performansa imza attı.

Değişen ekonomik konjonktürde çevik risk yönetimi, etkin bilanço yapısı ve uzun vadeli değer üretme vizyonu sayesinde büyümesini istikrarlı biçimde sürdüren Vakıf Leasing, bu performansını sermaye yapısına da yansıttı.

Öz kaynaklarını yüzde 30,1 artıran Vakıf Leasing, 2025 yıl sonu itibarıyla 7,5 milyar lira öz kaynak büyüklüğüne ulaştı. Vakıf Leasing, aynı zamanda kiralama alacaklarına göre sektörün karlılığı en yüksek şirketi konumunu da pekiştirdi.

Elde edilen finansal sonuçlar, Vakıf Leasing’in karlılık odağını, aktif kalitesini ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımını bütüncül bir strateji çerçevesinde başarıyla yönettiğini de ortaya koydu.

Şirket, kiralama alacaklarına kıyasla yüksek karlılık üreten verimli iş modeli sayesinde, sektör içindeki güçlü konumunu pekiştirerek büyümesini kararlı adımlarla sürdürdü.

Müşteri portföyünün önemli bir bölümünü oluşturan KOBİ’lere ve ticari segmentteki yatırımcılara finansal aracılık sağlamayı temel öncelikleri arasında konumlandıran Vakıf Leasing, yatırımcı dostu yaklaşımıyla üretimi destekleyen, istihdamı artıran ve reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıran çözümler sunmaya devam etti.

Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sağlama misyonuyla faaliyetlerini sürdüren şirket, geniş ürün ve hizmet yelpazesi ile ülke genelinde müşteri odaklı yaygın hizmet anlayışını benimsiyor.

Vakıf Leasing, güçlü mali yapısı sayesinde yalnızca finansal çözümler sunan bir kurum olmanın ötesine geçerek, ekonominin gelişimine ivme kazandıran stratejik bir paydaş olarak konumlanıyor. Halka açılan ilk leasing şirketi olmanın sorumluluğuyla hareket eden Vakıf Leasing, KOBİ’lerden büyük ölçekli yatırımcılara uzanan geniş ekosistemde oluşturduğu etkiyle Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına katkı sunmayı sürdürüyor.

“PAYDAŞLARIMIZ İÇİN KALICI VE NİTELİKLİ DEĞER ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıf Leasing Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özetci, 2026’da da paydaşları için kalıcı ve nitelikli değer üretmeyi sürdüreceklerini belirtti.

Özetci, 2025’in Vakıf Leasing’in sağlam bilanço yapısını, disiplinli risk yönetimi anlayışını ve müşteri odaklı değer üretme yaklaşımını daha ileriye taşıdığı bir dönem olduğunu vurguladı.

Elde edilen aktif büyümesi, güçlü karlılık performansı ve öz kaynaklardaki artışın uzun vadeli ve dengeli büyüme stratejisinin kararlılıkla uygulandığını gösterdiğini aktaran Özetci, şunları kaydetti:

“Başta KOBİ’ler olmak üzere reel sektörün yatırım iştahını destekleyen finansman çözümlerimizle üretime, istihdama ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmayı sürdürürken, VakıfBank’ın köklü kurumsal mirası ve güçlü sermaye yapısının yarattığı sinerjiyle 2026’da da istikrarlı, seçici ve değer odaklı büyüme perspektifimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de paydaşlarımız için kalıcı ve nitelikli değer üretmeye devam edeceğiz.”

The post Vakıf Leasing’ten 2025’te 1,53 milyar lira net kar appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/vakif-leasingten-2025te-153-milyar-lira-net-kar.html/feed 0 91569
Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama https://memur70.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-faiz-odemelerine-iliskin-aciklama.html https://memur70.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-faiz-odemelerine-iliskin-aciklama.html#respond Tue, 17 Feb 2026 16:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=91566

Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerindeki ani artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmadığını bildirdi.

The post Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bakanlıktan faiz ödemelerine ilişkin açıklama yapıldı.

Son dönemde kamuoyunda ocak ayına ilişkin faiz ödemelerine dair yapılan değerlendirmeler üzerine açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilen açıklamada, “Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü, 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır.” ifadesi kullanıldı.

“GEÇMİŞ ENFLASYON DİNAMİKLERİNİN YANSIMASI”

Açıklamada, TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliğinin, kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılarak, “Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlendiği belirtilen açıklamada, “Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil, geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır.” ifadesine yer verildi.

“FAİZ GİDERLERİNİN MİLLİ GELİRE ORANININ 2026’DA YÜZDE 3,5’E GERİLEMESİ ÖNGÖRÜLMEKTEDİR”

Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

“Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir.”

Kamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu kapsamda, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verilmiştir.” ifadesi kullanıldı.

The post Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-faiz-odemelerine-iliskin-aciklama.html/feed 0 91566
Bakan Kurum: “Konya’da umudu olmayan tek vatandaş kalmayacak” https://memur70.com/bakan-kurum-konyada-umudu-olmayan-tek-vatandas-kalmayacak.html https://memur70.com/bakan-kurum-konyada-umudu-olmayan-tek-vatandas-kalmayacak.html#respond Tue, 17 Feb 2026 15:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91563

Bakan Murat Kurum’un katılımıyla Konya’da "Ev Sahibi Türkiye 15 bin 200 Konut ve Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3. Etap 568 Dükkan Kura Çekim Töreni”nde konuştu.

The post Bakan Kurum: “Konya’da umudu olmayan tek vatandaş kalmayacak” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla Konya’da “Ev Sahibi Türkiye 15 bin 200 Konut ve Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 3. Etap 568 Dükkan Kura Çekim Töreni” gerçekleştirdi.

Konya’ya verilen 2 büyük sözün bugün gerçek olacağını aktaran Bakan Kurum, gücünü ise Konya’dan aldığını aktardı. Bakan Kurum, Selçuklu’nun emaneti Konya’nın daha fazla gelişmesi, gençlerin ilimle buluşup kültür ve sporla büyümesi adına ortaya koydukları her eserde Konya’ya yakışır hizmetler yapmaya çalıştıklarını ifade etti. Kurum, “Her alanda Konyamıza yakışır hizmetleri hep birlikte hayata geçiriyoruz. Dertliyiz ve tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte bu mücadele için gece gündüz çalışıyoruz. İnsanımız nefes alsın, çocuklarımız güvenle oynasın, gençlerimiz huzurla vakit geçirsin diye 14 ilçemizde tam 2 milyon 500 bin metrekarelik yeşil alanı, 16 Millet Bahçesi’ni, Konyamıza kazandırdık! Konyalı kardeşlerimize ne kadar hizmet etsek az, o yüzden durmuyoruz! Konyamıza yeni eserler vermek için canla başla mücadele etmeye devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Bakan Kurum, dünyaya örnek olacak olan ve Konya tarihinin en büyük projelerinden biri olan Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi’nin 3. etap çekilişinin de bugün yapılacağını anımsattı.

The post Bakan Kurum: “Konya’da umudu olmayan tek vatandaş kalmayacak” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-kurum-konyada-umudu-olmayan-tek-vatandas-kalmayacak.html/feed 0 91563
Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html#respond Tue, 17 Feb 2026 14:00:39 +0000 https://memur70.com/?p=91560

Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecinde olduğunu belirten Cevdet Yılmaz, katma değeri yüksek yenilikçi ve girişimci bir yapının tahkim edilmesinin şart olduğunu vurguladı.

The post Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor.’ dedi.

Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) tarafından bir otelde düzenlenen, Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğünü, bununla bağlantılı olarak jeopolitik gerilimlerin yaşandığını, eş zamanlı şekilde de bir teknolojik dönüşümün içinden geçildiğini söyledi.

Yapay zekanın özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıktığını belirten Yılmaz, “Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmüyoruz. Bazıları elektriğin icadına benzetiyor. Bütün alanları etkileyen, her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma her konuya dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin genel kamusal ve kalkınma stratejilerini formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkate alarak hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’nın özünü dijital ve yeşil dönüşümün oluşturduğunu anımsattı.

Dijital dönüşüm vizyonlarının, işlem gücü kapasitesini artıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten kalkınma perspektifine dayandığını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken, bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyor. Biz, bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak, toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa sosyal eşitsizlikleri artırma riskiyle de karşı karşıyayız.

Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka için de geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma, KOBİ’ler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla, ben üçüz dönüşüm olarak bu tartışmaları yapmanın, dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum.”

“ORTA GELİR TUZAĞINI AŞIP DAHA YUKARI DÜZEYE ÇIKMANIZ LAZIM”

Yılmaz, sanayi politikalarında yapay zekayı ve teknolojiyi önceliklendirdiklerini belirterek, “Türkiye olarak kritik bir eşikteyiz. Buna kalkınma literatüründe orta gelir tuzağı da deniyor. Ülkeler kalkınma yolculuğunda öyle bir noktaya geliyorlar ki bunlar bir kırılma anları. Orta gelir tuzağını şöyle tarif edebilirim en basit şekilde, öyle bir noktaya geliyorsunuz ki artık işçilik maliyetleriniz, emek maliyetleriniz gelişmekte olan ülkelere göre çok daha yüksek. Şehirleşmeyle artan beklentilerle, başka faktörlerle birlikte işgücü maliyetleriniz yükseliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İşgücü maliyeti bazında rekabetçiliğin kalmadığını veya zayıfladığını aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

“Diğer taraftan teknolojik olarak da yüksek teknolojiye sahip ülkelerin seviyesine henüz ulaşmamış oluyorsunuz. Yüksek teknoloji anlamında da gelişmiş ülkelerle rekabette zorlanıyorsunuz. İki arada bir derede denen bir vaziyetle, açmazla karşı karşıya kalıyorsunuz. Ama her açmazın da bir açarı var. Bir şekilde bunlar aşılıyor. Orta gelir tuzağını aşıp daha yukarı düzeye çıkmanız lazım. Burada daha düşük emekle bunu yapamayacağımıza göre veya tercih etmeyeceğimize göre öyle bir yolu, gideceğimiz yol açık. daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle bu açmazın dışına ülkemizi çıkarmak ve üst gelir ligine ulaştırmak.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin ilk defa Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 2025’te üst gelir grubuna en alt basamaktan da olsa adım atacağını vurgulayarak, “Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor.” görüşünü paylaştı.

“YAPAY ZEKA ÇAĞINDA DA OLSAK GERÇEK İNSANLARLA BU ÇAĞI YAŞAYACAĞIZ”

Gelecek dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı dönem olacağını ifade eden Yılmaz, bu çerçevede yapay zekanın, dijitalleşmenin, çok daha merkezi bir konuma geleceğini dile getirdi. Cevdet Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sanayi Bakanlığımızın burada HİT-30 programı var, somut olarak bu konuları önceliklendirdiği, 30 milyar dolarlık bir program. Bunun 3,1 milyar doları veri merkezi ve yapay zeka stratejik yatırımlarını desteklemek üzere planlanmış durumda. KOBİ’lere, start-up’lara çeşitli finansal kaynaklarla destekler sunuyoruz. Büyük Dil Modeli çalışmaları yürütüyoruz bir taraftan. Uluslararası anlamda Avrupa Komisyonu’ndan OECD’ye, NATO’ya birçok alanda yine uluslararası tartışmaların bir parçası olarak tüm bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Büyük ölçekli veri merkezleri kurma, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımlarını daha etkin bir şekilde yürüteceğimiz bir hukuki çerçeveyi, bir etik çerçeveyi de geliştirmeye gayret ediyoruz. Burada kişisel verilerin korunmasından siber güvenliğe, milli güvenlik ve savunma meselelerine varıncaya kadar bir çerçeve içinde hareket ediyoruz.”

Yılmaz, bu alanda yapılacak düzenlemelerin, piyasanın gelişimini ve dinamizmini köreltmeyen, tam aksine bir öngörülebilirlik sağlayıcı, çerçeve düzenlemeler niteliğinde olması gerektiğini söyledi.

Bütün teknolojilere, ekonomik politikalarına insanı merkeze alan bir anlayışla bakılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, “Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız, gerçek, doğal zekalarla. Dolayısıyla, bütün bunların insanlığa, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilk Yapay Zeka Strateji Belgesi’ni 2021-2025 dönemi için hazırladıklarını hatırlatarak, “Şimdi önümüzdeki dönemde yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye, Yapay Zeka Endeksi’nde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“BİR YANDAN TABİİ Kİ GÜVENLİK AMA DİĞER YANDAN YENİLİK, İLERLEME”

Siber Güvenlik Başkanlığıyla, güvenlik ve teknolojik gelişim boyutunun aynı kurumsal yapı içinde dengelendiği bir yaklaşımın hayata geçtiğini dile getiren Yılmaz, “Bir yandan tabii ki güvenlik ama diğer yandan yenilik, ilerleme. İkisini aynı anda başarmak durumundayız. Tek bir parametre ile hareket ederseniz işiniz kolay. Tek bir hedefiniz varsa her şeyi maksimize etmeye çalışırsınız.” diye konuştu.

Yılmaz, birden fazla hedef olduğunda dengelerin iyi korunması gerektiğinin altını çizerek, “Asıl maharet de bu diye düşünüyorum. Bunu hep birlikte başarabilirsek hem kişiler ve ülkeler için güvenli hem de yeniliklere açık bir sistemi hep birlikte kurgulamamız, geliştirmemiz gerekiyor. Biz de bu yaklaşımla hareket ediyoruz.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bu konularda kamu ile iş dünyası ve yeni girişimler arasındaki istişarelerin süreklilik arz eder şekilde gerçekleşmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

The post Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html/feed 0 91560
Türkiye ekonomisi için kritik viraj! ‘Artık yeni bir yol lazım’ https://memur70.com/turkiye-ekonomisi-icin-kritik-viraj-artik-yeni-bir-yol-lazim.html https://memur70.com/turkiye-ekonomisi-icin-kritik-viraj-artik-yeni-bir-yol-lazim.html#respond Tue, 17 Feb 2026 13:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91557

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, "Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak yerler değil. Çünkü problemler kronik" dedi.

The post Türkiye ekonomisi için kritik viraj! ‘Artık yeni bir yol lazım’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Nefes Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Türkiye’de fiyatlamaların kontrol edilmediğini, maliyet bazlı çalışma yapılmadığını söyledi.

Özdemir, “Memlekette kimse 1 kilo dondurmanın maliyeti nedir diye sormuyor. Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Bu makasa dönük tek bir denetleme ve çalışma yapılmıyor. Biz neden bir tabak pirinç pilavının maliyetini çalışmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Özdemir, ocak ayında beklenenin üstünde bir enflasyon çıktığını, şubatta da Ramazan ayı olması dolayısıyla yüksek geleceğini belirtti.

Yıl sonunda yüzde 23-25 bandında enflasyon öngördüklerini vurgulayan Özdemir, Çin’in artan otomotiv, demir çelik, elektronik dahil birçok sektörde artan ağırlığına dikkat çekti. Tedbir alınması gerektiğini belirten Özdemir, “Aksi halde sanayiyi kaybederiz” dedi.

‘ŞİŞİRİLMİŞ MALİYETLER BELLİ BİR KÖPÜK VARDI, PROGRAM O KÖPÜKLERİ ALDI’

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in yaptığı açıklamaların öne çıkan başlıkları şöyle:

– Enflasyon artık sıkı para politikası ya da Merkez Bankası’nın yaptığı açılımlarla geriye gidecek noktayı geçti. Ülkemizde fiyatlamaları kontrol etmediğimizi düşünüyorum. Hiçbir kurum maliyet temelli fiyatlamayı çalışmıyor.

– Ülkemizde son 2-3 yıldır uygulanan sıkı para politikası seçim öncesinde karamsar hava, şişirilmiş maliyetler belli bir köpük vardı. Program o köpükleri aldı. Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak yerler değil. Çünkü problemler kronik.

‘ÇOK FAZLA FAALİYET YAPMAYIP YÜKSEK CİROLAR YAPANLARA BAKMAK LAZIM’

– Mal ve emtialarda enflasyon yüzde 17’lere kadar düşmüş. Ama sen kirada ve gıdada bunu aşağıya çekemedikten sonra yapabileceğin bir şey yok. Artık yapısal problemlere çözüm bulmak lazım.

– Enflasyonu düşürmede Sanayi, Tarım, Ticaret, Hazine ve Maliye bakanlıklarının birbiriyle haberleşen politikalarının olması gerekiyor.

– Sistem içinde üretim yapan, belli nedenlerle kendini çeviremeyen ama piyasaya lazım olan şirketler var. Bunların batırılması doğru değil. Çok fazla faaliyet yapmayıp yüksek cirolar yapanlar var onlara da bakmak lazım.

– Şu anda açık ara en büyük problem finansman. Finansmana ulaşabiliyorsunuz ama maliyetler çok yüksek.

– Son 1-2 yıldır halka arzdan gelecek kaynağı almak adına şirketler borsaya açılıyor. Bu doğru değil.

‘SANAYİDE ATIL KAYNAKLAR VAR’

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, sanayinin büyük kısmında boşluk ve atıl kaynaklar olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin her yerinde sürekli fabrikaları geziyorum. Fabrikalarda hatlar boş. 300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor. Bu varken daha temel atalım yeni fabrika kuralım demeye gerek yok. Devlet gözetiminde yeni işler yapmamız gerekiyor. 1 bardak yapmak için 8 tane fabrika kurmuşuz. Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor. 1996’da GSYİH’da sanayinin payı yüzde 25 iken şu anda yüzde 17’ye düşmüş. Sanayi alanındaki istihdama apayrı bir önem vermeliyiz. Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.”

The post Türkiye ekonomisi için kritik viraj! ‘Artık yeni bir yol lazım’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiye-ekonomisi-icin-kritik-viraj-artik-yeni-bir-yol-lazim.html/feed 0 91557
‘Kemer sıkma dönemi bitti! Artık yeni bir yol lazım’ https://memur70.com/kemer-sikma-donemi-bitti-artik-yeni-bir-yol-lazim.html https://memur70.com/kemer-sikma-donemi-bitti-artik-yeni-bir-yol-lazim.html#respond Tue, 17 Feb 2026 12:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=91554

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, "Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak yerler değil. Çünkü problemler kronik" dedi.

The post ‘Kemer sıkma dönemi bitti! Artık yeni bir yol lazım’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, Nefes Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Türkiye’de fiyatlamaların kontrol edilmediğini, maliyet bazlı çalışma yapılmadığını söyledi.

Özdemir, “Memlekette kimse 1 kilo dondurmanın maliyeti nedir diye sormuyor. Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok. Bu makasa dönük tek bir denetleme ve çalışma yapılmıyor. Biz neden bir tabak pirinç pilavının maliyetini çalışmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Özdemir, ocak ayında beklenenin üstünde bir enflasyon çıktığını, şubatta da Ramazan ayı olması dolayısıyla yüksek geleceğini belirtti.

Yıl sonunda yüzde 23-25 bandında enflasyon öngördüklerini vurgulayan Özdemir, Çin’in artan otomotiv, demir çelik, elektronik dahil birçok sektörde artan ağırlığına dikkat çekti. Tedbir alınması gerektiğini belirten Özdemir, “Aksi halde sanayiyi kaybederiz” dedi.

‘ŞİŞİRİLMİŞ MALİYETLER BELLİ BİR KÖPÜK VARDI, PROGRAM O KÖPÜKLERİ ALDI’

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in yaptığı açıklamaların öne çıkan başlıkları şöyle:

– Enflasyon artık sıkı para politikası ya da Merkez Bankası’nın yaptığı açılımlarla geriye gidecek noktayı geçti. Ülkemizde fiyatlamaları kontrol etmediğimizi düşünüyorum. Hiçbir kurum maliyet temelli fiyatlamayı çalışmıyor.

– Ülkemizde son 2-3 yıldır uygulanan sıkı para politikası seçim öncesinde karamsar hava, şişirilmiş maliyetler belli bir köpük vardı. Program o köpükleri aldı. Bu saatten sonra sıkı para politikasıyla, kemer sıkmakla, finansmanı daraltmakla sonuç alınacak yerler değil. Çünkü problemler kronik.

‘ÇOK FAZLA FAALİYET YAPMAYIP YÜKSEK CİROLAR YAPANLARA BAKMAK LAZIM’

– Mal ve emtialarda enflasyon yüzde 17’lere kadar düşmüş. Ama sen kirada ve gıdada bunu aşağıya çekemedikten sonra yapabileceğin bir şey yok. Artık yapısal problemlere çözüm bulmak lazım.

– Enflasyonu düşürmede Sanayi, Tarım, Ticaret, Hazine ve Maliye bakanlıklarının birbiriyle haberleşen politikalarının olması gerekiyor.

– Sistem içinde üretim yapan, belli nedenlerle kendini çeviremeyen ama piyasaya lazım olan şirketler var. Bunların batırılması doğru değil. Çok fazla faaliyet yapmayıp yüksek cirolar yapanlar var onlara da bakmak lazım.

– Şu anda açık ara en büyük problem finansman. Finansmana ulaşabiliyorsunuz ama maliyetler çok yüksek.

– Son 1-2 yıldır halka arzdan gelecek kaynağı almak adına şirketler borsaya açılıyor. Bu doğru değil.

‘SANAYİDE ATIL KAYNAKLAR VAR’

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, sanayinin büyük kısmında boşluk ve atıl kaynaklar olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin her yerinde sürekli fabrikaları geziyorum. Fabrikalarda hatlar boş. 300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor. Bu varken daha temel atalım yeni fabrika kuralım demeye gerek yok. Devlet gözetiminde yeni işler yapmamız gerekiyor. 1 bardak yapmak için 8 tane fabrika kurmuşuz. Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor. 1996’da GSYİH’da sanayinin payı yüzde 25 iken şu anda yüzde 17’ye düşmüş. Sanayi alanındaki istihdama apayrı bir önem vermeliyiz. Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.”

The post ‘Kemer sıkma dönemi bitti! Artık yeni bir yol lazım’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kemer-sikma-donemi-bitti-artik-yeni-bir-yol-lazim.html/feed 0 91554
Konut Fiyat Endeksi ocakta arttı https://memur70.com/konut-fiyat-endeksi-ocakta-artti.html https://memur70.com/konut-fiyat-endeksi-ocakta-artti.html#respond Tue, 17 Feb 2026 11:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=91551

Konut Fiyat Endeksi (KFE), ocakta aylık bazda yüzde 3,7, yıllık bazda yüzde 27,7 arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ocak ayına ilişkin KFE ve Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) verilerini açıkladı.

The post Konut Fiyat Endeksi ocakta arttı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE, ocakta bir önceki aya göre yüzde 3,7 artarak 211,8 seviyesine yükseldi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 azaldı.

Üç büyük ilde konut fiyatları ocakta aylık bazda artış kaydetti. Buna göre İstanbul’da aylık artış yüzde 3,1, Ankara’da yüzde 3,5, İzmir’de ise yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. Yıllık değişim oranları İstanbul’da yüzde 28,7, Ankara’da yüzde 31,7 ve İzmir’de yüzde 29,0 oldu.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, ocak döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi.

YKKE OCAK AYINDA YÜZDE 3,5 ARTTI

Ocakta bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan YKKE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 arttı.

YKKE, söz konusu dönemde aylık bazda İstanbul’da yüzde 3,9, Ankara’da yüzde 3,5, İzmir’de yüzde 4,7 oranında yükseldi. Yıllık değişim oranları ise İstanbul’da yüzde 38,1, Ankara’da yüzde 36,9 ve İzmir’de yüzde 38,5 olarak gerçekleşti.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık Yeni Kiracı Kira Endeksi değişimleri incelendiğinde, ocak ayında en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.

KAYNAK: AA

The post Konut Fiyat Endeksi ocakta arttı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/konut-fiyat-endeksi-ocakta-artti.html/feed 0 91551
Türkiye’nin sanayi haritası değişiyor! 13 ilde 16 yeni endüstri bölgesi https://memur70.com/turkiyenin-sanayi-haritasi-degisiyor-13-ilde-16-yeni-endustri-bolgesi.html https://memur70.com/turkiyenin-sanayi-haritasi-degisiyor-13-ilde-16-yeni-endustri-bolgesi.html#respond Tue, 17 Feb 2026 10:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91548

Türkiye'nin sanayi haritasını kökten değiştirecek Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı devreye girdi. 13 ilde 59 bin hektara kurulacak 16 yeni mega endüstri bölgesi OSB'lerden 16 kat daha büyük.

The post Türkiye’nin sanayi haritası değişiyor! 13 ilde 16 yeni endüstri bölgesi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından yapılan açıklamalarla tanıtımı yapılan Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı hayata geçiyor. 13 ilde toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni sanayi yatırım alanı oluşturulmasına ilişkin master plan, 16 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Anadolu’nun ortasında, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan 16 yeni endüstri bölgesi kuruluyor. Mevcut organize sanayi bölgelerinin (OSB) 16 katı büyüklüğündeki bu yeni bölgeler, mevcut planlı alan büyüklüğüne, yüzde 37 oranında ilave getiriyor.

Bakan Kacır, “Master planın ilk fazında Samsun-Mersin hattında toplam 59 bin hektar büyüklüğünde yatırım alanı oluşturduk” dedi.

BATIYA GÖÇ ENGELLENECEK

Yeni sanayi bölgeleri sadece üretimi artırma ve ekonomiyi canlandırma hedefiyle sınırlı kalmadı. Bu bölgeler, Türkiye’de kuzeyden güneye uzanan bir endüstri kuşağı ortaya çıkacak. Bu ise önemli değişikliklere ve dönüşüme neden olacak. Mega endüstri bölgelerinin faaliyete geçmesiyle 1960’lardan beri devam eden Orta Anadolu’dan Batı’ya iç göç engellenecek. Böylece nüfusun Marmara ve Ege bölgelerinde yığılmasının önüne geçilecek.

YOĞUNLUK MARMARA’DA

Halihazırda Türkiye’nin sanayi yükünü ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi çekiyor. Marmara Bölgesi’nde 54’ü küçük sanayi sitesi olmak üzere 8 bin 906 endüstri tesisi var. 86 milyona yaklaşan Türkiye nüfusunun 4’te 1’i de bu bölgede yaşıyor. Sanayi üretiminin iç bölgelere kaymasıyla, deniz ve su kaynaklarından sanayi tesisleri uzaklaştırılacak, Marmara kirlilik ve müsilaj gibi tehlikelerden korunacak. Milli parklar ve koruma bölgelerinden sanayi tesisleri uzaklaştırılacak.

13 ŞEHRE YAYILACAK

Kacır’ın açıkladığı 16 bölgeye ilişkin yerler de belli oldu. 

Akşam Gazetesi’nin haberine göre, Niğde’de ve Karaman’da iki ayrı bölgede yer alacak mega endüstriyel alanlar, toplamda 13 şehre yayılacak. Buna göre mega endüstri bölgelerinin kurulacağı yerler ve yaklaşık büyüklükleri şöyle oldu:

Aksaray: 4.620 ha

Amasya: 263 ha

Ankara: 1.519 ha

Eskişehir: 3.406 ha

Hassa (Hatay): 7.121 ha

Karaman Doğu: 7.357 ha

Karaman Kuzey: 626 ha

Kastamonu: 724 ha

Kayseri 1.387 ha

Kırşehir: 1.076 ha

Konya: 1.304 ha

Konya Ereğli: 17.200 ha

Nevşehir: 2.260 ha

Bor (Niğde) Güney: 5.013 ha

Bor (Niğde) Kuzey: 2.535 ha

Yozgat: 2.608 ha

KAYNAK: AKŞAM GAZETESİ

The post Türkiye’nin sanayi haritası değişiyor! 13 ilde 16 yeni endüstri bölgesi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiyenin-sanayi-haritasi-degisiyor-13-ilde-16-yeni-endustri-bolgesi.html/feed 0 91548
Emekliye 90 bin TL’lik avantaj! Bankalarda promosyon yarışı hızlandı https://memur70.com/emekliye-90-bin-tllik-avantaj-bankalarda-promosyon-yarisi-hizlandi.html https://memur70.com/emekliye-90-bin-tllik-avantaj-bankalarda-promosyon-yarisi-hizlandi.html#respond Tue, 17 Feb 2026 09:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91545

Yeni yılın ardından bankalar yeni müşteri çekebilmek ve halihazırda emekli müşterisini bankasında tutmak için promosyon ödemelerini yükseltmeye başladı. Şubat ayı itibarıyla bankalar arasında promosyon rüzgarı esiyor.

The post Emekliye 90 bin TL’lik avantaj! Bankalarda promosyon yarışı hızlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

2026 yılı emekli maaş zam oranlarının belli olmasının ardından milyonlarca emeklinin gözü kulağı yüksek promosyon ödemelerindeydi. Emeklilere %12.19’luk zam sonrası en düşük emekli aylığının da %18.48’lik artışla 20 bin TL’ye çıkarılmasının ardından banka arayışları hızlandı.

ŞUBATTA ÖDEMELER ZİRVE YAPTI

Yeni yıl itibarıyla bankalarda promosyon tutarları 25 bin TL ile 31 bin TL arasında değişkenlik gösteriyordu. Bankalar arasında en yüksek ödeme tutarı 30-31 bin TL seviyelerinde iken sadece birkaç bankada ödemeler 30 bin TL’yi aşıyordu. Geçtiğimiz hafta bir banka daha ödemeleri 32 bin TL seviyesine çıkardı.

EMEKLİYE 90.000 TL AVANTAJ

Bir kamu bankası 12 ay vadeli 40 bin TL faizsiz kredi verirken, ücretsiz HGS etiketi gibi hizmetler de sunuyor. Ayrıca kasa kiralamak isteyen emeklilere de %25 indirimli kiralık kasa hizmeti veriliyor. Otomatik fatura talimatlarına 6 bin TL iade, aylık 6 bin TL’ye varan Bankkart Lira fırsatlarıyla emekliye toplam 90.000 TL’lik avantaj sunuluyor.

Peki bir kamu bankasının sunduğu 90.000 TL’lik avantaj diğer bankaları da etkileyecek mi? Temmuzda promosyonlar ne kadar olur? Konuyla ilgili beklentilerini
milliyet.com.tr’ye açıklayan Mali Müşavir ve Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz şu ifadeleri kullandı: “90 bin TL’lik kampanyanın diğer bankaları da etkileyeceğini düşünüyorum. Nedeni ise her altı ayda bir yaklaşık 17.7 milyon emeklimizin maaşı enflasyon oranında artmaktadır. Çok büyük bir sayı olduğu için bankalar için de potansiyel hazır müşteri olarak gözükmektedir. Bankalararası rekabetten dolayı geçen ay 60 bin TL olan kampanyanın 90 bin TL’ye yükseltildiğini gözlemlemekteyiz.

TEMMUZDA PROMOSYONLAR NE OLUR?

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası yıl sonu enflasyon hedefini 2 puan daha yükselterek %15 ile %21’e yükseltmişti. Dolayısıyla bu yılın oluşabilecek enflasyon verileri doğrultusunda bankaların da temmuz sonrasında nakit promosyon tutarlarını 35 bin TL seviyelerinin üzerine çıkaracağını tahmin etmekteyim.

90 BİN TL’LİK AVANTAJ CAZİP Mİ?

Bir kamu bankasının 3 yıllığına taahhüt edilen emekli banka promosyonu 90 bin TL’lik ek avantajlarla birlikte sunulduğunu gözlemliyoruz. Otomatik fatura talimatı, ilgili banka kartı kullanılması ile faizsiz taksitli nakit avans harcamalarının sağlanması, nakit promosyon, faizsiz kredi, iade fırsatları ve ek finansmanla birlikte 90 bin TL’ye varmaktadır. Emeklinin avantajına olacak bütün destekleri iyi değerlendirmek gerekli. Bu yüzden bankaların yan ürün hizmetlerini de göz önünde bulundurmak gereklidir.”

The post Emekliye 90 bin TL’lik avantaj! Bankalarda promosyon yarışı hızlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/emekliye-90-bin-tllik-avantaj-bankalarda-promosyon-yarisi-hizlandi.html/feed 0 91545