Sorunlar – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Mon, 05 Jun 2023 12:00:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.5 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Sorunlar – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Çalışma Bakanlığı’nda devir teslim yapılıyor https://memur70.com/calisma-bakanliginda-devir-teslim-yapiliyor.html https://memur70.com/calisma-bakanliginda-devir-teslim-yapiliyor.html#respond Mon, 05 Jun 2023 12:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=51973

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, görevi Vedat Bilgin'den devraldı.

The post Çalışma Bakanlığı’nda devir teslim yapılıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda devir teslim töreni tamamlandı. Bakan Bilgin görevini Vedat Işıkhan’a devretti.

Çalışma Bakanlığı’nda devir teslim töreni yapıldı. Vedat Bilgin’in devir teslim töreninde açıklamaları şu şekilde:

 “Aktüel sorunlar hiç bitmeyecek, bu aktüel sorunlar çalışma hayatının gündelik siyasetin de bir parçası sorunlar çözüldükten yeni sorunlar üst üste geliyor. Burada Yaklaşık 2 yılı geçtik, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Çok büyük sorunların üstünden geldik. Ben öğrenciydim. Bunu birkaç TV programında anlattım. Değerli basın mensupları ile paylaştım. Öğrenci iken bir fabrikanın duvarına asgari ücretten vergi alınmasın yazısı yazmıştım. Bunu rahmetli Başbakan Ecevit parti programına koydu ama bu sorunu çözmek bize nasip oldu. Sadece asgari ücret vergi dışı bırakılmadı bütün ücretlerin asgari ücret kadarı vergi dışı bırakıldı.

Türk emekçileri 60 yıllık sorunun çözümünü onlara sunmayı hiçbir zaman unutmayacağım. EYT meselesi var. Nereye gitsek onlarla karşılaşıyorduk. Burada ekonomik mesele ile sosyal mesele arasındaki ilişkiyi korumak açısından Cumhurbaşkanımızın verdiği destek bizim çalışmalarımızı kolaylaştırdı. 3600 meselesi var. Kamu çalışanlarının ek göstergesi, geçici işçiler var. Onları geçici işçi olmaktan çıkardık. Sözleşmeli personele kadro tahsisi yaptık.
SGK personelimiz olağanüstü gayret gösterdi. Bizim yılda emekli ettiğimiz sayı 350 bindi. Biz yaklaşık 3 ayda 1.5 milyon EYT üzerinden emekli ettik çok az insan kaldı onların da dosyaları birleştiriliyor sorunları çözülecek.”

VEDAT IŞIKHAN: ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLARINI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Sayın Vedat Işıkhan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Bugün burada bir nöbet değişimi yapıyoruz her şeyden önce bana aziz milletimize hizmet etme fırsatı verdiği için Allah’a sonsuz hamd ediyorum. Böyle mühim bir görevi şahsıma tevdi ettiği için sayın Erdoğan beyefendiye şükranlarımı sunuyorum.

Vedat Bey önemli işlere imza attı milletimize doğrudan dokunan beklen içinde olduğu ücret düzenlemeleri, toplu sözleşmeler, EYT gibi birçok hayati konuda milletin beklentilerini karşılayacak çözümlere Cumhurbaşkanımızın iradesi ve Bakanımızın gayretleri ile ulaşıldı.

Ben ülkemize ve milletimize değerli hizmetleri için sayın Bakanımıza teşekkürlerimi iletiyorum. Bundan sonra kendisinden devraldığımız bayrağı Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde 21 yıldır olduğu gibi ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın zaferi ile seçimleri geride bıraktık. Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımıza onay verdi.
Bakanımızın bıraktığı yerden projeleri devam ettireceğiz. Çalışmaları Cumhurbaşkanımızın talimatları ile Kabine üyelerimizin, milletvekillerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın katkıları ile iş birliği ile sürdüreceğimizi özellikle ifade etmek isterim.

Çalışma hayatımıza koruyu hizmet politikalarına daha fazla önem vereceğiz. İş sağlığı v e güvenliği konusunda aktif çalışmalarda bulunacağız. Çalışanlarımızın haklarını korumaya devam edeceğiz. Engellilerimizin, gençlerimizin ve kadınlarımızın çalışma hayatında daha fazla yer alanları için aktif politikayı devam ettireceğiz.

İşçi memur emeklilerimizin gelir seviyelerini korumak için gereken ne varsa yapacağız. İşimizi yaparken rehberimiz Cumhurbaşkanımızdır. Onun çizdiği ekonomik model olan üretim, istihdam, ihracat, büyüme hedeflerine adım adım yaklaşıyoruz.”

The post Çalışma Bakanlığı’nda devir teslim yapılıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/calisma-bakanliginda-devir-teslim-yapiliyor.html/feed 0 51973
Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı ile ne görüştü? https://memur70.com/egitim-sen-milli-egitim-bakani-ile-ne-gorustu.html https://memur70.com/egitim-sen-milli-egitim-bakani-ile-ne-gorustu.html#respond Sun, 17 Jan 2021 12:28:06 +0000 https://memur70.com/?p=4277

Eğitim-Sen eğitim camiasının sorunlarını ve taleplerini Bakanlığa iletti. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Prof.Dr ...

The post Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı ile ne görüştü? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Eğitim-Sen eğitim camiasının sorunlarını ve taleplerini Bakanlığa iletti. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Prof.Dr. Nejla Kurul, Genel Sekreter İkram Atabay ve Genel Örgütlenme Sekreteri Ramazan Gürbüz, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’la görüşme gerçekleştirdi.

Eğitimde yaşanan sorunların iletildiği görüşmeye ilişkin açıklama yapan sendika, sorunlara ilişkin hazırlanan dosyanın Selçuk’a iletildiğini belirtti. Eğitim alanında yıllardır yaşanan ve Covid-19 salgınıyla birlikte daha da ağırlaşan sorunlara karşı kalıcı çözümler üretilmesi için ivedi adımların atılması gerektiğini belirten sendikanın Milli Eğitim Bakanı Selçuk’a sunduğu dosyanın içeriği şu başlıklardan oluştu:

UZAKTAN EĞİTİMDE EŞİTLİK SAĞLANMALIDIR: COVID-19 salgınının eğitim alanında yarattığı sorunları etkin bir uzaktan eğitimle çözme sürecinde başta öğrencilerimiz olmak üzere velilerimiz ve öğrencilerimiz ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bakanlık süreci, katılımcı bir anlayışla ve aşamaları belirli bir “öğretim tasarımı” bağlamında yürütememiştir. Katılımcı, destekleyici ve planlı bir çalışmanın olmaması nedeniyle eğitim emekçileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ciddi sorunlarla baş başa bırakılmıştır. Sahada çalışanlar salgında eğitim sürecini el yordamıyla ve deneme yanılma yoluyla yürütmüşlerdir. Bu süreçte karşı karşıya kalınan en büyük problem hâlihazırda var olan eşitsizliklerin daha da artması, katlanarak çoğalması olmuştur. Özellikle sosyoekonomik durumu iyi olmayan düşük gelirli velilerin çocukları, kız çocukları, tarım işçisi çocuklar, anadili farklı olan çocuklar, engelli çocuklar ve dezavantajlı gruplar uzaktan eğitime ulaşamamış, sistemin dışında kalmışlardır. İnternet erişimi olmayan, akıllı telefon, tablet ve bilgisayarı olmayan öğrenciler uzaktan eğitime dâhil olamamışlardır.

LAİKLİK İLKESİNİ İHLAL EDEN UYGULAMALAR ORTADAN KALDIRILMALI: Cemaatler ve tarikatlarla yapılan protokoller, dinden özerk yaşam süren velilerimizi ve öğretmenlerimizi ciddi biçimde endişelendirmektedir. Yine Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, il ve ilçe milli eğitim yöneticileri ile okul yöneticilerini öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeleri konusunda yönlendirdiği şikâyetleri sendikamıza sıklıkla iletilmektedir. Seçmeli derslerin ilgi, yetenek ve merakları doğrultusunda öğrenciler tarafından seçilmesi için gerekli özen gösterilmelidir. Öğrencileri dini içerikli dersleri seçmeye yönlendiren eğitim yöneticileri ve okul yöneticileri uyarılmalıdır. Bu konu basında da yeterince yer almıştır. Anayasa ve eğitimle ilgili yasalarda yer alan laiklik ilkesi, Türkiye’de çoğul bir ortak yaşamın güvencesidir. Bilimsel ve laik eğitim ilkesinden vazgeçilmemelidir.

EĞİTİMDE GÜVENCELİ İSTİHDAM SAĞLANMALI: Öğretmenler arasında kadrolu, sözleşmeli ya da ücretli öğretmen ayrımı yapılması ve bir hiyerarşinin oluşturulması çalışma barışını bozan bir etkiye sahiptir. Eğitimin vazgeçilmez bileşeni öğretmendir ve eğitimin niteliği, öğretmenin niteliği ile doğru orantılıdır. Güvencesizliğin ve düşük ücretlerin yarattığı kaygı, eğitim ve öğretim uğraşını olumsuz biçimde etkilemektedir. Eğitimin niteliği düşünülüyorsa sözleşmeli, ücretli ya da başka bir ad altında yapılan öğretmenlik uygulamalarının tamamına son verilmelidir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu kalıcı olarak çözülerek herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

KHK’LER KONUSUNDA BAKANLIK DAHA ETKİN OLMALI: Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen kamu görevlilerinin bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmeleri gerekmektedir. Halen OHAL Komisyonu’nun inceleme aşamasında bulunan yaklaşık 16 bin dosyanın yaklaşık bin 200’ü sendikamız üyelerine aittir. OHAL Komisyonu tarafından karara bağlanan dosyaların oranı yüzde 87 iken ihraç üyelerimizin karara bağlanan dosya oranı yüzde 21’dir. Bu olgu, üyelerimizin dosyalarının bilinçli biçimde karara bağlanmadığını göstermektedir. Kamu emekçilerinin işlerine dönüşü konusunda Milli Eğitim Bakanlığı daha etkin olmalıdır.

EĞİTİM-SEN ÜYELERİ SÜRGÜN EDİLDİ: 2017/18 eğitim öğretim yılı başında daha önce katıldıkları sendikal eylemler nedeniyle açığa alınan üyelerimize yönelik olarak MEB tarafından büyük bir sürgün furyası başlatılmış, tamamen idari ve siyasi tasarruflarla 1190 Eğitim-Sen üyesi hukuksuz bir şekilde sürgün edilmiştir. Sürgünlerle sadece üyelerimiz değil, aynı zamanda öğrenciler de mağdur edilmiş, üyelerimizin çocuklarının eğitim hakları bizzat Bakanlık eliyle kesintiye uğratılmıştır.

EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENMELİDİR: Öğretmenlerin mesai saati sonrasında yaptığı dersler ile hafta sonunda yaptığı derslerin, ayrıca halk eğitim merkezlerinde görev yapan kadrolu öğretmenler ile usta öğreticilerin ek derslerinin ödenmediğine ilişkin olarak sendikamıza şikâyetler gelmektedir. Artan hayat pahalılığı ve son yapılan memur zammının düşük oranı da dikkate alındığında öğretmenlerin ek ders ücretlerinin zamanında ve hakkaniyete uygun biçimde yapılması gerekmektedir.

EBEVEYN İZNİ ARTTIRILMALI: Çalışan kadınlara doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli doğum izni verilmelidir. Doğumdan sonra babaya 10 iş günü ücretli izin verilmeli, sezaryenle veya erken doğum halinde bu izin ücretli olarak 15 güne çıkarılmalıdır. Bunun için; 0-6 yaş grubu çocuklar için, 50 ve üzerinde çalışanı olan bütün iş yerlerinde kreş açılmalıdır. 50’den az çalışanın bulunduğu iş yerlerinde ise çalışma alanlarına yakın ortak bakım üniteleri ve kreşler açılmalıdır. 

Bakanlıktan bu konularda nasıl adım atılacağı merak ediliyor. Gelişmeleri sizlere aktaracağız. 

The post Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanı ile ne görüştü? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/egitim-sen-milli-egitim-bakani-ile-ne-gorustu.html/feed 0 4277
Sözleşmeli personel, sorunlar ya da eşit işe farklı statü ve farklı ücret https://memur70.com/sozlesmeli-personel-sorunlar-ya-da-esit-ise-farkli-statu-ve-farkli-ucret.html https://memur70.com/sozlesmeli-personel-sorunlar-ya-da-esit-ise-farkli-statu-ve-farkli-ucret.html#respond Sun, 27 Dec 2020 07:00:06 +0000 https://memur70.com/?p=3233

Kontratlı işçi, problemler ya da eşit işe farklı statü ve farklı fiyat Bu köşede kaleme aldığımız "Kadrolu ve kontratlı işçi ortasındaki ...

The post Sözleşmeli personel, sorunlar ya da eşit işe farklı statü ve farklı ücret appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Kontratlı işçi, problemler ya da eşit işe farklı statü ve farklı fiyat

Bu köşede kaleme aldığımız “Kadrolu ve kontratlı işçi ortasındaki farklar ve düşündürdükleri” başlıklı yazımız sonrasında bize gelen bildiriler kontratlı işçinin çok büyük sıkıntıları olduğunu görmüş olduk. Aşağıda yer verdiğimiz okuyucu bildirisinde da görüleceği üzere, yaşanan meseleleri ve tıpkı işi yapan lakin farklı fiyatlar alan ve farklı statülerde bulunan çalışanı göreceğiz.

Eşit iş, farklı statü ve farklı fiyat

Kamu kurumlarının makul bölgelerde işçi istihdamında yaşadığı meseleler beraberinde bir arayışı getirmiştir. İşi kolaydan çözmek için çakılı konum oluşturmak birinci akla gelen pratik bir tahlildi. Fakat, ilerleyen vakit diliminde bu prosedürün birçok sorunu ve dramı beraberinde getirdiği görüldü.

Bu çerçeveden bakıldığında eşit işe eşit fiyat hem kamuda hem de özel bölümde her vakit arzulanan bir uygulama olmuştur. Hal bu türlü iken tıpkı işi yapıp ta hem farklı fiyat hem de farklı çalışma koşullarına sahip çalışanı görünce eşit işe eşit fiyatı nasıl sağlayacağımızı düşünmeden edemiyoruz. Hatta birebir teşkilatta görülen bu çeşit ayrımlar çalışma barışını da zedeler hale gelmiştir. Demek ki ayaküstü ve günü kurtarmaya yönelik tahliller öteki meselelere yol açıyormuş.

Kontratlı işçi istihdamındaki 31 farklı mevzuat ve düşündürdükleri

Kontratlı işçi istihdamındaki dağınıklığı ve baş karışıklığını herhalde 31 farklı mevzuat kadar daha hoş hiçbir şey açıklayamaz. Bir de bu mevzuattın içindeki farklı hususlarla düzenlenen kontratlı işçi istihdamını hesaba katarsak husus daha güzel anlaşılacaktır.

Dağınık haldeki mevzuatın gözden geçirilerek evvel mevzuatın tekleştirilmesi daha sonra da uygulamadaki aksaklıkların tahlili epey kıymet arz ediyor. Bu nedenle, kamu işçi istihdam stratejisinin olmayışı herhalde ortaya çıkan problemlerin temelinde yatmaktadır. Bir tarafta 1978 tarihli Kontratlı İşçi Çalıştırılmasına Ait Asıllar, başka tarafta ise yaklaşık 31 değişik kontratlı işçi mevzuatı. Kaldı ki tıpkı mevzuatın değişik unsurlarındaki düzenlemeleri ise 31 değişik mevzuatın içinde saymıyoruz. Sistem adeta dağılmış ve lime lime olmuştur. Üstüne üstlük bir de kontratlı çalışanın sahipsizlik algısı uygunca problemleri devleştirmektedir. Kimileri yarayı kaşıdığımı düşünebilir fakat bırakın yarayı kaşımayı yara esasen kanıyor ve vaktinde müdahale olmazsa uzuv kaybı yaşanacak.

Tıpkı misyon üç farklı statüdeki çalışanla yapılıyor

Kederi en yeterli kaygı sahibi anlatırmış mucibinden hareket ederek bir sözleşmelinin bize göndermiş olduğu e-mailden yola çıkarak yaşanan problemleri açıklamaya çalışacağız.

Bu bağlamda, yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan kontratlı işçinin yaşamış olduğu sıkıntıları bilginize sunacağım. Öbür kontratlı çalışanların de benzeri meseleleri yaşadığını iddia etmek için müneccim olmaya gerek yoktur herhalde.

Okuyucumuz diyor ki, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde vazife yapan (Din Hizmetleri Sınıfı olarak) işçi takımlı, kontratlı ve 3+1 kontratlı olarak 3 kısma bölündük.

2013 yılından evvelkiler takımlı memur statüsünde misyon yapıyorlar. 2014 – 2018 ortası misyona başlamış olanlar süresiz kontratlı. 2019’dan sonra işe başlayan ve başlayacak olanlar ise 3+1 kontratlı yani 3 sene sonra takımlı. Ortada kalan 2014-2018 ortası işe başlamış olan 18.000 kişi ise süresiz kontratlı, yazgısına terk edilmiş ne olacağını bilemeyen değindiğiniz üzere hiçbir özlük hakkı olmayan, yükselme imtihanlarına başvuramayan, kısaca hayal bile kuramadan, önünü görmeden çalışan süresiz kontratlı çalışanlar olarak hakikaten çok düşünceli bir durumla karşı karşıyayız.

Misyon yerleri A, B, C ve D olarak dört kümeye ayrılmıştır

Şöyle ki din hizmetleri sınıfında misyon yapan çalışanın misyon yapacağı mescitler A, B, C ve D kümesi olarak 4 sınıfa ayrılmış durumdadır. D kümesi en alt sınıf köy ve mezra camileridir.

Takımlı işçi 3 sene çalışma ve müktesep puanı toplamak kuralıyla bir üst sınıf olan C kümesi mescide, 5 seneyi tamamladığı ve müktesep puanı toplamak kaidesiyle bir üst sınıf olan B kümesi mescide, 8 sene vazife ve müktesep koşulunu karşıladığı taktirde A sınıf bir mescide geçme hakkına sahiptir.

Lakin bu kurumda yaklaşık 7 yıldır kontratlı olarak çalışan işçinin bu türlü bir hakkı yoktur. Kontratlı işçi kaç sene misyon yaparsa yapsın ne kadar müktesep puanı toplamış olursa olsun D kümesi köy mescitlerinden öbür yerde misyon yapma yahut tercih etme hakkı tanınmamaktadır.

Biz de temiz bir soru soralım. Din tıpkı ve dini bilgi muhtaçlığı da güçlü, yoksul, köylü, kentli ayrımı olmadan inanan her Müslüman için tıpkı olduğuna nazaran A, B, C ve D kümesi ayrımının herhalde bir izahı olsa gerektir.

Kontratlı işçi açılan imtihanlara giremiyor

Türkiye genelinde her ay açılan boş cami imtihanlarına takımlı işçi her ay istediği vilayet ve ilçe olmak üzere müracaat yapabiliyorken, kontratlı işçiye boş mescitler için müracaat hakkı tanınmamaktadır. Merkezlerdeki mescitler boş kalsa dahi kontratlı işçi tekrar de imtihana girerek bu mescitlerde vazife alamaz.

Takımlı işçi her türlü yükselme imtihanlarına müracaat yapabiliyorken, kontratlı işçi ne kadar eğitimli ve donanımlı olsa dahi yükselme imtihanlarına başvuramamaktadır.

Takımlı işçi unvan değişikliği yapabiliyorken, (İmamlıktan Müezzinliğe yahut Kur’an Kursu öğreticisi, şef, murakıp, bilgi hazırlama ve denetim işletmeni, hademe vb.) kontratlı işçi doktora dahi yapmış olsa hiçbir unvana başvuramıyor.

Birebir misyonu yapan takımlı çalışandan 400-600 TL daha düşük fiyat alıyor

Takımlı işçi, yurtdışı vazifeye gitmek için başvurabiliyorken, kontratlı işçi yurtdışı misyon için müracaat yapamıyor. Takımlı işçi çalıştığı yıllara nazaran kıdem derecesine nazaran maaş alabiliyorken, kontratlı işçi kaç sene misyon yaparsa yapsın kıdem derece üzere hakları olmadığından, tıpkı vazifesi yaptığı kadroludan eğitim, evlilik ve çocuk sayısı bakımından farklı olmakla bir arada yaklaşık 400-600 TL daha düşük maaşla çalışıyor.

Bunların içinde en can alıcı ve can yakıcı olanı ise takdir edersiniz ki kontratlı işçi ne kadar eğitimli ve donanımlı olursa olsun, köy mescitlerinden öteki bir yerde vazife yapma hakkı verilmemesidir. İnanın binlerce İmam arkadaşımızın körelmesine sebep olmaktadır.

Son olarak şunu da belirtmek isterim ki, 2014 yılından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na takımlı işçi alınmadığı için, merkezi yerlerde yani nüfusun ağır olduğu bölgelerde İmam ve müezzin düşüncesi yaşanıyorken, 2014-2018 ortası bu kurumda işe başlamış kontratlı işçi nüfusun olmadığı kırsal alanlarda mahpus edilmiş bir vaziyette kendisine verilecek hakkı beklemektedir.

Benzeri meseleler öteki kontratlı işçi için de geçerlidir

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda süresiz kontratlı işçinin problemleri kendi kalemlerinden dinledik. Biz yalnızca meseleleri bir nizama koyduk ve sistematize ettik. Biliyoruz ki çok sayıda kontratlı işçinin de misal ve daha dramatik kıssaları vardır. Hoş öyküler dinlediğimiz günler dileklerimle.

The post Sözleşmeli personel, sorunlar ya da eşit işe farklı statü ve farklı ücret appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sozlesmeli-personel-sorunlar-ya-da-esit-ise-farkli-statu-ve-farkli-ucret.html/feed 0 3233