Yapı – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Tue, 19 May 2026 10:00:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.5 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Yapı – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 2B arazileri için yeni karar! Fiyat farkı en fazla yüzde 20 olacak https://memur70.com/2b-arazileri-icin-yeni-karar-fiyat-farki-en-fazla-yuzde-20-olacak.html https://memur70.com/2b-arazileri-icin-yeni-karar-fiyat-farki-en-fazla-yuzde-20-olacak.html#respond Tue, 19 May 2026 10:00:22 +0000 https://memur70.com/?p=95504

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, hak sahibi olduğu halde tapusunu alamayan vatandaşlar için kritik bir adım attı. Satışı imkansız olan 2/B arazilerine karşılık vatandaşlara başka bir eşdeğer arazi önerilecek.

The post 2B arazileri için yeni karar! Fiyat farkı en fazla yüzde 20 olacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2/B arazilerinin satış sürecinde vatandaşların mağduriyetini giderecek çok önemli bir düzenlemeye gitti. Bugün yayımlanan Resmi Gazete’deki tebliğ değişikliğiyle, hak sahibi olduğu kesinleştiği halde çeşitli engeller yüzünden satışı yapılamayan arsalar için “başka arsa ile değişim” formülü devreye sokuldu.

Bakanlığın yayımladığı 425 Sıra No’lu yeni tebliğ, 4 Temmuz 2012 tarihli eski Milli Emlak tebliğinin 9’uncu maddesini yeniden düzenledi. Yapılan bu değişiklik, bürokratik engellere takılan hak sahiplerine büyük bir kolaylık sunuyor.

İşte halkın dilinden yeni düzenlemenin tüm ayrıntıları:

SATILAMAYAN ARAZİYE KARŞILIK BAŞKA İLÇE VEYA MAHALLEDEN ARSA VERİLECEK

Yeni karara göre, bir vatandaş 2/B arazisi üzerinde hak sahibi olmasına rağmen, eğer o arazinin kendisine satılması hukuken ya da teknik olarak mümkün değilse süreç tıkanmayacak. Vatandaşın talep etmesi durumunda, satılamayan bu arsanın yerine, Hazine’ye ait başka bir 2/B arazisi doğrudan kendisine satılabilecek. Bu yeni arsa, öncelikle vatandaşın eski arsasıyla aynı il sınırları içinde olacak ve eski arsanın piyasa (rayiç) bedeline eşit değerde seçilecek. Bakanlık bu durumu, hak sahibine tebliğin ekinde yer alan resmi bir yazı ile (EK-8/A) bildirecek.

AYNI İLDE UYGUN ARSA BULUNMAZSA DİĞER İLLER DEVREYE GİRECEK

Eğer hak sahibinin mağduriyetini giderecek, aynı il sınırları içerisinde eski arsasına eşdeğer nitelikte uygun bir Hazine arazisi bulunamazsa süreç yarıda kalmayacak. Bu gibi durumlarda, başka bir şehirde bulunan eşdeğer arazilerin vatandaşa önerilmesi süreci başlayacak. Farklı illerdeki arsaların nasıl değerlendirileceğine ve vatandaşa nasıl sunulacağına dair kuralları doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı belirleyecek.

ARAZİNİN İÇİNDEKİ EV VE BİNA BEDELİ YENİ ARSADAN DÜŞÜLECEK

Yapılan düzenleme, satışı yapılamayan arsanın üzerinde evi, binası ya da ağaçları (muhdesat) bulunan vatandaşları da koruyor. Eğer söz konusu arsa satılamıyorsa, tebliğin ilgili maddelerine göre arsa üzerindeki bu yapıların (ev, bina vb.) maddi değeri hesaplanacak. Belirlenen bu yapı bedeli, önce mevcut arsanın zemin değerine eklenecek. Ancak vatandaşın mağdur olmaması için, bu hak edilen bedel, vatandaşa önerilecek olan yeni eşdeğer arsanın satış fiyatından düşülecek (indirim olarak yansıtılacak).

ARAZİLER ARASINDA EN FAZLA YÜZDE 20 FİYAT FARKI OLABİLECEK

Vatandaşa ait eski arsa ile Bakanlığın önereceği yeni arsanın piyasa (rayiç) değerleri birbirine tamamen eşit olmak zorunda değil, ancak aralarında uçurum da olamayacak. İki arsa arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 20 olabilecek. Eğer yeni önerilen arsa daha değerliyse ve Hazine lehine bir fiyat farkı oluşursa, bu fark için herhangi bir indirim veya taksit yapılmayacak. Vatandaş aradaki bu fiyat farkını, tapu işlemlerine başlanmadan önce peşin ve nakit olarak tek seferde ödeyecek.

YENİ KARAR BUGÜNDEN İTİBAREN GEÇERLİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve binlerce hak sahibini yakından ilgilendiren bu tebliğ değişikliği, Resmi Gazete’de yayımlandığı an itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Yeni sistemin eksiksiz uygulanmasından ve yürütülmesinden ise doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı sorumlu olacak.

The post 2B arazileri için yeni karar! Fiyat farkı en fazla yüzde 20 olacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/2b-arazileri-icin-yeni-karar-fiyat-farki-en-fazla-yuzde-20-olacak.html/feed 0 95504
Ev yapacaklar dikkat! Hafif çelik binalara ilişkin yeni düzenleme! Mevzuata ilk kez girdi! https://memur70.com/ev-yapacaklar-dikkat-hafif-celik-binalara-iliskin-yeni-duzenleme-mevzuata-ilk-kez-girdi.html https://memur70.com/ev-yapacaklar-dikkat-hafif-celik-binalara-iliskin-yeni-duzenleme-mevzuata-ilk-kez-girdi.html#respond Sun, 17 May 2026 16:00:34 +0000 https://memur70.com/?p=95446

Hafif çelik yapıların daha güvenli ve dayanıklı şekilde inşa edilmesine yönelik teknik standartlar belirlendi.

The post Ev yapacaklar dikkat! Hafif çelik binalara ilişkin yeni düzenleme! Mevzuata ilk kez girdi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Resmi Gazete’de yayımlanan “Hafif Çelik Binaların Tasarım, Hesap ve Yapım Esasları Hakkında Yönetmelik”e göre, hafif çelik yapı sistemlerinde kullanılacak malzeme, tasarım, hesap ve birleşim esasları ile kesit ve sistem davranışına ilişkin kurallar düzenlendi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan “Hafif Çelik Binaların Tasarım, Hesap ve Yapım Esasları Hakkında Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlandı.

1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek yönetmeliğe ilişkin Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, söz konusu yönetmelikle hafif çelik yapıların tasarım, hesap ve yapım süreçlerine ilişkin teknik standartlar belirleniyor.

Yönetmelikle hafif çelik yapı sistemlerinde kullanılacak malzeme, tasarım, hesap ve birleşim esasları ile kesit ve sistem davranışına ilişkin kurallar bütüncül bir çerçevede düzenlendi. Bu kapsamda prefabrik, modüler, hibrit ve yerinde profille üretilen hafif çelik yapı sistemlerine ilişkin teknik esaslar ayrıntılı olarak tanımlandı.

Düzenlemeyle hafif çelik yapı elemanlarında kullanılacak malzemelere ilişkin kriterler belirlenirken, korozyona karşı korunmaya yönelik hükümler detaylandırıldı. Galvaniz kaplama miktarının ise yapının bulunduğu ilin korozyon sınıfı dikkate alınarak belirlenmesi sağlandı.

Ayrıca, yapı elemanları ve birleşimlerinin vida ve bulon kullanılarak güvenli tasarımına ilişkin esaslar da açık şekilde düzenlendi.

Yönetmelikle tasarım ve uygulama süreçlerinin daha etkin şekilde denetlenebilir ve kontrol edilebilir olması sağlanırken, hafif çelik yapılarda yangın tasarımına ilişkin kurallar da ilk kez mevzuata dahil edildi. Bu kapsamda sıcaklık etkisi altındaki taşıma gücü ve rijitlik kayıplarının tasarımda dikkate alınması zorunlu hale getirildi.

KAYNAK: AA

The post Ev yapacaklar dikkat! Hafif çelik binalara ilişkin yeni düzenleme! Mevzuata ilk kez girdi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ev-yapacaklar-dikkat-hafif-celik-binalara-iliskin-yeni-duzenleme-mevzuata-ilk-kez-girdi.html/feed 0 95446
ATO Başkanı Baran’dan vergi reformu çağrısı https://memur70.com/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi.html https://memur70.com/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi.html#respond Sun, 10 May 2026 14:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=95141

ATO Başkanı Baran, "Kurumlar vergisinde yapılması öngörülen indirimin daha kapsayıcı olarak tüm mükellefleri ve faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tek oranlı bir sisteme dönüştürülmesi en uygun adım olacaktır." dedi.

The post ATO Başkanı Baran’dan vergi reformu çağrısı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve vergiye yönelik birçok düzenlemeyi de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.

Teklifin, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün artırılmasına, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesine, yüksek katma değerli üretimin ve teknoloji girişimciliğinin geliştirilmesine yönelik önemli bir adım olduğunu vurgulayan Baran, “Güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlamayı ve artan petrol fiyatları nedeniyle ortaya çıkan ek döviz ihtiyacını karşılamayı da amaçlayan yeni vergi düzenlemelerinin üretim ve yatırım ortamına pozitif etki yapacağına yürekten inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Baran, teklifte üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi teşvik eden olumlu başlıklar bulunduğuna işaret etti.

Üretimi ve yatırımı teşvik eden her adımı değerli bulduklarının altını çizen Baran, özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara sağlanan kurumlar vergisi indirimini olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini bildirdi.

KDV sisteminde sadeleştirme önerisi

Baran, döviz ve altın girişini teşvik eden, varlık barışı dahil teklif içinde yer alan düzenlemelerin uzun vadeli olması için öncelikle vergi sisteminin bütüncül bakış açısıyla ele alınması gerektiğini, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını belirtti.

Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Vergi Usul kanunlarında zaman zaman yapılan değişikliklere dikkati çeken Baran, dijitalleşen ekonomide mükellef haklarının daha güçlü şekilde mevzuata ve idari uygulamalara yansıtılması gerektiğini ifade etti.

Baran, KDV sisteminin sadeleşmesinin sağlayacağı katkılara da işaret ederek, mükellef haklarını esas alan, kayıt dışılıkla mücadelede güven veren, anlaşılır, uygulanabilir ve uyum maliyeti düşük bir yapı oluşturulması gerektiğini anlattı.

“Vergide istisna ve muafiyetlerin kaldırılması en uygun adım olacaktır”

Sistemin, üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapı olması gerektiğini vurgulayan Baran, şunları kaydetti:

“Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten, vergiye uyumlu mükellefi gözeten, aflara son veren kapsamlı bir reforma ihtiyaç var. Ekonominin tüm çarklarını uyum içinde döndürmenin ve refah toplumuna gitmenin yolu, vergide adaletten ve kapsayıcılıktan geçmektedir. Bilhassa kurumlar vergisinde yapılması öngörülen indirimin daha kapsayıcı olarak tüm mükellefleri ve faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tek oranlı bir sisteme dönüştürülmesi, vergi tekniği açısından zorunlu olanlar dışında tüm indirim, istisna ve muafiyetlerin kaldırılması en uygun adım olacaktır.”

KAYNAK: AA

The post ATO Başkanı Baran’dan vergi reformu çağrısı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ato-baskani-barandan-vergi-reformu-cagrisi.html/feed 0 95141
Fahiş site aidatlarına yasal fren https://memur70.com/fahis-site-aidatlarina-yasal-fren.html https://memur70.com/fahis-site-aidatlarina-yasal-fren.html#respond Sat, 09 May 2026 09:00:15 +0000 https://memur70.com/?p=95100

Site yönetimlerinin keyfi karar almasını önleyecek olan düzenleme TBMM’de kabul edildi. Kanunla, yöneticinin görevleri, aidat ve toplanacak avans tutarları belirlenecek. Keyfi aidat artışları önlenecek.

The post Fahiş site aidatlarına yasal fren appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Aidat zamlarında site yönetimlerinin keyfi karar almasını önleyecek olan düzenleme TBMM’de kabul edildi. Tapu, imar, TOKİ ve site yönetimlerinde kapsamlı değişiklikler içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Düzenlemeyle site aidatlarındaki keyfi artışların önüne geçilecek. Kanunla, yöneticinin görevleri, aidat ve toplanacak avans tutarlarının belirlenmesine yönelik yeni düzenlemelere gidildi.

Merak edilen soru ve cevaplar şu şekilde:

1- Yöneticinin görevleri neler olacak?

Yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak.

2- Keyfi olarak aidat artırmanın önüne nasıl geçilecek?

Yöneticinin toplayacağı avans miktarının kat malikleri kurulunca onaylanması zorunlu olacak.

İşletme projesi de kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Yönetici, kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak. Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilecek ve en geç 3 ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınacak.

YENİDEN DEĞERLEME ORANI

3 – İşletme projesi için öngörülen bedelin belirlenmesinde nasıl bir yol izlenecek?

Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki seneye ilişkin olarak yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenecek ve kat malikleri kuruluna sunulacak.

3’TE 2 OY ŞARTI

4- Yönetim planı nasıl değiştirilecek?

Yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının 3’te 2’sinin oyu şart olacak. Yönetim planlarının bu düzenlemeye aykırı hükümleri uygulanmayacak.

5 – Yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe girecek?

Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek.

DEPREMZEDE DESTEKLERİNE HACİZ YASAĞI

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerlerde hak sahiplerine verilen hibe ve krediler, alacağın devrine, temlikine ve takasa konu edilemeyecek, rehnedilemeyecek, teminat gösterilemeyecek, hiçbir suretle haczedilemeyecek.

HAZIR BETONA CEZA

Ruhsatsız veya izinsiz yapılara hazır beton sağlayanlara 500 bin lira idari para cezası uygulanacak. Standart dışı beton üretimine de aynı miktarda ceza öngörülürken, kare kodsuz beton dökümüne 250 bin lira ceza kesilecek. Sahte belgeyle alınan müteahhitlik belgeleri ise 5 yıl süreyle iptal edilecek.

YANGIN DENETİMLERİNE ZORUNLULUK

Teklifle kullanım izni bulunan yapılarda belediye itfaiyesi veya yetkilendirilmiş uzmanlar tarafından periyodik yangın denetimi yapılması zorunlu olacak.

COP31’E ÖZEL DÜZENLEME

Düzenlemeye eklenen yeni maddeye göre, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 organizasyonu için yetkilendirilen yüklenicilerin her türlü mal ve hizmet alımları, kiralama ve ihale işleri ile ilgili düzenlenen kağıtlar damga vergisinden müstesna olacak, konferans kapsamında alınan hizmetlere ilişkin ödemelerden kurumlar vergisi kesintisi yapılmayacak.

The post Fahiş site aidatlarına yasal fren appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/fahis-site-aidatlarina-yasal-fren.html/feed 0 95100
SAP ECC desteğinin sona yaklaşması, S/4HANA dönüşüm planlamalarını hızlandırıyor https://memur70.com/sap-ecc-desteginin-sona-yaklasmasi-s-4hana-donusum-planlamalarini-hizlandiriyor.html https://memur70.com/sap-ecc-desteginin-sona-yaklasmasi-s-4hana-donusum-planlamalarini-hizlandiriyor.html#respond Tue, 28 Apr 2026 17:00:19 +0000 https://memur70.com/?p=94670

SAP Danışmanı Duygu Ünlü’ye göre şirketler için asıl mesele, ECC’den S/4HANA’ya yalnızca teknik bir geçiş yapmak değil; iş süreçlerini, veri akışını ve operasyonel yapıyı daha entegre, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir bir çerçevede yeniden kurgulamak.

The post SAP ECC desteğinin sona yaklaşması, S/4HANA dönüşüm planlamalarını hızlandırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

SAP ECC desteğinin sona yaklaşması, şirketlerin S/4HANA dönüşümünü teknoloji yatırımı olmanın ötesine taşıyarak stratejik bir gündem maddesine dönüştürüyor. Buna rağmen birçok kurumda geçiş süreci hâlâ eski sürümden yeni sürüme yapılan teknik bir yükseltme olarak ele alınıyor. Bu bakış açısı, sistem dönüşümünü mümkün kılsa da beklenen operasyonel verimi, süreç uyumunu ve kurumsal etkiyi üretmekte çoğu zaman yetersiz kalıyor.

SAP Danışmanı Duygu Ünlü, SAP ECC (ERP Central Component) için ana destek takviminin son aşamasına yaklaşılmasının şirketler açısından S/4HANA dönüşümünü daha kritik hale getirdiğini belirtiyor. Ünlü’ye göre bu sürecin ertelenmesi; artan maliyetler, güvenlik riskleri ve nitelikli insan kaynağına erişimde yaşanabilecek zorluklar gibi sonuçlara yol açabilir. Ancak asıl kırılma noktası, dönüşümün kurum içinde hangi perspektifle ele alındığında belirginleşiyor.

Ünlü, ECC’den S/4HANA’ya geçişin teknik bir modernizasyon başlığından ibaret görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre bu süreç, şirketlerin işleyiş biçimlerini, veri mimarisini ve karar alma yapısını yeniden değerlendirmesini gerektiren daha geniş bir dönüşüm alanına işaret ediyor. Asıl değer de yeni sisteme geçişten çok, bu geçişin iş süreçlerini sadeleştiren, veri akışını güçlendiren ve operasyonel çevikliği artıran bir kurguya dönüşmesiyle ortaya çıkıyor.

Bu yaklaşım, S/4HANA projelerinin SAP Business Technology Platform (BTP), Fiori ve yapay zekâ destekli planlama araçlarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Böyle bir çerçevede hedef, mevcut yapıyı yeni sisteme taşımakla sınırlı kalmıyor; şirketin çalışma biçimini daha entegre, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak öne çıkıyor. Ünlü’ye göre dönüşümden beklenen gerçek fayda da tam olarak bu noktada oluşuyor: sistem yenilemenin ötesine geçen, standardizasyonu artıran ve karar süreçlerini hızlandıran bir kurumsal yapı kurmak.

Ünlü’nün yer aldığı son dönem projelerden birinde, global ölçekte faaliyet gösteren bir otomotiv şirketinin S/4HANA dönüşümü de bu yaklaşımla ele alındı. Ünlü, proje kapsamında özellikle tedarik zinciri ve lojistik süreçlerinin yeniden analizi ile bu alanlardaki ihtiyaçların teknik çözümlere dönüştürülmesinde kritik rol üstlendi. Bu doğrultuda, sevkiyat doğruluğunu artırmaya yönelik bir etiket doğrulama yapısı geliştirildi ve farklı coğrafyalardaki fabrikalarda devreye alındı. Uygulama, yanlış sevkiyat riskinin azaltılması ve ek operasyon yükünün sınırlandırılması açısından dönüşümün dikkat çeken bileşenlerinden biri oldu.

Ünlü’nün liderlik ettiği bir diğer başlık ise, şirketin global ölçekteki üretim ağı ile müşterileri arasındaki veri akışını merkezileştiren EDI entegrasyon modelinin kurgulanması oldu. Bu model, farklı operasyon noktaları arasında daha standart, izlenebilir ve kesintisiz bir veri akışı sağlarken; manuel müdahale ihtiyacının azalmasına, süreçler arası koordinasyonun güçlenmesine, tekrar eden entegrasyon yükünün sınırlandırılmasına ve teknik karmaşıklığın daha yönetilebilir hale gelmesine katkı sundu.

Ortaya çıkan tablo, S/4HANA geçişinde asıl değerin sistemin yenilenmesinden çok, dönüşümün kurumun gerçek ihtiyaçlarıyla ne ölçüde örtüştüğünde belirlendiğini gösteriyor. Ünlü’ye göre başarılı projeler, teknik geçişin tamamlandığı projeler olmaktan ziyade, stratejinin operasyonla buluştuğu ve teknolojinin ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştüğü projeler olarak öne çıkıyor.

 

The post SAP ECC desteğinin sona yaklaşması, S/4HANA dönüşüm planlamalarını hızlandırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sap-ecc-desteginin-sona-yaklasmasi-s-4hana-donusum-planlamalarini-hizlandiriyor.html/feed 0 94670
Nobel ödüllü Meldal’dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışma https://memur70.com/nobel-odullu-meldaldan-yan-etkisiz-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma.html https://memur70.com/nobel-odullu-meldaldan-yan-etkisiz-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma.html#respond Sun, 26 Apr 2026 17:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=94587

Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Meldal, kanser tedavisinde yan etkileri ortadan kaldıran bir yöntem üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Hayalimiz, kanserin diğer hastalıklar gibi yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir." dedi.

The post Nobel ödüllü Meldal’dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışma appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Danimarkalı Meldal, moleküllerin birbirine hızlı ve verimli bir şekilde kenetlenmesini sağlayan “klik kimyası”nın temelini atan ve bu reaksiyonların canlı hücreler içinde doğal süreçleri bozmadan gerçekleşmesine imkan tanıyan “biyoortogonal kimya” alanındaki buluşlarıyla 2022’de Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.

Meldal, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) bir dizi etkinliğe katılmak üzere geldiği Türkiye’de, klik kimyasının kanser ve Alzheimer tedavisindeki potansiyeli, ilaç üretimindeki zehirli atık oluşumunu engelleyen su bazlı sentezleme yöntemleri, yapay zekanın bilimsel keşif süreçlerindeki geleceği ve Nobel sonrası değişen özel yaşantısını AA muhabirine anlattı.

“HAYATIMI BİR GECEDE DEĞİŞTİRDİ”

Soru: Türkiye’de üniversite öğrencileriyle bir araya geldiniz. Bu ziyaretten edindiğiniz başlıca izlenimler neler?

Meldal: ODTÜ’deki birçok genç yetenekle tanışma ayrıcalığına sahip olduğum için çok mutluyum. Hem üniversitenin araştırma olanaklarından hem de buradaki eğitim yapısından, tüm müfredattan çok etkilendim. ODTÜ’nün sahip olduğu yüksek kaliteli eğitimin sürdürülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Öğrencilerle yaptığım soru-cevap bölümünde yönelttikleri sorular gerçekten mükemmeldi, onlar da kıvılcımı arıyor, bu ilk adım. Bu kıvılcımı nasıl bulacağımızı, nasıl ulaşacağımızı ve sorunlardan nasıl kaçınacağımızı tartıştık, sanırım söylediklerime çok katıldılar. Bilimdeki birçok sorun, başarısızlıkla ve tasarlandığı gibi çalışmayan projelerle ilişkilidir. Öğrenciler de sorun yaşıyorlar ve bunun üstesinden gelmek zorundalar. Benim çözümüm, ilerideki hedef molekülden ziyade eldeki molekülle ve anla ilgilenmektir. Yani süreçle ilgilenirsiniz, son adıma giden yolda küçük başarılar yaratır ve bunların her birini gerçekten iyi başarılar olarak görürsünüz. Bu yüzden öğrencilerin yaptıkları işe gerçekten çok ilgi duyduklarını görüyorum. Bizim yarattığımız çevre krizi nedeniyle gelecekleri konusunda endişeliler, bunu gelecekleri için gerçek bir sorun olarak görüyorlar. Araştırmalarıyla bu konuyu takip etmek ve yardımcı olup olamayacaklarını görmek istiyorlar. Genç neslin daha az değil, daha fazla eğitim alması çok önemli. Daha fazla eğitim son derece önemli çünkü eğitim, bütün yatırımlardan daha yüksek getiri sağlıyor. Bir toplumda, uzun vadede en yüksek getiriyi eğitim sağlar.

Soru: Kimileri klik kimyası kavramını “moleküler bir lego seti” olarak açıklıyor. Bu benzetmeye katılıyor musunuz? Siz klik kimyasını basit bir benzetmeyle açıklayacak olsaydınız bu ne olurdu?

Meldal: Legoya da benzetebilirsiniz ama bence cırtcırta daha çok benziyor. Cırtcırt birbirine uyan iki bileşenden oluşur, çevredeki diğer malzemelere yapışmaz ama birbirlerine yapıştırıldığında tutar. Klik kimyası da aynı şekilde ve aslında bu çok karmaşık yeni moleküler yapılar oluşturmamızı sağladı. Genellikle ilaçlarda olduğu gibi, molekülün tek bir işlevinin olduğu moleküler oluşumlarımız vardı. Mesela bir proteinle etkileşime girerek anksiyeteyi gideren bir molekül veya ağrıyı gideren bir molekül gibi. Ama şimdi, adeta küçük moleküler robotlar gibi birkaç farklı işlevi yerine getirebilen moleküller oluşturabiliyoruz. Bu da işlevsel molekülleri tek tek birbirine bağlayabilmemizle mümkün oluyor. Çok daha doğru, hızlı ve sürecin tamamı suda gerçekleştiği için bir bakıma daha çevreci şekilde yapılıyor.

Soru: Bu çalışmanızın Nobel ödülü ile sonuçlanacağını tahmin etmiş miydiniz, ödülü aldığınızı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?

Meldal: Çok yoğun duygular yaşadım çünkü Nobel ödülü bilimde elde edebileceğiniz en yüksek takdir ve onur. Elbette çok mutluydum. Hatta hayatımı bir gecede değiştirdi çünkü bir bilim insanı olarak neler yapabileceğiniz ve nerelere davet edildiğiniz konusunda çok etkili. Araştırmalarım da Nobel ödülü sayesinde mümkün oldu. Araştırmalarıma devam edebiliyorum, şu an 72 yaşındayım ve hala çok aktif bir şekilde araştırma yapıyorum. Bunun gerçek bir ayrıcalık olduğunu ve muhtemelen Nobel ödülü sayesinde gerçekleştiğini düşünüyorum.

Çalışmamın Nobel ödülü kazanacağını tahmin etmedim, çünkü asıl niyetim hiçbir zaman bu olmadı. Niyetim anı yaşamak. Şu anda yaptığım araştırmalarla tamamen anda kalarak çalışıyorum. Gelecekteki uygulamalara pek kafa yormuyorum. Bu reaksiyonun önemini de ancak 4 yıl sonra, birincil çalışmamıza yapılan atıflar katlanarak artmaya başlayınca keşfettim. Bu da elbette özel bir şey olduğunun iyi bir göstergesi. Dolayısıyla keşiften hemen sonra bu araçtan faydalanmaya başladık, her türlü moleküler yapı ve sentezde kullandık. Klik kimyasının bu kadar ilgi görmesinin nedeni, birçok farklı alanda çok faydalı olması. Tıpta, vücuttaki diğer hücreleri etkilemeden, belirli bir hastalığa karşı daha yüksek özgüllüğe, daha yüksek seçiciliğe sahip yeni ilaç türleri üretebilirsiniz. İlaç sentezlemek için klik kimyasını kullanabilir ve bunu çevre dostu şekilde gerçekleştirebilirsiniz, çünkü bu reaksiyonlar suda yapılıyor. Klik kimyasını, iletken malzemelerin yüzeyindeki moleküller aracılığıyla güneş ışığını yakalayabilen malzemeler gibi tamamen yeni malzemeler üretmek için de kullanabilirsiniz. Çeşitli alanlarda kullanılabiliyor, bu yüzden bu kadar popüler hale geldi.

“BUNUNLA ALAKADAR OLMAZSAK ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DRAMATİK ŞEKİLDE ARTACAK”

Soru: Evrimsel Kimyasal Biyoloji Merkezi’ndeki mevcut araştırmalarınızın temel odak noktası nedir? Bilimsel literatüre önemli katkı sağlayacak yeni bulgular elde ettiniz mi?

Meldal: Ettiğimizi düşünüyorum, son zamanlarda peptit alanında çok iyi sonuçlar aldık. Peptitler, proteinlerin küçük parçalarıdır. Peptitleri suda sentezleme yöntemi geliştirdik, yani bunları tamamen suda üretebiliyoruz. Ayrıca şu anda onkoloji üzerine de çalışıyoruz, kanserde hedefe yönelik tedavilerin yeni yollarını bulmaya çalışıyoruz. Bence orada da çok iyi sonuçlar elde ediyoruz ve gelecek için çok güzel planlarımız var.

Soru: Onkoloji alanında, özellikle kanser üzerine çalıştığınızı belirttiniz, bunu detaylandırabilir misiniz?

Meldal: Detay vermeme taraftarıyım, çünkü bu oldukça yeni bir konu ve yayınlamadan önce haberi ifşa etmek istemeyiz. Ancak size söyleyebileceğim şey, kanser hücrelerini öldüren ilacı, çok seçici şekilde kanser hücrelerine ulaştırmanın yeni bir yolunu bulduğumuzu düşünüyoruz. Hayalim, kanserin diğer hastalıklar gibi, tercihen mevcut kanser tedavisinde görülen yan etkileri olmayan bir ilaçla tedavi edilmesidir. Yani hayattaki diğer tüm süreçlerle uyumlu olup saç dökülmesine ve bununla ilişkili diğer şeylere yol açmayan bir kanser ilacı.

Soru: Yan etkileri ortadan kaldırmayı mı kastediyorsunuz?

Meldal: Yan etkileri ortadan kaldırmak ve hastanın kesin tedavisini sağlamak. Tercihen birçok kanser türüne genellenebilecek bir yöntemle bunu yapmak. Çünkü kanser tek bir hastalık değil, çok farklı hastalıklardan oluşuyor. Kanserde hedef alabileceğiniz bazı ortak etkenler var. Modern toplumdaki diğer büyük engel ise kardiyovasküler hastalıklar, Alzheimer, bunama ve diğer nörodejeneratif hastalıklar. Bence bu çok önemli bir alan, çünkü bununla alakadar olmazsak önümüzdeki yıllarda dramatik şekilde artacak. 2050’de dünyada 150 milyon insanın Alzheimer’dan etkileneceği tahmin ediliyor. Şu anda bunun neredeyse yarısına ulaştık, yani gerçekten ciddi bir sorun ve sürekli artıyor.

Soru: Yani Alzheimer ve bunamayı da mı tedavi etmek istiyorsunuz?

Meldal: Bunu başarabilir miyim bilmiyorum ama kesinlikle bu yönde çalışmak istiyorum. Beyindeki plaklardan ve plaklarda üretilen toksik maddelerden kurtulmaya çalışıyoruz. Bu amaçla, beyindeki plakları oluşturan lifleri çözebilen bazı moleküllerimiz var ancak bu molekülleri beyne ulaştırmak ve aktif hale getirmek çok zor. Bu nedenle, kan-beyin bariyerini geçip hücrelere ulaşmasını sağlamaya da çalışıyoruz. Bu da çok aktif olduğumuz bir diğer alan.

“İNTERNETTEKİ YANLIŞ BİLGİLER, BİR YAPAY ZEKA İÇİN ÇOK YETERSİZ BİR ÖĞRENME KÜMESİ”

Soru: Yapay zeka günümüzde her alanı dönüştürüyor, bu konudaki düşünceleriniz neler? Sizce yapay zeka, Nobel ödülüne layık araştırma ve keşifler için gereken zamanı kısaltabilir mi?

Meldal: Tıpkı bilgisayarı elde ettiğimiz zamanki gibi, yapay zeka da araştırmayı hızlandıracak, toplumdaki birçok farklı süreci hızlandıracak. Bu bir araç, bağımsız bir varlık değil. İnsanlar olarak kullandığımız bir araç ancak gerçekten rekabetçi, insan sezgisiyle ve benzeri şeylerle de rekabet edebilecek bir yapay zekaya sahip olmak için bilinç oluşturmak gerek. Bu da muhtemelen yapay zekanın bir sonraki adımı. Farklı bir bilgisayar türünde, beyin ağını taklit eden bir bilinç oluşturursanız, insanın araştırma süreciyle gerçekten rekabet edebilecek bir şey başarabilirsiniz.

Yapay zeka doğası gereği tüm bilgiyi içinde barındırır. Yani yapay zekayı doğru bilgiyle beslerseniz, size çok iyi sonuçlar verir. Ancak internetteki yanlış bilgiler, bir yapay zeka için çok yetersiz bir öğrenme kümesi. Çok büyük miktarda bilgi var ancak yapay zeka, kendi kendine yanlış bilgi üreterek bunu yok ediyor. İnternette eğitilen bu yapay zeka modelleriyle ilgili durum gitgide daha çok halüsinatif bir hale doğru gidiyor.

“ARAŞTIRMA YAPIYORSANIZ NOBEL ÖDÜLÜ İÇİN DEĞİL, YENİ KEŞİFLER YAPMAYA İLGİ DUYDUĞUNUZ İÇİN OLMALI”

Soru: Önceki röportajlarınızda müziğe ve farklı sanat dallarına büyük ilgi duyduğunuzu belirtmiştiniz. Bir bilim insanı olarak, sanat ve bilim arasında temel bir bağlantı olduğuna inanıyor musunuz?

Meldal: Evet, madalyonun iki yüzü gibiler adeta. Tuval veya heykel üzerinde üç boyutlu bir alanı resmetmekle ilgilenen bir sanatçı, bir düşüncenin, kavramın, gerçek bir resmin üç boyutlu temsilini kullanıyor ve bunu iki boyutlu tuvalde üç boyutlu alana dönüştürüyor. Kimyada da aynısını yapıyoruz. Çocukken öğrendiğimiz kimya, kağıt yüzeyinde iki boyutlu ama aslında kimya üç boyutludur. Üç boyutlu kimya, gerçekleşen süreçleri anlamak için gereklidir.

Soru: Bir rock grubunun üyesi olduğunuzu duyduk, hala müziğe devam ediyor musunuz?

Meldal: Artık etmiyorum. Nobel ödülünü aldıktan sonra sürdürmek mümkün olmadı çünkü çok fazla zaman ve emek gerektiren bir iş. Alıştırma yapmak ve sürekli ilgilenmek gerekiyor.

Soru: Eşinizin de bilim insanı olduğunu biliyoruz. Nobel ödüllü biri olarak, ailenizle bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?

Meldal: Arkadaşlarımızı ağırlamayı çok seviyoruz, bu yüzden çok sık davetler düzenliyoruz. Birlikte yemek hazırlamayı çok seviyoruz. Güzel akşamlar geçiriyoruz, genellikle bilimsel veya politik içerikli birçok güzel sohbetimiz oluyor. Bazen müzik açıp eğleniyoruz. Ayrıca seyahat etmeyi seviyoruz, bu yüzden Nobel ödülü ile ilgili bu durum gerçekten güzel, çünkü ortak bir noktamız var, tıpkı Türkiye’de olduğu gibi bunu paylaşıyoruz. İkimiz de gidip birer konferans veriyoruz ve bunu farklı açılardan tartışabiliyoruz. Gitmeden önce, orada bulunduktan sonra ve evde de üzerine konuşuyoruz.

Soru: Türk bilim insanları, araştırmacılar, öğrenciler ve akademisyenlere kimya alanında ne gibi tavsiyelerde bulunurdunuz?

Meldal: Bence önemli olan, merak duygusuyla ve kendinizi iyi hissederek bir şeyler yapmak. Yani araştırma yapıyorsanız, konumunuzla ilgili kaygılarınız yüzünden ya da Nobel ödülü kazanmak istediğiniz için değil, alanınızda yeni keşifler yapmaya ilgi duyduğunuz için olmalı. Alanınız ister kimya ister fizik olsun ister öğrenci ister proje yöneticisi olun bu süreç aynıdır. Merak, faaliyetlerinizde başrol oyuncunuz olsun ve harika şeyler size gelsin. Ayrıca kendiniz için en önemli olanı yapın, başkalarının önemli olduğunu düşündüğü şeyleri değil. Önemin gerçek anahtarını kendi içinizde bulun.

KAYNAK: AA

The post Nobel ödüllü Meldal’dan yan etkisiz kanser tedavisine umut olacak çalışma appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/nobel-odullu-meldaldan-yan-etkisiz-kanser-tedavisine-umut-olacak-calisma.html/feed 0 94587
“Gizli” ücrete son! Yemek siparişlerinde yeni dönem https://memur70.com/gizli-ucrete-son-yemek-siparislerinde-yeni-donem.html https://memur70.com/gizli-ucrete-son-yemek-siparislerinde-yeni-donem.html#respond Mon, 13 Apr 2026 09:00:20 +0000 https://memur70.com/?p=94003

Ticaret Bakanlığı, devreye aldığı düzenlemeyle yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedellerinin şeffaf hale getirildiğini, zorunlu ek ücret uygulamalarına son verildiğini açıkladı.

The post “Gizli” ücrete son! Yemek siparişlerinde yeni dönem appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son dönemde sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımlarla kamuoyuna sıklıkla yansıyan şikayetlerde, yemek sipariş hizmeti sunan elektronik ticaret pazar yerlerinin restoranlarla kurduğu ticari ilişkilere yönelik eleştirilerin yoğunlaştığının görüldüğü belirtildi. Bakanlığın, söz konusu gelişmeleri yakından takip ederek kapsamlı değerlendirmeler neticesinde düzenleme yapılmasını gerekli gördüğü kaydedilen açıklamada, bu kapsamda, elektronik ticarette şeffaflığın en üst düzeye çıkarılması, hizmet bedellerinin açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir hale getirilmesi, tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi ile piyasa genelinde güven ortamının güçlü şekilde tesis edilmesi amacıyla bazı kararlar alındığı aktarıldı. Açıklamada, alınan yeni kararlar şöyle sıralandı:

“Elektronik ticaret pazar yerleri tarafından restoranlardan tahsil edilen tüm bedellerin, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, hizmet kalemleri bazında ayrıntılı olarak her bir restoranın kendi satıcı paneli üzerinden gösterilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme sayesinde işletmeler ilk kez tüm maliyet bileşenlerini açık, net ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek, böylece ticari kararlarını daha sağlıklı ve bilinçli şekilde verebilecektir. Diğer taraftan, siparişin onaylanması aşamasında tüketiciye, siparişin restorandan kendisine ulaştırılması sürecinde tahsil edilen giderlerin komisyon, taşıma, görünürlük ve benzeri hizmet bedellerinden oluşabileceğine dair genel nitelikte ve bilgilendirici bir çerçeve sunularak şeffaflığın tüm ekosisteme yayılması amaçlanmaktadır.”

KAMPANYALARA VE BENZERİ UYGULAMALARA KATILIM GÖNÜLLÜLÜK ESASINA BAĞLI
Yapılan düzenlemeyle, aracılık hizmetinin doğası gereği sunulması gereken pazar yeri tarafından siparişin alınması, restorana iletilmesi, ödeme işlemleri ve temel altyapı gibi temel hizmetler karşılığında ek bedel talep edilmesinin önüne geçildiği belirtilen açıklamada, kampanyalara katılımın tek başına bir ücretlendirme unsuru haline getirilmesi uygulamasına son verilerek, işletmeler üzerindeki mali yüklerin azaltılmasının hedeflediği bildirildi. Açıklamada, sunulacak ek hizmetlerin ve bunlara ilişkin ücretlerin, kampanya öncesinde restoranlara açık ve şeffaf şekilde bildirilmesi zorunlu kılınarak ticari ilişkilerde güven tesis edildiği de kaydedildi. İndirimli ve kampanyalı satışlarda komisyon hesaplamalarına ilişkin yaşanan karmaşıklıkların giderildiği sade, anlaşılır ve hakkaniyete dayalı bir sistem oluşturulduğuna işaret edilen açıklamada, böylece hem restoranlar hem de pazar yerleri açısından öngörülebilir ve dengeli bir mali yapı tesis edildiği ifade edildi. Açıklamada, uygulamanın detaylarına ilişkin şu bilgiler verildi:

“İndirimin yalnızca restoran tarafından yapılması durumunda komisyon bedeli tüketici tarafından ödenen toplam tutar üzerinden hesaplanacak, indirimin restoran ve pazar yeri tarafından birlikte karşılanması halinde ise komisyon, tüketicinin ödediği tutara yalnızca pazar yeri tarafından sağlanan indirim tutarının eklenmesi suretiyle belirlenen tutar üzerinden hesaplanacaktır. Genelgeyle getirilen en önemli kazanımlardan biri de restoranların kampanya, indirim, reklam ve benzeri uygulamalara katılımı tamamen gönüllülük esasına bağlanmış, bu uygulamalara katılmaya zorlanmalarının önüne açık ve net şekilde geçilmiştir.

Katılım sağlamayan restoranlara herhangi bir yaptırım uygulanması mümkün olmayacaktır.”

TİCARET ALANINDA GÜVENİ ARTIRACAK ADIMLAR ATILACAK
Sunulan ek hizmetlerin tamamen işletmenin onayına bağlı olmasının ve bu onayın istenildiği anda geri alınabilmesinin sağlandığı belirtilen açıklamada, piyasa aktörleri arasındaki güç dengesinin daha adil bir zemine oturtulduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Bakanlığın hayata geçirdiği bu düzenlemelerle yalnızca mevcut sorunları çözmekle kalmadığı, aynı zamanda elektronik ticaret ekosisteminde uzun vadeli güven, istikrar ve sürdürülebilir büyümenin temellerini sağlamlaştırdığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Şeffaflığın arttığı, ticari ilişkilerin netleştiği ve tüm tarafların haklarının dengeli biçimde korunduğu bu yeni dönemde, elektronik ticaretin daha sağlıklı bir zeminde gelişmeye devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlığımız, sektörde ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçları yakından takip etmeye devam edecek, ihtiyaç duyulması halinde elektronik ticaret alanında güveni ve öngörülebilirliği artıracak ilave adımları aynı kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürecektir.”
KAYNAK: AA

The post “Gizli” ücrete son! Yemek siparişlerinde yeni dönem appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gizli-ucrete-son-yemek-siparislerinde-yeni-donem.html/feed 0 94003
Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yıkım kararı: Fırsatçılara dikkat https://memur70.com/tarim-arazilerindeki-kacak-yapilar-icin-yikim-karari-firsatcilara-dikkat.html https://memur70.com/tarim-arazilerindeki-kacak-yapilar-icin-yikim-karari-firsatcilara-dikkat.html#respond Tue, 07 Apr 2026 13:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=93752

Hukukçular, tarım arazilerinde villa, bungalov ve hobi bahçesi gibi yapılaşmaların büyük ölçüde yasaklandığını belirterek, izinsiz yapıların yıkılacağı ve ilgililerin para ve hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

The post Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yıkım kararı: Fırsatçılara dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelikle Türkiye’nin toprak ve arazi varlığının belirlenmesi ile bu varlığın kullanımına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

Yönetmelik çerçevesinde tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak. İzinsiz tüm yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı gerçekleştirecek ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak.

Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.

Hukukçular, yaptıkları açıklamalarda yönetmeliğe ilişkin merak edilenleri anlattı.

“ARTIK TARIM ALANLARINA VİLLA VE BUNGALOV GİBİ YAPILAR YAPILAMAYACAK”

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 2005 yılında yürürlüğe girdiğini anımsatarak, kanunun ana amacının “toprak yapısını ve tarımsal arazileri korumak ve sürdürülebilir şekilde işlemek” olduğunu ifade etti.

Kanuna rağmen tarımsal alanlar ile orman veya meralarda kaçak yapılaşmanın son yıllarda arttığını, Kovid-19 döneminde ise bu alanlara bağ evi, köy evi, kooperatif hissesi, kulübe, çiftlik evi ve bungalov gibi yapıların yoğun şekilde yapıldığını dile getiren Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İzinsiz yapılan ve ‘tarım alanı gecekonduları’ olarak da adlandırılan bu plansız yapıların Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tüm uyarılarına karşın alınıp satıldığını görüyoruz. 2017’de çıkarılan yönetmelik tarım arazilerindeki işgal ve kötü kullanımı engelleyememiştir. Bu nedenle iki ayrı yeni yönetmelik yayımlanmıştır. Bu kapsamda artık tarım alanlarında bina, apartman, villa, imalat iş yeri, köy evi, çiftlik evi ve bungalov gibi yapılar yapılamayacaktır. Sadece 2005’teki kanundan önce yapılmış binaların kazanılmış hakkı vardır.”

YÖNETMELİKTE İZİN VERİLEN YAPI TÜRLERİ

Ali Yüksel, yeni yönetmelikle tarımsal amaca dönük yem, depolama ve saklama tesislerine, bozulacak ürünlerin işlendiği tesislere, tarımsal işlemeyi desteklemek amaçlı bağ evlerine ve enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan küçük çaplı güneş enerji santrali tesislerine izin verildiğini belirterek, “En verimsiz arazilerde tarım dışı olabilecek maden işletmeleri ve enerji tesisleri ise özel izinle yapılabilecektir. Buna göre izinli yapılmış bağ evleri hariç diğer konaklama amaçlı yapılar kaçak duruma düşmüştür.” diye konuştu.

Tarım dışı kullanım amaçlı talepler için Toprak Koruma Kurulu kararı gerektiğini vurgulayan Yüksel, kuru marjinal tarım arazilerinde yapılacak tarım dışı kullanım taleplerinin valilik tarafından izne bağlanacağını söyledi.

“KAÇAK YAPI YIKILACAK, PARA VE HAPİS CEZASI UYGULANACAK”

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Yüksel, yönetmeliğe aykırılık halinde hem kaçak yapının yıkılacağını hem de para ve hapis cezası uygulanacağını belirterek, “Kaçak yapıyı yıktırmak belediye ve kaymakamlıkların görevidir. Bunların işlem yapmaması halinde Bakanlık kendisi de yıkabilecektir. İlgili plan ve projelere aykırı hareket edilmesi halinde bozulan arazinin her metrekaresi için idari para cezası uygulanacak ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilecektir.” ifadelerini kullandı.

Sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda faaliyetin durdurulacağını ve idari para cezasının üç katı olarak uygulanacağını vurgulayan Yüksel, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masraflarının sorumlulardan tahsil edileceğini, bu bedelin bazı şartlarda yüzde 100 fazlasının alınacağını anlattı.

Yüksel, bu bedelin tahsil edilememesi durumunda belediyelere ve il özel idarelerine devletten yapılacak ödemelerden kesinti uygulanacağını kaydederek, yönetmeliğe uyulduğu ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirildiğinin belirlenmesi halinde sınırlamaların ve hak mahrumiyetlerinin ortadan kalkacağını bildirdi.

Ali Yüksel, “Tarım arazilerini yönetmeliğe aykırı şekilde bölerek ya da çok hisseli hale getirerek satışına aracılık eden emlak firmaları da buralarda izinsiz yapı ve tesislerin inşasına ve projesine destek veren mühendis ve mimar gibi kişiler de ceza alacak.” şeklinde konuştu.

“ARAZİLER ADETA GİZLİ BİR ŞEKİLDE İMARA AÇILIYOR”

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz da burada amacın “tarımsal alanların korunması ve mevzuata aykırı yapılaşmanın tarımın önünü kesmemesi” olduğunu belirterek, yönetmeliğin kırsal alanlarda yapılabilecek yapı türlerini, ölçüleri ve kullanım amaçlarını tanımladığını söyledi.

Son yıllarda Türkiye’de turizm, şehircilik ve tarımsal amaçlı arazilerin kullanımıyla ilgili yasaların göz ardı edilmesiyle imar mevzuatına aykırı bazı uygulamaların ortaya çıktığını belirten Kiraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekolojik tarım arazilerindeki yapıların yanı sıra tarım arazilerinde son dönemde örnekleri artan hobi bahçeleri veya bungalovlarla imar mevzuatının delindiğini ve bu arazilerin adeta gizli bir şekilde imara açıldığı görülüyor. Bu durumlar turizm amaçlı arazilerin turizm yönünden, tarım arazilerinin de tarımsal amaçlı kullanımdan uzak kalmasına yol açıyor ve mevzuata aykırı durum ortaya çıkıyor. Son dönemde turizm imarlı bir yerde konut amaçlı uygulama varsa Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarımsal amaçlı kullanım varsa Tarım ve Orman Bakanlığı, bunları ‘bypass’ etmek isteyenlere karşı da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adeta ‘milli bir dava’ yürütüyor. Üç bakanlık tarafından özellikle Çanakkale ve Balıkesir’de imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önünü kesecek şekilde son 2 yılda genelgeler yayımlandı ve bu illerde imar mevzuatına aykırı yapılaşma engellendi.”

“ARAZİLERDEKİ YAPILAŞMA İZNİ VALİLİKLERDEN YA DA İL ÖZEL İDARELERDEN ÖĞRENİLEBİLİR”

Ali Güvenç Kiraz, yönetmeliğin tarımsal amaçlı kullanım dışı yapılaşma konusunda esasları düzenlediğini, yeni bir kurul oluşumunu getirdiğini ve istisnai kullanımların (jeotermal, savunma, madencilik gibi) sınırlarını çizdiğini anlattı.

Artık tarım arazilerinde kurulu tüm hobi bahçesi veya bungalov tarzındaki yapıların kanuna ve yönetmeliğe aykırı kabul edileceğini vurgulayan Kiraz, şu uyarılarda bulundu:

“Buna devam edenler idari para cezaları ve yıkım kararları dışında 3 katına kadar para cezası ile karşı karşıya kalacak, aleyhlerinde Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacak ve kamu davası açılacaktır. Bugünden itibaren vatandaşların bu tür yapıları varsa eski hale getirmelerini, bizzat kendilerinin yıkmalarını ve bu tür yapıları satışa çıkarmamalarını, ilanda/satışta olan yapıları da vatandaşlarımızın almamalarını önermekteyiz. ‘Ben bunu bilmiyordum’ denilmesi idari para cezası veya soruşturmalardan kurtaramayacaktır. Arazisini tarımsal amaçlı kullanan tüm vatandaşlar bu arazilerde ne şekilde yapılaşma izni olduğunu valiliklerden ya da il özel idarelerden öğrenebilir. Kimsenin bu tür araziler için bir af beklentisi içerisinde olmaması gerekiyor.”

The post Tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yıkım kararı: Fırsatçılara dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/tarim-arazilerindeki-kacak-yapilar-icin-yikim-karari-firsatcilara-dikkat.html/feed 0 93752
KOOP Market’ten finansal tablo cevabı: Bu bir market değil, gıda ekosistemi https://memur70.com/koop-marketten-finansal-tablo-cevabi-bu-bir-market-degil-gida-ekosistemi.html https://memur70.com/koop-marketten-finansal-tablo-cevabi-bu-bir-market-degil-gida-ekosistemi.html#respond Wed, 18 Mar 2026 14:00:13 +0000 https://memur70.com/?p=92892

Tarım Kredi KOOP Market Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, şirketin son yıllarda ortaya koyduğu hızlı büyüme performansı, yatırım stratejisi ve finansal sonuçlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

The post KOOP Market’ten finansal tablo cevabı: Bu bir market değil, gıda ekosistemi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Açıklamada, KOOP Market’in gelişiminin yalnızca sayısal büyüklüklerle değil, kurduğu sistemin niteliğiyle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, şirketin klasik bir perakende zinciri olmanın ötesinde Türkiye’nin gıda arz güvenliğini güçlendiren stratejik bir yapı inşa ettiği ifade edildi. Yönetim Kurulu, KOOP Market’in üretimden lojistiğe ve perakendeye uzanan entegre yapısıyla, hem üreticiyi destekleyen hem de tüketiciye uygun fiyat sunan sürdürülebilir bir model ortaya koyduğunun altını çizdi.

5 YILDA TÜRKİYE ÇAPINDA GÜÇLÜ YAYILIM

2020 yılında faaliyete başlayan KOOP Market, kısa süre içerisinde Türkiye genelinde yaklaşık 4.500 satış noktasına ve 11 bin çalışan sayısına ulaşarak perakende sektöründe dikkat çekici bir ölçeğe erişti. 2025 yılı itibarıyla 66,4 milyar TL ciroya ulaşan şirketin, Türkiye’nin en hızlı büyüyen perakende zincirlerinden biri olduğu ifade edildi.

11 MİLYAR TL’LİK YATIRIMLA KURULAN ALTYAPI

Açıklamada, KOOP Market’in son 5 yılda yaklaşık 11 milyar TL yatırım gerçekleştirdiği belirtilerek; mağaza ağı, lojistik altyapı, bölgesel depolar, tedarik zinciri ve üretim entegrasyonu alanlarında yapılan yatırımlar sayesinde güçlü bir operasyonel yapı oluşturulduğu vurgulandı. Bu yatırımların, şirketin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturduğu ifade edildi.

ZARAR DEĞİL, YATIRIM DÖNEMİNDE OLMANIN DOĞAL SONUCU

2025 yılı finansal sonuçları kapsamında oluşan 4,7 milyar TL net zararın, kamuoyunda yanlış yorumlandığı belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: “Bu tablo hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal sonucudur.” Yönetim Kurulu, bu zararın plansızlıktan değil; büyümenin finansman maliyetlerinden kaynaklandığını vurguladı. KOOP Market’in yatırım sürecinin önemli ölçüde olgunlaşma aşamasına geldiği belirtilerek, şirketin artık ölçek ekonomisinin avantajlarını toplamaya başladığı ifade edildi. Bu kapsamda; 2026 yılında 100 milyar TL ciro hedefi ve yaklaşık 50 milyar TL piyasa değeri potansiyeli öne çıkarken, yalnızca 2,5 milyar TL öz sermaye ile 5 yıl gibi kısa bir sürede 4.500 satış noktasına ulaşılması önemli bir büyüme başarısı olarak değerlendirilirken, bu ölçekteki yatırımların sınırlı kuruluş sermayesi nedeniyle büyük ölçüde dış finansman ve borçlanma yoluyla karşılandığına dikkat çekildi. Piyasa koşullarında belirli vadeler ve maliyetler çerçevesinde gerçekleştirilen bu finansman yapısının, yatırım döneminde finansman giderlerini artırdığı ve buna bağlı olarak geçici zarar oluşumunun kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Ayrıca, büyüme stratejisinde daha fazla tüketiciye uygun fiyatlı ürün ulaştırma hedefinin kısa vadeli kârlılığın önünde konumlandırılmasının, bu yatırımları elzem hale getirdiği vurgulandı. Yönetim Kurulu açıklamasında:” Bu ölçekte ve hızda büyüyen bir yapının yatırım döneminde finansman yükü nedeniyle geçici zarar yazması kaçınılmazdır.” ifadelerine yer verildi. Ayrıca 2026 yılının ilk ayları itibarıyla şirketin operasyonel kârlılığa ulaştığı ve finansal yapının güçlenmeye başladığı belirtildi.

BU BİR MARKET DEĞİL, ENTEGRE GIDA EKOSİSTEMİ

KOOP Market’in klasik bir perakende zinciri olmadığına dikkat çekilen açıklamada, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin güçlü üretici ağı sayesinde: 2025 yılında yaklaşık 1 milyon ton ürün ve 20 milyar TL tutarında doğrudan çiftçi alımı gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu modelin, üreticiden doğrudan tedarik ile aracı maliyetlerini düşürdüğü ve tüketiciye daha uygun fiyat sunduğu vurgulandı. KOOP Market’in ticari yaklaşımının farklı olduğuna dikkat çekilen açıklamada: “Amacımız maksimum kâr değil; çiftçiyi destekleyen, tüketiciyi koruyan ve gıda piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlayan bir model oluşturmaktır.” ifadeleri kullanıldı.

SEKTÖR GERÇEKLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

2025 yılında yoğun rekabetten dolayı ve mali zorluklar nedeniyle sektörde birçok firmanın zarar açıkladığına dikkat çekilerek, KOOP Market’e yönelik tek taraflı değerlendirmelerin sektör dinamiklerini yansıtmadığı ifade edildi. Yönetim Kurulu açıklaması: “KOOP Market, kısa vadeli finansal tablolarla değil; Türkiye’nin gıda güvenliği, üretici refahı ve tüketici fiyat dengesi açısından değerlendirilmelidir. Bugün yapılan yatırımlar, yarının güçlü ve sürdürülebilir gıda sistemini inşa etmektedir.” mesajıyla tamamlandı.

The post KOOP Market’ten finansal tablo cevabı: Bu bir market değil, gıda ekosistemi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/koop-marketten-finansal-tablo-cevabi-bu-bir-market-degil-gida-ekosistemi.html/feed 0 92892
Araç muayene süresi yarı yarıya düşecek! Mobil istasyonlar devreye giriyor https://memur70.com/arac-muayene-suresi-yari-yariya-dusecek-mobil-istasyonlar-devreye-giriyor.html https://memur70.com/arac-muayene-suresi-yari-yariya-dusecek-mobil-istasyonlar-devreye-giriyor.html#respond Fri, 13 Mar 2026 16:00:13 +0000 https://memur70.com/?p=92727

15 Ağustos 2027’den itibaren araç muayene hizmetini devralacak olan TURKA'nın yol haritası açıklandı.

The post Araç muayene süresi yarı yarıya düşecek! Mobil istasyonlar devreye giriyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türkiye’de araç muayene hizmetlerinde yeni bir dönem başlıyor. 15 Ağustos 2027 itibarıyla hizmeti devralacak TURKA, artırılmış kapasite, modern ekipman ve teknoloji odaklı süreç tasarımıyla kapsamlı bir dönüşüm hedefliyor.

İhaleyi 1,72 milyar dolarlık bedelle kazanan MOI Ortak Girişim Grubu’nun ABD’li ortağı Opus’un CEO’su Lothar Geilen, Türkiye ziyaretinde planlanan yeni yapıyı kamuoyuyla paylaştı. Geilen, Türkiye’de kurulacak yapının ölçek ve teknoloji açısından güçlü bir altyapıya dayanacağını ifade etti. “Türkiye’deki araç muayene programı aslında dünyadaki en büyük programlardan biri. Her yıl yaklaşık 13,5 milyon muayene yapılıyor ve muayene tekrarları ile 16 milyona ulaşıyor. Dünyada en yüksek araç muayenesi yapılan ülkeler arasına Türkiye de giriyor. Bu ölçeğe uygun, sürdürülebilir ve güçlü bir sistem kurmak istiyoruz” diyen Geilen, hizmete en az 249 sabit istasyonla başlamayı planladıklarını açıkladı. Bu istasyonlarda toplam 772 muayene hattının yer alacağını belirten Geilen şartnamede 75 adet olmasına rağmen 100 adet mobil istasyonun devreye alınacağını ve Ulaştırma Bakanlığı’nın görüşleri doğrultusunda, ihtiyaca paralel olarak bu sayının 250 mobil istasyona kadar ulaşabileceğini söyledi. Böylece toplam hat sayısının minimum 850’ye ulaşmasının hedeflendiğini vurgulayarak, mobil istasyon modelinin hizmetin ülke genelinde daha erişilebilir hale gelmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

2025 YILINDA EN BÜYÜK SATIN ALMA İŞLEMİ

2025 yılı içinde gerçekleşen en büyük satın alma işlemi olarak kayda geçen süreci finansal olarak da değerlendiren Geilen, “Yeni nesil muayene istasyonu altyapısı kurulması kapsamında yapılacak toplam yatırımın büyüklüğü ve ulusal/global finansman piyasalarından sağlanacak finansman paketinin geri ödemeleri neticesinde yatırımın geri dönüşünün yaklaşık 13-14 yıl olmasını tahmin ediyoruz” dedi.

Ağustos 2027’ye kadar gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin bilgi veren Geilen, istasyon yatırımları, ekipman temini ve muayene uzmanlarının eğitimi gibi başlıklarda kapsamlı bir çalışma yürütüleceğini belirtti. Bu yatırımların kademeli biçimde devreye alınacağını kaydetti.

BEKLEME SÜRELERİ YARI YARIYA AZALACAK

Yeni dönemde muayene sürelerinin kısaltılmasının öncelikli başlıklar arasında yer aldığına değinen Geilen, teknoloji ve otomasyon yatırımları sayesinde araç başına düşen muayene süresinde en az yüzde 10’luk bir azalma hedeflediklerini belirtti. Geilen, “Bekleme sürelerinin farkındayız. Teknolojiyi daha yoğun kullanarak muayene sürelerini kısaltmayı planlıyoruz. Özellikle kamyon gibi uzun süren muayenelerde süreyi 45 dakikalardan 20 dakikalara çekmek istiyoruz. Otomasyon ve yeni teknolojiler devreye girdikçe bu süreler daha da iyileşecek” ifadelerini kullandı.

“Elektrikli araçlara yönelik yeni teknolojiler getireceğiz”
Elektrikli araçların muayenesiyle ilgili olarak Geilen, “Bataryalı elektrikli araçlar geleneksel motorlu araçlar gibi muayene edilmek zorunda. Bu araçlarda da frenler, şanzıman, farlar var, egzoz gazı yok. Ancak kontrol edilmesi gereken bir batarya var. Bu nedenle bataryalı elektrikli araçların muayenesine yönelik yeni teknolojileri önümüzdeki dönemde Türkiye’ye getirmeyi dört gözle bekliyoruz” dedi.

İSTİHDAM KORUNACAK

İnsan kaynağının dönüşüm sürecinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Geilen, TURKA’nın mevcut istihdamı koruyarak, çalışanların eğitimine ve teknik yeterliliklerinin artırılmasına yönelik programların devreye alınacağını söyledi.

Lothar Geilen, TURKA ile planlanan yeni sistemde, kapasite artışı, mobil istasyon modeli ve teknoloji yatırımlarıyla araç muayene hizmetlerinde daha hızlı ve erişilebilir bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini, 15 Ağustos 2027’den itibaren araç muayene hizmetlerinde kapsamlı bir yenilenme sürecinin başlayacağını sözlerine ekledi.

KAYNAK: İHA

The post Araç muayene süresi yarı yarıya düşecek! Mobil istasyonlar devreye giriyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/arac-muayene-suresi-yari-yariya-dusecek-mobil-istasyonlar-devreye-giriyor.html/feed 0 92727