Geçen Yıl – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Sat, 27 Sep 2025 16:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Geçen Yıl – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Trakya’daki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 26’ya geriledi https://memur70.com/trakyadaki-barajlarin-ortalama-doluluk-orani-yuzde-26ya-geriledi.html https://memur70.com/trakyadaki-barajlarin-ortalama-doluluk-orani-yuzde-26ya-geriledi.html#respond Sat, 27 Sep 2025 16:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=85039

Trakya'da kuraklık nedeniyle Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da 14 barajdaki ortalama doluluk oranı yüzde 26'ya düştü.

The post Trakya’daki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 26’ya geriledi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

DSİ Edirne 11. Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da DSİ sorumluluğundaki barajların doluluk oranları, bölgenin yağış almaması ve kuraklık nedeniyle nisan ayından beri azalıyor.

Bölgedeki 14 barajda ortalama doluluk oranı, geçen yılın eylül ayı verilerinin yüzde 11 altında kaldı.

Trakya’da 1 milyar 112 milyon 968 bin metreküp depolama hacmine sahip 14 barajdaki toplam su miktarı 287 milyon 318 bin metreküp ölçüldü.

Barajlarda geçen yılın aynı döneminde 406 milyon 859 bin metreküp su bulunuyordu.

EN AZ SU KIRKLARELİ’NDE

Edirne’de geçen yıl eylül ayında 151 milyon 247 bin metreküp ölçülen 6 barajdaki toplam su miktarı, bu yıl 115 milyon 831 bin metreküpe geriledi.

Kırklareli’nde geçen yıl eylül ayında 97 milyon 639 bin metreküp olarak kayıtlara geçen 4 barajdaki toplam su miktarı, bu yılın aynı döneminde 62 milyon 833 bin metreküp ölçüldü.

Tekirdağ’da ise geçen yıl eylül ayında 157 milyon 973 bin metreküp olan 4 barajın toplam su miktarı, bu yıl 108 milyon 654 bin metreküpe düştü.

Trakya’daki 14 barajda geçen yıl eylül ayında yüzde 37 ölçülen ortalama doluluk oranı, bu yıl yüzde 26 olarak tespit edildi.

KAYNAK: AA

The post Trakya’daki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 26’ya geriledi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/trakyadaki-barajlarin-ortalama-doluluk-orani-yuzde-26ya-geriledi.html/feed 0 85039
Geçen yıl IMEI kaydı yapılan her 3 mobil cihazdan 1’i Türkiye’de imal edildi https://memur70.com/gecen-yil-imei-kaydi-yapilan-her-3-mobil-cihazdan-1i-turkiyede-imal-edildi.html https://memur70.com/gecen-yil-imei-kaydi-yapilan-her-3-mobil-cihazdan-1i-turkiyede-imal-edildi.html#respond Tue, 22 Apr 2025 15:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=78205

Bakan Uraloğlu, BTK'nın Mobil Cihaz Kayıt Sistemi'ne geçen yıl 15 milyon 629 bin 448 cihazın kaydedildiğini belirterek, "Geçen yılın sonu itibarıyla yaklaşık her 3 cihazdan 1'i imalat yoluyla kaydı yapılan cihazlardan oluştu." dedi.

The post Geçen yıl IMEI kaydı yapılan her 3 mobil cihazdan 1’i Türkiye’de imal edildi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bakan Uraloğlu, AA muhabirine, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 443 işletmeciye, 816 yetkilendirme verildiğini söyledi.

Türkiye’de geçen yıl sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 110,1 yaygınlık oranına karşılık gelen toplam 94 milyon 320 bin 271 mobil abone bulunduğu bilgisini veren Uraloğlu, makineler arası iletişim (M2M) ve 0-9 yaş nüfus hariç mobil yaygınlık oranının yüzde 113’ü bulduğunu bildirdi.

Uraloğlu, geçen yıl 3G abone sayısının 4 milyon 345 bin 125’e düşerken 4,5G abone sayısının 87 milyon 662 bin 81 olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çekerek, “3G ve 4,5G hizmetiyle mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil geniş bant abone sayısı 75 milyon 887 bin 45 oldu. Geçen yıl toplam geniş bant internet kullanım miktarı ise 80 milyon 496 bin 309 terabayt olduğu görüldü.” diye konuştu.

“IMEI KAYDI YAPILAN CİHAZLAR, BÜYÜK ORANDA AKILLI TELEFONLARDAN OLUŞTU”

Yeni nesil akıllı telefonların ortaya çıkması sonrası yurt dışından gelen-giden yolcuların beraberinde getirdiği cep telefonu sayısının artmaya başladığını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“IMEI kaydı yapılan cihazlar büyük oranda akıllı telefonlardan oluşuyor. Geçen yıl, BTK’nin Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’ne ithalat ve imalat yoluyla 15 milyon 629 bin 448 mobil cihazın kaydı yapıldı. Bunlardan 9 milyon 253 bin 404’ü ithalat, 6 milyon 214 bin 908’i imalat yoluyla kaydedilirken yolcu beraberinde getirilen cihaz sayısı 161 bin 136 oldu. Böylece geçen yılın sonu itibarıyla yaklaşık her 3 cihazdan 1’i imalat yoluyla kaydı yapılan cihazlardan oluştu. Geçen yıl kayıt altına alınan IMEI sayısı ise 27 milyon 499 bin 601’i buldu.”

Bakan Uraloğlu, IMEI kaydı yapılan mobil cihazlardan yaklaşık yüzde 42’sini Samsung ve Apple marka cihazların oluşturduğunu, ayrıca kayıtta Redmi, Tecno, Reeder, Infinix, Realme, TCL markalarının bulunduğunun görüldüğünü sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA

The post Geçen yıl IMEI kaydı yapılan her 3 mobil cihazdan 1’i Türkiye’de imal edildi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gecen-yil-imei-kaydi-yapilan-her-3-mobil-cihazdan-1i-turkiyede-imal-edildi.html/feed 0 78205
Deprem bölgesinde konut satışları hızlandı https://memur70.com/deprem-bolgesinde-konut-satislari-hizlandi.html https://memur70.com/deprem-bolgesinde-konut-satislari-hizlandi.html#respond Thu, 14 Nov 2024 12:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=72456

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afet bölgesi ilan edilen 11 ilde bir yandan imar seferberliği sürerken diğer yandan mevcut konutların satışları artıyor.

The post Deprem bölgesinde konut satışları hızlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem sonrası konut seferberliği aralıksız devam ediyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgede Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bugüne kadar 130 bin konutun teslim edildiğini, 2024’ün sonuna kadar sayının en az 200 bine ulaşacağı bilgisini verdi.

Afet bölgesi ilan edilen 11 ilde toparlanma süreci hızlanırken yılın 10 ayındaki konut satışları da geçen yılın tamamındaki satışları geride bıraktı.

TÜİK verilerine göre, geçen yılın tamamında, 11 ilde 147 bin 418 konut satışı gerçekleşti. Bu yıl ise ocak-ekim döneminde 149 bin 623 konut satışı oldu.

Depremlerden en çok etkilenen illerden Hatay’da geçen yılın tamamında 10 bin 720 konut satılırken bu yıl ekim sonu itibarıyla 10 bin 766 sayısına ulaşıldı.

Gaziantep’te söz konusu dönemlerde bu sayı, 32 bin 260’tan 33 bin 99’a çıkarken depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta geçen yıl 9 bin 672, bu yılın 10 ayında ise 9 bin 5 satış kayıtlara geçti.

DEPREMZEDELER İÇİN YAPILANLAR HESAPLAMAYA DAHİL DEĞİL

TÜİK’in konut satış istatistiklerinde, 11 ilde İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) üzerinden depremzede vatandaşlar için çekilen kura sonucu teslim edilen konutlar yer almıyor.

Mevzuat gereği bu konutlarla ilgili işlemler en az 2 yıl sonra tapu kayıtlarına yansıyor. Dolayısıyla deprem bölgesinde konut satış istatistiklerinde görülen artışlar, AFAD tarafından yapılan konut teslimlerinden kaynaklanmıyor.

“BÖLGEDE KONUT ÜRETİMİ İÇİN KOLAYLIKLAR SAĞLANIYOR”

İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, afet bölgesindeki konut satış istatistiklerindeki değişime ilişkin değerlendirmede bulundu.

Depremler sonrası yıkılan binaların haricinde bölgede hasarlı yapıların da oluştuğunu ve bunun yeni bir konut ihtiyacı doğurduğunu belirten Tellioğlu, bu yıl çalışmaların hızlandığını söyledi. Tellioğlu, “Konut satışları geçen yıla göre bu yıl daha fazla oldu. Seyre baktığımızda gelecek yıl daha da fazla olacak. Çünkü orada ciddi bir konut talebi oluştu. Bu arz oluşturulmaya çalışılıyor. Bölgedeki yapıların bitmesiyle beraber satışların daha da hızlanmasını bekleyebiliriz.” dedi.

Tellioğlu, Bakanlığın faaliyetlerinin yanı sıra vatandaşların da kendi evlerini yapabilmesi amacıyla arsa tahsisi, hibe ve kredi desteği gibi kolaylıklar sağlandığını dile getirdi.

KAYNAK: AA

The post Deprem bölgesinde konut satışları hızlandı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/deprem-bolgesinde-konut-satislari-hizlandi.html/feed 0 72456
Cevdet Yılmaz yıl sonu enflasyon beklentisini açıkladı https://memur70.com/cevdet-yilmaz-yil-sonu-enflasyon-beklentisini-acikladi.html https://memur70.com/cevdet-yilmaz-yil-sonu-enflasyon-beklentisini-acikladi.html#respond Wed, 11 Sep 2024 21:00:12 +0000 https://memur70.com/?p=69946

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Eylül ayı enflasyonuyla birlikte 50'nin altını 40'lı rakamları göreceğimizi tahmin ediyoruz. Yıl sonu itibarıyla da yüzde 41,5 gibi bir beklentimiz var." dedi.

The post Cevdet Yılmaz yıl sonu enflasyon beklentisini açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yılmaz, ASO Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nda konuştu.

Orta Vadeli Program’ın (OVP) öngörülebilirliği güçlendirdiğini, böylece yatırım için sağlıklı bir ortamın sağlandığını belirten Yılmaz, “5 Eylül’de ilan ettiğimiz Orta Vadeli Program geçen yıl ilan ettiğimiz programın bir devamı niteliğinde. Temel amaçlarımız değişmiyor. Nedir onlar? Enflasyonu düşürmek, orta vadede tek hanelere indirmek, bunu yaparken büyümemizi belli bir dozda ve istihdamımızı sürdürmek, bir taraftan da az önce bahsettiğim depremin yaralarını sarmak, deprem bölgelerini rehabilite etmek.” ifadelerini kullandı.

TEMEL HEDEF ENFLASYONU DÜŞÜRMEK

Yılmaz, Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüme hızlı ve etkili şekilde uyum gösterebildiği ölçüde ekonomisini ve sosyal refahını da yükseltebileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede bir taraftan bu dönüşümü yaparken bir taraftan da az önce dediğim üzere temel hedefimiz enflasyonu düşürmek. Enflasyonu düşürelim ki daha istikrarlı bir ortam oluşsun. Bazen büyüme, enflasyon tartışmaları yapılıyor. Kısa vadede elbette bazı zorluklar içeriyor bu mücadele. Ama şunun bilincinde olmamız lazım. Orta ve uzun vadede büyüme ve enflasyon arasında bir çelişki yoktur. Tam aksine bunlar birbirini destekleyen süreçlerdir. Enflasyonun düştüğü bir ortamda öngörülebilirlik artar, istikrar yükselir, yatırım ortamı iyileşir, büyümeniz istikrarlı bir şekilde devam eder. Dolayısıyla bunları birbirinin zıddı gibi görmemek gerekir.”

Enflasyonda geçiş döneminin geçen haziran ayı itibarıyla tamamlandığını, bu dönemde risklerin azaltılıp temellerin sağlamlaştırıldığını anlatan Yılmaz, şu anda dezenflasyon sürecine girildiğini söyledi.

ADIM ADIM HAYATA GEÇİRİYORUZ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şöyle devam etti:

“Sağlam bir zeminde enflasyonumuzu düşürme sürecini başlatmış durumdayız. Yüzde 75’lere kadar yükselmişti geçiş sürecinde enflasyonumuz. Dezenflasyonla birlikte hızlı bir geriye gidiş var. Son birkaç ayda 23,5 puan civarında bir düşüş söz konusu ve son geldiğimiz ağustos ayı enflasyonumuz 52’lere kadar gerilemiş durumda. Eylül ayı enflasyonuyla birlikte 50’nin altını, 40’lı rakamları göreceğimizi tahmin ediyoruz. Yıl sonu itibarıyla da yüzde 41,5 gibi bir beklentimiz var. Bu da Merkez Bankamızın tahmin aralığı bandı içinde kalan, üst banda yakın bir beklenti diye ifade edebilirim. Gelecek yıl ise hedefimiz yüzde 20’nin altına inmek. Bir sonraki yıl olan 2026’da ise tek haneli rakamlarla ülkemizi yeniden buluşturmak. Bunun programını yapmış durumdayız. Adım adım bunu hayata geçiriyoruz.”

Yılmaz, enflasyonla mücadele edilirken büyümenin sürdürülmesi gerektiğini belirterek, TÜİK’in, Türkiye’nin geçen yılki büyüme oranını yüzde 5,1 olarak revize ettiğini, bu yıl ise ilk 6 ayda yüzde 3,8 büyüme kaydedildiğini söyledi.

Türkiye’nin büyüme hızının, tarihsel ortalamaların altında olmasına rağmen, dünya ile kıyaslandığında oldukça iyi bir performans sergilendiğini dile getiren Yılmaz, AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 10’un üzerinde seyrettiğini, sonraki yıllarda AK Parti hükümetlerinin ortalama bütçe açığının ise ortalama yüzde 2,6 olduğunu bildirdi.

CARİ AÇIK TAHMİNİ

Yılmaz, depremin bütçe açığı üzerinde büyük bir etkisi olduğuna dikkati çekerek, geçen yıl bütçe açığının yüzde 6,4 olarak tahmin edildiğini, ancak yıl sonunda bunun yüzde 5,2 ile kapatıldığını söyledi. Yılmaz, deprem harcamalarının çıkartılması durumunda, bütçe açığının milli gelire oranının geçen yıl yüzde 1,6 olduğunu ifade etti.

Bu yılki bütçe açığının son OVP ile yüzde 4,9 olarak güncellendiğini hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bütçe açığındaki bu olumlu gelişmenin yanı sıra cari açıkta da çok olumlu bir gelişme gördük. Geçen yıl bu zamanlar cari açığımız yüzde 6’lara yakın seviyedeydi. 60 milyar dolara yakın cari açığımız vardı. Yıl sonu itibarıyla bunu 45 milyar dolara düşürdük. Milli gelirin yüzde 4’üne düştü. Bugün geldiğimiz noktada, 12 aylık baktığınızda geriye dönük olumlu bir gelişme var burada. Yüzde 2’lere gelmiş durumdayız. Yıl sonu itibarıyla cari açığımızın milli gelire oranını 1,7 olarak tahmin ediyoruz.”

Yılmaz, cari açıktaki bu düşüşün kalkınma sürecinin önündeki engellerin kaldırılması anlamında çok kıymetli olduğunun altını çizerek, bunun yapısal reformlarla bütünleştirilmesi, bu kapsamda sanayide verimliliğin ve rekabet gücünün artırılması ile teknolojik dönüşümün hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bütçe ve cari açıktaki bu iyileşmenin Merkez Bankası rezervlerine yansıdığına işaret eden Yılmaz, geçen yıl 98,5 milyar dolara kadar gerileyen rezervlerin şu anda 150 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktardı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ

Yılmaz, Kur Korumalı Mevduat hesaplarında da önemli bir düşüş yaşandığını belirterek, bu mevduatların geçen yıl 125 milyar dolar seviyesine kadar yükseldiğini, bugün ise 50 milyar doların altına indiğini, bu gelişmelerin ülkenin risk primine olumlu yansıdığını ve CDS risk priminin geçen yıl 700 seviyelerine ulaştığını, bugün ise 260-270 seviyelerinde seyrettiğini ifade etti.

Türkiye ekonomisinin geçen yıl 1,1 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını ve bu yıl sonunda 1,3 trilyon dolarlık bir ekonomi olmasının beklendiğini kaydeden Yılmaz, kişi başına düşen gelirin bu yıl sonu itibarıyla 15 bin doları aşacağını, OVP’nin sonunda ise bu rakamın 20 bin doları aşacağını kaydetti.

Yılmaz, Türkiye’nin son 20 yılda 262 milyar dolar doğrudan yatırım çektiğini hatırlatarak, bir önceki 20 yılda bu rakamın sadece 15 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin gelecek dönemde daha fazla sermaye ve nitelikli iş gücünü cezbetmeyi amaçladığını, bunun sosyal refahın yükselmesine katkı sağlayacağını dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda gelecek 4-5 yıllık süreçte dünya genelindeki uluslararası sermayenin yüzde 1,5’ini çekmeyi hedeflediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini, bunun her iki taraf için de faydalı olacağını vurgulayarak, Avrupa Birliği’nin de ekonomik büyümesine ve rekabet gücünün artmasına katkı sağlayacak bu güncellemenin, Türkiye için de yeni fırsatlar yaratacağını sözlerine ekledi.

The post Cevdet Yılmaz yıl sonu enflasyon beklentisini açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cevdet-yilmaz-yil-sonu-enflasyon-beklentisini-acikladi.html/feed 0 69946
AB doğal gaz ithalatını azaltırken Rusya’nın sepetteki payı düşüyor https://memur70.com/ab-dogal-gaz-ithalatini-azaltirken-rusyanin-sepetteki-payi-dusuyor.html https://memur70.com/ab-dogal-gaz-ithalatini-azaltirken-rusyanin-sepetteki-payi-dusuyor.html#respond Tue, 18 Jun 2024 12:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=66628

Avrupa Birliğinin (AB) doğal gaz ithalatı geçen yıl yaklaşık 290 milyar metreküp olurken, tüketim ise 2021'deki 413 milyar metreküpten 330 milyar metreküpe geriledi.

The post AB doğal gaz ithalatını azaltırken Rusya’nın sepetteki payı düşüyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Rusya’dan 2021’de 150 milyar metreküp doğal gaz satın alan blok ülkeleri bunu geçen yıl 43 milyar metreküpe indirdi.

AA muhabirinin Avrupa Komisyonunun yayınladığı 2023 son çeyreğine ilişkin rapordan derlediği verilere göre, AB’nin gaz tüketimindeki düşüşte Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova’ya karşı sergilenen kolektif karşıtlık ve mevsim sıcaklıklarının normalin üstünde seyretmesi etkili oldu.

Buna göre, 2021’de 413 milyar metreküp, 2022’de 356 milyar metreküp gaz tüketen AB, geçen yıl 330 milyar metreküp doğal gaz kullandı.

İki sene öncesine kıyasla üye devletlerde gaz tüketiminde yüzde 7 ile yüzde 37 arasında düşüş yaşandı.

AB’nin doğal gaz üretimi de süregelen bakım çalışmaları nedeniyle 2021’de 51 milyar metreküp, 2022’de 47 milyar metreküpken geçen yıl 38 milyar metreküp olarak gerçekleşti. Bu üretim iç tüketimin yüzde 11’ini karşıladı.

Bir numaralı AB üyesi üretici ülke 12 milyar metreküple Hollanda olurken, bu ülkeyi 9,3 milyar metreküple Romanya izledi.

Geçen yıl ortalama doğal gaz depolama doluluk oranı da yüzde 79 olarak kayıtlara geçti. Bu 2022’de yüzde 61 ve 2021’deki yüzde 49’a kıyasla kaydadeğer bir yükseliş olarak dikkati çekti.

AB’nin gaz ithalatı ise 2021’de 336 milyar, 2022’de 335 milyar ve geçen yıl ise 290 milyar metreküp oldu.

AB’nin geçen yılki gaz ithalatının yüzde 30’unu Norveç, yüzde 19’unu ABD, yüzde 15’ini Rusya, yüzde 14’ünü Kuzey Afrika, yüzde 6’sını İngiltere, yüzde 5’ini Katar, yüzde 4’ünü Azerbaycan, yüzde 3’ünü Nijerya, yüzde 1’ini Trinidad ve Tobago ve yüzde 3’ünü diğer LNG tedarikçileri sağladı.

Norveç’ten alınan gaz miktarı 87,8 milyar metreküp, ABD’den 56,3 milyar metreküp, Rusya’dan 42,9 milyar metreküp, Kuzey Afrika’dan alınan gaz ise 41 milyar metreküp oldu. Rusya’dan alınan doğal gaz miktarı geçen yıl 78,8 milyar metreküp ve 2021’de yüzde 45 payla 150,2 milyar metreküp olmuştu.

AZERBAYCAN’IN SEPETTEKİ PAYI YÜKSELİYOR

AB ülkelerinin Rusya’ya alternatif kaynak arama çalışmaları kapsamında LNG ile birlikte ön plana çıkan Azerbaycan’dan doğal gaz ithalatında da yükseliş sürdü.

AB ülkeleri 2021’de Azerbaycan’dan 8 milyar metreküp doğal gaz alırken bu miktar geçen yıl 11 milyar metreküpe yükseldi. Böylece, Azerbaycan’ın AB doğal gaz ithalat sepetindeki payı da yüzde 3’ten yüzde 7’ye yükselmiş oldu.

Raporda, İngiltere’nin geçen yıl AB’ye 17 milyar metreküp doğal gaz göndererek ithalatın yüzde 10’unu karşıladığı vurgulanarak, “İngiltere, Rus gazından uzaklaşmanın en kritik döneminde AB’ye büyük miktarlarda ihracat yapan dengeleyici bir tedarikçi olmaya devam etmiştir.” ifadesi kullanıldı.

AB’nin LNG ithalatında da 2021’de 68 milyar metreküp olan miktar geçen yıl 121 milyar metreküpe ulaştı.

En büyük LNG ithalatçısı 2023’te yüzde 22 pay ve 27 milyar metreküp gazla Fransa oldu. Bunu yüzde 18 pay ve 23 milyar metreküple İspanya ve yüzde 17 pay ve 21 milyar metreküplük ithalatla Hollanda izledi.

Arz tarafında ise AB’ye en büyük LNG ihracatçısı yüzde 46’lık (56 milyar metreküp) payla ABD olurken, ikinci ve üçüncü sırada sırasıyla Rusya (yüzde 15, 18 milyar metreküp) ve Katar (yüzde 13, 16 milyar metreküp) yer aldı.

AB ülkeleri enerji arz güvenliğini sağlayabilmek ve Rusya’dan doğrudan doğal gaz almamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Almanya ve birçok üye ülke LNG ithalatına odaklanırken, Türkiye üzerinden alınan Azerbaycan gazı ve Türkiye’nin “doğal gazda merkez” ülke olma hedefi ön plana çıkıyor.

KAYNAK: AA

The post AB doğal gaz ithalatını azaltırken Rusya’nın sepetteki payı düşüyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ab-dogal-gaz-ithalatini-azaltirken-rusyanin-sepetteki-payi-dusuyor.html/feed 0 66628
Avrupa’da havacılıkta hakimiyet Türkiye’nin https://memur70.com/avrupada-havacilikta-hakimiyet-turkiyenin.html https://memur70.com/avrupada-havacilikta-hakimiyet-turkiyenin.html#respond Tue, 23 Apr 2024 13:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=64479

Türkiye havacılık sektörü, bu alanda yapılan yatırımlarla büyümeye devam ediyor.

The post Avrupa’da havacılıkta hakimiyet Türkiye’nin appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türk havacılık sektörünün altyapı ve yeni filo yatırımlarıyla Kovid-19 salgını sonrasında rakiplerine kıyasla hızla toparlanması, ülkenin Avrupa pazarında baskın bir oyuncu haline gelmesini sağladı. Türkiye’nin yurt dışında yaşayan diasporası ve turizm sektörü de bu büyümeye katkı sundu.

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kafkaslar ve Kuzey Afrika pazarları için bir havacılık merkezi olması da sektördeki gelişmenin önemli unsurları arasında yer aldı.

AA muhabirinin Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yıl küresel dış hat yolcu kapasitesi, Kovid-19 salgınının başladığı yıl olan 2019’un yüzde 12 gerisinde kaldı. THY ise aynı dönemler itibarıyla söz konusu veride yüzde 27 artışla sektörün önde gelen hava yollarından biri olmaya devam etti.

İSTANBUL HAVALİMANI AVRUPA’NIN LİDERİ

Türkiye’nin havacılık altyapısına yönelik yatırımlarının bir neticesi olarak İstanbul Havalimanı, Avrupa’nın en çok uçuş sunan havalimanı oldu.

Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı (Eurocontrol) verilerine göre, İstanbul Havalimanı, 2022’de olduğu gibi geçen yıl da Avrupa’nın en yoğun havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.

İstanbul Havalimanı, Avrupa’nın en işlek yolcu havalimanı haline gelirken, hub bağlantılarında da küresel olarak ilk sıralarda bulundu.

İstanbul Havalimanı’nda 2023’te günlük ortalama sefer sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 19 artarak 1375’e ulaştı. İstanbul Havalimanı, 22 Haziran 2023’te 1684 uçuşla da havalimanı ağ rekorunu kırdı.

İstanbul Havalimanı’nı günlük ortalama 1255 uçuşla Amsterdam Schiphol, 1251 uçuşla Londra Heathrow, 1247 uçuşla Paris Charles de Gaulle ve 1179 uçuşla Frankfurt havalimanları izledi.

Geçen yıl ülke genelinde günlük ortalama uçuş sayısı ise 3 bin 26’yı buldu. Türkiye, yüzde 16 artışla 2023’te Avrupa’da ortalama günlük uçuş sayısında en fazla artışı sağlayan ülke oldu. Türkiye’de geçen yıl ortalama günlük uçuş sayısı, 2019’un yüzde 8 üzerinde gerçekleşti.

İstanbul Havalimanı, bu yılın ilk 3 ayında 17 milyon 671 bin 971 yolcuyu misafir etti. Havalimanında, ocak-mart döneminde 3 milyon 558 bin 813 yolcu iç hatları, 14 milyon 113 bin 158 yolcu da dış hatları kullandı.

İstanbul Havalimanı geçen yılın aynı döneminde 16 milyon 237 bin 909 yolcuya ev sahipliği yapmıştı. Böylece söz konusu havalimanının yolcu sayısı yaklaşık yüzde 9 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN BAYRAK TAŞIYICILARI MİLYONLARI UÇURDU

Türk Hava Yolları (THY) ile Pegasus Hava Yolları, geçen yıl 2019’a göre yüzde 10 artışla 115 milyon yolcu taşıdı.

THY, küresel jeopolitik gerilimler ve makroekonomik belirsizliklere rağmen geniş uçuş ağı ve Kovid-19 döneminde koruduğu yüksek nitelikli iş gücü sayesinde geçen yıl tüm zamanların rekoru olan 83,4 milyon yolcu sayısına ulaştı.

THY’nin iç hatlar yolcu kapasitesi geçen yıl 2022’ye kıyasla yüzde 23,5 artarken, yolcu sayısı da yüzde 19 yükselişle 30 milyonun üzerine çıktı.

Dış hatlarda ise kapasite artışı yüzde 16’ya yaklaşırken, yolcu sayısı yüzde 14 yükselişle 53 milyona ulaştı. Yurt dışında özellikle Türk vatandaşlarının yoğun yaşadığı Avrupa ülkelerindeki yolcu sayısı artışı yüzde 20’yi aştı.

DÜNYANIN EN BÜYÜK 4. HAVA KARGO TAŞIYICISI

24 kargo, 416 yolcu uçağıyla 133 ülkedeki 364 noktada hava kargo hizmeti sunan THY, geçen yıl taşıdığı ücretli kargo miktarını da 2019’a kıyasla yüzde 16 artırdı.

Son 10 yılda kargo taşımacılığındaki pazar payını 3 kattan fazla büyüten Turkish Cargo, IATA verilerine göre, 2023’te dünyanın en büyük 4. hava kargo taşıyıcısı olarak başarısını sürdürdü.

“100. Yıl Stratejisi” çerçevesinde 2033’te 800 uçağı aşan bir filoya sahip olmayı hedefleyen THY, küresel havacılık sektöründe yaşanan tedarik problemlerine ve üretimdeki darboğaza rağmen geçen yıl filosuna 46 uçak ekledi ve yüzde 12’lik artışla uçak sayısını 440’a yükseltti.

3 AYLIK DÖNEMDE 18,5 MİLYON YOLCU

THY’nin geçen yılın ilk çeyreğinde 17 milyon olan yolcu sayısı ise bu yılın aynı döneminde 18,5 milyona yükseldi.

Dıştan dışa transfer yolcu sayısı Ocak-Mart 2023 döneminde 6,9 milyonken, bu yılın aynı döneminde 7,6 milyona ulaştı.

Pegasus da son dönemdeki performansıyla dikkati çekti.

Pegasus’un yolcu sayısı geçen yıl 2022’ye göre yüzde 19 artışla 31,93 milyona ulaştı. Şirketin doluluk oranı da 2023’te bir önceki yıla kıyasla 1,1 puan artarak yüzde 84,8 oldu.

Şirketin iç hat yolcu sayısı yüzde 10 artışla 11,98 milyona , dış hat yolcu sayısı yüzde 24 artışla 19,95 milyona çıktı.

The post Avrupa’da havacılıkta hakimiyet Türkiye’nin appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/avrupada-havacilikta-hakimiyet-turkiyenin.html/feed 0 64479
Merkez bankaları 2023’ü büyük zararlarla kapattı https://memur70.com/merkez-bankalari-2023u-buyuk-zararlarla-kapatti.html https://memur70.com/merkez-bankalari-2023u-buyuk-zararlarla-kapatti.html#respond Wed, 10 Apr 2024 14:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=63957

Covid-19 salgını sonrası dünyanın önde gelen merkez bankalarının enflasyonu öngörememesi ve gecikmeli faiz artışları, geçen yıl yüksek zararlarla sonuçlandı. Yükselen faiz oranları, önemli merkez bankalarının zarar açıklamasına yol açtı.

The post Merkez bankaları 2023’ü büyük zararlarla kapattı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yükselen faiz oranları bazı merkez bankalarının, karlarının azalmasına hatta zarar etmelerine yol açarken bu kayıplar da merkez bankalarının itibarlarına zarar veriyor.

Merkez bankalarının zararları 2008 küresel finansal krizinden ve Kovid-19 salgınından sonra ekonomilerini canlandırmak ve deflasyonu önlemek için mücadele eden merkez bankalarının bilançolarındaki genişlemeden kaynaklandı.

Zararlar, keskin bir şekilde yükselen faiz oranları ve merkez bankalarının büyük ölçüde genişleyen bilançosunun bir araya gelmesiyle ortaya çıktı.

Merkez bankaları, ekonomistlerin uyarılarına rağmen neredeyse 10 yıl boyunca trilyonlarca dolar para basarken, son 8 yıldır trilyonlarca dolar harcayarak çoğu sıfır, hatta negatif, getirili tahvil satın aldı. Daha sonra enflasyonun artmasıyla rezervlerin neredeyse tamamı için yüzde 3 üzerinde faiz ödemeye başladı.

Enflasyonla mücadele için uygulanan yüksek faiz oranları ise merkez bankalarını ticari bankaların tuttukları mevduatlara milyarlarca dolar ödemek zorunda bırakıyor.

KAYIPLAR HÜKÜMET BÜTÇELERİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Merkez bankalarının söz konusu zararları hükümetler için istikrarlı bir gelir kaynağı olan kamu bütçelerine temettü ödeme kabiliyetini sınırlıyor.

Para politikasının sıkılaştırıldığı her durumda, merkez bankalarının mali kaynakları fiyat istikrarını yeniden sağlama görevlerini yerine getirirken geçen yılki kayıplar daha önce görülenden çok daha büyük ölçekte bulunuyor.

Merkez bankaları enflasyonu düşürmek için faiz oranlarını artırdıklarında, yükümlülüklerinin büyük bir kısmı politika faizlerine bağlı olduğu için net faiz gelirleri düşerken, varlık değerlemeleri de artan tahvil getirileriyle geriliyor. Bunlar, karların hesaplanmasında piyasa değerlerindeki değişiklikleri dikkate alan bir muhasebe uygulaması kullanan merkez bankaları için karlılık üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor.

Özellikle gelişmiş ülkelerde hükümetler on yıllardır merkez bankalarından temettü ödemesi alırken, son zararlar aynı zamanda bütçeler için gelir kaybı anlamına geliyor.

Öte yandan, Morgan Stanley, ulusal merkez bankalarındaki zararların bu yıl daha da artacağını tahmin ediyor.

FED’İN FAALİYET ZARARI GEÇEN YIL 114,3 MİLYAR DOLARI BULDU

Geçen yıl en büyük faaliyet zararını 114,3 milyar dolar ile ABD Merkez Bankası (Fed) açıkladı.

Banka, kısa vadeli faiz oranı hedefinin yönetilmesiyle ilgili harcamalara bağlı olarak bu zamana kadarki en büyük faaliyet zararını kaydetti. Mevduat kurumlarının rezerv bakiyelerine yönelik faiz gideri geçen yıl 176,8 milyar dolara çıkarken, repo operasyonlarına ilişkin faiz gideri 104,3 milyar dolar oldu.

Bankanın varlık portföyünden elde ettiği faiz geliri ise 2023’te, bir önceki yıla kıyasla 6,2 milyar dolar azalışla 163,8 milyar dolara geriledi.

Banka, geçen son yıllarda çok düşük faiz oranları ve yüksek seviyelerde tahvil tutulması nedeniyle önemli karlar elde etmişti. Bankanın, 2022’de 58,8 milyar dolarlık net geliri kayıtlara geçmişti.

AVRUPA MERKEZ BANKASI 2004’TEN BERİ İLK KEZ ZARAR ETTİ

Avrupa Merkez Bankası (ECB) geçen yıl için, enflasyona karşı faiz artışları nedeniyle 2004’ten beri ilk kez zarar açıkladı.

Banka geçen yılki faiz artışları nedeniyle 1,3 milyar avroluk zarar etti.

Finansal riskler için 6,6 milyar avro ayıran ECB’de bu rakam öngörülenin üzerinde 7,9 milyar avro olarak gerçekleşirken ECB Konseyi, kalan 1,3 milyar avroluk kısmın, bilançoda “geçmiş zarar” olarak gelecekteki karlardan mahsup edilmesine karar verdi.

ECB yaklaşık 20 yıl kar elde ettikten sonra 2022’de kar açıklamamıştı.

Avrupa Merkez Bankası’nın açıklamasında, “önümüzdeki birkaç yıl içinde zarar etmenin muhtemel olduğu ancak daha sonra sürekli kar elde etmeye dönmenin öngörüldüğü” ifadesi yer aldı.

Bankanın bilançosunun toplam büyüklüğü geçen yıl bir önceki yıla göre 24 milyar avro azalarak 674 milyar avroya geriledi.

ECB’nin görevi, fiyatları istikrarlı tutmak iken herhangi bir kar ya da zarar, yan ürün olarak görünüyor. Fakat bazı analistler, söz konusu zararın ECB üzerindeki siyasi baskıyı artırabileceğini ve bağımsızlığını tehdit edebileceği yönünde fikir birliği içinde.

ECB, en son 2004 yılında avronun hızla değer kazanması nedeniyle kur zararına bağlı olarak 1,63 milyar avro zarar açıklamıştı.

BUNDESBANK YÜKSEK FAİZ NEDENİYLE 1979’DAN BERİ İLK KEZ ZARAR AÇIKLANDI

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), artan faiz oranlarının tahvil varlıklarının değerini düşürmesiyle geçen yıl 1979’dan beri ilk defa zarar etti.

Geçen yılki 172 milyon avroluk zarar risk karşılıklarından telafi edilirken, Bundesbank raporunda, faiz oranlarının artmaya devam etmesi ve alışılmışın dışında yüksek enflasyonun bilançodaki tahvillerin değerini düşürmesi nedeniyle zararın gelecek yıllarda daha da artacağı öngörüldü.

Bundesbank, 2010 ile 2019 arasında karından yaklaşık 25 milyar avro federal bütçeye aktarmıştı. Geçen yılki söz konusu kayıpla Almanya’nın federal bütçesinde bir gelir kaybı görülecek.

GEÇEN YIL İÇİN 3,2 MİLYAR İSVİÇRE FRANGI ZARAR AÇIKLADI

İsviçre Merkez Bankası ise (SNB), 2023 için pozitif faiz oranlarına geçişin etkisiyle 3,2 milyar İsviçre frangı (3,62 milyar dolar) zarar açıkladı.

Bankanın 2022’de de döviz pozisyonunun etkisiyle 132,5 milyon İsviçre frangı zararı olmuştu.

Hollanda Merkez Bankası’nın (DNB), geçen yıl zararı ECB’nin enflasyona karşı faiz artışlarına devam etmesi nedeniyle yaklaşık 8 kat artarak 3,5 milyar avroya yükseldi.

Bankanın 2022’de zararı 460 milyon avro düzeyinde bulunuyordu.

Bankanın açıklamasında, “Faiz oranları yükselip faiz giderimiz artarken faiz gelirimiz neredeyse hiç artmadı.” yorumuna yer verilmişti.

DNB, ECB’nin parasal sıkılaştırmanın bilançosunu etkilemesi nedeniyle 2028 yılına kadar olası yıllık kayıplar konusunda uyarıda bulunarak “Ancak 2029’dan itibaren karlılığa dönmeyi bekliyoruz. Hollanda hazinesine temettü dağıtmadan önce ilk birkaç yıl içinde tamponlarımızı eski haline getirmeye çalışacağız. Bununla birlikte, tamponlarımızı eski haline getirme konusundaki beklentilerimiz önemli ölçüde belirsizliğe tabi olmaktadır.” değerlendirmesi yapılmıştı.

The post Merkez bankaları 2023’ü büyük zararlarla kapattı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/merkez-bankalari-2023u-buyuk-zararlarla-kapatti.html/feed 0 63957
Fed’in enflasyon göstergesi 3 yılın en düşüğünde! https://memur70.com/fedin-enflasyon-gostergesi-3-yilin-en-dusugunde.html https://memur70.com/fedin-enflasyon-gostergesi-3-yilin-en-dusugunde.html#respond Fri, 26 Jan 2024 18:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=60993

Fed'in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, geçen yıl aralıkta yıllık yüzde 2,9 ile Mart 2021'den bu yana en düşük artışını kaydetti.

The post Fed’in enflasyon göstergesi 3 yılın en düşüğünde! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD Ticaret Bakanlığı, Aralık 2023 dönemine ait kişisel gelir ve tüketim harcamaları verilerini açıkladı.

Buna göre, ülkede kişisel gelirler, geçen yıl aralıkta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,3 arttı.

Bu dönemde piyasa beklentilerine paralel gerçekleşen Amerikalıların kişisel gelirlerindeki artış, geçen yıl kasımda yüzde 0,4 olmuştu.

Kişisel tüketim harcamaları da geçen yılın son ayında aylık bazda yüzde 0,7’lik artış kaydetti.

Piyasa beklentileri kişisel tüketim harcamalarının söz konusu dönemde geçen yıl kasımda olduğu gibi yüzde 0,4 artacağı yönündeydi.

KİŞİSEL TÜKETİM HARCAMALARINDA AYLIK YÜZDE 0,2’LİK ARTIŞ

Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 2,6 arttı.

Bu dönemde kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki artış aylık ve yıllık bazda piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti. Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi geçen yıl kasımda aylık bazda yüzde 0,1 azalırken, yıllık bazda yüzde 2,6 artmıştı.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de aynı dönemde aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 2,9 arttı. Endeks, yıllık bazda Mart 2021’den bu yana en düşük artışını kaydetti.

Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi aylık bazda piyasa beklentilerine paralel bir artış kaydederken, yıllık bazda yüzde 3 olan beklentilerin altında gerçekleşti. Endeks, geçen yıl kasımda aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 3,2 artmıştı.

Analistler, Fed’in enflasyon göstergesi olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yavaşlamanın bankanın bu yıl faiz oranlarını indirmeye başlamasına olanak tanıyabileceğini belirtti.

KAYNAK: AA

The post Fed’in enflasyon göstergesi 3 yılın en düşüğünde! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/fedin-enflasyon-gostergesi-3-yilin-en-dusugunde.html/feed 0 60993
ABD’de ikinci el konut satışları 28 yılın en düşük seviyesinde https://memur70.com/abdde-ikinci-el-konut-satislari-28-yilin-en-dusuk-seviyesinde.html https://memur70.com/abdde-ikinci-el-konut-satislari-28-yilin-en-dusuk-seviyesinde.html#respond Sat, 20 Jan 2024 10:00:24 +0000 https://memur70.com/?p=60762

ABD'de ikinci el konut satışları, artan mortgage (konut kredisi) faiz oranları ve düşük konut stokunun etkisiyle geçen yıl 1995'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.

The post ABD’de ikinci el konut satışları 28 yılın en düşük seviyesinde appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR), Aralık 2023’e ait ikinci el konut satış verilerini açıkladı. Buna göre ülkede ikinci el konut satışları, geçen yıl aralıkta mevsim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1 azalarak 3,78 milyona düştü.

Piyasa beklentilerinin üzerinde düşüş kaydeden ikinci el konut satışlarının bu dönemde yüzde 0,3 artışla 3,82 milyon seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyordu.

Söz konusu dönemde Ağustos 2010’dan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye inen ikinci el konut satışları, geçen yıl kasımda yüzde 0,8 artışla 3,82 milyon olarak kaydedilmişti. Ülkede ikinci el konut satışları, geçen yıl aralıkta bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 6,2 düştü.

ABD’de ikinci el piyasasında medyan konut fiyatları, geçen yıl aralıkta yükselişini 6’ıncı aya taşıdı ve yüzde 4,4 artarak 382 bin 600 dolara çıktı.

KONUT FİYATLARI GEÇEN YIL REKOR SEVİYEYE ULAŞTI

Geçen yıl genelinde ise ikinci el konut satışları yüzde 19 azalarak 4,09 milyonla 1995’ten bu yana en düşük seviyesine gerilerken, medyan konut fiyatları 2023’te 389 bin 800 dolarla rekor seviyeye ulaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen NAR Başekonomisti Lawrence Yun, geçen yılın son ayında konut satışlarının yeni yılda yükselmeden önce dip yaptığını belirtti.

Yun, mortgage (konut kredisi) faiz oranlarının sadece 2 ay öncesine kıyasla önemli ölçüde düştüğünü ve gelecek aylarda piyasada konut stokunun artmasının beklendiğini aktardı.

Konut fiyatlarında son 3 yılda yaşanan hızlı artışın sürdürülebilir olmadığına işaret eden Yun, “Günümüzün kiracıları için ev sahibi olmaya giden yolu oluşturmak çok önemli. Ekonomik ve gelir büyümesi ile en önemlisi istikrarlı bir konut inşaatı gerektirir.” ifadelerini kullandı.

ABD Merkez Bankasının (Fed) yüksek enflasyona karşı uyguladığı agresif para politikası sıkılaşması geçen yıl mortgage faiz oranlarını da artırmıştı. ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı geçen yıl yüzde 8’e yaklaşmıştı.

Konut stokunun düşük seviyelerde kalması ise talepteki azalışa rağmen konut fiyatlarının düşmesini engellemişti.

The post ABD’de ikinci el konut satışları 28 yılın en düşük seviyesinde appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/abdde-ikinci-el-konut-satislari-28-yilin-en-dusuk-seviyesinde.html/feed 0 60762
Türkiye’deki sanayi devleri arasında yabancılar ‘dibi’ gördü https://memur70.com/turkiyedeki-sanayi-devleri-arasinda-yabancilar-dibi-gordu.html https://memur70.com/turkiyedeki-sanayi-devleri-arasinda-yabancilar-dibi-gordu.html#respond Mon, 02 Oct 2023 08:00:06 +0000 https://memur70.com/?p=56623

Türkiye’de ağırlıklı olarak katma değerli sektörlerde faaliyet gösteren yabancı sermayeli kuruluşların İSO 500’deki sayısı ve payları istatistik tarihindeki en dibi gördü.

The post Türkiye’deki sanayi devleri arasında yabancılar ‘dibi’ gördü appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türkiye’nin sanayi devleri arasında yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısındaki düşüş durdurulamıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 Araştırması”nın sonuçlarına göre, listedeki yabancı sermayeli şirket sayısı 2009’da 153 ile ulaştığı zirvenin ardından geçen yıl 108’e kadar indi. İSO 500’deki üretimden satış, brüt katma değer ve ihracat payları da, yabancı sermayeli kuruluşların istatistiklerinin ayrıca paylaşılmaya başlandığı 2006’dan bu yana en düşük seviyesine indi. EKONOMİ’nin derlediği bilgilere göre, yabancı sermaye paylı kuruluş sayısı, geçen yıl 1 adet gerileyerek 108’e indi. Geriye dönük bakıldığında, yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısının 2008’de patlak veren küresel krizin etkilerinin devam ettiği 2009 yılında 153 adede ulaşarak zirveye çıktığı görülüyor. İSO 500’deki yabancı sermayeli şirket sayısı 2014’te 11 adet, 2017’de de 8 adet düşerek çok sert gerilerken, bu süreçte kuruluş sayısı sadece 2018 yılında 3 adet artıyor, devam eden yıllarda ise gerilemeyi sürdürüyor.

CİRODAKİ PAYI ZAYIFLIYOR

Geçen yıl İSO 500’deki 108 yabancı sermayeli şirketin toplam üretimden satışları 1 trilyon 255 milyar 771 milyon TL iken, 2021’de bu tutar 585 trilyon 743 milyar 72 milyon TL seviyesindeydi. Yabancı sermayeli kuruluşlar üretimden satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 114 artırırken, İSO 500’ün tamamında üretimden satışlar bir önceki yıla göre 119 yükseldi.

Üretimden satışlarda yabancıların performansı İSO 500’ün altında kalırken, yabancıların İSO 500’ün üretimden satışlarından aldığı pay da yüzde 28’e kadar indi. Oysa verinin paylaşılmaya paylaşıldığı 2006 yılında bu oran yüzde 33 seviyesindeydi ve 2016’da yüzde 33,4’e kadar yükselmişti.  Üretimden satışlarda olduğu gibi üretici fiyatlarıyla yaratılan brüt katma değerde de yabancı sermayeli firmaların payı geriliyor. Buna göre yabancıların yaratılan brüt katma değerdeki ağırlığı 2021’deki yüzde 36,1’lik seviyesinden, geçen yıl yüzde 34,9’a inerek 2006’dan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Oysa 2012 yılında yabancıların brüt katma değerdeki payı yüzde 42,7’ye kadar çıkarak zirveyi görmüştü. Yanı sıra İSO 500’ün brüt katma değeri geçen yıl yüzde 114 artarken, yabancıların brüt katma değer artışı yüzde 107 ile yine genelin altında bir performans gösterdi.

Yabancı sermaye paylı şirketlerin ihracatı, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 8,5 artarak 31,6 milyar dolardan 34,3 milyar dolara çıktı. Bu dönemde İSO 500’ün ihracat artışı ise yüzde 14,1 oldu. Yabancı sermayelilerin İSO 500’ün ihracatından aldığı pay ise yüzde 35’e inerek yine veri tarihinin en dip seviyesine gerileyen göstergelerden biri oldu. 2019’da yüzde 48,9 ile İSO 500 ihracatının neredeyse yarısı yabancı sermaye paylı şirketler tarafından yapılırken, 2021 sonrasında bu pay yüzde 40 altında seyretti.

Yabancı sermayelilerin kârlılık performansı incelendiğinde ise bu gösterge diğerlerinden pozitif ayrışıyor. Buna göre, yabancı sermaye paylı kuruluşların dönem kâr ve zarar toplamı 2021 yılında 48 milyar 497,5 milyon TL iken, 2022 yılında yüzde 148 artarak 120 milyar 381,2 milyon TL oldu. Dönem kârı ile aldığı pay ise geçen yıl %22,1’de yüzde 24,8’e çıktı. Veri geçmişine bakıldığında, yabancı sermayelilerin kârlılık performansının 2018’de yaşanan 6,8 puanlık sert düşüşten sonra bozulduğu, takip eden 4 yılda da dalgalı bir seyir izlediği görülüyor.

İSTİHDAMDAKİ KATKI PATİNAJ YAPIYOR

Yabancı sermayeli kuruluşların sayısının son yıllarda düzenli olarak gerilemesi, bu kuruluşların ücretle çalışanlar ortalamasında aldığı payın da düşük seyretmesine neden oluyor. İstihdamda yabancı sermayeli kuruluşların payına bakıldığında, 2022’de yüzde 0,3 gibi zayıf bir artış yaşansa da gösterge, son 3 yıldır yüzde 26 seviyelerinde ölçülerek adeta yerinde sayıyor.

İLK 50’DEKİ ORAN DA EN DÜŞÜK SEVİYEDE

Yabancı sermaye paylı kuruluşlar ellilik gruplar itibarıyla incelendiğinde, ilk 50’de yer alan yabancı sermayeli kuruluş sayısı 2021’e göre 2 adet gerileyerek 12’ye indi. Böylece İSO 500’de istatistik tarihinin en düşük seviye ölçülmüş oldu. İlk 50’deki 12 yabancı sermayeli şirketin üretimden satışlardan aldığı pay yüzde 15,9 olurken, geçen yıla göre 1 puanlık düşüş söz konusu. Bu oranla söz konusu 12 şirket listedeki tüm yabancı şirketlerin üretimden satışlarının yarısından fazlasını gerçekleştirmiş oldu. İlk 50’deki 12 kuruluşun üretici fiyatlarıyla yaratılan katma değerden aldığı pay ise 1,8 puanlık artış ile 13,9’a çıktı. Bu 12 şirket İSO 500’ün dönem kârından yüzde 17,6 pay alırken, bu göstergede artış geçen yıla göre 5,5 puan oldu. Söz konusu 12 kuruluşun ihracattan aldığı pay geçen yıla göre 3,9 puan düşerek yüzde 20,8; istihdamdan aldığı pay ise 0,8 puan gibi ihmal edilebilir bir düşüşle yüzde 8 olarak gerçekleşti.

77 ŞİRKETTE YABANCI SERMAYE PAYI %50’DEN FAZLA

İSO 500’de yer alan kuruluşlar 25 alt sektörde faaliyet gösterirken, yabancı sermayeli kuruluşların 2021’de olduğu gibi 2022’de de 20 alt sektörde faaliyet gerçekleştirdiği görülüyor. En fazla yabancı sermayeli kuruluşun faaliyet gösterdiği sektör 22 kuruluş ile motorlu kara taşıtları olurken, bu sektörü 16 kuruluş ile gıda, 10 kuruluş ile de elektrikli teçhizat sektörü takip etti. Öte yandan, İSO 500’ün içinde yer alan 108 yabancı sermayeli kuruluştan 77’sinde yabancı sermaye payı yüzde 50 ve üzerinde ölçülürken, bu kuruluşların 108 yabancı sermayeli kuruluş içinde önemli bir paya sahip olduğu dikkat çekiyor.

KAYNAK: EKONOMİM

The post Türkiye’deki sanayi devleri arasında yabancılar ‘dibi’ gördü appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiyedeki-sanayi-devleri-arasinda-yabancilar-dibi-gordu.html/feed 0 56623