DOLAR
18,6394
EURO
19,4833
ALTIN
1.062,89
BIST
5.000,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Parçalı Bulutlu
12°C
Ankara
12°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Çok Bulutlu
12°C
Cuma Çok Bulutlu
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
15°C
Pazar Hafif Yağmurlu
15°C

Damar tıkanıklığı hangi hastalıkla neden olur? Bacak damar tıkanıklığı belirtileri nelerdir?

Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde insan hayatını riske atın en yaygın ve riskli hastalık. Damar yollarında yaşanan bir tıkanıklık sadece …

Damar tıkanıklığı hangi hastalıkla neden olur? Bacak damar tıkanıklığı belirtileri nelerdir?
22.11.2022 14:00
0
A+
A-

Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde insan hayatını riske atın en yaygın ve riskli hastalık. Damar yollarında yaşanan bir tıkanıklık sadece kalbi değil tüm organları olumsuz etkiler. Bunun temelinde elbette ki organların damarlar aracılığıyla beslenmesi yatar. Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Genel Sekreteri ve Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Murat Sargın ‘Damar hastalıkları denince sadece kalp damarları akla geliyor. Oysa kalp dışı damarlar da hayati önem taşıyor. Ülkemizde 5,6 milyon kişi kalp dışı damar hastası. Her 8 kişiden biri risk taşıyor ve damarlarını kontrol ettirmesi gerekiyor.’ Açıklamalarında bulunarak durumun ciddiyetini tüm şeffaflığıyla aktardı. 

Prof. Dr. Murat Sargın’ın Antalya’da katıldığı 17. Kalp ve Damar Cerrahisi Kongresi’nde Türkiye’de kalp hastası olmadığı halde damar hastası olanların yadsınamaz bir sayıda olduğunu açıklayarak doğru zamanda doğru tedavisinin uygulanmaması halinde hayati riskin günbegün artacağını belirtiyor. Prof. Dr. Murat Sargın, damar hastalıklarının sinsice ilerleyen bir hastalık olduğuna ve erken tanıyla hayati riskin önüne geçebileceğini aktarır. Prf. Dr. Mehmet Sargın’ın Aort anevrizması (damar balonlaşması) ile ilgili yaptığı kritik açıklama şöyledir:

‘Ülkemizde 65 yaş üstü her 65 erkekten biri bu riski taşıyor. Şu an itibariyle düşünürsek, 20 bin hastada bu damar yırtılacak düzeyde ama bilgisi yok. Çünkü kontrole gitmemiş kalp damar cerrahına başvurmamış. Erkekseniz hayatınızın bir döneminde sigara içmişseniz bu risk daha da yükseliyor. Aynı yaş grubundaki erkeklerde prostat daha önemli olarak ifade ediliyor; oysa aort anevrizması daha ölümcül risk taşıyor.’

Damar tıkanıklığının neden olduğu en yaygın sonuçlardan biri de felçtir. Türlü nedenlerle damarların %50’den fazla daralması işinin felç kalma oranını önemli derece arttırıyor. Türkiye’de damar daralması yaşayanların sayısı oldukça fazla olmasının yanında Prof. Dr. Mehmet Sargın’ın damar daralmasından kaynaklı felç riski taşıyanların sayısının 690bin gibi kritik bir sayıda olduğunu aktarmakta.

Beyin ölümü gerçekleşen hastaların organlarını bağışlamaması hayata tutunmak için doğru organı bekleyen hastaların umudunun azalmasına neden oluyor. Organ bağışlarının olmaması, organ bekleyen kişilerin süreçlerini zorlaştırıyor. 
Organ bekleyen hastalar arasında en kritik durumda olanlar elbette kalp hastalarıdır. Uygun kalbi bekleyen kalp hastalarının durumu, organ bekleyen diğer hastalara göre daha zordur. Türkiye’de organ bağışının son derece az olması doğru organı bekleyen hastaların günden günde kaybedilmesine neden olmakta. 

Organ bağışının az olmasından yakınan Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Genel Sekreteri ve Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Murat Sargın, konunun ciddiyetiyle ilgili ‘Karaciğer ve böbrek canlıdan nakil yapılabilen organlar. Kalp nakli yapabilmek için kadavradan faydalanılıyor. Ülkemizde beyin ölümü sonucu organ bağışı oranları az olduğu için kalp nakli ihtiyacı olan hastaları kaybediyoruz. Üzülerek belirtelim ki, bu organların çeşitli sebeplerle yüzde 15’i kullanılabiliyor” diye konuştu.’ Açıklamalarında bulundu.

Yolda yürürken zorlanma, tempolu yürüyüşlerde ağrı ve kasılmalar doğrudan damar tıkanıklığının habercisi olarak muhakkak kontrol ettirilmesi gerekir. Kronik bir rahatsızlığı olmadığı halde meydana gelen bacak ağrıları, damar tıkanıklığından kaynaklı olması göz önünde bulundurularak bir sonraki hamlede ciddi sonuçlara sebebiyet vermemesi için uzman bir doktordan yardım alınması çok mühimdir. 

Prof. Dr. Sargın, bacak ağrılarına neden olabilecek hastalıkların altında yatan sebepler için şu ifadeleri kullandı:

‘Düz yolda yürüdüğünüzde bacak ağrısı hissediyorsanız ve dinlendiğinizde geçiyorsa; tekrar yürüdüğünüzde belli bir mesafeden sonra başlıyorsa bu çok tipik bacak damarı tıkanıklığı belirtisidir. Ya da yokuş çıkarken bacak ağrısı hissediyorsanız, yine tipik olarak dinlenince geçiyorsa yürüyünce tekrar başlıyorsa o çok tipik bir bulgudur. Bunu yaşıyorsanız, üstüne risk faktörleriniz varsa mutlaka bir kalp damar cerrahının görmesi lazım. Ülkemizde ileri derecede 700 bin varis hastası var. Bacak damarı pıhtı hasta sayısına her yıl 50 bin kişi ekleniyor. Her yıl diyalize girmesi için 25 bin kişiye fistül açılması gerekiyor. Bunların hepsini toplarsanız, Türkiye’deki her sekiz kişiden biri (kalp dışında) kalbi saymıyoruz, damar hastası. Şah damarı, aort damarı, periferik toplarsanız 5,6 milyon kişi ediyor. Yani her 8 kişiden biri kalp damar kontrolüne gitmeli, takibinde olmalı, tedavisi başlanmalı.’

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.