Küresel – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Tue, 17 Mar 2026 13:00:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.5 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Küresel – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Bakanlık duyurdu: Stratejimizi sürdürmeye devam ediyoruz! https://memur70.com/bakanlik-duyurdu-stratejimizi-surdurmeye-devam-ediyoruz.html https://memur70.com/bakanlik-duyurdu-stratejimizi-surdurmeye-devam-ediyoruz.html#respond Tue, 17 Mar 2026 13:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=92860

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada "Türkiye'nin küresel yatırımlardaki cazibesini artırmaya yönelik stratejimizi sürdürmeye devam ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

The post Bakanlık duyurdu: Stratejimizi sürdürmeye devam ediyoruz! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

Türkiye, son yıllarda izlediği kararlı sanayi, ticaret ve yatırım politikaları sayesinde uluslararası yatırımlar açısından cazip bir merkez haline gelmiş; ülkemize yönelen yabancı yatırımlar üretim kapasitemizi ve ihracat performansımızı güçlü şekilde desteklemeye devam etmiştir.

Ticaret Bakanlığımız tarafından yapılan hesaplamalara göre, ülkemize gelen yabancı sermayeli yatırımlar 2025 yılı toplam ihracatımızın yaklaşık %30’unu gerçekleştirmiştir. Bu tablo, uluslararası yatırımların Türkiye ekonomisine ve ihracatımıza sağladığı katkıyı açık şekilde ortaya koymaktadır.

Türkiye, güçlü lojistik altyapısı, küresel değer zincirlerine entegrasyon kapasitesi ve yatırım ortamında gerçekleştirilen yapısal iyileştirmeler sayesinde küresel ticaret sisteminde yüksek pazar erişimine sahip, dirençli ve stratejik bir üretim ve tedarik merkezi konumunu her geçen yıl daha da güçlendirmektedir.

KÜRESEL BELİRSİZLİK ORTAMINDA, ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARDA DİKKAT ÇEKİCİ BİR PERFORMANS SERGİLEMEYE DEVAM EDİYORUZ

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan Dünya Yatırım Raporu verileri, Türkiye’nin küresel yatırım ortamındaki güçlü konumunu teyit etmektedir.

2025 yılı itibarıyla uluslararası doğrudan yatırım akımları dünya genelinde %14 artarak 1,6 trilyon dolara ulaşmıştır. Ancak bu artış dengeli dağılmamış; gelişmiş ekonomilere yönelen yatırımlar %43 artarak 728 milyar dolara yükselirken, gelişmekte olan ekonomilere yönelen yatırımlar %2 oranında azalarak 877 milyar dolara gerilemiştir.

Gelişmekte olan ülkeler açısından yatırım ortamının zorlaştığı ve küresel ekonomide korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde Türkiye, uluslararası doğrudan yatırım girişlerinde kaydettiği %29’luk güçlü artış ile gelişmekte olan ekonomiler arasında en başarılı ülkelerden biri olarak öne çıkmıştır.

TÜRKİYE’YE YÖNELEN ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR, SON YILLARDA İSTİKRARLI BİR ARTIŞ EĞİLİMİ SERGİLEMEKTEDİR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri incelendiğinde, 2002 yılında yalnızca 1,1 milyar dolar seviyesinde bulunan uluslararası doğrudan yatırım girişinin, 2025 yılında bir önceki yıla göre %12,2 artarak 13,1 milyar dolara yükseldiği görülmektedir.

Bu gelişme, 2025 yılı genelinde aylık ortalama 1,1 milyar dolarlık istikrarlı bir yatırım akışına işaret etmektedir.

Türkiye’nin güçlenen yatırım ekosistemi sayesinde ülkemize yönelen dijital dönüşüm odaklı, iklim dostu ve küresel tedarik zinciri temelli nitelikli yatırımlar, üretim kapasitemizi artırmakta ve ihracatımız üzerinde çarpan etkisi oluşturmaktadır.

YABANCI SERMAYELİ FİRMALAR TÜRKİYE’NİN İHRACAT PERFORMANSINA ÖNEMLİ KATKI SAĞLAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR

Bakanlığımızın analizlerine göre, yabancı sermayeli firmalar 2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmiştir.

Söz konusu firmaların ihracat performansı incelendiğinde, en fazla ihracatın 46,4 milyar dolar ile Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiği görülmektedir.

Yabancı sermayeli firmaların en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya ve Fransa olmuştur.

Ayrıca söz konusu dönemde en yüksek ihracatı ABD, Almanya ve Hollanda menşeli firmalar gerçekleştirmiştir.

En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki yatırımları, 2025 yılında yabancı sermayeli firmaların toplam ihracatının %51,2’sini, Türkiye’nin toplam ihracatının ise %15,5’ini gerçekleştirmiştir.

Sektörel dağılım incelendiğinde, yabancı sermayeli firmaların ihracatında sanayi üretimine dayalı sektörlerin ağırlık taşıdığı görülmektedir.

Bu kapsamda söz konusu firmaların en fazla ihracat gerçekleştirdiği fasıllar sırasıyla;

87 – Motorlu kara taşıtları

84 – Kazanlar, makineler ve mekanik cihazlar

85 – Elektrikli makine ve cihazlar olmuştur.

Bu tablo, Türkiye’nin küresel üretim ve tedarik zincirleri içerisindeki yüksek katma değerli sanayi üretimi kapasitesini ortaya koymaktadır.

Türkiye, küresel ölçekte üretim ve ticaretin merkezi olma kararlılığını stratejik politikalarla sürdürmektedir.

Yakalanan güçlü ivme doğrultusunda Ticaret Bakanlığı olarak;

    • yatırım ortamını geliştirmeye,

    • küresel değer zincirlerindeki konumumuzu güçlendirmeye,

    • ihracat kapasitemizi artırmaya ve

    • sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

The post Bakanlık duyurdu: Stratejimizi sürdürmeye devam ediyoruz! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakanlik-duyurdu-stratejimizi-surdurmeye-devam-ediyoruz.html/feed 0 92860
Gelişmekte olan ekonomilerin yatırım lideri: Türkiye https://memur70.com/gelismekte-olan-ekonomilerin-yatirim-lideri-turkiye.html https://memur70.com/gelismekte-olan-ekonomilerin-yatirim-lideri-turkiye.html#respond Tue, 17 Mar 2026 11:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=92854

Ticaret Bakanlığı, Türkiye'ye gelen yabancı sermayeli yatırımların 2025 yılı ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu gerçekleştirdiğini bildirdi.

The post Gelişmekte olan ekonomilerin yatırım lideri: Türkiye appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ticaret Bakanlığı, Türkiye’ye gelen yabancı sermayeli yatırımların 2025 yılı ihracatının yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştirdiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye’nin, son yıllarda izlediği kararlı sanayi, ticaret ve yatırım politikaları sayesinde uluslararası yatırımlar açısından cazip bir merkez haline geldiği belirtildi.

Türkiye’ye yönelen yabancı yatırımların, üretim kapasitesi ve ihracat performansını desteklediğine işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin, lojistik altyapısı, küresel değer zincirlerine entegrasyon kapasitesi ve yatırım ortamına yönelik yapısal iyileştirmelerle, küresel ticaret sisteminde yüksek pazar erişimine sahip, dirençli, stratejik üretim ve tedarik merkezi konumunu daha da güçlendirdiğine dikkat çekildi.

TÜRKİYE ÖNE ÇIKIYOR

Açıklamada, Türkiye’nin, küresel belirsizlik ortamında uluslararası doğrudan yatırımlarda dikkati çekici bir performans sergilediği aktarılarak, şunlar kaydedildi:

“Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan Dünya Yatırım Raporu verileri, Türkiye’nin küresel yatırım ortamındaki güçlü konumunu teyit etmektedir. 2025 yılı itibarıyla uluslararası doğrudan yatırım akımları dünya genelinde yüzde 14 artarak 1,6 trilyon dolara ulaşmıştır. Ancak bu artış dengeli dağılmamış, gelişmiş ekonomilere yönelen yatırımlar yüzde 43 artarak 728 milyar dolara yükselirken gelişmekte olan ekonomilere yönelen yatırımlar yüzde 2 azalarak 877 milyar dolara gerilemiştir. Gelişmekte olan ülkeler açısından yatırım ortamının zorlaştığı ve küresel ekonomide korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde Türkiye, uluslararası doğrudan yatırım girişlerinde kaydettiği yüzde 29’luk güçlü artış ile gelişmekte olan ekonomiler arasında en başarılı ülkelerden biri olarak öne çıkmıştır.”

Türkiye’ye yönelen uluslararası doğrudan yatırımların, son yıllarda istikrarlı artış eğilimi sergilediği belirtilen açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri incelendiğinde, 2002 yılında yalnızca 1,1 milyar dolar seviyesinde bulunan uluslararası doğrudan yatırım girişinin, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,2 artarak 13,1 milyar dolara yükseldiği görülmektedir. Bu gelişme, 2025 yılı genelinde aylık ortalama 1,1 milyar dolarlık istikrarlı bir yatırım akışına işaret etmektedir. Türkiye’nin güçlenen yatırım ekosistemi sayesinde ülkemize yönelen dijital dönüşüm odaklı, iklim dostu ve küresel tedarik zinciri temelli nitelikli yatırımlar, üretim kapasitemizi artırmakta ve ihracatımız üzerinde çarpan etkisi oluşturmaktadır. Bakanlığımızın analizlerine göre, ülkemize gelen yabancı sermayeli firmalar 2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştirmiştir. Söz konusu firmaların ihracat performansı incelendiğinde, en fazla ihracatın 46,4 milyar dolar ile Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirildiği görülmektedir. Yabancı sermayeli firmaların en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, İtalya ve Fransa olmuştur. Ayrıca söz konusu dönemde en yüksek ihracatı ABD, Almanya ve Hollanda menşeli firmalar gerçekleştirmiştir. En büyük ticaret ortağımız olan AB’nin Türkiye’deki yatırımları, 2025 yılında yabancı sermayeli firmaların toplam ihracatının yüzde 51,2’sini, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 15,5’ini gerçekleştirmiştir.”

Açıklamada, bu firmaların ihracatında sanayi üretimine dayalı sektörlerin ağırlık taşıdığı bildirilerek, söz konusu firmaların en fazla ihracat gerçekleştirdiği fasılların sırasıyla “Motorlu kara taşıtları”, “Kazanlar, makineler ve mekanik cihazlar” ile “Elektrikli makine ve cihazlar” olduğu aktarıldı.

Bu tablonun, Türkiye’nin küresel üretim ve tedarik zincirleri içerisindeki yüksek katma değerli sanayi üretimi kapasitesini ortaya koyduğuna işaret edilen açıklamada, “Türkiye, küresel ölçekte üretim ve ticaretin merkezi olma kararlılığını stratejik politikalarla sürdürmektedir. Yakalanan güçlü ivme doğrultusunda Bakanlık olarak yatırım ortamını geliştirmeye, küresel değer zincirlerindeki konumumuzu güçlendirmeye, ihracat kapasitemizi artırmaya ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadeleri kullanıldı. 

The post Gelişmekte olan ekonomilerin yatırım lideri: Türkiye appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gelismekte-olan-ekonomilerin-yatirim-lideri-turkiye.html/feed 0 92854
Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir https://memur70.com/yatirimcilar-dikkat-altindaki-dusus-buyuk-yukselisin-habercisi-olabilir.html https://memur70.com/yatirimcilar-dikkat-altindaki-dusus-buyuk-yukselisin-habercisi-olabilir.html#respond Mon, 16 Mar 2026 15:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=92822

Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi.

The post Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu.

Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi.

Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

“KISA SÜRELİ ÇEKİLMELER, YENİDEN FİYATLANMA SÜRECİ OLARAK DEĞERLENDİRİLİR”

Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, “Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir” dedi.

ENERJİ PİYASALARINDA RİSK BÜYÜYOR

Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir” diye konuştu.

PETRODOLAR SİSTEMİ YENİDEN TARTIŞILIYOR

1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor” şeklinde konuştu.

ALTIN İÇİN 10 BİN DOLAR SENARYOSU

Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, “Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli” dedi.

Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.

The post Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/yatirimcilar-dikkat-altindaki-dusus-buyuk-yukselisin-habercisi-olabilir.html/feed 0 92822
Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı https://memur70.com/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi.html https://memur70.com/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi.html#respond Thu, 12 Feb 2026 13:00:33 +0000 https://memur70.com/?p=91336

Jeffrey Epstein'e, küresel nadir toprak elementleri rekabetine ilişkin jeopolitik analizlerin düzenli olarak iletildiği ortaya çıktı.

The post Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin açıklanan yeni belgeler, kamuoyunda çoğunlukla finans ve siyaset bağlantılarıyla anılan ismin aynı zamanda stratejik madenlere sistematik biçimde ilgi duyduğunu ortaya koyuyor.

Edinilen bilgilere göre, 30 Ocak’ta açıklanan yeni belgeler, özellikle nadir toprak elementlerinde küresel tedarik rekabetine odaklanan ayrıntılı brifinglerin Epstein’e belirli aralıklarla iletildiğini gösteriyor.

Dosyalarda yer alan yatırım ve ekonomi sunumları, klasik bir maden raporundan ziyade jeopolitik risk analizi niteliği taşıyor. Sunumların ana eksenini Çin’in küresel nadir element piyasasındaki hakimiyeti ve buna karşı alternatif tedarik merkezleri oluşturma arayışı oluşturuyor.

ÇİN TEKELİNİN ANLATILDIĞI BRİFİNGLER

Epstein’e gönderilen materyallerde nadir elementler, enerji ve yüksek teknoloji ekonomisinin kritik girdisi olarak tanımlanıyor. Belgelerde, hibrit araçlar ve düşük karbon teknolojileri için gerekli 17 elementten oluşan bu grubun küresel güç dengeleri açısından stratejik olduğu vurgulanıyor.

Sunumlarda Çin’in küresel hakimiyeti açık şekilde ortaya konuluyor. Söz konusu sunumlara göre Çin dünya nadir element üretiminin yaklaşık yüzde 95’ini gerçekleştiriyor.

Şubat 2012’de Epstein’e gönderilen “Moğolistan’ın büyüme öyküsü” başlıklı sunumda nadir elementlerin bölgede ve küresel pazardaki varlığına ilişkin bilgilere yer veriliyor.

Aynı belgelerde Pekin’in ihracatı kısarak fiyatları yükseltme stratejisinin piyasayı etkilediği belirtilirken, nadir element oksit fiyatlarının bir dönemde ton başına 203 bin 600 dolara kadar çıktığı aktarılıyor.

Söz konusu sunumda jeopolitik çerçeve doğrudan şu ifadeyle özetleniyor: “Orta Doğu’da petrol var, Çin’de nadir toprak elementleri.”

Belgeler ayrıca Japonya’nın nadir element tedarikinde Çin’e yüzde 96 oranında bağımlı olduğuna dikkati çekiyor.

Belgelerde Japonya’nın Çin’e bağımlılığı azaltmak için Moğolistan’daki nadir element projelerinde işbirliği arayışında olduğu ve hükümetlerarası temasların sürdüğü belirtiliyor.

MOĞOLİSTAN STRATEJİK FIRSAT OLARAK SUNULUYOR

Dosyalarda en ayrıntılı anlatılan ülke Moğolistan olarak öne çıkıyor. Epstein’e iletilen materyallerin bir yatırım sunumu formatında hazırlandığı ve nadir elementlerin yanı sıra uranyum, bakır, kömür ve altın kaynaklarının birlikte ele alındığı görülüyor.

Moğolistan’ın Çin’e alternatif bir kaynak olarak konumlandırıldığı görülüyor. Sunumlarda Moğolistan “Çin’in beta’sına karşılık gelen alfa” olarak tanımlanıyor.

Moğolistan ekonomisinin büyüme potansiyeli de yatırımcı perspektifiyle aktarılıyor. Doğal kaynakların “henüz yeni yeni işletilmeye başlandığı”, ülkenin ise “mineraller alanında küresel varlık çeşitlendirmesi için istisnai fırsatlar sunduğu” ifade ediliyor.

Aynı sunumlar, Moğolistan ihracatının yüzde 92’sinin Çin’e gitmesini bir risk olarak değerlendirirken üçüncü ülkeler için fırsat oluşturduğunu vurguluyor.

Moğolistan dışında genel olarak nadir toprak elementleri konusunda JP Morgan ve Glencore tarafından gönderilen bilgilendirme notları da yazışmalarda yer alıyor.

JEOPOLİTİK YATIRIM PERSPEKTİFİ

Belgeler, Epstein’e yapılan bilgilendirmelerin yalnızca maden rezervi tanıtımı olmadığını ortaya koyuyor. Sunumların dili doğrudan büyük güç rekabetine odaklanıyor ve nadir elementlerin enerji dönüşümü ile yüksek teknoloji üretiminin merkezinde yer aldığı anlatılıyor.

Çin’in üretimi azaltarak fiyatları yükseltmesi ve dış alıcıları ülke içinde üretime zorlaması, küresel tedarik zinciri riski olarak sunuluyor.

Bu nedenle Epstein’e iletilen analizlerin temel mesajı, yeni kaynaklara erken yatırımın stratejik avantaj sağlayacağı yönünde.

Dosyalar, Epstein’in yalnızca finansal yatırımları değil, aynı zamanda kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabeti hakkında da düzenli brifing aldığını gösteriyor. Sunumlar, nadir elementlerin, enerji dönüşümü ve teknoloji üretimi açısından petrol kadar stratejik hale geldiği yaklaşımını temel alıyor.

NADİR ELEMENTLERE YÖNELİK YATIRIM ÖNERİLERİ

2011 tarihli bir e-postada ise Epstein’e doğrudan nadir toprak elementlerine odaklanan bir yatırım yapısı önerildiği görülüyor.

Gönderenin gizlendiği mesajda şu ifadeler kullanılıyor:

“Merhaba Jeffrey, umarım iyisindir ve Paris’in tadını çıkarıyorsundur. Geçen hafta seni düşündüm ve ilgini çekebileceğini düşündüğüm nadir toprak elementleri ve değerli metaller fonu hakkında bilgi iletmek istedim. Bunu iletmemin asıl nedeni, bu kurulun yöneticilerinden François Rouge ile tanışmanın senin için ilginç olabileceğini düşünmem. François çok zeki bir para yöneticisi, uzun yıllar İsviçre bankasını yönetti. Girişimci bir ruha sahip, birçok iyi fikri var ve ayrıca İsviçre ile Fransa’da çok iyi bağlantıları bulunuyor. Kendisi aynı zamanda eski eşim. Paris’te olduğunu duyduğumda ilk aklıma gelen sizi tanıştırmak oldu. Geliştirmekte olduğu fırsata ilişkin iş planını ekte bulabilirsin. François Cenevre’de yaşıyor olsa da sık sık Paris’tedir ve bu hafta da orada olacak. Bu hafta onunla görüşmek isteyip istemeyeceğini lütfen bana bildir. İstersen seni doğrudan onunla iletişime geçirebilirim.”

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon’la 30 Ağustos 2018’de yapılan yazışmalarda da Çin’le olan ilişkilere ve kritik mineraller konusuna değiniliyor.

Epstein, Bannon’a attığı mesajda, “Çin ekibimle konuştum, Çin’in daha güçlü olduğunu, hamlelerin zayıfladığını söylediler. Savaş sanatı çekişmesi vs. Tüm oyuncuların Xi sadıklarından oluştuğunu söylediler. Ana şikayet, ABD’de bir muhatap olmaması, ya kimse yok ya da oyunda yeniler.” ifadelerini kullanıyor.

Bannon ise “Çin’in bugün, başladığımız zamankinden daha güçlü olduğunu mu söylediler?” şeklinde cevap veriyor.

Epstein ise, “Başladığımız zamanı tanımlamak lazım. Kuzey Kore? Daha güçlü bağlar. Afrika? Daha güçlüler, stratejik mineralleri satın alıyorlar. Bir Kuşak Bir Yol. Liman lojistiği. Sonunda bunları askeriye çevirecekler… tarifeler (gümrük vergileri) etkisiz bir olay.” mesajını gönderiyor.

Aynı konuşmanın devamında Epstein’in, “Bu arada, Arjantin bir sonraki çökecek yer” ve “Venezuela. Suudi Arabistan’dan daha fazla petrol rezervi var” mesajları dikkati çekiyor.

Yazışmalarda ayrıca Bill Gates’in eski danışmanı Boris Nikolic, Epstein’e bir arkadaşının Türkiye’de nadir element madenciliğine büyük bir yatırım yapmayı planladığını söylüyor.

Çin’in en büyük üretici olması nedeniyle arzın büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirten Nikolic, “Alternatif kaynakların değeri büyük ölçüde artacak. Biliyorum bu senin ilgi alanın değil ama yine de seni bilgilendirmek istedim.” ifadelerini kullanıyor.

KAYNAK: AA

The post Epstein belgeleri kritik madenler ve nadir toprak elementlerine uzandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/epstein-belgeleri-kritik-madenler-ve-nadir-toprak-elementlerine-uzandi.html/feed 0 91336
IIFF 2026 rekor katılımla tamamlandı https://memur70.com/iiff-2026-rekor-katilimla-tamamlandi.html https://memur70.com/iiff-2026-rekor-katilimla-tamamlandi.html#respond Tue, 03 Feb 2026 18:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=90925

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026, ulaşılan yüksek katılım ve ortaya koyduğu güçlü tabloyla rekorlara imza atarak tamamlandı.

The post IIFF 2026 rekor katılımla tamamlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Küresel mobilya endüstrisinin en prestijli ilk üç buluşmasından Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026, dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturdu. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) koordinasyonunda, İstanbul Fuar Merkezi ve TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde eş zamanlı düzenlenen fuar; 250 bin metrekarelik alanda 3 bin markayı ve sektörün en yeni koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturdu. 156 ülkeden katılımın gerçekleştiği IIFF 2026’ya; 32 bin 145’i yabancı, 100 bin 767’si yerli olmak üzere toplam 132 bin 912 profesyonel ziyaretçi katıldı. Bulgaristan, Romanya, Rusya, Özbekistan, Kosova, Azerbaycan, Yunanistan, Irak ve Sırbistan başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan gelen sektör temsilcileri; İstanbul’u küresel mobilya ticaretinin merkezi haline getirdi.

KÜRESEL MOBİLYA TİCARETİNİN NABZI İSTANBUL’DA ATTI

MOSFED Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç, fuar değerlendirmesinde IIFF’nin küresel ticaretin yönünü belirleyen stratejik bir platform olduğunu söyledi. Güleç, dünya ticaretinde dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla öne çıktığını vurgulayarak şunları söyledi: “Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, ticaretin, tasarımın ve gelecek bakışının aynı zeminde buluştuğu güçlü bir ekosistem. Dünyanın dört bir yanından; 156 ülkeden gelen profesyonellerin İstanbul’da bir araya gelmesi, Türkiye mobilya sektörünün küresel ölçekte ulaştığı noktayı net olarak ortaya koyuyor. Dünya mobilya ticaretinin nabzı IIFF’de atı” diye konuştu.

Güleç, Türkiye mobilya sektörünün hedefi ile ilgili şu mesajı verdi: “Türk mobilya sektörü artık aynı anda üreten; tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir yapı. Hedefimiz açık: Türkiye’yi dünyada ilk beş mobilya ihracatçısı arasına taşımak. IIFF, bu hedefe giden yolda en güçlü vitrinimiz ve en stratejik buluşma noktamız olmaya devam ediyor.”

The post IIFF 2026 rekor katılımla tamamlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/iiff-2026-rekor-katilimla-tamamlandi.html/feed 0 90925
THY ve Air Montenegro arasında kod paylaşımı anlaşması https://memur70.com/thy-ve-air-montenegro-arasinda-kod-paylasimi-anlasmasi.html https://memur70.com/thy-ve-air-montenegro-arasinda-kod-paylasimi-anlasmasi.html#respond Mon, 26 Jan 2026 17:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=90512

Türk Hava Yolları (THY) ile Karadağ'ın milli hava yolu Air Montenegro arasında imzalanan kod paylaşımı anlaşması kapsamında iki ülke arasındaki hava ulaşımının güçlendirilmesi hedefleniyor.

The post THY ve Air Montenegro arasında kod paylaşımı anlaşması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

THY İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, anlaşma kapsamında, THY, Air Montenegro tarafından İstanbul–Tivat ve İstanbul–Podgoritsa hatlarında gerçekleştirilen seferlere uçuş kodunu ekleyecek. Böylece yolculara küresel aktarma merkezi İstanbul üzerinden daha geniş ve esnek seyahat alternatifleri sunulacak.

Air Montenegro ise THY’nin iki ülke arasındaki seferlerinin yanı sıra, İstanbul çıkışlı Bakü ve Dubai uçuşlarına kendi uçuş kodunu ekleyip, konuklarına daha fazla destinasyona erişim ve küresel bağlantı imkanı sağlayacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen THY Genel Müdürü Bilal Ekşi, İstanbul’un küresel havacılığın en önemli merkezlerinden biri olmasının yanı sıra Avrupa ile Asya’yı birleştiren stratejik bir köprü konumunda olduğunu belirtti.

Ekşi, “Bu işbirliği, Türkiye ile Karadağ arasındaki hava trafiğine yeni bir ivme kazandırırken, turizm ve ticaret açısından da önemli katkılar sağlayacaktır.” ifadesini kullandı.

Air Montenegro Üst Yöneticisi (CEO) Vukadin Stojanovic ise kod paylaşımı işbirliğinin Karadağ’ın uluslararası erişiminin güçlendirilmesi açısından önemli bir adımı temsil ettiğini kaydetti.

Stojanovic, “Bölgesel uçuş ağımızı THY’nin küresel erişimiyle birleştirerek yolcularımıza daha fazla destinasyon, daha yüksek esneklik ve daha nitelikli bir seyahat deneyimi sunarken, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilerin gelişimine de katkı sağlamayı hedefliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

İki bayrak taşıyıcı havayolu arasındaki stratejik işbirliğinin, Türkiye ile Karadağ arasında turizm ve ticaretin gelişmesine katkı sağlaması, aynı zamanda Avrupa’nın en kapsamlı uçuş ağlarından birine sahip THY aracılığıyla küresel erişimi daha da güçlendirmesi bekleniyor.

The post THY ve Air Montenegro arasında kod paylaşımı anlaşması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/thy-ve-air-montenegro-arasinda-kod-paylasimi-anlasmasi.html/feed 0 90512
Ticaret Bakanı Bolat cari açıktaki son durumu değerlendirdi https://memur70.com/ticaret-bakani-bolat-cari-aciktaki-son-durumu-degerlendirdi.html https://memur70.com/ticaret-bakani-bolat-cari-aciktaki-son-durumu-degerlendirdi.html#respond Tue, 13 Jan 2026 15:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=89954

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini ve 2025'te milli gelire oranının yüzde 1,4 olmasını öngördüklerini belirtti.

The post Ticaret Bakanı Bolat cari açıktaki son durumu değerlendirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, cari işlemler açığının tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ettiğini belirterek, “Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz.” ifadesini kullandı.

Bolat, yazılı açıklamasında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Kasım 2025 dönemi ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kasım 2025’te cari işlemler hesabının 4 milyar dolar açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının ise 2,1 milyar dolar fazla verdiğini vurgulayan Bolat, 2025 yılının 11 ayında cari işlemler açığının 18,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Bolat, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının Kasım 2025’te 23,2 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının söz konusu ayda yüzde 4 artışla, 392,6 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye çıktığını kaydetti.

Hizmet ihracatının güçlü seyrini devam ettirerek Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 122,1 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:

“Seyahat gelirleri Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda 59,4 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 42,3 milyar dolar oldu. Küresel ekonomide dış ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep şartlarına, ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen Türkiye ekonomisi dış finansman ihtiyacını azaltan, makroekonomik istikrarı güçlendiren bir görünüm ortaya koymaktadır.”

Bolat, cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviye olan 203,98 baz puana kadar gerilediğini aktararak, şöyle devam etti:

“CDS’deki bu güçlü iyileşme, finansal istikrarı pekiştirmekte ve dezenflasyon sürecine katkı sağlamaktadır. Küresel konjonktürde izlenen risk ve belirsizliklere, artan korumacı politikalar nedeniyle zayıf seyreden talebe rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımız artışını sürdürmekte rekor tazelemeye devam etmektedir. Bu olumlu gelişmeler ile cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

DENGELENME, YAPISAL REFORMLARA ELVERİŞLİ ZEMİN OLUŞTURUYOR

Cari işlemler hesabında izlenen dengelenmenin, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirdiğini belirten Bolat, bu durumun aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için elverişli bir zemin oluşturduğunu bildirdi.

Bolat, küresel ekonomideki dönüşümlere de dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki dönemde bir taraftan üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya devam edecek, diğer taraftan küresel ekonomideki dönüşümleri de dikkate alarak ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeye yönelik politikaları uygulamayı sürdüreceğiz.”

KAYNAK: AA

The post Ticaret Bakanı Bolat cari açıktaki son durumu değerlendirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ticaret-bakani-bolat-cari-aciktaki-son-durumu-degerlendirdi.html/feed 0 89954
Bakan Şimşek’ten ekonomide yeni dönem mesajı: Daha az kırılganız https://memur70.com/bakan-simsekten-ekonomide-yeni-donem-mesaji-daha-az-kirilganiz.html https://memur70.com/bakan-simsekten-ekonomide-yeni-donem-mesaji-daha-az-kirilganiz.html#respond Fri, 07 Nov 2025 21:00:13 +0000 https://memur70.com/?p=86925

Bakan Şimşek, Türkiye'nin bölgesel ticarette, hizmet ihracatında ve yeşil dönüşümde ciddi potansiyeli olduğunu belirtti ve “Daha az kırılganız çünkü ticaretimizin büyük kısmı serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelere yönelik." dedi.

The post Bakan Şimşek’ten ekonomide yeni dönem mesajı: Daha az kırılganız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenen ‘Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum’ ana temalı Boğaziçi Zirvesi’nin ikinci gününe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katıldı. Burada konuşan Şimşek, “Küresel ekonomik politika belirsizliği bu yılın başlarında zirve yaptı. Grafiklerin dışına çıkan seviyelere ulaştı. Bir miktar azalmış olsa da hala son derece yüksek seyrediyor. Benzer şekilde, küresel ticaret politikası belirsizliğine bakarsanız, aynı tabloyu görürsünüz. Peki bu kadar uç seviyede belirsizliğe neden olan zorluklar neler? Elbette ticaretin parçalanması var, yüksek küresel borçluluk var, yaşlanan nüfuslar var. Yapay zeka üretkenliği artırmak için muazzam bir potansiyel vaat ediyor ama aynı zamanda teknolojilerin paylaşılacak olup olmayacağı ve bölgesel farklılıklar açısından tablo karmaşık. Yaklaşmakta olan bir iklim felaketi bir diğer endişe konusu ve çevremize baktığımızda pek çok çatışma ve gerginlik görüyoruz” dedi.

Şimşek, “Bu, içinde bulunduğumuz küresel tablo ve bu da bu yılki Boğaziçi Zirvesi’nin teması. Peki bu ne anlama geliyor? Küresel büyüme beklentilerinin mütevazı düzeyde olduğu anlamına geliyor. IMF her yıl beş yıllık büyüme projeksiyonları yayımlar ve son birkaç yıldır bu oran yüzde 3 civarında sıkışmış durumda. Eskiden, küresel finansal krizden önce, ticaret korumacılığı gibi gelişmelerden önce beş yıllık bazda reel GSYH büyümesi için yüzde 4,5 ila 5 civarında tahminler yapılırdı. Dolayısıyla düşük büyüme artık açık biçimde yeni normal haline geldi. Peki Türkiye nasıl bir performans gösterdi? Geçen yüzyıla baktığınızda reel GSYH büyüme oranı yaklaşık yüzde 4,8’dir. Son 22-23 yıla bakarsanız, bu oran yüzde 5,5’e yaklaşmıştır” diye konuştu.

Şimşek, “Yatırım açısından hangi ülkelerde olmak isterdiniz? Büyümesini iç talebe ve hizmet ihracatına dayandıran ülkelerde. Çünkü korumacılık henüz hizmetler bileşenini etkilemedi. Daha çok mal ticaretinde gördüğümüz türden bir korumacılıktan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu ülkelere baktığımızda Türkiye’nin bunlardan biri olacağını düşünüyorum. Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor ve hizmet ihracatının bu yıl net bazda 65 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Ticaretin parçalanması yeni normal haline geldiyse Türkiye bununla nasıl başa çıkıyor? Daha az kırılganız çünkü ticaretimizin büyük kısmı serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelere yönelik. 54 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız var ve yakın coğrafyamızdaki ticaret de dahil edildiğinde toplam ihracatın yüzde 80’inden fazlası dost ülkelerle yapılıyor. Dolayısıyla gördüğünüz gibi, görece olarak daha az kırılgan olacağımızı düşünüyoruz. Söylediğim gibi, hizmet fazlamız bu noktada kilit önemde. Ama elbette orada oturup ticaretin parçalanmasının bizi etkileyip etkilemeyeceğini beklemeyeceğiz. Bölgesel entegrasyona odaklanıyoruz, bu kapsamda Basra Körfezi’nden Türkiye’ye uzanacak Yeni Kalkınma Yolu’nu hayata geçirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KÜRESEL BORÇLULUK ORANI SON BİRKAÇ YILDA HIZLA ARTTI’

Şimşek, “Küresel borçluluk oranı son birkaç yılda hızla arttı. Türkiye’nin toplam borçluluk oranı yüzde 89 iken dünya genelinde ve gelişmekte olan piyasalarda bu oran 240 ila 320 civarında. Bu ne anlama geliyor, bize ne tür bir avantaj sağlıyor? Eğer mali alanınız varsa, küresel zorluklarla başa çıkabilirsiniz. Örneğin dönüşüm, yapısal reformların uygulanması kaynak gerektirir. Düşük borçluluk ve güçlü mali konum, hazırlıklı olmasanız bile karşı karşıya kaldığınız zorluklara kaynak ayırabileceğiniz anlamına gelir. Elbette biz de verimliliği artırıcı altyapı yatırımlarına öncelik veriyoruz” diye konuştu.

Şimşek, “Bugün teknoloji pekiyi çalışmıyor, ya çok hızlı gidiyor ya da çok yavaş. Yapay zeka hazırlık endeksine bakarsanız bu IMF tarafından oluşturulan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri değerlendiren bir endeks. Gelişmekte olan piyasalardan daha iyi durumdayız. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca fiber kapasitesini genişletmeye, 5G+ yatırımlarına ki bu halihazırda devam ediyor, büyük veri merkezlerine ve nükleer enerji santrallerine yatırım yapacağız. Çünkü yapay zeka için enerji gerekir. Biz büyük dil modelleri oluşturma yarışında değiliz, her ne kadar bunu denemekte olan birkaç Türk şirketi olsa da. Bizim yapmak istediğimiz, bu büyük dil modellerinden yararlanacak uygulamaları teşvik etmek. Çünkü üretkenlik artışı daha çok burada ortaya çıkacak” diye konuştu.

Bakan Şimşek, “Yeşil dönüşüm Türkiye için bir diğer stratejik alandır. Küresel ısınmaya karşı 20 yılda 90 milyar dolar sulama yatırımı yapılmış, iklim ve yenilenebilir enerji yasaları kabul edilmiştir. Oxford ve Cambridge araştırmalarına göre Türkiye, dünyayı yeşil hale getirme potansiyeli bakımından altıncı sırada. Ayrıca yeşil dönüşüm, 2030’a kadar 4,5 trilyon dolarlık yeni pazar fırsatları sunmaktadır” dedi.

Şimşek, “Çatışmaların hüküm sürdüğü bir dönemde yaşıyoruz. Savunma harcamalarının önümüzdeki dönemde önemli ölçüde artması bekleniyor. 20-25 yıl önce savunma harcamaları yıllık yaklaşık 1-1,2 trilyon dolardı. Önümüzdeki on yılda yıllık savunma harcamalarının 6 trilyon dolara kadar çıkması bekleniyor. Neden? Çünkü NATO ülkeleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünde bulundu ve Avrupa Birliği de mali kısıtlamalarını gevşetti. 2,7-2,8 trilyon dolar seviyesinden 6 trilyon dolara yükselmekten söz ediyoruz. Türkiye bu alanda iyi konumlanmış durumda. Şu anda yaklaşık 1.400 aktif proje yürütüyoruz, bu da geliştirme aşamasındaki ürünler anlamına geliyor. Savunma sanayii ihracatlarımız da yeni yeni hız kazanıyor. Bu yıl ekim itibarıyla yıllıklandırılmış bazda savunma sanayii ihracatımız 8 milyar dolar seviyesinde ve küresel ölçekte 11’inci sıradayız. Ama söylediğim gibi, bu yıl alınan yeni siparişlerin toplamı 12 milyar doların üzerinde, yani sadece bu yıl gelen siparişler. Üstelik birçok ürün henüz devreye alınmadı beşinci ve altıncı nesil savaş uçakları geliştirme aşamasında, birçok gelişmiş insansız hava aracı ve hava savunma sistemi üzerinde çalışılıyor” dedi.

KAYNAK: DHA

The post Bakan Şimşek’ten ekonomide yeni dönem mesajı: Daha az kırılganız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsekten-ekonomide-yeni-donem-mesaji-daha-az-kirilganiz.html/feed 0 86925
Bakan Şimşek: Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor https://memur70.com/bakan-simsek-turkiye-buyumesini-buyuk-olcude-ic-talebe-dayandiriyor.html https://memur70.com/bakan-simsek-turkiye-buyumesini-buyuk-olcude-ic-talebe-dayandiriyor.html#respond Fri, 07 Nov 2025 19:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=86919

16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor ve hizmet ihracatının bu yıl net bazda 65 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor" dedi.

The post Bakan Şimşek: Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenen ‘Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum’ ana temalı Boğaziçi Zirvesi’nin ikinci gününe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katıldı. Burada konuşan Şimşek, “Küresel ekonomik politika belirsizliği bu yılın başlarında zirve yaptı. Grafiklerin dışına çıkan seviyelere ulaştı. Bir miktar azalmış olsa da hala son derece yüksek seyrediyor. Benzer şekilde, küresel ticaret politikası belirsizliğine bakarsanız, aynı tabloyu görürsünüz. Peki bu kadar uç seviyede belirsizliğe neden olan zorluklar neler? Elbette ticaretin parçalanması var, yüksek küresel borçluluk var, yaşlanan nüfuslar var. Yapay zeka üretkenliği artırmak için muazzam bir potansiyel vaat ediyor ama aynı zamanda teknolojilerin paylaşılacak olup olmayacağı ve bölgesel farklılıklar açısından tablo karmaşık. Yaklaşmakta olan bir iklim felaketi bir diğer endişe konusu ve çevremize baktığımızda pek çok çatışma ve gerginlik görüyoruz” dedi.

Şimşek, “Bu, içinde bulunduğumuz küresel tablo ve bu da bu yılki Boğaziçi Zirvesi’nin teması. Peki bu ne anlama geliyor? Küresel büyüme beklentilerinin mütevazı düzeyde olduğu anlamına geliyor. IMF her yıl beş yıllık büyüme projeksiyonları yayımlar ve son birkaç yıldır bu oran yüzde 3 civarında sıkışmış durumda. Eskiden, küresel finansal krizden önce, ticaret korumacılığı gibi gelişmelerden önce beş yıllık bazda reel GSYH büyümesi için yüzde 4,5 ila 5 civarında tahminler yapılırdı. Dolayısıyla düşük büyüme artık açık biçimde yeni normal haline geldi. Peki Türkiye nasıl bir performans gösterdi? Geçen yüzyıla baktığınızda reel GSYH büyüme oranı yaklaşık yüzde 4,8’dir. Son 22-23 yıla bakarsanız, bu oran yüzde 5,5’e yaklaşmıştır” diye konuştu.

Şimşek, “Yatırım açısından hangi ülkelerde olmak isterdiniz? Büyümesini iç talebe ve hizmet ihracatına dayandıran ülkelerde. Çünkü korumacılık henüz hizmetler bileşenini etkilemedi. Daha çok mal ticaretinde gördüğümüz türden bir korumacılıktan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu ülkelere baktığımızda Türkiye’nin bunlardan biri olacağını düşünüyorum. Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor ve hizmet ihracatının bu yıl net bazda 65 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Ticaretin parçalanması yeni normal haline geldiyse Türkiye bununla nasıl başa çıkıyor? Daha az kırılganız çünkü ticaretimizin büyük kısmı serbest ticaret anlaşmamız olan ülkelere yönelik. 54 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız var ve yakın coğrafyamızdaki ticaret de dahil edildiğinde toplam ihracatın yüzde 80’inden fazlası dost ülkelerle yapılıyor. Dolayısıyla gördüğünüz gibi, görece olarak daha az kırılgan olacağımızı düşünüyoruz. Söylediğim gibi, hizmet fazlamız bu noktada kilit önemde. Ama elbette orada oturup ticaretin parçalanmasının bizi etkileyip etkilemeyeceğini beklemeyeceğiz. Bölgesel entegrasyona odaklanıyoruz, bu kapsamda Basra Körfezi’nden Türkiye’ye uzanacak Yeni Kalkınma Yolu’nu hayata geçirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KÜRESEL BORÇLULUK ORANI SON BİRKAÇ YILDA HIZLA ARTTI’

Şimşek, “Küresel borçluluk oranı son birkaç yılda hızla arttı. Türkiye’nin toplam borçluluk oranı yüzde 89 iken dünya genelinde ve gelişmekte olan piyasalarda bu oran 240 ila 320 civarında. Bu ne anlama geliyor, bize ne tür bir avantaj sağlıyor? Eğer mali alanınız varsa, küresel zorluklarla başa çıkabilirsiniz. Örneğin dönüşüm, yapısal reformların uygulanması kaynak gerektirir. Düşük borçluluk ve güçlü mali konum, hazırlıklı olmasanız bile karşı karşıya kaldığınız zorluklara kaynak ayırabileceğiniz anlamına gelir. Elbette biz de verimliliği artırıcı altyapı yatırımlarına öncelik veriyoruz” diye konuştu.

Şimşek, “Bugün teknoloji pekiyi çalışmıyor, ya çok hızlı gidiyor ya da çok yavaş. Yapay zeka hazırlık endeksine bakarsanız bu IMF tarafından oluşturulan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri değerlendiren bir endeks. Gelişmekte olan piyasalardan daha iyi durumdayız. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca fiber kapasitesini genişletmeye, 5G+ yatırımlarına ki bu halihazırda devam ediyor, büyük veri merkezlerine ve nükleer enerji santrallerine yatırım yapacağız. Çünkü yapay zeka için enerji gerekir. Biz büyük dil modelleri oluşturma yarışında değiliz, her ne kadar bunu denemekte olan birkaç Türk şirketi olsa da. Bizim yapmak istediğimiz, bu büyük dil modellerinden yararlanacak uygulamaları teşvik etmek. Çünkü üretkenlik artışı daha çok burada ortaya çıkacak” diye konuştu.

Bakan Şimşek, “Yeşil dönüşüm Türkiye için bir diğer stratejik alandır. Küresel ısınmaya karşı 20 yılda 90 milyar dolar sulama yatırımı yapılmış, iklim ve yenilenebilir enerji yasaları kabul edilmiştir. Oxford ve Cambridge araştırmalarına göre Türkiye, dünyayı yeşil hale getirme potansiyeli bakımından altıncı sırada. Ayrıca yeşil dönüşüm, 2030’a kadar 4,5 trilyon dolarlık yeni pazar fırsatları sunmaktadır” dedi.

Şimşek, “Çatışmaların hüküm sürdüğü bir dönemde yaşıyoruz. Savunma harcamalarının önümüzdeki dönemde önemli ölçüde artması bekleniyor. 20-25 yıl önce savunma harcamaları yıllık yaklaşık 1-1,2 trilyon dolardı. Önümüzdeki on yılda yıllık savunma harcamalarının 6 trilyon dolara kadar çıkması bekleniyor. Neden? Çünkü NATO ülkeleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünde bulundu ve Avrupa Birliği de mali kısıtlamalarını gevşetti. 2,7-2,8 trilyon dolar seviyesinden 6 trilyon dolara yükselmekten söz ediyoruz. Türkiye bu alanda iyi konumlanmış durumda. Şu anda yaklaşık 1.400 aktif proje yürütüyoruz, bu da geliştirme aşamasındaki ürünler anlamına geliyor. Savunma sanayii ihracatlarımız da yeni yeni hız kazanıyor. Bu yıl ekim itibarıyla yıllıklandırılmış bazda savunma sanayii ihracatımız 8 milyar dolar seviyesinde ve küresel ölçekte 11’inci sıradayız. Ama söylediğim gibi, bu yıl alınan yeni siparişlerin toplamı 12 milyar doların üzerinde, yani sadece bu yıl gelen siparişler. Üstelik birçok ürün henüz devreye alınmadı beşinci ve altıncı nesil savaş uçakları geliştirme aşamasında, birçok gelişmiş insansız hava aracı ve hava savunma sistemi üzerinde çalışılıyor” dedi.

KAYNAK: DHA

The post Bakan Şimşek: Türkiye büyümesini büyük ölçüde iç talebe dayandırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsek-turkiye-buyumesini-buyuk-olcude-ic-talebe-dayandiriyor.html/feed 0 86919
IMF Başkanı’ndan korkutan uyarı: Hazır olun! https://memur70.com/imf-baskanindan-korkutan-uyari-hazir-olun.html https://memur70.com/imf-baskanindan-korkutan-uyari-hazir-olun.html#respond Fri, 10 Oct 2025 05:00:11 +0000 https://memur70.com/?p=85571

IMF Başkanı Georgieva, küresel ekonomik büyümenin bu yıl ve gelecek yıl hafif bir şekilde yavaşlayacağını öngördüklerini ve belirsizliğin küresel olarak yükseldiğini belirterek, "Hazır olun, belirsizlik yeni normal ve kalıcı olacak." dedi.

The post IMF Başkanı’ndan korkutan uyarı: Hazır olun! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, 13-18 Ekim’de düzenlenecek IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları öncesi “Değişim Zamanında Fırsat” başlıklı bir konuşma yaptı.

Konuşmasında küresel ekonomik görünüm ve temel politika önceliklerini ele alan Georgieva, belirsizliğin küresel olarak yükseldiğini ve yükselmeye devam ettiğini söyledi.

IMF Başkanı Georgieva, “Hazır olun, belirsizlik yeni normal ve kalıcı olacak.” dedi.

“Dünya ekonomisi korkulandan daha iyi başa çıkıyor”

Georgieva, gelecek hafta dünyanın dört bir yanında maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının bir araya geleceğini ve en acil soruların dönüşümün küresel ekonomik etkisi ile yaşanan politika türbülanslarıyla ilgili olacağını aktardı.

Dünya ekonomisinin bu durumla korkulandan daha iyi ama ihtiyaç olandan daha kötü başa çıktığını belirten Georgieva, nisan ayında bir araya geldiklerinde birçok uzmanın kısa vadede ABD’de bir resesyon olacağını ve bunun dünyanın geri kalanına olumsuz yansımaları olacağını öngördüğünü anımsattı. Georgieva, bunun yerine ABD ile diğer birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomisinin ayakta kalmayı başardığını kaydetti.

Dünya Ekonomik Görünüm raporunda gelecek hafta açıklanacağı gibi küresel ekonomik büyümenin bu ve gelecek yıl yalnızca “hafif” bir şekilde yavaşlayacağını öngördüklerini belirten Georgieva, “Tüm işaretler, çoklu şoklardan kaynaklanan ciddi baskılara genel olarak dayanmış bir dünya ekonomisine işaret ediyor.” diye konuştu.

Georgieva, bu dayanıklılığın, iyileştirilmiş politika temelleri, özel sektörün uyum kabiliyeti, korkulduğu kadar ağır olmayan tarifeler ve destekleyici finansal koşullarla açıklanabileceğini ifade etti.

Politika yapıcılara ticareti “büyümenin motoru” olarak koruma çağrısı

Küresel ekonominin dayanıklılığının henüz tamamen test edilmediğini belirten Georgieva, bu testin gelebileceğine dair endişe verici işaretler olduğu uyarısında bulundu.

Georgieva, altına olan artan küresel talebe dikkati çekerek, değerleme etkileri ve kısmen jeopolitik faktörleri yansıtan net alımların etkisiyle parasal altın varlıklarının artık dünya resmi rezervlerinin beşte birini aştığını aktardı.

Tarifelerde ise tam etkinin henüz ortaya çıkmadığını belirten Georgieva, “ABD’de, marj daralması fiyatların daha fazla yansıtılmasına yol açabilir, enflasyonu artırarak para politikası ile büyüme üzerinde etkileri olabilir. Diğer yerlerde ise daha önce ABD pazarına yönelik olan malların akışı ikinci bir tarife artışını tetikleyebilir.” dedi.

Georgieva, dünya ticaretinin çoğunun şimdilik kurallara uygun ilerlediğini belirterek, politika yapıcılara ticareti “büyümenin motoru” olarak koruma çağrısında bulundu.

Küresel ekonomik büyümenin orta vadede yaklaşık yüzde 3 olması öngörülüyor

Küresel ekonomik büyümenin orta vadede yaklaşık yüzde 3 olmasının beklendiğini belirten Georgieva, bu oranın Kovid-19 salgını öncesi yüzde 3,7 seviyesinin altında olduğunu kaydetti.

Georgieva, küresel büyüme modellerinin yıllar içinde değiştiğine işaret ederek, özellikle Çin’in istikrarlı bir şekilde hız kaybederken Hindistan’ın önemli bir “büyüme motoru” haline geldiğini aktardı.

Asya ülkelerine nihai mallar ve hizmetleri kapsayacak şekilde iç ticareti derinleştirme, hizmet sektörünü ve finansmana erişimi güçlendirecek reformlara hız verme çağrısında bulunan Georgieva, Sahra Altı Afrika’da da genç ve büyüyen iş gücü nedeniyle reformların çok büyük getirileri olabileceğini belirtti.

Georgieva, Avrupa’ya ise iş gücü piyasasında, mal ve hizmet ticaretinde, enerjide ve finansta sınır anlaşmazlıklarını ortadan kaldırma çağırısı yaptı. Bölge ülkelerine tek bir Avrupa finans sistemi kurmalarını ve enerji birliği inşa etmelerini söyleyen Georgieva, bölgenin ABD’nin özel sektör dinamizmini yakalaması gerektiğini ifade etti.

Küresel kamu borcunun 2029’a kadar GSYH’nın yüzde 100’ünü aşması bekleniyor

Georgieva, küresel kamu borcunun 2029 yılına kadar GSYH’nın yüzde 100’ünü aşmasının öngörüldüğünü, buna gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin öncülük ettiğini kaydetti.

Artan borcun, faiz ödemelerini şişirdiğini, borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu, diğer harcamaları kısıtladığını ve hükümetlerin şokları hafifletme kabiliyetini azalttığını belirten Georgieva, gelişmiş ekonomilerin dünyanın en muhtaç ülkelerine sağladığı kalkınma yardımlarının düşüşünü sürdürdüğünü aktardı.

Georgieva, mali konsolidasyonun hem zengin hem de yoksul ülkelerde gerekli olduğunu vurguladı.

Hem özel tüketim hem de bütçe açığının yüksek olduğu ve cari açığın 2000’lerin başından beri görülmemiş seviyelerde olduğu ABD’ye kapsamlı eylem çağrısında bulunan Georgieva, federal bütçe açığını ele alacak ve hanehalkı tasarrufunu teşvik edecek adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

Georgieva, özel tasarrufların kronik olarak yüksek olduğu ve iç talebin uzun süren gayrimenkul ayarlamaları ve deflasyonist baskılar nedeniyle geride kaldığı Çin’e de geçici mali genişleme ve kalıcı mali yeniden yapılandırma önerisinde bulundu.

Çin’in özel tüketimi artırmak, yeni bir büyüme modeline geçmek ve ekonomisini yeniden canlandırmak için mali-yapısal bir pakete ihtiyacı olduğunu belirten Georgieva, bunun aynı zamanda reel döviz kurunun son dönemdeki değer kaybını dengelemeye de yardımcı olacağını aktardı.

KAYNAK: AA

The post IMF Başkanı’ndan korkutan uyarı: Hazır olun! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/imf-baskanindan-korkutan-uyari-hazir-olun.html/feed 0 85571