Hastalığın – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Fri, 21 Nov 2025 18:00:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Hastalığın – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 KOAH erken teşhis ile önlenebilir https://memur70.com/koah-erken-teshis-ile-onlenebilir.html https://memur70.com/koah-erken-teshis-ile-onlenebilir.html#respond Fri, 21 Nov 2025 18:00:11 +0000 https://memur70.com/?p=87554

Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akın Kaya, Dünya KOAH Günü kapsamında toplumda KOAH hastalığına dair farkındalığı artırmak amacıyla önemli açıklamalarda bulundu.

The post KOAH erken teşhis ile önlenebilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

KOAH (kronik obstrüktif (hkayıcı) akciğer hastalığı) tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen hala dünyada en y en yaygın görülen üçüncü ölüm nedeni olarak dikkat çekiyor. Dünya KOAH Günü kapsamında Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akın Kaya toplumsal farkındalığı ve hastalığa dair bilgi düzeyini yükseltmek amacıyla KOAH hastalığına dair açıklamalarda bulundu.

KOAH’ın hem dünyada hem de ülkemizde toplum sağlığı açısından önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Kaya, tütün ürünleri kullanılmış ya da hala kullanılıyorsa 40 yaş üzerinde belirli süreli azalmayan öksürük, nefes darlığı ve sabahlan balgam çıkarma belirtileri varsa mutlaka göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurgularken “KOAH tedavi edilebilir ve önlenebilir olmasına rağmen hala dünya genelinde önde gelen 3. ölüm nedeni Ülkemizde ise hastalığa dair bilgi seviyesi henüz yeterli seviyede değil. Dünya genelinde yapılan çalışmalar, KOAH’ yetişkinlerin %70 kadarına teşhis konulmadığını ve bu oranların düşük ve orta gelirli ülkelerde daha da yüksek olduğunu göstermektedir. Bu rakamlar hastalığa dair farkındalığın ve bilinç düzeyinin düşük olduğunu net şekilde göstermektedir. Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan KOAH’ın bu denli yaygın olması hastalıkla ilgili yeterli bilgiye sahip olunmaman ve yeterince ciddiye alınmamasından kaynaklıdır. KOAH önlenmez ve tedavi edilmezse yaşam kaybı riski yüksek bir hastalıktır” dedi.

“TEDAVİDE TEMEL AMAÇ TÜTÜN ÜRÜNLERİNİN KULLANIMININ BIRAKILMASIDIR”

Prof. Dr. Akın Kaya, KOAH tedavisine dair ise “Erken evrede hastalık yakalanabilirse ve kişiler tütün ürünlerinin kullanımı bırakırsa hastalık durdurulabilir ve akciğerlerdeki fonksiyon kaybı önlenebilir. Hekimler İçin KOAH tedavisinde en önemli öncelik hastalığın seyrinin yavaşlatılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. KOAH tedavisinde derecesine ve seyrine göre birçok farklı tedavi seçeneği bulunmaktadır. Hastalığın temeli tütün ürünü kullanımı olduğu İçin, tedavinin temel amacı tütün ürünlerinin kullanımınım bırakılmasıdır. Bunun yanı sıra КОАН hastalarının semptomlarını iyi takip etmesi ve her türlü kötüleşme durumunda hızlıca göğüs hastalıkları uzmanıma başvurmaları önem arz etmektedir” açıklamasında bulundu.

Kaya hastalığın geç teşhis edilmesi ve ilerlemesi durumunda da tedavi seçenekleri arasında, solunum yoluyla uygulanan nefes açıcı ilaçlar ile hava yollarındaki daralmanın azaltılıp hastanın olabildiğince rahatlatılması bulunmaktadır. Bu seçenekler sayesinde de KOAH hastalarının yaşam kalitelerinin yükseltilmesi hedeflenmektedir” ifadesini de sözlerine ekledi.

ALEVLENME DÖNEMLERİ DİKKATLE TAKİP EDİLMELİ 

Alavienme KOAH hastalığının doğal seyri sırasında, tedavide farklı seçeneklere gidilmesini gerektirecek kötüleşme halidir. Ülkemizde üç KOAH hastasından birinin alevlenme riski bulunmaktadır. Balgam miktarında, öksürükte ve nefes darlığında artış alevlenmelerin habercisi olabilir. Kaya, alevlenme dönemlerinin yaşam kalitesini düşüreceğini, hastane yatışlarına ve hatta yasam kayıplarına sebep olabileceği için mutlaka hekime başvurulması gerektiğinin altını çizerken KOAH hastalarının ve risk gruplarının tütün ürünlerini kullanmayı bırakmasını, düzenli egzersiz ile hareketli olunmasını ve havasız ortamlardan kaçınmasını, kilosunu kontrol etmesini, grip ve zatürre aşılarını düzenli yaptırmasını önerdi.

The post KOAH erken teşhis ile önlenebilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/koah-erken-teshis-ile-onlenebilir.html/feed 0 87554
Türk profesörden bir ilk daha: DSÖ tarafından onaylandı https://memur70.com/turk-profesorden-bir-ilk-daha-dso-tarafindan-onaylandi.html https://memur70.com/turk-profesorden-bir-ilk-daha-dso-tarafindan-onaylandi.html#respond Fri, 04 Apr 2025 10:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=77439

Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, yenidoğan bebeklerde sarılık hastalığının tedavisi için Dünya Sağlık Örgütü onaylı fotonik bir sistem geliştirdi. Bu sistem, bebeklerin evde güvenli bir şekilde tedavi edilmesini sağlıyor.

The post Türk profesörden bir ilk daha: DSÖ tarafından onaylandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Fırat Üniversitesi (FÜ) Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve Fırat Teknokent’te faaliyet gösteren FYTRONİK Elektronik Teknolojileri AŞ’nin CEO’su Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, yenidoğan bebeklerde sıkça görülen sarılık hastalığının tedavisi için yenilikçi bir fotonik sistem geliştirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından onaylanan bu sistem, bebeklerin hastane ortamına bağımlı kalmadan, evde güvenli ve etkili bir şekilde tedavi edilmesine imkan tanıyor. Geliştirilen sistem, sarılık hastalığının kısa sürede tedavi edilmesini sağlayarak, yenidoğanların sağlığını korumayı hedefliyor. Ayrıca, hastane ortamında bebeklerin beslenmesi konusunda yaşanan zorlukları ortadan kaldırarak, evde tedavi ve beslenme sürecinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlıyor. Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, geliştirdiği sistem hakkında yaptığı açıklamada, “Bu yeni fotonik sistem, özellikle sarılık hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere tasarlanmış bir cihazdır. Bilindiği gibi sarılık, yenidoğan bebeklerde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Zamanında tedavi edilmediğinde ciddi problemlere yol açabilir. Özellikle erken doğan bebeklerde, kısa sürede tedavi edilmemesi durumunda beyin hasarı ve gelişim geriliği gibi riskler oluşabilir. Bu nedenle, sarılık hastalığının hızlı bir şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak hastane ortamında tedavi edilirken bebeğin beslenmesine yeterince dikkat edilemeyebilir. Bu nedenle, evde kullanılabilecek ve tedavi sürecini hızlandıracak bir fotonik sistem geliştirdik” dedi.

”ÜÇ FARKLI MOD VE KONTROLLÜ TEDAVİ SÜRECİ” 

Prof. Dr. Yakuphanoğlu, yeni sistemin mevcut tedavi yöntemlerinden farklı olduğuna dikkat çekerek, “Piyasada bulunan mevcut sistemler, yalnızca mavi ışık kullanarak sarılığı tedavi etmeye çalışmaktadır. Ancak bu yöntem, kontrolsüz uygulandığında yenidoğan sağlığı için risk oluşturabilir. Bizim geliştirdiğimiz fotonik sistem, DSÖ’nün belirlediği standartlara uygun, güvenli ve hızlı tedavi sağlayan bir teknolojiye sahiptir Sistem üç farklı modda çalışmaktadır. Bu cihaz, farklı zamanlarda ve farklı dozlarda tedavi sağlayarak, hastalığın en uygun şekilde iyileşmesini sağlıyor. Mevcut sistemlerden farklı olarak, tamamen kontrollü bir ışık tedavisi sunuyor ve hastanın güvenliğini ön planda tutuyor” şeklinde konuştu.

“BEBEKLER EVDE GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE TEDAVİ EDİLEBİLECEK” 

Geliştirilen sistemin seri üretime uygun olduğunu ve yatırımcılar için büyük bir fırsat sunduğunu belirten Yakuphanoğlu, “Ürettiğimiz bu cihazı bir yatırım projesine dönüştürdük. Herhangi bir firma, bu teknolojiyi satın alarak üretimini yapabilir ve kendi markasıyla piyasaya sürebilir. Biz, sistemi tüm teknik detaylarıyla yatırımcılara sunmaya hazırız. Firmaların yalnızca dış kasa tasarımını yaparak ürünü yerli bir ürün olarak pazara sunması mümkün. Bilindiği gibi böyle bir isim geliştirmiş olduğumuz sistem Dünya Sağlık Örgütü’nün istemiş olduğu standart değerlere sahip, hızlı tedavi yapabilen bir cihaz özelliğine sahiptir. Dolayısıyla siz böyle bir ürünü aldığınızda çocuğunuzu kolaylıkla evde tedavi edebilirsiniz. Böyle bir sistem özellikle bir battaniye şeklinde çocuğa sararak kolaylıkla evinizde hem çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde besleyerek, hem de hastalığını çok kolaylıkla giderebilirsiniz” diye konuştu.

KAYNAK: İHA

The post Türk profesörden bir ilk daha: DSÖ tarafından onaylandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turk-profesorden-bir-ilk-daha-dso-tarafindan-onaylandi.html/feed 0 77439
Avustralya’da görülen şap hastalığı ekonomiye 80 milyar dolar zarar verebilir https://memur70.com/avustralyada-gorulen-sap-hastaligi-ekonomiye-80-milyar-dolar-zarar-verebilir.html https://memur70.com/avustralyada-gorulen-sap-hastaligi-ekonomiye-80-milyar-dolar-zarar-verebilir.html#respond Thu, 21 Jul 2022 22:00:11 +0000 https://memur70.com/?p=38326

Tarım Bakanı Murray Watt, dün ülkedeki bir havaalanında şap hastalığının tespit edildiğini bildirdi. Hastalığın ülkeye girmesine neden olan ve ...

The post Avustralya’da görülen şap hastalığı ekonomiye 80 milyar dolar zarar verebilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Tarım Bakanı Murray Watt, dün ülkedeki bir havaalanında şap hastalığının tespit edildiğini bildirdi.

Hastalığın ülkeye girmesine neden olan ve açıklanmayan sığır eti ürününün, Endonezya’dan gelen bir yolcuya ait olduğu kaydedildi.

Ayrıca Melbourne’de satılmak üzere Çin’den ithal edilen domuz ürünlerinde şap hastalığının yanı sıra Afrika domuz vebasına rastlandı.

Avustralya’nın hem şap hastalığından hem de Afrika domuz vebasından arınmış durumda olduğunu söyleyen Watt, Melbourne’deki süpermarket ve depolardaki ürünlere el konulduğunu ve test edildiğini kaydetti.

Watt, Avustralya’da sığır yetiştiriciliğinin ciddi ölçüde zarar görmesine yol açabilecek bu duruma ilişkin “tamamlayıcı” girişimlerinin olduğunu aktardı.

Öte yandan uzmanlar şap hastalığının yayılması durumunda bunun, ülke ekonomisine 80 milyar dolar zarar verebileceği uyarısı yapıldı.

Endonezya’da son aylarda meydana gelen salgın nedeniyle bu ülkeden yapılacak uçuşlara ilişkin Avustralya’daki tüm uluslararası havaalanlarında sıkı tedbirler alınacak.

Aynı zamanda, Avustralya’nın hastalıkla mücadele için Endonezyalı yetkililere ekonomik destek sağlayacağı bildirildi.

KAYNAK: AA

The post Avustralya’da görülen şap hastalığı ekonomiye 80 milyar dolar zarar verebilir appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/avustralyada-gorulen-sap-hastaligi-ekonomiye-80-milyar-dolar-zarar-verebilir.html/feed 0 38326
TTB’den “maymun çiçeği hastalığı” açıklaması https://memur70.com/ttbden-maymun-cicegi-hastaligi-aciklamasi.html https://memur70.com/ttbden-maymun-cicegi-hastaligi-aciklamasi.html#respond Sat, 21 May 2022 19:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=35338

TTB'den yapılan açıklamada, hastalığın varlığının 50 yıldan uzun süredir bilinmesine rağmen dünyada ilk defa bu kadar yaygınlaştığına işaret ...

The post TTB’den “maymun çiçeği hastalığı” açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

TTB’den yapılan açıklamada, hastalığın varlığının 50 yıldan uzun süredir bilinmesine rağmen dünyada ilk defa bu kadar yaygınlaştığına işaret edilerek “Birçok ülkede tespit edilen maymun çiçeği hastalığı, bildiğimiz özellikleriyle Kovid-19 gibi hızla yayılan bir hastalık değildir. Ancak ilk defa bu kadar yaygınlaşması, hastalığın önemini göz ardı etmememiz gerektiğini gösteriyor. Hastalığın ilk defa saptandığı Afrika dışında da salgınların olması, küresel düzeyde önem verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.” denildi.

Çiçek aşısının sonlandırılması ile bağlantılı olarak azalan nüfus bağışıklığının, maymun çiçeği hastalığının yeniden canlanması için bir neden olduğunun düşünüldüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Dünyadaki vakaların ani artışının, maymun çiçeği virüsünün geçmişe göre daha kolay bulaşmasını sağlayan bir mutasyonundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve her bir maymun çiçeği hastalığı salgınının tek bir kökene kadar uzanıp uzanmadığını ortaya koyacak çalışmalar yapılmalıdır. Tüm bunlara dayanarak maymun çiçeği hastalığının halk sağlığı açısından önemi hafife alınmamalıdır.”

Açıklamada bu konuda Sağlık Bakanlığına, riskli kişiler belirlenerek aşılama programının planlanması, hasta bakımlarının daha önce çiçek aşısı ile bağışıklanmış daha az riskli kişilerce yapılmasının sağlanması, yeterli ilaç temini için koşulların oluşturulması, laboratuvar ve sağlık kurumlarındaki çalışma ortamının yeniden düzenlenmesi, alınacak diğer önlemlerin belirlenmesi ve kamuoyu ile paylaşılması ve “panik yaratmadan” halka ve sağlık çalışanlarına yönelik eğitimlerin planlanması gibi görevler düştüğü belirtildi.

Açıklamada, bütün sürecin TTB başta olmak üzere, ilgili emek ve meslek örgütleriyle bilimsel ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi gerektiği aktarıldı.

MAYMUN ÇİÇEĞİ HASTALIĞI

Hastalığa, maymun çiçeği virüsünün neden olduğu belirtilen açıklamada, maymun çiçeğinin, öncelikle Orta ve Batı Afrika’nın tropik yağmur ormanlarında ortaya çıkan ve zaman zaman diğer kıtalarda da görülen bir “viral zoonotik” hastalık olduğu vurgulandı.

Hastalığının genel olarak “ateş, kızarıklık ve şişmiş lenf düğümleri” ile kendini gösterdiği aktarılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“Genellikle iki ila dört hafta süren semptomların ardından seyri duran bir hastalık olmasına rağmen ağır vakalara dönüşebilir. Nitekim son zamanlardaki vaka-ölüm oranı yüzde 3-6 civarındadır. Hastalık enfekte bir kişi veya hayvanla yakın temas yoluyla veya virüs bulaşmış materyalden insanlara bulaşabilir. Maymun çiçeği hastalığı virüsü bir kişiden diğerine lezyonlar, vücut sıvıları, solunum damlacıkları, yatak örtüsü ve benzeri materyallerle yakın temas yoluyla bulaşabilir. Hastalığının belirtileri çiçek hastalığına benzer ancak çiçek hastalığına göre hem daha az bulaşıcıdır hem de ondan daha az ciddi hastalığa neden olur. Çiçek hastalığını yok etme programı sırasında kullanılan aşılar da maymun çiçeği hastalığına karşı koruma sağlamıştır. Maymun çiçeği hastalığının önlenmesi için onaylanmış yeni aşılar da geliştirilmiştir. Çiçek hastalığı tedavisi için geliştirilen bir antiviral ilaç, maymun çiçeği hastalığı için de ruhsatlandırılmıştır.”

KAYNAK: AA

The post TTB’den “maymun çiçeği hastalığı” açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ttbden-maymun-cicegi-hastaligi-aciklamasi.html/feed 0 35338
Genellikle ağrısız seyrediyor! Diş etlerinizde kızarıklık ve kanama varsa dikkat https://memur70.com/genellikle-agrisiz-seyrediyor-dis-etlerinizde-kizariklik-ve-kanama-varsa-dikkat.html https://memur70.com/genellikle-agrisiz-seyrediyor-dis-etlerinizde-kizariklik-ve-kanama-varsa-dikkat.html#respond Tue, 12 Apr 2022 14:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=33223

İdealdent Klinikler Grubu kurucu ortaklarından Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Dt. Sancar Şimşek, diş fırçalarken oluşan kanama ile ilgili ...

The post Genellikle ağrısız seyrediyor! Diş etlerinizde kızarıklık ve kanama varsa dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İdealdent Klinikler Grubu kurucu ortaklarından Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Dt. Sancar Şimşek, diş fırçalarken oluşan kanama ile ilgili önemli bilgiler aktardı. Diş eti hastalığının en önemli belirtisinin, fırçalarken veya kendiliğinden ortaya çıkan diş eti kanamaları olduğunu belirten Dr. Dt. Şimşek “Kanama, diş etindeki iltihaba bağlı ortaya çıkar. İltihaba bağlı olarak diş etlerinde kızarıklık ve şişme görülebilir. Bununla birlikte kök yüzeylerinin açığa çıkması yani diş eti çekilmeleri, soğuk veya sıcağa karşı hassasiyet, dişlerde sallanma ve kaymalar, kötü ağız kokusu da hastalığın belirtileri arasındadır. Bu belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimi muayenesini yaptırmak, hastalığın oluşmadan önlenmesini veya erken teşhis edilerek diş kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Sağlıklı diş etinden hasta, iltihaplı diş etine geçiş normal bir insanda çok hızlı olmaz; genellikle geniş zamana yayılan, belirtiler gösteren bir süreçtir. Bu belirtileri göz ardı etmez ve tedavi yoluna giderseniz; diş kaybına, apse oluşumuna kadar uzanan bu süreci durdurabilirsiniz” diye konuştu. 

Kendi kendine iyileşmez

“Diş eti hastalıkları kendi kendine, antibiyotik, gargara, vitamin gibi tedavilerle iyileşmez; mutlaka bir diş eti uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir” diyen Dr. Dt. Şimşek, erken dönemde teşhis edilmesinin, diş etleri kadar dişlerin de sağlığını koruyacağını vurguladı. Bu hastalıklar tedavi edilmediğinde dişin kaybedilebileceğine dikkat çeken Şimşek, “Diş eti hastalıkları genellikle herhangi bir ağrı ile seyretmediğinden, çağımızda görülen en sık diş kaybetme nedenlerinden biridir. Genel sağlığımız açısından; periodontal hastalığın (diş eti hastalıkları) büyüklüğü ve şiddetinin önemli bir risk faktörü olduğu, artan bilimsel kanıtlarla desteklenmektedir. Diş eti hastalığını önlemek için günde en az iki kere doğru diş fırçalama, en az bir kere diş ipi kullanımı, 6 ayda bir düzenli diş hekimi ziyareti gerekmektedir” ifadelerini kullandı. 
 
Dişlerin ve diş etlerinin ortak düşmanı olan bakteri plağıdır

Dişlerin düşmanı bakteri plağı hakkında da bilgi veren Şimşek, “Dişlerin ve diş etlerinin ortak düşmanı olan bakteri plağı, dişler üzerinde birikerek diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına yol açan yapışkan ve renksiz bir mikrop tabakasıdır. Dişlerde çapraşıklık, çürükler, kötü yapılmış dolgular ve protezler, ağızdan solunum ve ağız kuruluğu gibi faktörler; mikrobiyal dental plak birikimini artırır. Bakteri plağı, yediğimiz yemeklerdeki şeker ile birleşerek bir tür asit oluşturur. Bu asit zamanla diş minesini zayıflatır ve dişlerde çürümelere yol açar. Bakteri plağı yumuşaktır ve hasta tarafından kolaylıkla temizlenebilir. Eğer temizlenmez ve birikirse tükürükten gelen kalsiyum ve fosfat iyonlarının etkisiyle sertleşerek diş taşları meydana gelir. Diş taşı, ancak hekim tarafından diş yüzeylerinden uzaklaştırılabilir. Diş taşları, diş eti hastalığına esas neden olan bakteri plağının dişler üzerinde daha rahat birikmesine neden olur. Dolayısıyla diş taşlarını temizletmek zararlı değildir. Profesyonel olarak temizlenerek diş eti hastalığının ilerlemesi engellenmelidir” dedi. 
 
Düzenli kontrol şart

Tedavi sonrası düzenli kontrollerin mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Dt. Şimşek, “Periodontal tedavi sonrası hastaların düzenli olarak diş hekimi tarafından muayene edilmesi, plak kontrolü ve yeni diş taşı birikimlerinin ortamdan uzaklaştırılması gereklidir. Fakat unutmamak gerekir ki; periodontal tedavi ile elde edilenlerin sürdürülmesi için yapılan hiçbir işlem, kişinin günlük ağız bakımı işlemlerini etkin bir şekilde uygulamasından daha yararlı olamaz. Bazı vakalarda periodontal yıkımın sürdüğü gözlenir. Bu vakalarda, geleneksel tedavilere ek olarak antibiyotik tedavisi ile olumlu yanıt alınır” diye konuştu.

KAYNAK: İHA

The post Genellikle ağrısız seyrediyor! Diş etlerinizde kızarıklık ve kanama varsa dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/genellikle-agrisiz-seyrediyor-dis-etlerinizde-kizariklik-ve-kanama-varsa-dikkat.html/feed 0 33223
Sinsice ilerliyor, 50-60 yaş arasında görülüyor:Parkinson https://memur70.com/sinsice-ilerliyor-50-60-yas-arasinda-goruluyorparkinson.html https://memur70.com/sinsice-ilerliyor-50-60-yas-arasinda-goruluyorparkinson.html#respond Sat, 09 Apr 2022 17:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=33064

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meliha Tan, ilerleyici bir nörolojik hastalık olan Parkinsonun, beyinde dopamin maddesini üreten hücrelerin kaybı ...

The post Sinsice ilerliyor, 50-60 yaş arasında görülüyor:Parkinson appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meliha Tan, ilerleyici bir nörolojik hastalık olan Parkinsonun, beyinde dopamin maddesini üreten hücrelerin kaybı sonucu gelişiyor ve hareketlerde yavaşlamaya neden olduğu hastalığa yol açan hücre kaybına nelerin yol açtığının henüz tam olarak anlaşılamadığını söyledi. Tan,  hastalığın yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek, “11 Nisan Dünya Parkinson Günü” nedeniyle açıklamalarda bulundu. 

50-60 yaş aralığında görülmeye başlıyor

Prof. Dr. Meliha Tan, uyumsuz, titrek ve akıcı olmayan hareketlerin ortaya çıkmasına yol açan Parkinson hastalığına erkeklerde kadınlara oranla daha sık rastlanıldığını belirterek, “Genellikle 50-60 yaş aralığında görülmeye başlıyor. Ancak aile öyküsünde Parkinson hastalığı bulunan kişilerde hastalık gençlik çağında da ortaya çıkabiliyor” dedi. Hem çevresel hem de kalıtsal faktörlerin hastalık da rol oynadığının düşünüldüğünü aktaran Prof. Dr. Tan, “İleri yaş, birinci derecede akrabalarda Parkinson hastalığı olması, geçirilmiş ciddi kafa travması ve kırsal alanda yaşamak Parkinson hastalığı için risk faktörleridir. Kırsal yaşam da kullanılan tarımsal ilaçlarının dopamin üreten hücrelerde ölüme yol açtığı düşünülmektedir. Ailevi Parkinson hastalığının ise tüm hasta grubunun yüzde 15’inden daha azını oluşturuyor” diye konuştu. 
 
Yavaş ilerliyor 

Parkinson hastalığının kural olarak yavaş ilerleyen bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tan, “Bununla birlikte hastalığın gidişatı her hastada farklıdır. Hastaların yaklaşık üçte biri hastalık boyunca tedaviye cevap verirler ve yaşamlarını önemli bir kısıtlama olmaksızın sürdürürler. Bir kısım hastada tedaviye yanıt zamanla bozulurken, bazı hastalarda ise başlangıçtan itibaren tedaviye alınan cevap kısıtlıdır” dedi. 
 
Vücudun bir yarısında başlıyor 

Hastalığın genellikle vücudun bir yarısında başladığını kaydeden Prof. Dr. Tan, şunları kaydetti: “İlk belirtiler sıklıkla kol ve bacakların birinde istirahat titremesi, bir elin özellikle ince hareketlerde beceriksizleşmesi, tutuklaşması, yavaşlaması ya da tüm hareketlerin, özellikle yürümenin yavaşlaması, vücudun öne doğru eğilmesi, yürürken bir kolu vücuda yakın tutma-sallamama, ayağın sürümesi şeklindedir. Hastalar bazen düğme ilikleyip açmak gibi işlerde zorluk çektiklerini belirtirler. Gece yatakta dönmenin, yerlerinden kalkmanın güçleştiğini, harekete başlamada güçlük çektiklerini buna karşın kaba kas kuvveti gerektiren işlerde zorlanmadıklarını söylerler. Parkinson hastalarında, uykunun rüya safhası olan REM uykusu sırasında canlı rüyalara bağlı olarak konuşma, bağırma, atma, sıçrama, çırpınma şeklinde hareketler olabilir. Ayrıca koku duyusunun kaybı ve kabızlık gibi sorunlar, motor belirtilerin başlamasından yıllarca önce ortaya çıkabilir. Hastaların yaklaşık yüzde 15’inde ise hastalığın seyri boyunca titreme gerçekleşmeyebilir.” 
 
Bunamaya yol açabiliyor 

Hastalığın zamanla hastalığın vücudun diğer yarısına da geçtiğini anlatan Tan, “Uygun zihinsel testlerle bakıldığında hastaların birçoğunda hafiften ağıra uzanan zihinsel işlev bozuklukları saptanır. Hastalığın ilerleyen yıllarında vakaların bir kısmında bunama gelişebilir. Duruş ve denge bozukluğunun hastalığın erken dönemlerinde görülmesi beklenmediğinden söz konusu bulgular görüldüğü zaman Parkinson dışında altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekir” dedi. 
 
İlaç ve fizik tedavi fayda sağlıyor 

Parkinson hastalığını tedavisinin beyinde azalmış olan dopamin miktarını artırmaya yönelik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tan, “Hastalara bu amaçla ilaç tedavileri uygulanır. Parkinson’un kesin tedavisi olmadığından, hastaların hareketlerinin düzeltilmesi ve günlük yaşam aktivitelerini rahat yapabilmeleri hedeflenir. Ancak kullanılan ilaçların zamanla yan etkileri gelişebildiğinden hastanın takibi ve duruma göre ilaçların yeniden düzenlenmesi önem kazanır. Ayrıca düzenli egzersiz yapmanın hastalık üzerinde olumlu etkisi vardır.  Bu yüzden bir egzersiz programını takip etmek, gerekirse fizik tedavi bölümüne başvurmak hastanın hayat kalitesini artırma açısından oldukça önemlidir” şeklinde konuştu. 
 
Cerrahi tedaviler gündemde 

Son yıllarda Parkinson hastalığında cerrahi tedavinin de sıkça gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Tan, hastanın yakınmaları ilaçlarla düzelmiyorsa veya ilaç ilişkili yan etkiler ortaya çıkmış ise cerrahi tedavinin de bir seçenek olabileceğini söyledi.

KAYNAK: İHA

The post Sinsice ilerliyor, 50-60 yaş arasında görülüyor:Parkinson appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sinsice-ilerliyor-50-60-yas-arasinda-goruluyorparkinson.html/feed 0 33064