İkli̇m – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Wed, 29 Oct 2025 15:00:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png İkli̇m – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ihtiyacı yılda 310 milyar doları aşıyor https://memur70.com/gelismekte-olan-ulkelerin-iklim-finansmani-ihtiyaci-yilda-310-milyar-dolari-asiyor.html https://memur70.com/gelismekte-olan-ulkelerin-iklim-finansmani-ihtiyaci-yilda-310-milyar-dolari-asiyor.html#respond Wed, 29 Oct 2025 15:00:22 +0000 https://memur70.com/?p=86500

Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğinin etkilerine uyum için ihtiyaç duyduğu finansmanın yıllık 310 milyar doları aşacağı ve bu tutarın söz konusu ülkelere sağlanan mevcut finansmanın en az 12 katına denk geldiği bildirildi.

The post Gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ihtiyacı yılda 310 milyar doları aşıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) her yıl iklim müzakerelerinden önce hazırladığı Uyum Açığı raporu yayımlandı.

UNEP raporda, 10-21 Kasım’da Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı (COP30) öncesinde iklim finansmanı açığına dikkat çekti.

Rapora göre, küresel sıcaklıkların artması ve iklim değişikliğinin etkilerinin şiddetlenmesiyle, gelişmekte olan ülkelerin bu değişikliklere uyum için ihtiyaç duyduğu finansman açığı yaşamları, geçim kaynaklarını ve ekonomileri riske atıyor.

Gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası kamu finansmanı 2023’te 26 milyar dolar oldu. Bu tutar, önceki yılki 28 milyar doların altında gerçekleşti.

Ancak, iklim değişikliğine uyum ve finansmanında ilerleme kaydedilmesine rağmen, gelişmekte olan ülkelerin iklim uyumu için 2035 itibarıyla yıllık 310-365 milyar dolar arasında finansmana ihtiyaç duyacağı tahmin ediliyor.

Böylece, söz konusu ülkelerin iklim uyumu için finansman ihtiyacı bu ülkelere sağlanan mevcut uluslararası finansmanın 12-14 katına karşılık geliyor.

Dünyada son 10 yıldaki enflasyon oranları 2035’e kadar sürerse, gelişmekte olan ülkelerin uyum finansmanı ihtiyacı 310-365 milyar dolardan 440-520 milyar dolara yükselme riski bulunuyor.

“UYUM BİR MALİYET DEĞİL, YAŞAM ÇİZGİSİ”

BM Genel Sekreteri António Guterres rapora ilişkin değerlendirmesinde, iklim etkilerinin hızla arttığını ancak uyum finansmanının aynı hızda ilerlemediğini belirterek, “Bu da iklim değişikliğine karşı en kırılgan durumda olan insanları yükselen denizler, ölümcül fırtınalar ve kavurucu sıcaklıklar karşısında savunmasız bırakıyor. Uyum bir maliyet değil bir yaşam çizgisidir. Uyum açığını kapatmak, yaşamları korumanın, iklim adaletini sağlamanın ve daha güvenli, sürdürülebilir bir dünya kurmanın yoludur. Bir an daha kaybetmeyelim.” çağrısında bulundu.

UNEP İcra Direktörü Inger Andersen de gezegendeki herkesin iklim değişikliğinin etkilerini yaşadığına işaret ederek, sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda ilerleme yavaşladıkça bu etkilerin daha da kötüleşeceğini kaydetti.

Uyum finansmanını artırmak için kamu ve özel kaynakların küresel seferberliğine ihtiyaç olduğunu aktaran Andersen, “Ama bu, kırılgan ülkelerin borç yükünü artırmadan yapılmalı. Bütçeler sıkı ve öncelikler çakışıyor olabilir ancak gerçek basit. Uyum yatırımlarını şimdi yapmazsak, her yıl artan maliyetlerle karşı karşıya kalacağız.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA

The post Gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ihtiyacı yılda 310 milyar doları aşıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gelismekte-olan-ulkelerin-iklim-finansmani-ihtiyaci-yilda-310-milyar-dolari-asiyor.html/feed 0 86500
Üreticiler memnun: Sıcak havalar, pamuğa yaradı! https://memur70.com/ureticiler-memnun-sicak-havalar-pamuga-yaradi.html https://memur70.com/ureticiler-memnun-sicak-havalar-pamuga-yaradi.html#respond Wed, 06 Aug 2025 16:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=82661

Türkiye'nin pamuk ihtiyacının yaklaşık yüzde 45'ini karşılayan Şanlıurfa'da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, pamuk gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

The post Üreticiler memnun: Sıcak havalar, pamuğa yaradı! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Şanlıurfa’da hava sıcaklıkları 40 derecenin üzerinde seyrediyor. Dönemsel iklim değişikliği ve kuraklık sebebiyle bazı bitkilerin veriminde, gelişiminde ve hasat döneminde değişiklikler meydana gelirken, pamuk ise sıcak havalardan olumlu yönde etkileniyor. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, iklim değişikliğinin son yıllarda tarımsal üretimi ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Çullu, Şanlıurfa genelinde 2 milyon dönümün üzerinde pamuk ekimi yapıldığını belirterek pamuk üretiminin hem ülke ekonomisine hem de çiftçilere önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

OLUMSUZ BİR DURUM GÖZLEMLENMİYOR

Prof. Dr. Çullu, şu ifadeleri kullandı:
Şu ana kadar aşırı sıcaklıklar pamuğu olumsuz etkilemedi, aksine olumlu yönleri oldu. Şu anda hala gelişim aşamasında, ciddi bir hastalık da görülmüyor. Şu ana kadar arazide yaptığımız gözlemlerde pamuk açısından çok olumsuz bir durum gözlemlemiyoruz. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için alternatif üretim modellerine geçilmesi gerektiğini belirten Çullu, şöyle devam etti: “İklim değişimi maalesef durdurulamıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu iklim değişimi su kaynaklarını etkileyecek. Su kaynaklarında ciddi bir azalma olacak, bu nedenle ürün desenini, aşırı su kullanan bazı ürünleri değiştirmek gerekiyor.

Kuru şartlarda yetişen bazı ürünlere yönelmek lazım.

BU YIL İYİ BİR HASAT BEKLİYORUZ
Pamuk üreticisi Hüseyin Demir de kentte sıcak havanın etkisini sürdürdüğünü anlattı.

Yaklaşık 30 dönüm pamuk ektiğini aktaran Demir, “Şu an pamuklarımızın durumu gayet iyi. Sıcak hava tarlada çalışmayı zorlaştırıyor ama verim açısından oldukça memnunuz. Bu yıl iyi bir hasat bekliyoruz.

The post Üreticiler memnun: Sıcak havalar, pamuğa yaradı! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ureticiler-memnun-sicak-havalar-pamuga-yaradi.html/feed 0 82661
Yüksek seyreden kahve fiyatları, tekrar düşüşe geçti https://memur70.com/yuksek-seyreden-kahve-fiyatlari-tekrar-dususe-gecti.html https://memur70.com/yuksek-seyreden-kahve-fiyatlari-tekrar-dususe-gecti.html#respond Thu, 26 Jun 2025 15:00:28 +0000 https://memur70.com/?p=80941

Kahve fiyatlarının gerilemesiyle, gıda ve içecek sektörü rahat bir nefes aldı.

The post Yüksek seyreden kahve fiyatları, tekrar düşüşe geçti appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Kahve fiyatları son 12 ayda hızla yükseldi. Şubat ayında Arabica ve Robusta kahve fiyatları sırasıyla 9,049 USD/kg ve 5,812 USD/kg ile rekor seviyelere ulaştı. Bu artış gıda ve içecek endüstrisini önemli biçimde etkiledi. Üreticiler maliyetlerin bir kısmını üstlenirken, kalanını müşterilerine yansıtmak zorunda kaldı. Bu da azımsanacak bir miktar değildi. Bir fincan kahvenin ortalama fiyatı 2022’den bu yana %17 arttı (Lumina Intelligence). Ancak, son dönemde kahve fiyatlarının dengelenmeye ve düşmeye başladı… KAHVE FİYATLARINDAKİ ARTIŞI NE TETİKLEDİ? Şeker, kakao ve zeytinyağı gibi diğer birçok yüksek değerli emtia gibi, iklim değişikliği kahve üretimini sekteye uğrattı. Dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya, uzun süreli kuraklıktan etkilendi. Tedarik zinciri risk yönetimi şirketi Everstream Analytics’in Baş Meteoroloğu Jon Davis, Eylül 2024’te “Brezilya’da kuru mevsim, ancak bu kışın aşırı ve olağandışı sıcaklıklar toprak nemi rezervlerini tehlikeli derecede düşük seviyelere indirdi” dedi. Ek olarak, aşırı sıcaklık düşüşleri de hasar verdi. İngiliz Kahve Birliği Yönetici Direktörü Paul Rooke, “Brezilya’da donun mahsul üzerindeki etkisini görüyoruz. Bazı yıllarda diğer yıllara göre daha önemli bir etkisi olabilir ve zorluk. Bu düşük sıcaklıklar ve donlar daha sık ve/veya daha yaygın hale gelirse, üretimi sürdürmek zorlaşacak” dedi. Ancak, Arabica ve Robusta kahve türlerini üreten Brezilya’da yetiştirme koşulları iyileşti. KAHVE FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR? Vesper’in piyasa analisti Ben Schräder, “Brezilya’da hava koşulları şu anda elverişli” dedi. Sonuçta, kahve üretiminin “yüksek kaliteli ve bol” olması bekleniyor. Bu da arzın azalmasıyla birlikte fiyatların sürekli artmasından korkan sektör için bir rahatlama anlamına geliyor. Tedarikçilerin üreticilere yönelik agresif satışları da fiyatların düşmesine katkıda bulundu. Ancak bu satışlar, 2024 mahsulünün çoğunun şu anda satılmış olduğu anlamına geliyor. Üretim tahmin edildiği kadar fazla olmazsa, bu durum fiyatların tekrar yükselmesine neden olabilir. Schräder, “Brezilya’nın hasadı henüz zirveye ulaşmadı. Herhangi bir hava bozukluğu tahminleri değiştirebilir” dedi. KAHVE FİYATLARININ HAREKETLİLİĞİ Kahve, iklim değişikliklerine karşı savunmasız olan, oldukça hareketli bir emtiadır. Everstream Analytics’ten Davis, “Kahve, özel koşullara ihtiyaç duyan bir tarım ürünüdür. Belirli bir rakım, belirli bir toprak ve mevsim boyunca belirli hava koşullarına ihtiyaç duyar. Dünyada bu benzersiz tarımsal değişkenler kombinasyonuna sahip çok fazla bölge yok” dedi. Bu, mahsulün geleceğini korumak için hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmez. Sadece yetiştiriciler için belirli zorluklar ortaya çıkardığı anlamına gelir. Sonuç olarak, kahve üreticileri iklim değişikliğinin meydana getirdiği sorunları aşmak için yenilikler yapıyor ve mevcut yetiştirme sistemlerine alternatifler buluyor. İngiliz Kahve Derneği’nden Rooke, “Hem bireysel işletmeler hem de Global Coffee Platform gibi kuruluşlar tarafından iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik çok çeşitli girişimler yürütülüyor. Bunlar gölge kahve üretimi, karbon tutma projeleri, toprak ve su koruma projeleri gibi alanları kapsıyor. Önemli olan, başarılı projelerin nasıl ve neden başarılı olduğunu ve bunların daha geniş ölçekte nasıl tekrarlanabileceğini anlayabilmek” dedi. Ayrıca, World Coffee Research gibi kuruluşlar, değişen iklime en uygun kahve çekirdeği çeşitlerini belirlemenin yanı sıra, değişen koşullara uyum sağlamak için popüler çeşitler geliştirmeye çalışıyor.  

The post Yüksek seyreden kahve fiyatları, tekrar düşüşe geçti appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/yuksek-seyreden-kahve-fiyatlari-tekrar-dususe-gecti.html/feed 0 80941
İklim krizi, dünyanın en fazla tüketilen meyvesi muzun üretimini tehdit ediyor https://memur70.com/iklim-krizi-dunyanin-en-fazla-tuketilen-meyvesi-muzun-uretimini-tehdit-ediyor.html https://memur70.com/iklim-krizi-dunyanin-en-fazla-tuketilen-meyvesi-muzun-uretimini-tehdit-ediyor.html#respond Mon, 12 May 2025 17:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=79069

Yeni bir araştırmaya göre, iklim krizinin etkileri nedeniyle Latin Amerika ve Karayipler'de muz yetiştiriciliği yapılan alanların yaklaşık üçte ikisi 2080 yılına kadar muz üretimine elverişsiz hale gelebilir.

The post İklim krizi, dünyanın en fazla tüketilen meyvesi muzun üretimini tehdit ediyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Uluslararası yardım ve kalkınma kuruluşu Christian Aid tarafından yayımlanan raporda, artan sıcaklıklar, aşırı hava olayları ve iklim kaynaklı zararlıların Guatemala, Kosta Rika ve Kolombiya gibi ülkelerde muz üretimini olumsuz etkilediği belirtildi.

Dünyanın en çok tüketilen meyvesi olan muzun buğday, pirinç ve mısırdan sonra en önemli dördüncü gıda ürünü olduğu vurgulanan raporda, Latin Amerika ve Karayipler’de muz yetiştiriciliği yapılan alanların yaklaşık üçte ikisinin, 2080 yılına kadar muz üretimine elverişsiz hale gelebileceğine dikkat çekildi.

Raporda, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin, dünya muz ihracatının yüzde 80’ini karşıladığı aktarılarak, bu bölgelerin aynı zamanda iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarına karşı en hassas yerler arasında olduğu ifade edildi.

Dünya genelindeki muz üretiminin yaklaşık yüzde 80’inin yerel tüketim için yapıldığına işaret edilen raporda, 400 milyondan fazla insanın günlük kalorilerinin yüzde 15 ila 27’sini muzdan sağladığı kaydedildi.

Raporda, yüzlerce muz çeşidi olmasına rağmen, iyi aroması, dayanıklılığı ve yüksek verimi nedeniyle ihracatın büyük çoğunluğunu Cavendish çeşidi muzların oluşturduğu vurgulandı.

Cavendish çeşidi muzların 15 ila 35 santigrat derece aralığında yetişebildiği ifade edilen raporda, bu muz çeşidinin az ya da fazla suya ve de fırtınalara karşı duyarlı olduğu aktarıldı.

Raporda, fırtınaların muz bitkisinin yapraklarını parçalayarak fotosentezi büyük ölçüde zorlaştırdığına işaret edildi.

İklim krizinin muzu yetiştirme koşullarını doğrudan olumsuz etkilediği ve mahsulleri yok eden mantar hastalıklarının yayılmasına katkıda bulunduğuna değinilen raporda, “kara yaprak mantarı” gibi hastalıkların muz bitkilerinin fotosentez yapma kabiliyetini yüzde 80 oranında düşürebildiği dile getirildi.

Raporda, artan sıcaklıkların ve değişen yağmur düzeninin, toprak kökenli başka mantar türleri vasıtasıyla tarım alanlarını tahrip edebileceği bilgisi paylaşıldı.

Christian Aid, ayrıca raporda, iklim krizine en fazla neden olan zengin ülkelere, fosil yakıt kullanımını azaltmaları ve iklim değişikliğine uyum sağlamaya çalışan ülkelere mali destek sağlamaları çağrısında bulundu.

Christian Aid’in politika ve kampanyalar direktörü Osai Ojigho, “Muz sadece dünyanın en sevilen meyvesi değil, aynı zamanda milyonlarca insan için temel gıda kaynağı. İklim değişikliğinin bu hayati ürün için yarattığı tehlikeye karşı uyanmamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Guatemala’da muz yetiştiriciliği yapan 53 yaşındaki Aurelia Pop Xo ise Christian Aid araştırmacılarına yaptığı açıklamada, “İklim değişikliği mahsullerimizi öldürüyor. Bu da hiçbir şey satamadığımız için gelirimiz olmayacağı anlamına geliyor.” dedi.

KAYNAK: AA

The post İklim krizi, dünyanın en fazla tüketilen meyvesi muzun üretimini tehdit ediyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/iklim-krizi-dunyanin-en-fazla-tuketilen-meyvesi-muzun-uretimini-tehdit-ediyor.html/feed 0 79069
İklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olayları tarımsal üretimde riskleri artırıyor https://memur70.com/iklim-degisikligi-kaynakli-asiri-hava-olaylari-tarimsal-uretimde-riskleri-artiriyor.html https://memur70.com/iklim-degisikligi-kaynakli-asiri-hava-olaylari-tarimsal-uretimde-riskleri-artiriyor.html#respond Thu, 01 May 2025 17:00:22 +0000 https://memur70.com/?p=78592

Tarımsal üretimi olumsuz etkileyen don olayının son 5 yılda yüzde 40 arttığı belirtilirken, üreticiler iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarıyla mücadelede destek bekliyor

The post İklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olayları tarımsal üretimde riskleri artırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Nisan ayının ortasında sıcaklıklarda yaşanan ani düşüşler 30’dan fazla şehirde zirai dona yol açarak tarım faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Ortaya çıkan tablo, sayıları ve şiddeti son yıllarda artan iklim krizi kaynaklı aşırı hava olaylarının, Türkiye’deki tarım faaliyetlerine olumsuz etkilerini bir kez daha gösterdi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) İklim ve Zirai Meteoroloji Dairesi Başkanlığının “İklim Değerlendirmesi” raporuna göre, 2024 yılında Türkiye’de ortalama sıcaklık 15,6 dereceyle 1991-2020 ortalamasının 1,7 derece üzerinde gerçekleşerek rekor kırdı.

Türkiye’nin ortalama alansal yağışı geçen yıl 537,2 milimetre olarak ölçülürken, bu miktar, 1991-2020 ortalamasının yüzde 6,3 altında kaldı.

Aşırı hava olaylarının sayısı 1257’ye ulaşırken bunun yüzde 35’ini şiddetli yağış ve sel, yüzde 20’sini fırtına, yüzde 18’ini dolu, yüzde 9’unu yoğun kar, yüzde 8’ini yıldırım düşmesi, yüzde 3’ünü heyelan, yüzde 2’si don ve yüzde 2’sini kasırga oluşturdu.

ZARAR GÖREN TARIM ALANLARI

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü verilerine göre aşırı sıcak, aşırı yağış, dolu, don, kuraklık, su baskını gibi iklim değişikliğine bağlı hava olayları nedeniyle 2020 yılında 197 milyon dekar tarım alanının 10 milyon 541 bin dekarı zarar gördü.

2021 yılında 206 milyon 183 bin dekar alandan 62 milyon 513 bin dekarı afetlerden etkilenirken, 53 milyon dekar alandaki zarar kuraklıktan kaynaklandı.

2022 yılında toplam 205 milyon 717 bin dekarlık tarımsal üretim alanından 12 milyon 640 bin dekarı, 2023 yılında 208 milyon 854 bin dekar alandan 12 milyon 640 bin dekarı afetlerden etkilendi.

Afetler, 2024 yılının tarımsal üretim faaliyetinin yoğun olmadığı ilk 4 ayında 208 milyon 854 bin dekar alanın 664 bin dekarında zarara yol açtı.

“DON OLAYLARI SON 5 YILDA YÜZDE 40 ARTTI”

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen AA muhabirine, iklim değişikliğinin tarıma olan etkilerinin artık daha fazla hissedilir olduğunu söyledi.

Özellikle erken gelen sıcakların tarım takvimini olumsuz etkilediğine dikkati çeken Öztürkmen, “Martın 20’lerinden 25’inden itibaren adeta yalancı bahar dediğimiz bir bahar geldi. Nisanın ortalarına doğru gelindiğinde doğada birçok ağaç uyandı ancak gece yaşanan düşük sıcaklıklar don riskini arttırdı. Son 30 yılda Türkiye’de ilkbahar donlarında yüzde 18 bir artış olmuş ama son 5 yıla baktığımızda yüzde 40 artış olmuş.” dedi.

Öztürkmen, don riskine karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

“Don riski olan yerlerde biraz daha yüksek rakımlı alan değil de yamaç araziler ve hava akımının olduğu yerler tercih edilmeli. Bitki besleme ve sulama zamanları doğru seçilmeli. Küçük alanlar için yüzey ısıtma sistemleri bir çözüm olabilir. Don riski yüksek olan bahçelerde sisleme ve dumanlama için lastik yakımı yapılıyor. Birçok yerde rüzgar panoları ve fan sistemleri kullanılıp o soğuk hava dalgası da atılabiliyor.”

İklim değişikliğine uyum kapsamında tarımda profesyonelleşmenin öneminden bahseden Öztürkmen, çiftçilere olası zararlardan korunmaları için tarım sigortası yapmaları tavsiyesinde bulundu.

KAYNAK: AA

The post İklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olayları tarımsal üretimde riskleri artırıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/iklim-degisikligi-kaynakli-asiri-hava-olaylari-tarimsal-uretimde-riskleri-artiriyor.html/feed 0 78592
Kuraklık hububatta ekim takvimini değiştirdi https://memur70.com/kuraklik-hububatta-ekim-takvimini-degistirdi.html https://memur70.com/kuraklik-hububatta-ekim-takvimini-degistirdi.html#respond Wed, 13 Nov 2024 14:00:15 +0000 https://memur70.com/?p=72423

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, buğday ve arpada ekim döneminin yağışların etkisiyle ileriye kaydığını belirterek, kuraklık nedeniyle birçok çiftçinin hububat ekimi yapamadığını bildirdi.

The post Kuraklık hububatta ekim takvimini değiştirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

İklim değişikliğinin, yağış rejiminde değişikliğe, doğal afetlere, sıcaklık artışına ve kuraklığa neden olduğuna dikkati çeken Bayraktar, bu durumun olumsuz etkilerinin en fazla tarım sektöründe hissedildiğini bildirdi.

Bayraktar, tarımsal aktivitelerin iklim şartlarına doğrudan bağlı olduğuna işaret ederek, “İklim değişikliği, kalite ve verim düşüklüğüne, üretim maliyetlerinin artmasına, daha sıcak ve az yağışlı iklim koşullarına, meteorolojik olaylarda artışa, bitki hastalık ve zararlılarında artışa, ekolojik alanlarda kaymaya, bitkisel çeşitliliğin azalmasına ve kültürel işlemlerde sorunlara neden oluyor. Kısacası iklim değişikliği, dünyada nüfusun artmasıyla beraber sağlıklı gıdaya ve suya ulaşımı zorlaştırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İklim değişikliğinin en önemli etkisinin su döngüsü üzerinde olacağının altını çizen Bayraktar, ülkede nüfus artışının etkisiyle kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının azaldığını ifade etti.

Bayraktar, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Sulamada yatırımların bitirilmemesi ve etkinliğin sağlanamaması bir diğer yapısal sorunlarımızın başında geliyor. Sürdürülebilir bir tarımsal üretimde su olmazsa olmazdır. Halen 1,4 milyon hektar alanda sulama altyapısı tamamlanmadı. Sulamaya açılacak her metrekare tarım arazisi ülkemizin menfaatine olacaktır. Hükümetin sulama yatırımlarına yönelik çalışmalarını destekliyoruz. Sulama kanallarının yenilenmesi ve kanallarda kapalı sisteme geçilmesi şarttır. Çiftçilerimize su tasarrufu sağlayan modern sulama sistemlerini kurabilmeleri için teşvik ve krediler artırılmalıdır.”

“YAZ MEVSİMİNDE YAĞIŞLAR GEÇEN YILA KIYASLA YÜZDE 30 AZALDI”

Dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışların, kuraklık afetinin sıklığını ve şiddetini artırdığını vurgulayan Bayraktar, “Tarımın yer üstü ve yer altı su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle kuraklık, tarımsal ekonominin birçok sektörünü etkileyen karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu nedenle tarımda su vazgeçilmezdir. Kuraklık, tarımsal ürünlerin verimliliğini etkilediği gibi gelir seviyesi daha fazla ürünlerin ekiminden de çiftçilerimizi uzaklaştırdı.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, yaz mevsiminde yağışların normaline göre yüzde 9, geçen yıla kıyasla yüzde 30 azalma gösterdiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Buğday ve arpada ekim dönemi ileri tarihlere kaydı. Bu sezon da bölgelere göre değişmekle birlikte, yağışların ekim ayında istenilen seviyede olmaması ve bazı bölgelerde çok geç gelmesi nedeniyle ekilişler 20 gün ile 1 ay kadar ileri kaydı. Kuraklık nedeniyle birçok çiftçimiz hububat ekimi yapamadı.”

Ülke olarak modern uygulamalara geçiş için hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Bayraktar, alınacak önlemlerin su, toprak ve biyoçeşitlilik gibi doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir ve etkin kullanımına yönelik olması gerektiğini kaydetti.

The post Kuraklık hububatta ekim takvimini değiştirdi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kuraklik-hububatta-ekim-takvimini-degistirdi.html/feed 0 72423
Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim vizyonunu açıkladı https://memur70.com/bakan-kurum-turkiyenin-iklim-vizyonunu-acikladi.html https://memur70.com/bakan-kurum-turkiyenin-iklim-vizyonunu-acikladi.html#respond Wed, 13 Nov 2024 12:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=72417

Bakü'de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 29. Taraflar Konferansı'nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "2053'te sıfır emisyon hedefimiz kararlığımızı gösteriyor" dedi.

The post Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim vizyonunu açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 29. Taraflar Konferansı’nda Türkiye’nin İklim Vizyonunu açıkladı.

Bakan Kurum’un konuşmasından öne çıkanlar:

“CUMHURBAŞKANIMIZIN İFADELERİYLE ‘İNSANLIĞA DAHA ADİL BİR DÜNYAYI TEKLİF EDİYORUZ'”

Önümüzdeki 10 gün boyunca burada iklim finansmanının yeni hedeflerini belirlemeye çalışacağız. COP29, ülkelerin iklim krizine yaptıklarını görmemiz açısından kritik bir zirvedir. Ülkelerin şeffaflık raporları bu zirvenin en önemli konularından biri. Ben bu iki temel konudaki düşüncelerimizi ve beklentilerimizi paylaşmamızın ardından sizlere Türkiye’nin uzun dönemli yol haritasını anlatmak istiyorum.

Türkiye olarak; Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle “insanlığa daha adil bir dünyayı teklif ediyoruz.” İnsani ve vicdani bir sorumluluk olarak gördüğümüz bu yolda; küresel işbirliğini ve dayanışmayı en yüksek sesle dile getiriyoruz.

Çünkü dünyanın bu birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Bugün, Dünya Meteoroloji Örgütü’ne kulak verdiğimizde, son 50 yılda hava, iklim veya su ile bağlantılı 11 binden fazla afetin yaşandığını görüyoruz. 2 milyonun üzerinde can kaybının, 4.5 trilyon dolarlık ekonomik kaybın olduğunu üzülerek müşahede ediyoruz.

“TÜRKİYE, DÜNYANIN VİCDAN VE İYİLİK MERKEZİDİR”

Türkiye, raporlarla ortaya konulan bu gerçeklere hiçbir zaman sessiz kalmamış, pasif bir tutum içinde olmamıştır. Çünkü bizim ülkemiz; taşıdığı değerler ve coğrafi derinliği itibarıyla, dünyanın vicdan ve iyilik merkezidir.

Binlerce yıllık birikiminden de güç alarak, tüm kurumlarıyla birlikte, insanlık için, ortak evimiz dünya için; var gücüyle çalışmaktadır.

En sade şekliyle ifade etmem gerekirse “Türkiye, her gayretini, bize emanet olan dünyanın sağlığı ve insanlığın iyiliği” için tasarlamakta ve uygulamaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dünyaya ilan ettiği, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi; bu kararlılığımızın en yüksek belgesi ve tezahürüdür. İşte hazırladığımız Uzun Dönem Stratejimizi, bir başka deyişle, Yol Haritamızı da bu kararlılığa uygun olarak; en şeffaf ve katılımcı süreçleri işleterek ortaya koyduk.

Uzun Dönemli İklim Stratejimizin hazırlık sürecini, yaklaşık iki yıl boyunca kamu ve özel sektör ile sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla yürüttük. Stratejimizi; toplam 18 sektörde 89 strateji ile hazırladık ve 3 temel sacayağı üzerine bina ettik. Bu 3 temel sacayağı; Azaltım, Uyum ve “Yatay Kesen Konular” adını verdiğimiz her iki başlığın ortak noktalarından müteşekkildir.

“2053’TE EMİSYONLARIMIZI SIFIRA YAKLAŞTIRMIŞ OLACAĞIZ”

Bu yılki emisyon miktarlarımıza baktığımızda, emisyon oranımızın yüzde 72’sinin enerji sektöründen, yüzde 12.5’nin endüstri sektöründen; yüzde 13’ünün tarım, kalan yüzde 3’ünün ise atık sektöründen kaynaklandığını görüyoruz. Bu nedenle de; Uzun Dönemli İklim Stratejisi Azaltım Hedeflerimiz Kapsamında; emisyonların çoğunun kaynaklandığı enerji sektöründe iddialı hedefler ortaya koyduk.

Sanayi sektöründe; 2053’e kadar; çimentoda %93, demir-çelikte %99, alüminyumda %75 emisyon azaltımı sağlamayı öngörüyoruz. Binalar sektöründe, 2053’te emisyonlarımızı sıfıra yaklaştırmış olacağız. Bu alanda, toplam 2 milyar ton Karbondioksit eşdeğeri emisyon salımını engelleyeceğiz.

“SIFIR ATIK PRENSİBİYLE HAREKET EDECEĞİZ”

Ulaştırma sektöründe; yine 2053’e kadar 7 bin km yüksek hızlı tren ve hızlı tren hattı inşa ederek, temiz ulaşım olan demiryollarının lojistikteki payını %5’ten %22’ye çıkaracağız. 2035 yılına kadar elektrikli araç sayısını 4,2 milyona ulaştıracak; bu sayede elektrikli araç yerlilik oranımızı da yüzde 75’e çıkarmış olacağız. Bu çalışmalarla; karayolu ulaşımı kaynaklı sera gazı emisyonlarımızı olabildiğince azaltacağız.

Atılım yapacağımız bir başka alan ise Atık sektörü olacak. Atık sektöründe; Sıfır Atık Prensibiyle hareket edeceğiz.

Bugün, toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 59’a yükseltmiş olan bir ülkeyiz. Bu alanda; Avrupa’da 5’inci, dünyada 11’inci sırada yer alıyoruz.

Birincil enerjide yenilenebilir enerjinin payını yüzde 50’ye, Nükleer enerjinin payını ise %30’a çıkarmayı planlıyoruz. Böylece; ulusal çapta kullanacağımız enerjinin yaklaşık %80’inini karbonsuz hale getireceğiz.

The post Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim vizyonunu açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-kurum-turkiyenin-iklim-vizyonunu-acikladi.html/feed 0 72417
Dünya Bankası ve IMF, iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliğini derinleştiriyor https://memur70.com/dunya-bankasi-ve-imf-iklim-degisikligiyle-mucadelede-isbirligini-derinlestiriyor.html https://memur70.com/dunya-bankasi-ve-imf-iklim-degisikligiyle-mucadelede-isbirligini-derinlestiriyor.html#respond Sat, 01 Jun 2024 07:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=65912

Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF), ülkelerin iklim değişikliği tehdidiyle mücadele kapsamındaki eylemlerini artırmalarına yardımcı olmak için işbirliğini geliştiriyor.

The post Dünya Bankası ve IMF, iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliğini derinleştiriyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Dünya Bankası ile IMF’den yapılan ortak açıklamada, işbirliğinin politika reformları ve iklim yatırımlarına yönelik bütünleşik yaklaşım yoluyla ülkelerin iklim stratejilerine kritik destek sağlayacağı, iki kurumun kendi yetkileri dahilinde, ülke odaklı reform programlarını geliştirmek için analiz, teknik yardım, finansman ve politika uzmanlıklarını kullanacağı kaydedildi.

Bu çerçevede üç temel ilkenin dikkate alınacağına işaret edilen açıklamada, ilk olarak ülkeler, Dünya Bankası ve IMF’nin her ülkenin iklim zorluklarını ve bunları ele almak için gereken öncelikli politika reformlarını belirlemek için yakın bir şekilde birlikte çalışacağı aktarıldı.

Kurumların, ülkelerin reformları teknik yardım ve finansman yoluyla uygulamalarına yardımcı olmak için diğer çok taraflı kalkınma bankaları ile de çalışacağı belirtilerek, üçüncü olarak IMF ve Dünya Bankasının talep halinde özel sektör de dahil olmak üzere ek iklim finansmanını harekete geçirmek üzere tasarlanmış platformların kurulmasına yardımcı olacağı ifade edildi.

İki kurum arasındaki gelişmiş işbirliğinin, ülke odaklı ortaklıkları teşvik edeceği, politika değişikliklerini harekete geçireceği ve ülkelerin iklim ihtiyaçlarını karşılamak için yatırımları artıracağı vurgulanan açıklamada, ayrıca kurumların iklim eylemine ayırdığı artan kaynakların optimize edileceği ve kalkınma ortaklarıyla özel sektörden ek kaynaklar toplanacağı bildirildi.

“Geliştirilmiş işbirliği kaynakların etkisini artıracak”
Açıklamada, “Dünya Bankası, 2025 yılına kadar yıllık finansmanın yüzde 45’ini iklim değişikliğine uyum ve hafifletmeye ayırmak, 2030 yılına kadar Afrika’daki 250 milyon insana yenilenebilir enerji ulaştırmak için çalışmak ve iklim krizinin ön saflarında yer alan insanları desteklemek için kriz araç setini genişletmek gibi yeni önlemlerle iklim eylemini hızlandırıyor.” ifadelerine yer verildi.

IMF’nin de 23 ülkenin katkılarıyla finanse edilen Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Vakfının (RST) desteğiyle ülkelerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılık oluşturmasına yardımcı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, RST’den Ekim 2022’de faaliyete geçmesinden bu yana 18 ülkenin faydalandığı bildirildi.

Açıklamada, Dünya Bankası ile IMF’nin geliştirilmiş işbirliği çerçevesinin RST aracılığıyla yönlendirilen kaynakların etkisini daha da artırmasının beklendiği vurgulandı.

KAYNAK: AA

The post Dünya Bankası ve IMF, iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliğini derinleştiriyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/dunya-bankasi-ve-imf-iklim-degisikligiyle-mucadelede-isbirligini-derinlestiriyor.html/feed 0 65912
İngiliz araştırmacılar: Deniz buzullarındaki rekor düşüşün tek nedeni iklim değişikliği https://memur70.com/ingiliz-arastirmacilar-deniz-buzullarindaki-rekor-dususun-tek-nedeni-iklim-degisikligi.html https://memur70.com/ingiliz-arastirmacilar-deniz-buzullarindaki-rekor-dususun-tek-nedeni-iklim-degisikligi.html#respond Mon, 20 May 2024 17:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=65464

İngiliz Antarktika Araştırmaları Enstitüsü (BAS), iklim değişikliği olmasaydı 2023 yılında Antarktika'da ölçülen düşük deniz buzulu değerlerinin yüksek ihtimalle kaydedilmeyeceğini açıkladı.

The post İngiliz araştırmacılar: Deniz buzullarındaki rekor düşüşün tek nedeni iklim değişikliği appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Enstitünün, Antarktika’da bulunan denizlerdeki buzul ölçümleri üzerinden hazırladığı araştırma, Amerikan Jeofizik Birliğinin hakemli dergisinde yayımlandı.

Geçen yılın kış aylarında diğer yılların kış aylarına göre beklenenden 2 milyon kilometrekare daha az buzul ölçüldüğü ifade edilen araştırmada, bu miktarın Britanya Adası’nın 10 katından daha büyük olduğu kaydedildi.

Araştırmada, 2 bin yılda bir görülecek bu miktarda düşük buzul seviyesinin iklim değişikliği olmasaydı yüksek ihtimalle kaydedilmeyeceği de ifade edildi.

Denizlerdeki buzulların 2015’e kadar düzenli olarak arttığı ancak o tarihten bu yana düşüşte olduğu da belirtilen araştırmada, BAS’ın iklim değişikliğinin buzullara etkisini 18 farklı iklim modeliyle incelediği kaydedildi.

Yok olan buzulların 20 yıldan uzun sürede geri geldiğine vurgu yapılan araştırmada, bu ölçüdeki buzul kayıplarının Antarktika çevresindeki Güney Okyanusu’nda önemli değişikliklere yol açacağına da işaret edildi.

Kıtadaki buzul ölçümlerinin 1978’de uydu görüntüleme yöntemleriyle başladığı hatırlatılan araştırmada, buzul miktarının 2017’den sonra rekor seviyede azaldığı vurgulandı.

Geçen yılın ilk yarısında ölçülen yüksek okyanus yüzey sıcaklığının rekor deniz buzulu erimesine yol açtığı ifade edilen araştırmada, kuvvetli kuzey güney rüzgarlarının da önemli bir etki yaptığının altı çizildi.

Araştırmada, Antarktika’daki buzulların dünya iklimine olan önemli etkilerine de yer verildi.

Kıtadaki buzulların okyanuslardaki akıntıların sıcaklığını belirleyerek iklime doğrudan etki ettiği belirtilen araştırmada, deniz buzullarının kıyı buzullarını etkileyen rüzgarlar için kalkan görevi gördüğü ifade edildi.

Buzulların denizlerdeki yaşam için de önemli olduğu vurgulanan araştırmada, özellikle imparator penguen kolonilerinin düşük buzul seviyesi nedeniyle nüfus kaybına uğradığının altı çizildi.

Araştırmada yer alan bilim insanlarından Rachel Diamond, yaptığı açıklamada, ölçülen buzul seviyesinin beklenmedik miktarda düşük olduğunu belirterek, “2023’teki düşük buzul seviyesinin ne kadar ihtimal dışı olduğunu bulmak için ilk kez bu kadar geniş bir iklim modeli seti kullanıldı.” ifadesini kullandı.

Son 45 yılda çekilen uydu görüntülerine ek olarak iklim modellerinin de devreye girdiğini anlatan Diamond, “Modellere göre rekor düzeydeki düşük deniz buzulu miktarı, iklim değişikliği olmasaydı 2 bin yılda bir ölçülecekti. Yüzde 1’den düşük olan bir ihtimal olası görülmemelidir.” dedi.

Araştırmayı yapan ekipte yer alan bilim insanı Caroline Holmes, dünyada sera gazı üretimi artıkça buzul seviyesinin düşmeye devam edeceğini vurguladı.

Bir diğer bilim insani Louise Sime de açıklamasında, düşük buzul seviyesi ve artan sıcaklığın başta penguenler ve balinalar olmak üzere bölgesel ve küresel iklimi ve doğal hayatı etkileyeceğine vurgu yaptı.

BAS, ocak ayında yaptığı açıklamada, imparator penguen kolonilerinin Antarktika’da değişen buzul şartları nedeniyle yer değiştirmek zorunda kaldığını, bazı kolonilerin 30 kilometreden daha uzağa gittiğini belirtti.

KAYNAK: AA

The post İngiliz araştırmacılar: Deniz buzullarındaki rekor düşüşün tek nedeni iklim değişikliği appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ingiliz-arastirmacilar-deniz-buzullarindaki-rekor-dususun-tek-nedeni-iklim-degisikligi.html/feed 0 65464
“Sel riskine karşı tedbirli havzalar ve şehirler yaratılmalı” https://memur70.com/sel-riskine-karsi-tedbirli-havzalar-ve-sehirler-yaratilmali.html https://memur70.com/sel-riskine-karsi-tedbirli-havzalar-ve-sehirler-yaratilmali.html#respond Fri, 15 Sep 2023 15:00:17 +0000 https://memur70.com/?p=56024

ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen, "İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve şehir sellerine karşı kentlerimizi daha dirençli hale getirmeliyiz…" dedi.

The post “Sel riskine karşı tedbirli havzalar ve şehirler yaratılmalı” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Taşkınlar, dünya genelinde en önemli afetlerden biri olarak kabul edilirken, Türkiye’de can ve mal kaybı açısından tüm afetler arasında ikinci sırada, meteorolojik afetler arasında birinci sırada yer alıyor.

Küresel iklim değişiklikleri nedeniyle Türkiye’de yer yer, kısa vadeli ancak yoğun gelen yağış miktarı sellere neden olmakta ve şehirlerde ciddi hasar yaratmaya başlamaktadır. ALTER Uluslararası Mühendislik ve Müşavirlik Yönetici Ortağı Dide Özdikmen, su yönetiminin daha iyi yapılmasının, taşkın olaylarını engellemese de, hasar riskini azaltarak vereceği zararın minimuma indirgenmesi konusunda oldukça etkili olduğunu ifade ediyor.

Taşkın risklerinin azaltılmasının önemini vurgulayan Özdikmen, “Alt yapı yatırımları, imar çalışmaları, şehirleşme, yeni sanayi alanları, ulaşım hizmetleri ve benzeri konularda, taşkın risklerinin önceden belirlenmesinin, taşkını önleme ve yönetme çalışmaları yapılmasının önemi, son yaşanan şehir taşkınları ile bir kez daha anlaşılmıştır. Bu insanlık için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Devlet Su İşleri ve Su Yönetimi tarafından Master Planlar, Türkiye İklim Değişikliği Eylem Planı, Ulusal Su Planı, Havza Yönetim Planı, Havza Koruma Planı, Su Tahsis Planı, Kuraklık Eylem Planı, Havza Taşkın Eylem Planı, Taşkın koruma projeler gibi taşkın yönetimi ile ilgili birçok plan hazırlandı. İklim Kanunu ve Su Kanunu gibi yasa taslaklarının da yasalaşacağını ve böylece iklim değişikliğinin ortaya çıkaracağı riskleri azaltabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

Taşkınların insan yaşamına olan olumsuz etkilerine ek olarak ciddi boyutta ekonomik, çevresel ve sosyo-kültürel zararlara da yol açtığını ifade eden Özdikmen, şöyle konuştu:

“Taşkın riskleri değerlendirilirken, yol açabileceği tüm zararlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bu kapsamda, taşkın bilgi sistemi, taşkın havzası veri tabanı ve memba-mansap ilişkisi göz önüne alınarak, yapısal ve yapısal olmayan tüm önlemler birlikte değerlendirilerek çalışmaların planlanması gerekmektedir.  İyi koordine olmuş paydaşlarla taşkın öncesi, taşkın sırası ve taşkın sonrası işler daha iyi yönetilebilir ve taşkın zararları minimize edilebilir. Taşkınların insan sağlığı, çevre, kültürel miras, sosyal ve ekonomik faaliyet üzerindeki olumsuz etkilerinin birlikte dikkate alınarak azaltılması, taşkın yönetiminde kurumsal yetki ve sorumluluklar esas alınarak kuruluşların taşkın öncesi, taşkın esnası ve taşkın sonrasında koordineli bir şekilde birlikte çalışmasının sağlanması ve kamuoyunun bu konuda bilinç düzeyinin arttırılması gerekmektedir. Ayrıca finansal kaynakların daha verimli ve etkin kullanımının sağlanması ve taşkın yönetiminde sorumlu ve ilgili kurum ve kuruluşların net olarak belirlenmesi de faydalı olacaktır.”

“İklim değişikliğinin neden olduğu, kuraklık ve şehir sellerine karşı, kentlerimizi daha dirençli hale getirmeliyiz”

Özdikmen, ayrıca taşkın tesislerini konusunda, “Taşkın tesisleri, alt yapı tesisleri ve demiryolu hatlarındaki köprü, menfez, yarma, tünel gibi sanat yapılarının modern algılama sistemleri ile takibi zaruret haline gelmiştir. Şehir selleri riskinin sürdürülebilir biçimde yönetilmesi giderek daha zorlaşıyor. Kentlerimizi iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve şehir sellerine karşı daha dirençli hale getirmeliyiz. Ayrıca kent hidrolojisi hesaplarının, değişen yeni koşullar dikkate alınarak güncellenmesi ve bazı riskli bölgelerdeki atıksu ve yağmursuyu toplama sisteminin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Yağmursuyu hatlarının, atıksu şebekelerinden ayrı yapılması ve işletilmesi konusunda yerel mevzuattaki belirsizliklerin de hızla giderilmesi gerekmektedir. Kentlerimizde doğa tabanlı ekolojik çözümler kapsamında yağmur sularının toplanarak yeraltına süzülebileceği geniş yeşil alanlar planlanmalıdır” dedi.

The post “Sel riskine karşı tedbirli havzalar ve şehirler yaratılmalı” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sel-riskine-karsi-tedbirli-havzalar-ve-sehirler-yaratilmali.html/feed 0 56024