Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Binici: ‘Rekor rakam her zaman iyi haber değildir

“Bir tabloya bakıp ‘büyüdük’ demek en kolay yorumdur. Asıl iş, o büyümenin nereden geldiğini bulmaktır.” Bu sözler, Mahir Binici’ye ait. ABD’ye taşınmadan önce Türkiye’deki iş hayatında da uzun yıllar boyunca sektörünün en tecrübeli ve en güvenilir isimlerinden biri olarak anılan, ABD’nin batı yakasında kurduğu şirketle de adını sektöründe duyurmaya başlayan Binici, geçtiğimiz hafta gündeme gelen bir tartışmayı bu cümleyle özetliyor.

Binici: ‘Rekor rakam her zaman iyi haber değildir
28.07.2026 21:00
0
A+
A-

Tartışmanın kaynağı şu: Türkiye’nin ihracatı 2026’nın ilk yarısında yüzde 3,6 artışla 136,1 milyar dolara ulaşıp yeni bir rekor kırdı. Normalde tebrik edilecek bir haber. Ama aynı hafta İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan “Sanayicinin oksijeni finansmandır; sanayicimiz ciddi ölçüde oksijensiz kaldı” diyerek acil kredi paketi istedi, TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de rekabet gücü endekslerinin tarihi düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Rekor da gerçek, alarm da gerçek. Uzmanlara göre bu çelişki değil, aynı fotoğrafın iki farklı karesi: rekorun kaynağı üretim artışı değil, artan maliyetlerin dolar fiyatına yansıması.

Binici’nin bu tabloyu bu kadar çabuk okuyabilmesinin nedeni tesadüf değil. Türkiye’deki iş hayatında edindiği tecrübeyi ABD’ye taşıyan ve kendi şirketini küçük bir atölye ölçeğinden bugün sektöründe adından söz ettiren bir işletmeye taşıyan Binici, bu büyüme sürecinde defalarca aynı ayrımı yapmak zorunda kaldığını söylüyor: “Şirketimiz büyürken ben de kendime hep aynı soruyu sordum. Bu ay ciromuz arttı, ama neden arttı? Daha fazla proje aldığımız için mi, yoksa malzeme fiyatları yükseldiği için mi? Bu soruyu sormayı bıraktığınız gün, şirketinizin gerçek durumunu kaybedersiniz.”
Ona göre şirket yönetiminde en sık yapılan hata da bu: “Ciro büyüyor diye şirket büyüyor sanmak, en yaygın yönetim hatasıdır. İkisi de tabloda büyüme gibi görünür, ama biri sizi güçlendirir, diğeri sadece ayakta kalmanızı sağlar. Biz büyürken hep birinciyi hedefledik, bu yüzden bugün hâlâ ayaktayız ve büyümeye devam ediyoruz.”

Bu ayrımı yapamayan yönetimlerin bedeli er ya da geç ödediğini söylüyor: “Fiyat artışıyla taşınan bir büyüme, rakamda iyi görünür ama şirketin gerçek gücünü göstermez. Bunu ayırt edemeyen bir yönetim, rekor rakamlara güvenip yanlış kararlar alabilir.”

Peki bir yönetici bunu nasıl fark eder? Binici’nin cevabı, yıllardır kendi şirketinde uyguladığı basit bir alışkanlığa dayanıyor: tek bir rakama bakmayı bırakmak. “Bir şirketin sağlığını sadece ciro veya satış rakamıyla değerlendiremezsiniz. Kâr marjı, verimlilik ve maliyet yapısı aynı anda izlenmeli. Biz her ayın sonunda bu üçüne birlikte bakarız, sadece ciroya değil. Bugüne kadar hep bu disiplin sayesinde doğru kararı zamanında alabildik.”

Son sözü de kendisine bırakalım: “Hem şirketler hem ülke ekonomileri için asıl sınav, rakamın büyüklüğünde değil, o büyümenin arkasındaki bileşende. Biz bunu erken fark ettiğimiz için büyüyebildik, hâlâ da bu yüzden büyüyoruz.”

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.