Yılmaz – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Sun, 24 May 2026 12:00:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.5 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Yılmaz – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Makine ihracatı ilk dört ayda 9,3 milyar dolara ulaştı https://memur70.com/makine-ihracati-ilk-dort-ayda-93-milyar-dolara-ulasti.html https://memur70.com/makine-ihracati-ilk-dort-ayda-93-milyar-dolara-ulasti.html#respond Sun, 24 May 2026 12:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=95724

Türkiye'nin makine ihracatı, ocak-nisan döneminde miktar bazında düşmesine rağmen kilogram başına değerin 8,6 dolara çıkmasıyla yüzde 4,5 artarak 9,3 milyar dolara ulaştı. En çok ihracat Almanya ve ABD'ye yapıldı.

The post Makine ihracatı ilk dört ayda 9,3 milyar dolara ulaştı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Makine sektörünün ihracatı ocak-nisan döneminde yıllık bazda yüzde 4,5 artarak 9,3 milyar dolara yükseldi.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, yılın 4 ayında 9,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde makine ihracatı miktar bazında yüzde 6,7 gerilerken kilogram başına ortalama ihracat fiyatının yüzde 12 ile 8,6 dolara yükselmesi değer bazında artış getirdi. Böylece, geçen yılın aynı dönemine göre 350 milyon dolarlık daha yüksek gelir elde edilmiş oldu.

Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı yüzde 1,3 artışla 29,1 milyar dolar olurken ithalatın yüzde 8,2 artışla 47,2 milyar dolara yükselmesi dikkati çekti.

ALMANYA VE ABD İHRACATTA ZİRVEDE

Ocak-nisan döneminde en yüksek ihracat 1,1 milyar dolarla yüzde 14,1 artışın yaşandığı Almanya’ya yapıldı. Onu yüzde 39,5 artış ve 767 milyon dolarla ABD, yüzde 12,7 yükseliş ve 442 milyon dolarla İtalya izledi. Irak, Rusya ve Polonya en çok daralan büyük pazarlar oldu.

Alt sektörlere bakıldığında en yüksek ihracat 867 milyon dolarla “içten yanmalı motor ve aksamlarında” yapıldı. Onu 629 milyon dolarla “inşaat ve madencilik makineleri”, 530 milyon dolarla “pompa ve kompresörler” izledi.

“Türbin, turbojet ve hidrolik silindirlerin” ihracatı yüzde 40,1 ile oransal olarak en çok yükseliş gösteren alt sektör olurken en fazla düşüş yüzde 52,2 ile “deri işleme makinelerinde” gözlendi.

“DÜNYANIN HER YERİNDE GÜVEN DUYULAN PARTNER OLMA ÖZELLİĞİMİZİ KORUMAK İSTİYORUZ”

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle enerji tedarikinde uzun süredir ek maliyetlere katlanan Avrupa’nın ABD/İsrail-İran Savaşı’ndan kaynaklanan 25 milyar avroluk ilave enerji maliyeti ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Ülkelerin böyle bir dönemde dahi savunma sanayisine ayırdığı bütçeyi artırdığına işaret eden Yılmaz, “Yatırımların odağının değiştiği bu tabloda makine sanayimizin yüksek teknoloji üreten mevcut hatlarının, savunma sanayisinin özel regülasyon ve sertifikasyon gereksinimleriyle tam uyumlu bir entegrasyon sürecinden geçmesi gerekiyor.” dedi.

Yılmaz, ülkeler birbiriyle çelişen çıkar çatışmaları içinde iken Türkiye’nin tüm ticari muhataplarıyla diyalog kurabildiğini kaydederek, bu stratejik yön arayışını, küresel sanayinin kalbinin attığı her noktada sahada bulunarak yönettiklerini anlattı.

Farklı kıtalara yayılan geniş bir coğrafyada gerçekleşen yoğun fuar ve ticaret heyeti etkinlikleriyle Türk makinesinin güvenilir ve esnek çözüm ortağı kimliğini tescillemeye çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “Batının siber güvenlik ve düşük karbon odaklı yeni nesil korumacılık duvarlarına uyum sağlarken doğunun teknolojik ham madde ve üretim avantajlarıyla rekabet ettiğimiz bu denklemde dünyanın her yerinde güven duyulan partner olma özelliğimizi korumak istiyoruz.” diye konuştu.

“SANAYİCİNİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FİNANSMAN KANALLARININ DAHA AÇIK TUTULACAĞINA İNANIYORUZ”

Sevda Kayhan Yılmaz, küresel rekabette öne geçmeyi amaçlayan bu girişimlerin, firmaların finansal manevra alanını genişletecek yapısal adımlarla desteklenmesinden memnun olduklarını belirtti.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yatırım Teşvik Paketi ile gündeme gelen kurumlar vergisi indirimini, imalatçı sektörler üzerindeki yükleri hafifletmek üzere stratejik bir adım olarak destekliyoruz. Bu düzenleme, hem yerli tedarik zincirini korumak hem de firmalarımızın küresel pazardaki dönüşüm süreçlerini finanse edebilmek açısından önemli. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi, bu adımın kalıcı bir etkiye dönüşmesine büyük katkı sağlar.”

Yılmaz, TL kredilerdeki istisnaların yabancı para kredilerde sadece İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) kapsamıyla sınırlandırılmasının uluslararası fonlara ve döviz cinsi kaynaklara erişimi zorlaştırdığını ifade ederek, finansal enstrümanların, vergi indirimlerinden kredi piyasasına kadar bir bütün olarak kurgulanacağına ve sanayicinin ihtiyaç duyduğu finansman kanallarının daha açık tutulacağına inandıklarını söyledi.

“FİNANSAL PİYASALARDAKİ TEKNİK TIKANIKLIKLAR GİDERİLMELİ”

MAİB Başkanı Yılmaz, kurun enflasyonun altında seyretmesi nedeniyle sanayi gelirlerinin maliyetlerin altında seyrettiği uzun bir süreç yaşandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İhracatçıyı dış rekabette dezavantajlı hale getiren ve artık sonuna geldiğimize inandığımız bu uyumsuzluk, ithalatı cazip kılarak yerli üreticiyi iç pazarda ana tedarikçi olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Finansal piyasalardaki teknik tıkanıklıkların giderilmesi ve kaynakların teknoloji geliştiren stratejik sektörlere seçici şekilde yönlendirilmesi, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde canlandıracaktır. Sanayideki mevcut kapasite ve potansiyelin bütüncül bir stratejiyle yüksek verimliliğe dönüştürülmesi, cari açık ve enflasyonla mücadelede yine en güçlü silahımız olacaktır.”

KAYNAK: AA

The post Makine ihracatı ilk dört ayda 9,3 milyar dolara ulaştı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/makine-ihracati-ilk-dort-ayda-93-milyar-dolara-ulasti.html/feed 0 95724
Şam Büyükelçisi Yılmaz: Türkiye’nin rolü artacak! https://memur70.com/sam-buyukelcisi-yilmaz-turkiyenin-rolu-artacak.html https://memur70.com/sam-buyukelcisi-yilmaz-turkiyenin-rolu-artacak.html#respond Sat, 18 Apr 2026 11:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=94246

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, "Güvenli çıkışın en kısa, en ucuz, en istikrarlı yolu şu anda Türkiye üzerinden bu işin yürümesi." dedi.

The post Şam Büyükelçisi Yılmaz: Türkiye’nin rolü artacak! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD/İsrail-İran Savaşı’nın Basra Körfezi’ndeki enerji akışına darbe vurmasıyla başlayan alternatif enerji nakil hattı tartışmalarını değerlendiren Yılmaz, Avrupa’ya gidiş yolunda da en önemli hattın kara yoluyla Türkiye, deniz yoluyla ise Hürmüz Boğazı-Babülmendep Boğazı-Süveyş Kanalı-Akdeniz hattı veyahut Hürmüz-Asya güzergahı olduğunu söyledi. Büyükelçi Yılmaz, “Bu savaşla birlikte özellikle Hürmüz Boğazı’nda sıkıntılar yaşanması, bu enerji akışını ya kuzeydeki Türkiye’nin kontrol ettiği karasal hatlara ya da Akdeniz’e doğrudan erişimi öne çıkartabilecek, Irak’tan Suriye’ye uzanan alternatif hatlara yöneltecek. Bu da hem Türkiye için hem Suriye için aslında önemli bir fırsat anlamına geliyor.” dedi. Enerji hatlarının milyarlarca dolarlık yatırım isteyen ve mutlak surette siyasi istikrara ihtiyaç duyan projeler olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“O yüzden de Türkiye’de var olan enerji hatlarının şu anda çalışıyor olması, Türkiye’yi öncelikli aktör haline getiriyor. Güvenli çıkışın en kısa, en ucuz, en istikrarlı yolu şu anda Türkiye. Hürmüz Boğazı veya Süveyş üzerinden devam eden enerji dağılımının, artık Türkiye’ye daha fazla pay veren bir noktaya gelmesini sağlayabilir diye düşünebiliriz.”
Yılmaz, Basra Körfezi’ndeki sıkıntılardan ötürü ikinci alternatifin de Suriye-Irak hattı olduğunu ve yavaş yavaş buna uygun bazı şartların geliştiğini dile getirdi. Bu hat için Suriye’nin milyarca dolarlık yatırımların yapılabileceği siyasi istikrara ve güvenlik ortamına kavuşması gerektiğine işaret eden Yılmaz, bu açıdan “İsrail’in istikrarsızlaştırıcı hareketleri” ve “terör hareketlerinin” birtakım engeller arz ettiğini söyledi. Yılmaz, “Bunlar kontrol altına alındığında yani PKK, DEAŞ, ve İsrail negatif alanları kontrol altına alındığında, Suriye de önemli bir aktör haline gelebilir ama Suriye’nin bu noktaya gelmesi elbette vakit alacak. En azından belki 10 yıl alacak çünkü siyasi istikrarın oluşması ve akabinde yatırımların yapılması, konsorsiyumların kurulması gibi bir seyir gerekli. Türkiye (seçeneği), bu minvalde ciddi anlamda avantajlı görünüyor diyebiliriz.” diye konuştu.

MÜZAKERELER, TÜRKİYE AÇISINDAN SON DERECE OLUMLU
Suriye’deki ulusal entegrasyon süreci ve Ankara’nın beklentilerine ilişkin soru üzerine Yılmaz, Türkiye’nin bölgede güvenlik ihtiyaçlarının ve terörle mücadele konusunda birtakım beklentilerin bulunduğunu dile getirdi. Yılmaz, “Bu beklentilerin gerçekleşmesi, Türkiye’deki süreçle de ilgili. O yüzden Türkiye’den bağımsız düşünülemez çünkü PKK birkaç ülkede örgütlenmiş olan, birkaç ülkede faaliyet sürdüren bir örgüt. Suriye’deki ayağında da Türkiye’nin kendisi için ne beklediği, Suriye’nin ne yapabileceği, PKK ile nasıl bir düzlemde anlaşılabileceği gibi çeşitli optimum noktalar var.” değerlendirmesinde bulundu. Suriye’nin, “kendi iç uzlaşma sürecini yürütürken Türkiye kadar güçlü ve istikrarlı bir noktadan konuşmadığı”na işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Suriye’de gerçekleşen müzakereler, Türkiye açısından son derece olumlu ama oranın ulaştığı nokta, Türkiye’nin bütün ihtiyacını karşılayacak veya ortaya çıkan şey, Türkiye’nin istediği çerçeve mi olacak? Bunu söylemek biraz güç ama böyle olsa bile buna bir süreç olarak bakmak lazım. Suriye güçlendikçe, terör meselesi yönetilebilir hale geldikçe, terörden entegrasyona geçildiği sürece Türkiye’nin çıkarları da tedricen karşılanacaktır. ‘Türkiye’nin beklentileri de tedricen karşılanacaktır’ diye düşünüyorum.”

İKİ ÜLKE ARASINTAKİ TİCARET ZİRVEYİ GÖRECEK
Yılmaz, Türkiye-Suriye ticaretinin gelişimi ile gümrük, sınır geçişleri ve resmi belgelerin karşılıklı tanınması gibi çalışmaların vakit alan süreç olduğuna dikkati çekti.

“Çünkü 13 yıl boyunca Türkiye ile Suriye arasında bir gümrük yoktu.” diyen Yılmaz, şunları söyledi:

“O yüzden de daha farklı, defakto anlaşmalarla süreçler yürütülüyordu.

Şimdi yavaş yavaş bunlar resmileşmeye başlıyor. O yüzden de bazen git geller oluyor, bazen müzakereler oluyor. Sürekli değişiyor ama ‘Şu an itibarıyla fena gitmiyor’ diyebiliriz ama daha iyi olacağını düşünüyoruz.”
Yılmaz, özellikle belirli ürünler konusundaki anlaşmalar ile gümrük vergilerinin müzakere edilmesi gibi durumların iki ülkenin de çıkarına olacak şekilde yürütüldüğünü vurgulayarak, “Geçen hafta İstanbul’da yapılan JETCO toplantısında da zaten önümüzdeki dönemde bu sorunların çözüleceği mekanizmalar da masaya yatırıldı.” dedi. Sürecin olumlu seyrine dikkati çeken Yılmaz, “Ben şu anda sürecin iyi gittiğini ama önümüzdeki dönemde daha da iyiye gideceğini düşünüyorum. Özellikle yolların tamir edildiği, belli fiziksel sorunların halledildiği, ulaşım problemlerinin ortadan kalktığı bir dönemde iki ülke arasındaki ticaret herhalde zirveyi görecektir.” diye konuştu. KAYNAK: AA

The post Şam Büyükelçisi Yılmaz: Türkiye’nin rolü artacak! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sam-buyukelcisi-yilmaz-turkiyenin-rolu-artacak.html/feed 0 94246
Yılmaz: Enflasyonda düşüş sürecek, finansal istikrar güçlenecek https://memur70.com/yilmaz-enflasyonda-dusus-surecek-finansal-istikrar-guclenecek.html https://memur70.com/yilmaz-enflasyonda-dusus-surecek-finansal-istikrar-guclenecek.html#respond Thu, 26 Feb 2026 09:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=91965

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Enflasyonu kalıcı şekilde düşürerek makro finansal istikrarımızı güçlendireceğiz, öngörülebilirliği artıracağız; 2026 yılı finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak." dedi.

The post Yılmaz: Enflasyonda düşüş sürecek, finansal istikrar güçlenecek appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda düşüş eğiliminin önümüzdeki dönemde de süreceğini belirterek, “Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak. Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ATO Congresium’da düzenlenen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’nda yaptığı konuşmada, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2024 döneminde dünya ekonomisinin 100 birimden 115 birime yükseldiğini, aynı dönemde Türkiye ekonomisinin ise 100 birimden 130 birime çıktığını ve küresel ortalamanın yaklaşık iki katı oranında büyüme kaydettiğini ifade etti.

Bu süreçte finansal alanda istikrarsızlıklar yaşandığını ve enflasyon oranlarının yükseldiğini dile getiren Yılmaz, “Enflasyon oranını aşağıya çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor.” diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede belirli bir mesafe kat edildiğini vurgulayan Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine kadar yükselen enflasyonun, bu tarihten itibaren yaklaşık 45 puan gerilediğini söyledi.

Cevdet Yılmaz, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak. Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir, ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur.

Özel sektörümüz açısından da 2026 yılının finansa erişim ve finansal koşullar bakımından daha olumlu bir yıl olacağını rahatlıkla ifade edebiliriz. Bir yandan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumlu görünümü desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda. Ancak bu makro iyileşmeyi beklemeden, selektif olarak adlandırdığımız seçici politikalarla reel sektörü de desteklemeyi sürdürüyoruz.”

Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe ulaşacağını belirten Yılmaz, kişi başına gelirin 18 bin dolara yakın seviyelerde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. Yılmaz, bu göstergelerle Türkiye ekonomisinin nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumuna geleceğini ve bu süreçte uluslararası konumun güçlenerek yoluna devam edileceğini söyledi.

ARZ YÖNLÜ POLİTİKALARDA BEŞ ANA BAŞLIK

Yılmaz, para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde ve disiplinli şekilde uygulandığını, bunun yanı sıra yapısal dönüşümler ile arz yönlü politikalara da önem verdiklerini dile getirdi.

Arz yönlü politikalarda beş ana başlığa öncelik verdiklerini aktaran Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Birincisi gıda. Gıda üretimini artırmak zorundayız. Sulama yatırımlarında hem ödenekleri önemli ölçüde artırdık hem de yatırımları tarla içine odakladık. Barajı ve ana kanalı tamamlanmış, son aşamaya gelmiş projeleri önceliklendirdik ve sulamaya çok daha büyük kaynak aktardık. Bunun etkilerini önümüzdeki dönemde göreceğiz.

Merkez Bankası’nın YTAK olarak adlandırılan yatırım taahhütlü avans kredileri kapsamına gıdayı da ilk kez bu yıl dahil ettik. Nitelikli gıda projelerini bu programa ekledik. Gıda alanında özel sektörün daha büyük ölçekli ve daha profesyonel yatırımlarını artırmayı hedefliyoruz.”

İkinci önceliklerinin konut olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, vatandaşların en fazla zorlandığı alanların başında konut fiyatları ve kiraların geldiğini söyledi. Bu kapsamda şu ana kadarki en büyük sosyal konut seferberliğini başlattıklarını, 500 bin sosyal konut inşa edeceklerini söyledi. Yılmaz, daha küçük ölçekli, 2 oda 1 salon konutları esas aldıklarını da sözlerine ekledi.

Öncelik verdikleri üçüncü başlığa değinen Cevdet Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“Üçüncü önceliğimiz enerji. Yenilenebilir enerji başta olmak üzere enerjide dışa bağımlılığı azaltmak temel hedefimiz. Bu adım hem cari açığın düşmesine hem de finansal istikrara katkı sağlayacak. Yerli ve daha düşük maliyetli enerji üretimini desteklemek enflasyon açısından da büyük önem taşıyor. Bu çerçevede sanayiyi önceliklendiriyoruz. Yenilenebilir enerji tahsislerinde sanayinin öncelikli olmasını sağlıyoruz. Öz tüketimi esas alıyoruz.

Nükleer enerjiden rüzgar ve güneşe, arama faaliyetlerinin artırılmasından kaynak çeşitliliğine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. Geçen yıl bu alanda kapsamlı bir yapısal reform paketini Meclis’ten geçirdik. Daha önce dört yıla kadar uzayan bürokratik süreçleri yaklaşık iki yıla indiren bir düzenleme oluşturduk. Bu düzenlemenin ikincil mevzuatı tamamlanma aşamasında. Böylece enerji alanında çok daha hızlı ilerleme kaydetmeyi amaçlıyoruz.”

Dördüncü önceliğin lojistik olduğunu belirten Yılmaz, demiryollarına ağırlık verdiklerini ve organize sanayi bölgelerini limanlara ve pazarlara bağlayan iltisak hatlarına özel önem atfettiklerini ifade etti. Beşinci başlığın insan kaynağı olduğunu söyleyen Yılmaz, eğitim sistemi ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki uyumun artırılacağını ve yeni çalışma modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bir yandan sağlıklı para ve maliye politikaları, diğer yandan arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yolumuza devam edeceğiz. Bazı hedeflere bir ay geç, bazılarına üç ay erken ulaşabiliriz. Bunlar mümkündür. Asıl olan izlediğiniz programdır.

Doğru bir program uyguladığınızda, kontrolünüz dışındaki faktörler süreci bir miktar geciktirebilir ya da olumlu sürprizler süreci hızlandırabilir. Ancak belirleyici olan, ortaya koyduğunuz hedef ve izlediğiniz programdır. Bu programı kararlılıkla uyguladığınızda hedeflere ulaşılır. Biz de bu anlayışla sabırla ve kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket ederek dünyanın zorlu koşullarında ülkemizi Türkiye Yüzyılı hedeflerine taşıyacağına yürekten inanıyoruz.”

The post Yılmaz: Enflasyonda düşüş sürecek, finansal istikrar güçlenecek appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/yilmaz-enflasyonda-dusus-surecek-finansal-istikrar-guclenecek.html/feed 0 91965
Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html#respond Tue, 17 Feb 2026 14:00:39 +0000 https://memur70.com/?p=91560

Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecinde olduğunu belirten Cevdet Yılmaz, katma değeri yüksek yenilikçi ve girişimci bir yapının tahkim edilmesinin şart olduğunu vurguladı.

The post Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor.’ dedi.

Yılmaz, Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) tarafından bir otelde düzenlenen, Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğünü, bununla bağlantılı olarak jeopolitik gerilimlerin yaşandığını, eş zamanlı şekilde de bir teknolojik dönüşümün içinden geçildiğini söyledi.

Yapay zekanın özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıktığını belirten Yılmaz, “Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmüyoruz. Bazıları elektriğin icadına benzetiyor. Bütün alanları etkileyen, her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma her konuya dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin genel kamusal ve kalkınma stratejilerini formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkate alarak hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’nın özünü dijital ve yeşil dönüşümün oluşturduğunu anımsattı.

Dijital dönüşüm vizyonlarının, işlem gücü kapasitesini artıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten kalkınma perspektifine dayandığını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken, bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyor. Biz, bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak, toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa sosyal eşitsizlikleri artırma riskiyle de karşı karşıyayız.

Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka için de geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma, KOBİ’ler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla, ben üçüz dönüşüm olarak bu tartışmaları yapmanın, dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum.”

“ORTA GELİR TUZAĞINI AŞIP DAHA YUKARI DÜZEYE ÇIKMANIZ LAZIM”

Yılmaz, sanayi politikalarında yapay zekayı ve teknolojiyi önceliklendirdiklerini belirterek, “Türkiye olarak kritik bir eşikteyiz. Buna kalkınma literatüründe orta gelir tuzağı da deniyor. Ülkeler kalkınma yolculuğunda öyle bir noktaya geliyorlar ki bunlar bir kırılma anları. Orta gelir tuzağını şöyle tarif edebilirim en basit şekilde, öyle bir noktaya geliyorsunuz ki artık işçilik maliyetleriniz, emek maliyetleriniz gelişmekte olan ülkelere göre çok daha yüksek. Şehirleşmeyle artan beklentilerle, başka faktörlerle birlikte işgücü maliyetleriniz yükseliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İşgücü maliyeti bazında rekabetçiliğin kalmadığını veya zayıfladığını aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

“Diğer taraftan teknolojik olarak da yüksek teknolojiye sahip ülkelerin seviyesine henüz ulaşmamış oluyorsunuz. Yüksek teknoloji anlamında da gelişmiş ülkelerle rekabette zorlanıyorsunuz. İki arada bir derede denen bir vaziyetle, açmazla karşı karşıya kalıyorsunuz. Ama her açmazın da bir açarı var. Bir şekilde bunlar aşılıyor. Orta gelir tuzağını aşıp daha yukarı düzeye çıkmanız lazım. Burada daha düşük emekle bunu yapamayacağımıza göre veya tercih etmeyeceğimize göre öyle bir yolu, gideceğimiz yol açık. daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle bu açmazın dışına ülkemizi çıkarmak ve üst gelir ligine ulaştırmak.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin ilk defa Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 2025’te üst gelir grubuna en alt basamaktan da olsa adım atacağını vurgulayarak, “Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor.” görüşünü paylaştı.

“YAPAY ZEKA ÇAĞINDA DA OLSAK GERÇEK İNSANLARLA BU ÇAĞI YAŞAYACAĞIZ”

Gelecek dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı dönem olacağını ifade eden Yılmaz, bu çerçevede yapay zekanın, dijitalleşmenin, çok daha merkezi bir konuma geleceğini dile getirdi. Cevdet Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sanayi Bakanlığımızın burada HİT-30 programı var, somut olarak bu konuları önceliklendirdiği, 30 milyar dolarlık bir program. Bunun 3,1 milyar doları veri merkezi ve yapay zeka stratejik yatırımlarını desteklemek üzere planlanmış durumda. KOBİ’lere, start-up’lara çeşitli finansal kaynaklarla destekler sunuyoruz. Büyük Dil Modeli çalışmaları yürütüyoruz bir taraftan. Uluslararası anlamda Avrupa Komisyonu’ndan OECD’ye, NATO’ya birçok alanda yine uluslararası tartışmaların bir parçası olarak tüm bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Büyük ölçekli veri merkezleri kurma, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımlarını daha etkin bir şekilde yürüteceğimiz bir hukuki çerçeveyi, bir etik çerçeveyi de geliştirmeye gayret ediyoruz. Burada kişisel verilerin korunmasından siber güvenliğe, milli güvenlik ve savunma meselelerine varıncaya kadar bir çerçeve içinde hareket ediyoruz.”

Yılmaz, bu alanda yapılacak düzenlemelerin, piyasanın gelişimini ve dinamizmini köreltmeyen, tam aksine bir öngörülebilirlik sağlayıcı, çerçeve düzenlemeler niteliğinde olması gerektiğini söyledi.

Bütün teknolojilere, ekonomik politikalarına insanı merkeze alan bir anlayışla bakılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, “Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız, gerçek, doğal zekalarla. Dolayısıyla, bütün bunların insanlığa, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ilk Yapay Zeka Strateji Belgesi’ni 2021-2025 dönemi için hazırladıklarını hatırlatarak, “Şimdi önümüzdeki dönemde yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye, Yapay Zeka Endeksi’nde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“BİR YANDAN TABİİ Kİ GÜVENLİK AMA DİĞER YANDAN YENİLİK, İLERLEME”

Siber Güvenlik Başkanlığıyla, güvenlik ve teknolojik gelişim boyutunun aynı kurumsal yapı içinde dengelendiği bir yaklaşımın hayata geçtiğini dile getiren Yılmaz, “Bir yandan tabii ki güvenlik ama diğer yandan yenilik, ilerleme. İkisini aynı anda başarmak durumundayız. Tek bir parametre ile hareket ederseniz işiniz kolay. Tek bir hedefiniz varsa her şeyi maksimize etmeye çalışırsınız.” diye konuştu.

Yılmaz, birden fazla hedef olduğunda dengelerin iyi korunması gerektiğinin altını çizerek, “Asıl maharet de bu diye düşünüyorum. Bunu hep birlikte başarabilirsek hem kişiler ve ülkeler için güvenli hem de yeniliklere açık bir sistemi hep birlikte kurgulamamız, geliştirmemiz gerekiyor. Biz de bu yaklaşımla hareket ediyoruz.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bu konularda kamu ile iş dünyası ve yeni girişimler arasındaki istişarelerin süreklilik arz eder şekilde gerçekleşmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

The post Cevdet Yılmaz: Türkiye, son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cevdet-yilmaz-turkiye-son-23-yilda-alt-orta-gelirden-ust-orta-gelire-yukseldi.html/feed 0 91560
Türkiye savunma sanayisinde ilk 10 ihracatçı ülke arasında! https://memur70.com/turkiye-savunma-sanayisinde-ilk-10-ihracatci-ulke-arasinda.html https://memur70.com/turkiye-savunma-sanayisinde-ilk-10-ihracatci-ulke-arasinda.html#respond Fri, 30 Jan 2026 16:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=90730

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız" dedi.

The post Türkiye savunma sanayisinde ilk 10 ihracatçı ülke arasında! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Antalya’da düzenlenen ‘5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, milletvekilleri, savunma ve havacılık sektöründe çalışan şirket temsilcileri katıldı.

‘DÜNYADA GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞTİ’
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini söyledi. Yılmaz, “Dünyanın bugün geldiği noktayı, küresel eğilimleri çok iyi analiz etmemiz lazım. Küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde jeopolitik gerilimlerden bunu görüyoruz, küresel ölçekte de yaşananlar gözlerimizin önünde cereyan ediyor. Venezuela’dan Gazze’ye, Ukrayna ve Rusya meselelerine varıncaya kadar örneklerini de görüyoruz. Dünyada güç dengeleri değişiyor. Ekonomik güç dengeleri değişiyor her şeyden önce. Dolayısıyla yaşadıklarımız belki siyasi kişiliklerin tercihlerinin, tarzlarının çok ötesinde yapısal bir dönüşüme işaret ediyor” dedi. Teknolojik dönüşümün tüm dünyayı etkilediğini belirten Yılmaz, “Uzak Doğu’da yükselen ekonomik güçler var, dünyadaki ekonomik dengeler farklılaşıyor, değişiyor. Bunun getirdiği gerilimler ve belirsizlikler şu anda dünyayı derinden etkiliyor. Bu kısa bir süre devam edecek bir mesele de değil, önümüzde uzun bir süre hepimizi etkileyecek bir ortam. Bu da güvenlik endişelerini artırıcı ve tüm dünyada silahlanmayı, güvenliğe daha çok harcama yapmayı destekleyici bir ortam oluşturuyor. Dünyada bir taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm var. Bu teknolojik dönüşüm de yine küresel ortamı derinden etkiliyor” diye konuştu.

‘AVRUPA SAVUNMA ALANINA DAHA FAZLA KAYNAK AYIRACAK’
NATO’nun harcama hedeflerini artırdığını söyleyen Yılmaz, “Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO’nun hedeflerinde görüyoruz. 2035’te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği’nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa’nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin ‘Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum’ yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak” dedi.

‘ERKEN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İÇİN TÜRKİYE AVANTAJLI KONUMDA’
Yılmaz, daha önce savunma alanına çok ilgi göstermeyen Uzak Doğu ülkelerinin yoğun şekilde güvenlik ve savunmayı tartışır hale geldiğini, Türkiye’nin de buna göre hareket etmek zorunda olduğunu belirtti.

Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Bir ülkenin güvenliği sadece silahlarla ölçülemez. Ekonomisinden kültürel boyutuna, idari yapılanmasına, hukuk düzenine varıncaya kadar bütün kurumlarıyla, bütün temel dayanaklarıyla güçlü olmak durumundasınız. Burada savunma sanayii, bu genel yapı içinde olduğu zaman anlam ifade ediyor. Küresel ortam içinde erken yola çıktığımız için Türkiye avantajlı bir konumda. Cumhurbaşkanımız çok daha erken bir aşamada savunma sanayisinin arkasına güçlü bir irade koydu. Savunma sanayii, arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğiniz bir sektör değil. Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda. Erken yola çıkmanın avantajını en üst düzeyde değerlendirmek durumundayız.”

‘PARAMIZI ÖDEDİĞİMİZ HALDE SATILMAYAN ÜRÜNLERİ, BUGÜN DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA SATIYORUZ’
Savunma sanayisinde 100 bin istihdam olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bugün 3 bin 500’ü aşkın firma, 1400’ün üzerinde proje yürütüyor.

100 bin civarında nitelikli istihdam var. Yakın bir gelecekte 150 bini hedefliyoruz. 20 milyarın üzerinde bir ciro büyüklüğü söz konusu. Yüzde 80’in üzerinde yerlilikle üretim yapan bir sanayimiz var. 185 ülkeye, neredeyse dünyanın tamamına ihracat yapan bir savunma sanayimiz var. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri, bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu, Türkiye’nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor. 10 milyar doları aştık. Orta Vadeli Program’ımızda 2028’de bu hedefi koymuştuk. Şimdiden geçtiniz” dedi.

‘SAVUNMA SANAYİSİ GÜÇLÜ OLMAYANIN ULUSLARARASI POLİTİKADA BAĞIMSIZ TUTUM ALMASI ZOR’
Türkiye’nin çift haneli ihracatçı ülkeler arasında kalıcı şekilde yer alması gerektiğini belirten Yılmaz, “Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor.

Ürün bazlı ortaklıkların daha fazla gelişmesi lazım. ABD dünyanın en zengin ülkesi, orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Başkalarının ürettiği sistemlerle ülkelerin nereye kadar yürüyebileceğini çevremizdeki bazı örneklerden görmüş olduk. Kendi ürünlerimizi geliştirmek durumundayız. Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor” diye konuştu.

‘EKONOMİMİZDE EN BÜYÜK MESELE CARİ AÇIK MESELESİ’
Savunma sanayisinin cari açığın düşmesine destek olduğunu belirten Yılmaz, “Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Neden sağlık endüstrilerinde de savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ve milli üretimi çok daha yükseklere taşımayalım” dedi.

The post Türkiye savunma sanayisinde ilk 10 ihracatçı ülke arasında! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiye-savunma-sanayisinde-ilk-10-ihracatci-ulke-arasinda.html/feed 0 90730
OVP hedefleri tuttu! Rakamlar ortaya çıktı https://memur70.com/ovp-hedefleri-tuttu-rakamlar-ortaya-cikti.html https://memur70.com/ovp-hedefleri-tuttu-rakamlar-ortaya-cikti.html#respond Tue, 13 Jan 2026 19:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=89962

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin dengeli büyüme kompozisyonu ve artan dış kaynak girişiyle pozitif bir seyir izlediğini vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin 2025 yılında birçok ülkeden olumlu yönde ayrıştığını belirtti.

The post OVP hedefleri tuttu! Rakamlar ortaya çıktı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan kasım ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin NSosyal hesabından değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dengeli büyüme, azalan cari açık ve artan güven ortamıyla 2025 yılında küresel ölçekte olumlu bir ayrışma gösterdiğini ifade etti.

CARİ AÇIK VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME

Cari açığın sürdürülebilir seviyelerdeki seyrine ve ülke risk primindeki iyileşmeye dikkat çeken Yılmaz, bu durumun dış finansman ihtiyacını düşürürken maliyetleri de azalttığını vurguladı. Yılmaz, cari işlemler dengesinde mevsimsel etkilere bağlı olarak hizmetler kalemindeki gelirlerin azalmasıyla kasım ayında 4 milyar dolar açık verildiğini bildirdi.

DIŞ DENGEDE SAĞLAM TEMELLER VE POZİTİF AYRIŞMA

Yıllıklandırılmış cari açığın kasım ayı itibarıyla 23,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini ve Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle uyumlu olduğunu belirten Yılmaz, değerlendirmesine şöyle devam etti:

“Ekonomimizin yapısal kapasitesini yansıtan altın ve enerji hariç cari işlemler fazlasının yıllıklandırılmış bazda 44,6 milyar dolara ulaşması, dış dengedeki iyileşmenin sağlam temellere dayandığını göstermektedir. Dünya genelindeki risk ve belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisi, dengeli büyüme kompozisyonu, azalan cari açık, ekonomiye artan güven, iyileşen beklentiler ve artan dış kaynak girişi ile 2025 yılında birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmıştır.”

DOĞRUDAN YATIRIMLARDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Yatırım verilerine de değinen Yılmaz, doğrudan yatırımların ocak-kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış değerin ise 14,4 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

2026 BEKLENTİLERİ VE STRATEJİK HEDEFLER

Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılında dış konjonktürün büyüme ve enflasyonla mücadele bakımından daha olumlu olmasını beklediklerini ifade etti. Yürütülen reformların sonuçlarının görünür hale gelerek yatırım ortamını desteklemeye devam edeceğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki dönemde temel amacımız, cari açığın finansmanında uluslararası yatırımların payını yükselterek cari açığın kompozisyonunda daha olumlu bir görünüm elde etmek ve dış dengedeki iyileşmeyi kalıcı hale getirmektir.”

Yılmaz, bu amaç doğrultusunda enerjide dışa bağımlılığı azaltan yatırımlar, AR-GE odaklı üretim, katma değerli sanayi ve ihracat hamlelerinin, cari işlemler dengesinde yapısal dönüşümü sağlayacak stratejik araçlar olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA

The post OVP hedefleri tuttu! Rakamlar ortaya çıktı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ovp-hedefleri-tuttu-rakamlar-ortaya-cikti.html/feed 0 89962
Türkiye ile Kırgızistan arasında anlaşma! 12. Dönem KEK için imzalar atıldı https://memur70.com/turkiye-ile-kirgizistan-arasinda-anlasma-12-donem-kek-icin-imzalar-atildi.html https://memur70.com/turkiye-ile-kirgizistan-arasinda-anlasma-12-donem-kek-icin-imzalar-atildi.html#respond Thu, 18 Sep 2025 11:00:26 +0000 https://memur70.com/?p=84619

Türkiye ve Kırgızistan arasında 12. Dönem Dönem Türkiye-Kırgızistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Protokolü için imzalar atıldı.

The post Türkiye ile Kırgızistan arasında anlaşma! 12. Dönem KEK için imzalar atıldı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkanı Adılbek Kasımaliyev, Bişkek’te baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Kasımaliyev’in başkanlığında, Türkiye-Kırgızistan KEK 12. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrasında iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine geçildi. Yılmaz ve Kasımaliyev, KEK Protokolü’nü ve bu kapsamda 77 maddelik yeni eylem planını imzaladı. Törende, ayrıca, Kırgız Cumhuriyeti Bakanlar Kuruluna bağlı Devlet Arazi Kaynakları, Kadastro, Jeodezi ve Haritacılık Ajansı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasında mutabakat zaptı ile Kırgız Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) arasında mutabakat zaptı imza altına alındı.

5 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ HEDEFİ
İmza töreninin ardından konuşan Yılmaz, 2024’te Bişkek’te düzenlenen ⁠Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov tarafından kısa vadede 2, orta vadede 5 milyar dolar olarak belirlenen ticaret hacmi hedefine ulaşmak için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. Toplantıda, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri tüm boyutlarıyla ele aldıklarını belirten Yılmaz, ticari ilişkilerin yanı sıra sağlık, eğitim, enerji, sanayi, kültür ve turizm gibi güçlü işbirliğinin ve potansiyellerin olduğu alanlarda gelecek dönemde atılacak adımları kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini ifade etti. Yılmaz, ortak bir yol haritası niteliği taşıyan eylem planıyla, ikili ticari ilişkilerden sanayi ve enerjiye, ulaştırmadan tarıma, eğitimden sağlığa ve kültüre kadar uzanan geniş bir yelpazede somut hedefler ve yeni çalışma alanlarını belirlediklerini dile getirerek, şunları paylaştı: “Eylem planından birkaç başlığı buradan paylaşmak istiyorum. Kırgızistan’ın öncelikli yatırım projelerine ilişkin potansiyel yatırımcılarla bilgilendirme toplantıları düzenlenecektir. Enerji alanında iki ülke, ortak bir sürdürülebilir enerji vizyonu çerçevesinde, enerji politikalarının koordinasyonunu sağlamak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmek ve teknoloji transferi mekanizmalarını hayata geçirmek için gerekli adımları atacaktır. Bu alanda pilot projeler oluşturulacaktır. Bu işbirliği hem Kırgızistan’ın enerji arz güvenliğine hem de Türkiye’nin bölgesel enerji ortaklıklarını güçlendirme stratejisine katkıda bulunacaktır. Ayrıca madencilik sektöründe, özellikle nadir toprak elementleri ve kritik öneme sahip mineraller alanlarında işbirlikleri geliştirilecektir. Sanayi ve teknoloji alanında, Kırgızistan’da sanayi parkları kurulması alanında ortak çalışmalar yapılacaktır. Kırgız Bilişim Forumu kapsamında yazılım geliştirme, start-uplar ve yatırımlar alanlarında Kırgız-Türk Bilişim Toplantısı düzenlenecektir. Akıllı şehir, dijital dönüşüm ve e-devletin geliştirilmesi alanında işbirliği güçlendirilecektir. Ulaştırma alanında, kara yolu taşımacılığında kullanılan geçiş belgeleri elektronik hale getirilecek, bürokrasi azaltılacaktır.”

KIRGIZİSTAN’DA 95 PROJE HAYATA GEÇİRİLDİ
Tarım, su yönetimi ve hayvancılık ile yem üretimi alanlarında ortak girişim kurulması yönünde adımlar atılacağını aktaran Yılmaz, su yönetimi alanında işbirliğine özel önem verdiklerini, ortak su çalışma grubunun en kısa zamanda yeni bir toplantı düzenleyeceğini ve su alanında işbirliğine dair mutabakat zaptının hazırlanacağını vurguladı.

Cevdet Yılmaz, Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları alanında tecrübe paylaşımının artırılacağını bildirerek, kültür ve turizm alanında, karşılıklı turist hareketliliğini canlandıracak projelerin artırılacağını, iki ülkenin kültürel değerlerini ve tarihi bağlarını yansıtan ortak film gösterimleri ve festivallerin düzenleneceğini kaydetti. Kazan-kazan ilkesine dayanarak enerji, ticaret, ulaştırma, sağlık ve tarım başta olmak üzere farklı sektörlerde geliştirilecek yeni işbirliği kanallarının tüm bölgenin yararına olacağını vurgulayan Yılmaz, “Kırgızistan’ın ihracatında 8’inci, ithalatında da 6’ncı sırada yer alan ülkemiz, önemli bir ticaret partneri konumundadır.” diye konuştu. Yatırımlar alanında da Türkiye’nin, Kırgızistan’da faaliyet gösteren 2 binden fazla Türk firması ve yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımıyla bu ülkenin 5. büyük doğrudan yatırımcısı konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türk müteahhitlik firmalarının bugüne kadar Kırgızistan’da yaklaşık 1 milyar dolarlık 95 projeyi hayata geçirdiğini anımsattı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticaret erbabımız, yatırımcılarımız, müteahhitlerimiz kısaca ticaret alanındaki tüm aktörlerimiz, müreffeh geleceğine olan güçlü inançları ile ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdüreceklerdir. Bugün Türk-Kırgız iş dünyalarının bir araya geleceği geniş katılımlı Türkiye-Kırgızistan İş Forumu düzenlenecektir.

Bu vesileyle iş insanlarımızın kuracağı temaslar, ikili ticaretimizin artırılmasına, yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine ve ticari ilişkilerimize olumlu katkılar sağlayacaktır. Ülkelerimiz arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin en kısa zamanda kardeşlik ilişkimizi yansıtacak daha da yüksek seviyelere ulaşmasını temenni ediyorum.” Yılmaz, 12. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı Eylem Planı ve mutabakat zabıtlarının hayırlı olmasını diledi, Kasımaliyev başta olmak üzere tüm Kırgız heyetine ev sahiplikleri ve verimli işbirliği iradeleri için teşekkür etti. KAYNAK: TRT

The post Türkiye ile Kırgızistan arasında anlaşma! 12. Dönem KEK için imzalar atıldı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiye-ile-kirgizistan-arasinda-anlasma-12-donem-kek-icin-imzalar-atildi.html/feed 0 84619
İzmir’de Excimer lazer dönemi: Prof. Dr. Safiye Yılmaz’dan yeni nesil yaklaşım https://memur70.com/izmirde-excimer-lazer-donemi-prof-dr-safiye-yilmazdan-yeni-nesil-yaklasim.html https://memur70.com/izmirde-excimer-lazer-donemi-prof-dr-safiye-yilmazdan-yeni-nesil-yaklasim.html#respond Mon, 14 Jul 2025 17:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=81676

İzmir’in Menemen ilçesinde hizmet veren Özel Ata Sağlık Hastanesi, görme kusurlarının tedavisinde kullanılan excimer lazer teknolojisiyle dikkat çekiyor.

The post İzmir’de Excimer lazer dönemi: Prof. Dr. Safiye Yılmaz’dan yeni nesil yaklaşım appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Uzmanlar, bu yöntemin özellikle miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarında etkili sonuçlar verdiğini belirtiyor. Hastanede görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Safiye Yılmaz, lazer uygulamalarının yalnızca tıbbi değil, sosyal ve psikolojik etkilerinin de olduğunu vurguladı.

Excimer lazer uygulamaları, korneanın yeniden şekillendirilmesini sağlayarak gözlük ya da lens ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Ancak Prof. Dr. Yılmaz’a göre konu sadece teknik bir müdahale olarak görülmemeli:

“Birçok hastamız bu işlemi sadece gözlükten kurtulmak olarak düşünüyor, ama aslında süreç çok daha derin. Net görebilmek; bir çocuğun tahtayı rahatça seçebilmesi, bir çalışanın ekran başında daha az yorulması ya da gece araç kullanırken kendini güvende hissetmesi gibi birçok boyutu içeriyor. Ayrıca gözlükten kurtulmak, bazı insanlar için görünüşleriyle ya da özgüvenleriyle ilgili de bir mesele haline gelebiliyor.”

Göz yapısı her bireyde farklı olduğu için excimer lazer uygulamalarında standart bir prosedür yerine kişiye özel planlama yapılıyor. Yılmaz, bu süreçte tanı sistemlerinin gelişmişliğine dikkat çekiyor:

“Öncelikle gözün yapısını çok detaylı biçimde analiz ediyoruz. Korneanın kalınlığı, eğimi, epitel haritası, gözyaşı kalitesi… Bunların her biri bizim için belirleyici faktör. Uygun olmayan hastaları da açıkça bilgilendiriyoruz. Her kırma kusuruna lazer uygulanabilir diye bir kural yok.”

1997 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Yılmaz, özellikle yurtdışında edindiği deneyimlerin klinik pratiğinde önemli yer tuttuğunu söylüyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da çeşitli göz kliniklerinde gözlemcilik ve akademik çalışmalar yapan Yılmaz, 2014 yılından bu yana Ata Sağlık Hastanesi’nde görev yapıyor.

“BİR TEKNOLOJİYİ UYGULAMAK DEĞİL, ONU DOĞRU HASTA GRUBUYLA BULUŞTURMAK ÖNEMLİ”

Lazer teknolojisinin uzun süredir tıpta kullanıldığını, ancak bu alanda esas meselenin doğru hasta seçimi olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Bazen hastalar sosyal medyada gördüğü her yöntemin kendisine uygun olduğunu düşünebiliyor. Oysa ki bu tedaviler kişiselleştirilmiş müdahalelerdir. Her göz, her lazer işlemine uygun olmayabilir. Bizim işimiz, o çizgiyi iyi çizebilmek” diyerek sürecin hekim gözetiminde dikkatle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

The post İzmir’de Excimer lazer dönemi: Prof. Dr. Safiye Yılmaz’dan yeni nesil yaklaşım appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/izmirde-excimer-lazer-donemi-prof-dr-safiye-yilmazdan-yeni-nesil-yaklasim.html/feed 0 81676
Sancaktepe TEM Otoyolu’nda zincirleme kaza: 2 yaralı https://memur70.com/sancaktepe-tem-otoyolunda-zincirleme-kaza-2-yarali.html https://memur70.com/sancaktepe-tem-otoyolunda-zincirleme-kaza-2-yarali.html#respond Fri, 20 Jun 2025 14:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=80657

Sancaktepe, TEM Otoyolu'nda TIR, hafriyat kamyonu ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada, TIR ile hafriyat kamyonunun arasında sıkışan otomobildeki 2 kişi yaralandı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu Edirne istikametinde araç kuyrukları oluştu.

The post Sancaktepe TEM Otoyolu’nda zincirleme kaza: 2 yaralı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Kaza, saat 11.00 sıralarında TEM Otoyolu, Edirne istikametinde meydana geldi. İddiaya göre; seyir halindeki 41 AKJ 004 plakalı TIR’ın yavaşlaması sonucu arkasında ilerleyen 34 KEE 738 plakalı otomobille ilerleyen Alaattin Yılmaz firen yaparak yavaşladı.

O sırada arkadan gelen 34 DRC 541 plakalı hafriyat kamyonu otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil, TIR ile hafriyat kamyonu arasında sıkıştı.

Kazada otomobil sürücüsü Alaattin Yılmaz ile sürücünün yanındaki yolcu koltuğunda oturan Kadriye Yılmaz yaralandı. İhbar verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Olay yerine gelen polis ekipleri, yolu trafiğe kapatarak çevrede önlem aldı. İtfaiye ekipleri otomobildeki yaralı 2 kişiyi sağlık ekiplerine teslim etti. Yaralı Alaattin Yılmaz ile Kadriye Yılmaz ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.

Kaza nedeniyle trafik tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, TEM Otoyolu Edirne istikametine uzun araç kuyrukları oluştu. Kazaya karışan araçların çekici ve vinç yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik normale döndü. Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.

KAYNAK: DHA

The post Sancaktepe TEM Otoyolu’nda zincirleme kaza: 2 yaralı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sancaktepe-tem-otoyolunda-zincirleme-kaza-2-yarali.html/feed 0 80657
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Özbekistan-Türkiye KEK Toplantısı’nı değerlendirdi https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ozbekistan-turkiye-kek-toplantisini-degerlendirdi.html https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ozbekistan-turkiye-kek-toplantisini-degerlendirdi.html#respond Thu, 15 May 2025 16:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=79199

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Özbekistan-Türkiye KEK Toplantısı'nı değerlendirdi. Yılmaz, "5 milyar dolarlık ilk hedefe en kısa sürede ulaşacağız. Hedeflere ulaştıkça yeni hedeflerle yolumuza devam edeceğiz" dedi.

The post Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Özbekistan-Türkiye KEK Toplantısı’nı değerlendirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yılmaz, Taşkent’te Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Kuçkarov ile birlikte başkanlık ettiği Özbekistan-Türkiye Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 8. Dönem Toplantısı ve imza töreninin ardından basına değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Özbekistan arasında 8. dönem KEK toplantısını tamamladıklarını ve bu vesileyle kardeş dost Özbekistan’da bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını kaydeden Yılmaz, Özbekistan’a her geldiklerinde son derece sıcak bir misafirperverlikle karşılaştıkları gibi, son derece verimli toplantılar yaptıklarını ve bu toplantılarda kardeşlik bağlarını ekonomideki ilerlemelerle perçinlediklerini belirtti.

Geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Yılmaz, bunun eski dönemlerdeki rakamlara bakıldığında önemli yerlere gelindiğini göstermesine rağmen mevcut potansiyele bakıldığında hala yeterli seviyede olmadığını vurguladı.

“5 MİLYAR DOLARLIK İLK HEDEFE EN KISA ZAMANDA ULAŞACAĞIZ”

​​​​​​​Yılmaz, Özbekistan ve Türkiye cumhurbaşkanlarının çok güçlü siyasi iradeyle, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri her alanda geliştirme konusunda talimatlar verdiğini kaydederek, “Bu kapsamda bakarsanız 3 milyarlık ikili ticaret hacmi yeterli değil, liderlerimizin belirlediği 5 milyar dolarlık ilk hedefe en kısa sürede ulaşacağız, daha sonra da önümüze 10 milyar dolar hedefini koyacağız. Hedeflere ulaştıkça yeni hedeflerle yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bu çerçevede iki ülke arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması’nı genişletme yönünde müzakereler yaptıklarını aktaran Yılmaz, “İki tarafın da kazanacağı bir anlayış içinde ‘kazan kazan” anlayışı içinde tercihli ticaret sisteminin kapsamını genişletmek ve bu yolla ticaret hacmimizi arttırmak istiyoruz.” dedi.

Bugün Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Kuçkarov ile birlikte iş dünyasıyla yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirerek, iş insanlarını dinleme imkanı bulduklarını kaydeden Yılmaz, günümüzde geçmişle mukayese edilemeyecek kadar güçlü bir girişimci sınıf iş dünyasının oluştuğunu ve Türkiye’nin bu ülkeye ciddi yatırımlar yaptığını anımsattı.

Yılmaz, günümüzde 1900’e yakın Türk şirketinin Özbekistan’da faaliyet gösterdiğini ve toplam 5,6 milyar dolarlık yatırım ile on binlerce insana iş imkanı sağlayarak Özbekistan ekonomisinin bir parçası haline geldiğini belirtti.

Bir buçuk sene önce Kuçkarov’la birlikte imzaladıkları KEK toplantısı sonuç protokolünde belirledikleri 107 eylemin 83’ünü gerçekleştirerek yüzde 77’lik bir başarı düzeyini yakaladıklarını ifade eden Yılmaz, diğer eylemlerin uygulanmasıyla ilgili çalışmaların da devam ettiğini dile getirdi.

Yılmaz, bugün 82 eylemden oluşan yeni bir eylem planı imzaladıklarını ve bunun hayata geçirilmesi için her iki tarafın da çok titiz bir şekilde takipte bulunacağını kaydederken, bu eylemlerin hayata geçirilmesiyle organize sanayi bölgelerinden sertifikasyona, tarım, enerji ve madencilikten ticaret ve turizme tüm alanlardaki ekonomik işbirliği ve ilişkilerin her iki ülkenin lehine olacak şekilde çok daha üst düzeylere ulaşacağını vurguladı.

Coğrafya olarak Orta Asya’nın kalbinde, Fergana Vadisi gibi tarihi bir coğrafyada yerleşen Özbekistan’ın 37 milyonu aşan iyi eğitilmiş, genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Özbekistan’ın bu avantajlarının yanı sıra tabii varlıkları olan, potansiyeli yüksek bir ülke olduğunu söyledi.

Yılmaz, bundan dolayı Özbekistan ile ilişkilere bakıldığında, çok sektörlü bir yaklaşım içinde olduklarını ifade ederken, bu ülke ile sanayi alanında önemli işbirliklerinin yanı sıra tarım, turizm ve diğer alanlarda da güçlü ilişkilerinin bulunduğunu belirtti.

Kültür turizmi konusunda muazzam bir mirasa sahip, önemli bir medeniyet merkezi olan Özbekistan’a Türkiye’den büyük ilginin olduğuna değinen Yılmaz, bu çerçevede Özbekistan ile ulaşımı kolaylaştırmak için başta hava yolları olmak üzere taşımacılığı daha da arttırmayı planladıklarını aktardı.​​​​​​​

Yılmaz, geçen sene Türkiye’nin turizmden elde ettiği gelirin 61 milyar doların üstünde gerçekleştiğini ve 62 milyondan fazla insanın Türkiye’yi ziyaret ettiğini anımsatarak, ülkesinin turizm, enerji ve madenciliğin de aralarında bulunduğu birçok alanda Özbekistan’la işbirliklerini daha üst düzeye çıkarmak istediğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA

The post Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Özbekistan-Türkiye KEK Toplantısı’nı değerlendirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ozbekistan-turkiye-kek-toplantisini-degerlendirdi.html/feed 0 79199