Di̇ji̇tal – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Sun, 30 Mar 2025 10:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.2 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Di̇ji̇tal – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Dijital Türk Lirası geliyor https://memur70.com/dijital-turk-lirasi-geliyor.html https://memur70.com/dijital-turk-lirasi-geliyor.html#respond Sun, 30 Mar 2025 10:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=77235

Projenin ilk fazı tamamlandı, sonraki fazda çevrim-dışı ödeme sağlanacak. Türkiye dijital ekonomide ‘Dijital Türk Lirası’ ile söz sahibi olacak

The post Dijital Türk Lirası geliyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türkiye, dijital ekonomiye geçişi Dijital Türk Lirası ile sağlayacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2030’a kadar gerçekleştirmeyi planladığı teknoloji atılımlarında dijital ekonomiye geçişi de planladı.

Dijital ekonomiye geçişi bütüncül ve stratejik adımlarla planlayan Bakanlık, ülkemizi dijital ekonominin giderek arttığı önümüzdeki döneme hazırlıyor. Dijital alanda sürekli olarak yeni teknoloji, ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi ülkelerin dijital ekonomiye geçiş sürecinde zorluklara neden olabiliyor.

Türkiye ise dijital dönüşüme başarılı bir geçişi sağlayabilmek için güçlü bir vizyon ve kararlılıkla hareket ediyor. Tüm paydaşların iş birliği içinde dijital ekonomiye geçişi planlayan Bakanlık, dijital ekonomiye entegrasyonla Türkiye’nin global rekabet gücünü artıracak, ekonomik bağımsızlığını pekiştirecek ve toplumsal refahı yükseltecek. Bu kapsamda dijital dönüşüm ve dijital ekonomi alanına yapılan yatırımlar artıyor.

Türkiye’nin bölgesel ve küresel dijital ekonomideki yerini sağlamlaştırmak için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın oluşturduğu İş Birliği Platformu tarafından “Dijital Türk Lirası” projesi yürütülüyor. İlk fazı başarıyla tamamlanan projeyle blokzincir tabanlı perakende dijital para sistemi, Merkez Bankası ve diğer Bankalarda bulunacak sunucu yazılımları ve dijital kimlik destekli Mobil Cüzdan uygulaması geliştirildi.

Projenin sonraki fazında ise çevrim-dışı ödeme, programlanabilir ödeme ve donanım cüzdan yetenekleri geliştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla Dijital Türk Lirasını FAST ve e-Türkiye gibi altyapılarla entegrasyonu sağlanacak. Dijital Türk Lirası, 2030’da dijitale dönüşerek “cep”ten kullanılacak. Türkiye’nin dijital dönüşümünün önemli bir parçası olacak Dijital Türk Lirası sistemi, akıllı şehirler, mikro ödemeler ve sınır ötesi ödemeler gibi yenilikçi alanlarda da kullanılabilecek.

The post Dijital Türk Lirası geliyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/dijital-turk-lirasi-geliyor.html/feed 0 77235
Çocukların güvenliği için buluştular! 81 ilden 1000 aile katıldı… https://memur70.com/cocuklarin-guvenligi-icin-bulustular-81-ilden-1000-aile-katildi.html https://memur70.com/cocuklarin-guvenligi-icin-bulustular-81-ilden-1000-aile-katildi.html#respond Wed, 26 Feb 2025 18:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=75805

Ailede sağlıklı dijital iletişim ortamı oluşturmak, toplumu, aileleri ve çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak amacıyla çevrim içi düzenlenen atölyeye, 81 ilden yaklaşık 1000 aile katıldı

The post Çocukların güvenliği için buluştular! 81 ilden 1000 aile katıldı… appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile içerisinde sağlıklı dijital iletişim ortamı oluşturmak, toplumu, aileleri ve çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak amacıyla “Ebeveynler İçin Dijital Farkındalık Atölyesi” düzenlendiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, anne ve babaların, çocuklarını dijital dünyanın risk ve tehditlerinden koruyabilmeleri amacıyla yürütülen bilinçlendirme çalışmaları 81 ilde devam ediyor.

Bu çerçevede, Enstitü Sosyal işbirliğinde yürütülen “Aile Gelişim Programı” kapsamında “Ebeveynler İçin Dijital Farkındalık Atölyesi” düzenlendi.

Aile içerisinde sağlıklı dijital iletişim ortamı oluşturmak, toplumu, aileleri ve çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak amacıyla düzenlenen atölyede ebeveynlere, “Dijital Çağda Ebeveynlik”, “Etkili İçerik Analizi”, “Dijital Oyun Dünyası ve Çocuk” ile “Dijital Etik ve Netiket” olmak üzere 4 oturumda eğitimler verildi.

Çevrim içi video konferans aracılığıyla alanında uzman eğitmenler eşliğinde verilen eğitimlere, 81 ilden yaklaşık 1000 aile katıldı. Eğitim süresince anne babalara ön test ve son test uygulamaları da yapılarak, bilgi ve farkındalık seviyelerinin gelişimleri analiz edildi.

Bakanlık, yıl boyunca çocukların dijital dünyada güvende kalabilmesi için ebeveynlerin çocuklarıyla etkili iletişim kurması ve onlara rol model olmasına yönelik dijital farkındalık eğitimlerini yaygınlaştırmayı ve daha fazla aileyi bu eğitimlerle buluşturmayı hedefliyor.

The post Çocukların güvenliği için buluştular! 81 ilden 1000 aile katıldı… appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cocuklarin-guvenligi-icin-bulustular-81-ilden-1000-aile-katildi.html/feed 0 75805
Vepara ve Bishy’den dijital finansal çözümler işbirliği https://memur70.com/vepara-ve-bishyden-dijital-finansal-cozumler-isbirligi.html https://memur70.com/vepara-ve-bishyden-dijital-finansal-cozumler-isbirligi.html#respond Thu, 30 Jan 2025 07:00:42 +0000 https://memur70.com/?p=74936

Vepara CEO'su Volkan Üstün, "Ortaklık sayesinde hem bireyler hem de şirketler için finansal süreçleri daha kolay, güvenilir ve hızlı hale getirmeyi hedefliyoruz" dedi

The post Vepara ve Bishy’den dijital finansal çözümler işbirliği appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Vepara ve Bishy, dijital finansal çözümleri güçlendirmek için güçlerini birleştirdi.

Vepara’dan yapılan açıklamaya göre, işbirliği kapsamında Bishy, ‘Sanal POS’, ‘Fiziki POS’, ‘Link ile Ödeme’, ‘Cüzdan Altyapısı’ ve ‘Yurt Dışına Para Gönderme’ gibi alanlarda kapsamlı ve etkili çözümler sunacak.

Vepara’nın ödeme altyapısı, dijital cüzdan hizmetleri ve teknolojik uzmanlığıyla desteklenen işbirliği, işletmelere ve bireylere güvenilir çözümler sunmayı hedefliyor.

İşbirliği kapsamında, dijital finans dünyasında, ‘güçlü ve güvenilir ödeme altyapısı’, ‘e-para şirketi lisansı ile hızlı ve güvenli finansal işlemler’, ‘sanal POS ve fiziki POS çözümleriyle işletmelere esneklik’, ‘link ile ödeme ve cüzdan altyapısıyla kolay ve erişilebilir finansal işlemler’, ‘yurt dışına para gönderme hizmetleriyle uluslararası işlem kolaylığı’ çözümlerinin hayata geçirmeyi amaçlanıyor.

Finansal teknolojiler alanında hem bireyler hem de işletmeler için sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle bir arayan gelen Bishy ve Vepara, dijital finans dünyasında uzun vadeli ve yenilikçi çözümleri hayata geçirmeye devam edecek.

‘Finansal süreçleri daha kolay, güvenilir ve hızlı hale getirmeyi hedefliyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vepara Üst Yöneticisi (CEO) Volkan Üstün, dijital cüzdan hizmetleri, e-para şirketi lisansı ve sağlam ödeme altyapısıyla, bireylerin ve işletmelerin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunduklarını belirtti.

Üstün, ‘Bishy gibi inovatif bir şirketle gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği, finansal teknolojilerin erişimini genişletmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek için önemli bir adım. Bu ortaklık sayesinde hem bireyler hem de şirketler için finansal süreçleri daha kolay, güvenilir ve hızlı hale getirmeyi hedefliyoruz.’ açıklamasını yaptı.

Bishy CEO’su Osman Sadık Doğan da dijital finansal çözümlerle bireylerin ve işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak yenilikçi hizmetler sunmaya odaklandıklarını aktararak, ‘Sanal POS, Fiziki POS ve cüzdan altyapısı gibi çözümlerimizle kullanıcılarımızın finansal işlemlerini daha hızlı, güvenli ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak sağlıyoruz. Vepara gibi sektörün lider bir kuruluşuyla yaptığımız bu stratejik işbirliği, hizmetlerimizin kalitesini artırarak daha geniş bir kitleye ulaşmamıza olanak sağlayacak. Amacımız, finans dünyasında fark yaratan çözümler sunarak sektörde yenilikçi bir adım atmak.’ ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA

The post Vepara ve Bishy’den dijital finansal çözümler işbirliği appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/vepara-ve-bishyden-dijital-finansal-cozumler-isbirligi.html/feed 0 74936
2025 VakıfBank’ın dijitalleşme ve sürdürülebilirlikte atılım yılı olacak https://memur70.com/2025-vakifbankin-dijitallesme-ve-surdurulebilirlikte-atilim-yili-olacak.html https://memur70.com/2025-vakifbankin-dijitallesme-ve-surdurulebilirlikte-atilim-yili-olacak.html#respond Tue, 17 Dec 2024 20:00:27 +0000 https://memur70.com/?p=73693

VakıfBank Genel Müdürü Üstünsalih, "Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı geleneksel yapay zeka ve büyük dil modelleri ekseninde şekillendireceğiz. Geliştireceğimiz yenilikçi projelerle, sektörümüzdeki liderlik rolümüzü güçlendireceğiz" dedi

The post 2025 VakıfBank’ın dijitalleşme ve sürdürülebilirlikte atılım yılı olacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Üstünsalih, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2024 yılının küresel düzeyde enflasyonla mücadele ile geçtiğini, bu dönemde finansal koşullardaki sıkı duruşun yıl boyunca devam ettiğini söyledi.

ABD ve Avrupa başta olmak üzere, birçok gelişmiş ekonomide uygulanan sıkı para politikalarının küresel durgunluk endişelerine neden olduğuna işaret eden Üstünsalih, 2025’te enflasyon oranlarının düşmesiyle birlikte, finansal koşullarda ılımlı bir gevşeme yaşanmasının beklendiğini ancak yükselen jeopolitik gerilimler ile bölgesel çatışmaların küresel ticaret ve yatırımı tehdit eden başlıca riskler olarak öne çıktığını vurguladı.

Üstünsalih, ABD’de ikinci Trump döneminin de başlamasıyla birlikte ekonomik dengelerin değişebileceği, gelişmekte olan ülkelerde dış ticarette daralma ve sermaye çıkışı gibi gelişmelerin de yaşanabileceğinin öngörüldüğünü ifade etti.

2024 yılında Türkiye’de de enflasyonla mücadeleye odaklanıldığını dile getiren Üstünsalih, şöyle devam etti:

“Merkez Bankası tarafından uygulanan sıkı para politikası, enflasyonla mücadelede birincil araç oldu. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin etkileri bütçe dengeleri üzerinde hala görülmekle birlikte, maliye politikası da enflasyonla mücadeleye destek verdi. Uygulanan politikaların etkisiyle enflasyonda düşüşün devam edeceği ve bu düşüşün, para politikasında bir miktar gevşemeye imkan tanıyacağı, bunun da büyümeye pozitif katkı sağlayacağı kanaatindeyim. Büyümedeki iyileşmenin etkisiyle cari işlemler açığında ılımlı bir yükseliş bekleniyor. Bütçe açığının ise azalması ve açık/GSYH oranının yüzde 3’e yaklaşması olası görünüyor.”

“SEKTÖRÜMÜZ REEL EKONOMİYİ VE HANE HALKINI DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRDÜ”

Üstünsalih, Orta Vadeli Program (OVP) doğrultusunda, büyüme ve enflasyon başta olmak üzere tüm makro ekonomik göstergelerde, gelecek dönemde olumlu gelişmelerin beklendiğini söyledi.

Türkiye’nin risk priminin, salgın öncesi seviyelere kadar düştüğünü aktaran Üstünsalih, “Finansal istikrarın sağlanmasında büyük rol oynayan bankacılık sektörü, ekonomideki bu iyileşmede önemli bir sorumluluk üstlendi. Sektörümüz, güçlü sermayesi ve sağlam bilanço yapısıyla reel ekonomiyi ve hane halkını desteklemeyi sürdürdü. Bizim gibi büyük finansal kurumlar için hem bir sınav hem de bir fırsat anlamını taşıyan bu süreçte, yalnızca mevcut sorunlarla mücadele etmekle kalmadık, aynı zamanda adaptasyon yeteneğimizi ve yenilikçi yaklaşımımızı güçlendirmek için de yoğun bir çaba gösterdik.” diye konuştu.

Üstünsalih, VakıfBank olarak hem iç dayanıklılıklarını artırmaya, hem değişen dünyaya uyum sağlamaya, hem de müşterilere en iyi hizmeti sunmaya odaklandıkları bu dönemde, esnek yönetim anlayışı sayesinde değişen şartlara göre stratejik hedeflerini revize ettiklerini ancak bu düzenlemelerin kısa vadeli dalgalanmalara karşı alınmış önlemlerden ibaret olup uzun vadeli vizyonlarına olan bağlılığı hiçbir şekilde değiştirmediğini bildirdi.

Tüm dünyanın adeta bir sınav verdiği 2024 yılında VakıfBank’ın ortaya koyduğu sonuçlarla ne kadar dayanıklı ve vizyon sahibi bir kurum olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkati çeken Üstünsalih, şu bilgileri paylaştı:

“Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca finansal istikrarımızla değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine olan bağlılığımızla da sektörümüzde örnek bir konuma sahibiz. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımız, geniş müşteri tabanımız ve yenilikçi yaklaşımımızla ekonomiye değer katmaya devam edeceğiz. Bankamızın daha güçlü, esnek ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda, teknolojik ve dijital alanlarda hız kesmeden sürdürdüğümüz proaktif yaklaşımlarımızla elde ettiğimiz başarıları kalıcı hale getirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor.”

“TÜKETİCİ İHTİYAÇ KREDİLERİNİN YÜZDE 90’I DİJİTAL KANALLAR ÜZERİNDEN KULLANDIRILIYOR”

Üstünsalih, 3. çeyrekte ekonomiye sağladıkları toplam finansman desteğinin 2,5 trilyon liraya ulaştığını belirterek, “Üretim, yatırım ve ihracat faaliyetlerinde bulunan ve ülkemizin istihdamına doğrudan katkı sağlayan müşterilerimize öncelik verdiğimiz seçici bir kredi politikası uyguluyoruz. Böylelikle imalat, ihracat ve istihdam odaklı sektörlere yakından desteğimizi sürdürüyoruz. Sektörel ihtiyaçlara özel geliştirilmiş finansman modellerinden hane halkının ekonomik ihtiyaçlarına yönelik bireysel kredilere kadar uzanan geniş bir yelpazede ürün ve hizmet portföyümüzle toplumun her kesiminin yanında olmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Kendi bankacılık yazılımlarını kendi kaynaklarıyla kodlayan ve geliştiren bir kurum olduklarını vurgulayan Üstünsalih, dijital bankacılık alanında sahip oldukları yetkinlikler sayesinde müşterilerin ihtiyaçlarına özel, esnek ve yenilikçi çözümler sunduklarını söyledi.

Bu sayede müşteri sayılarının her geçen gün artırdıklarını anlatan Üstünsalih, “Bugün itibarıyla VakıfBank Mobil ve internet bankacılığı kullanıcı sayımız 14 milyonu aşarken, aktif kullanıcı sayımız 8 milyona yaklaştı. Geldiğimiz bu noktada tüketici ihtiyaç kredilerinin yüzde 90’ı dijital kanallar üzerinden kullandırılırken vadeli hesap açılışlarının da yüzde 40’ı yine dijital kanallar üzerinden yapılıyor. Bu oranları daha da artırma gayretindeyiz.” ifadelerini kullandı.

VakıfBank’ın inovasyonu olarak markalaşan stratejik ürünü Vinov’un zengin fonksiyonlara sahip esnek ve uyarlanabilir yapısı sayesinde, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına çözüm olmaya devam ettiğini belirten Üstünsalih, yaklaşık 1 milyon aktif Vinov müşterisi ile 234 milyar liralık işlem hacmine ulaştıklarını bildirdi.

Üstünsalih, mevduat, dış ticaret ve nakit yönetimi ürün ve hizmet kullanımlarını internet bankacılığı ve mobil bankacılık kanallarından uçtan uca dijital şekilde gerçekleştirebilmeleri amacıyla “SKY KOBİ”yi devreye aldıklarını belirtirken, tarımsal üreticilerin hayatını kolaylaştırmak adına; Tarım SKY ürününü kullanımına açtıklarını ve 3 ay gibi kısa bir sürede, 5 bin üreticinin yaklaşık 500 milyon lira tutarlı bir krediyi bu kanaldan kullandığına dikkati çekti.

Her bir müşteriye özel çözümler sunarak, bankacılık deneyimini sadece bir hizmetten öte, eşsiz bir kişisel yolculuğa dönüştürerek bir üst seviyeye taşımayı hedeflediklerini anlatan Üstünsalih, “Dijitalleşmeyi, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak gören bir banka olarak, önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı geleneksel yapay zekâ ve büyük dil modelleri ekseninde şekillendireceğiz. Geliştireceğimiz yenilikçi projelerle, sektörümüzdeki liderlik rolümüzü güçlendirmeye kararlıyız.” diye konuştu.

Türkiye’de bankacılık sektörünün yeşil finansman oranının artırılması gerektiğinin bilinciyle, yalnızca mevcut rakamları büyütmeyi değil, aynı zamanda yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektöre örnek olmayı hedeflediklerini belirten Üstünsalih, net sıfır hedeflerine giden yolculukta doğaya, insana ve ekonomiye olan katkılarını artırarak lider bir rol üstlenmeye kararlı olduklarını vurguladı.

“2025 VAKIFBANK’IN EKONOMİYE DEĞER KATMAYA DEVAM EDECEĞİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLACAK”

Üstünsalih, 2025 yılında dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve sosyal sorumluluk projelerinin harmanlanarak, her adımda topluma ve çevreye daha fazla değer katmayı hedeflediklerini belirterek, odaklandıkları temel alanlara ilişkin şunları kaydetti:

“Dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm kapsamında, açık finans uygulamalarımızı genişletmeyi planlıyoruz ve büyük veri ile yapay zeka teknolojilerine olan yatırımlarımızı artıracağız. Dijitalleşmenin iş süreçlerine entegrasyonunu destekleyen eğitimler ve programlarla çalışanlarımızın bu dönüşüme uyumunu sağlamayı sürdüreceğiz. Sürdürülebilirlik ve yeşil finansman başlığı altında, çevre dostu yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerini desteklemeye devam edeceğiz. Operasyonel süreçlerimizi tamamen dijitalleştirerek karbon nötr bir banka olma hedefimizi sürdüreceğiz. KOBİ’lere yönelik yenilikçi finansal çözümler sunarak bu işletmelerin büyümelerine katkıda bulunmayı; ayrıca modernizasyon projelerini ve tarım teknolojilerini destekleyerek tarım sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağız.

Bölgesel ve uluslararası büyüme başlığı altında, stratejik bölgelerde yeni şube yatırımları gerçekleştirecek, dijital kanallarımızı daha da güçlendirecek altyapı yatırımlarına ise devam edeceğiz. Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisine özel finansman modelleriyle destek olacağız. Mobil bankacılık uygulamamızı dijital alışveriş ekosistemine entegre ederek teknolojik trendleri yakından takip edeceğiz. Uluslararası sürdürülebilirlik endeksleri ve yeşil finansman başlığı altında ise yerel ve uluslararası sürdürülebilirlik endekslerindeki skorlarımızı iyileştirecek çalışmalara odaklanacağız. Ayrıca, yurt dışından sağlanan sürdürülebilir ve yeşil fonlamaların oranını artırarak, düşük karbonlu ekonomiye geçişte aktif rol oynayacağız.”

Üstünsalih, 2025 yılının VakıfBank’ın yenilikçi ve sorumlu bankacılık anlayışıyla hem yerel hem de küresel dinamiklere uyum sağlayarak, Türkiye’ye ve dünyaya değer katmaya devam edeceği bir dönemin başlangıcı olacağını ifade etti.

Fonlama tarafında tabana yaygın ve uygun maliyetli kaynak temin etmeyi sürdüreceklerine vurgu yapan Üstünsalih, sözlerini şöyle tamamladı:

“VakıfBank olarak 2025 yılında da imalatı, ihracatı, istihdamı ve hane halkını desteklemeye devam ederek sürdürülebilir ve karlı büyümemize devam edeceğiz. Ayrıca her zaman olduğu gibi yurtdışından uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynak getirerek kaynak yapımızı çeşitlendireceğiz. Kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik faaliyetlerimiz kapsamında da ülkemiz için değer oluşturma yolculuğumuza devam edeceğiz. Dijitalleşme ve teknoloji alanındaki atılımlarımızla sektörde öncü olmayı sürdüreceğiz. Kısacası, 2025 yılında da daha güçlü bir Türkiye ekonomisi ve daha güçlü bir VakıfBank için azim ve kararlılıkla çalışacağız.”

KAYNAK: AA

The post 2025 VakıfBank’ın dijitalleşme ve sürdürülebilirlikte atılım yılı olacak appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/2025-vakifbankin-dijitallesme-ve-surdurulebilirlikte-atilim-yili-olacak.html/feed 0 73693
Bakan Şimşek: Yapay zeka teknolojilerine önemli yatırımlar yapıyoruz! https://memur70.com/bakan-simsek-yapay-zeka-teknolojilerine-onemli-yatirimlar-yapiyoruz.html https://memur70.com/bakan-simsek-yapay-zeka-teknolojilerine-onemli-yatirimlar-yapiyoruz.html#respond Sat, 07 Dec 2024 15:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=73327

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Son 10 yıla bakacak olursanız AR-GE harcamalarını neredeyse iki katına çıkardık. Yapay zeka teknolojilerine hazırlık için önemli yatırımlar yapıyoruz" dedi.

The post Bakan Şimşek: Yapay zeka teknolojilerine önemli yatırımlar yapıyoruz! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Doha Forum 2024’e katılan Bakan Şimşek, “Akıllı Ekonomiler Çağında Rekabet Edebilirlik” başlıklı panelde konuştu.

Şimşek, “Türkiye, küresel olarak önemli bir üretim üssü haline geldi.”diyerek, yapay zeka teknolojilerine hazırlık için önemli yatırımlar yaptıklarını anlattı. Şimşek, “Bu, insan sermayesi açısından olduğu kadar fiber optik hatlar, internet erişimi ve geniş bant abonelikleri gibi dijital altyapı yatırımlarını da içeriyor.” ifadelerini kullandı.

IMF’nin 174 ekonomiyi kapsayan Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ne göre Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üstünde bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkede veri merkezlerine yönelik daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletlerin (BM) öncü teknolojilere hazırlık konusunda bir endeks hazırladığını hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin bu endekste de kişi başı gelirine oranla emsallerinin önünde olduğunu belirtti.

“BİZİM İÇİN GERÇEKTEN DE KİLİT KONU KOBİ’LERIN DİJİTALLEŞMESİ”

Mehmet Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisi söz konusu olduğunda yatırımlarda ve ekosistemi genişletmede kayıtsız kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bence bizim için asıl zorluk değer zincirini yukarı taşımak. Bu nedenle son 10 yıla bakacak olursanız AR-GE harcamalarını neredeyse iki katına çıkardık. Bu harcamaların GSYH içindeki oranı yüzde 1,4’ün biraz üzerinde ve gelişmiş ekonomilere kıyasla hala düşük. AR-GE harcamalarının yüzde 50’den fazlası özel sektör tarafından yapılıyor ancak devlet de büyük teşvikler sağlıyor.

1300’den fazla AR-GE merkezimiz, 300’den fazla tasarım merkezimiz ve ayrıca 100’den fazla teknoparkımız var. Yani bunlar, değer zincirinde yukarı çıkmamıza ve rekabetçi kalmamıza yardımcı olacak ekosistemin itici güçlerinden bazıları. Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi. Çünkü gerçekten verimlilik açığı burada ortaya çıkıyor. Nispeten büyük şirketler veya orta ölçekli şirketler, yetenekli ve oldukça rekabetçi. Ancak daha küçük şirketlerde rekabeti artırmamız gerekiyor. Dijital becerilerin gerçekten çok önemli olacağı yer burası. Bu nedenle daha küçük şirketlerin dijitalleşmelerini artırarak verimlilik artışına yardımcı olacak programlar tasarlamaya çalışıyoruz. Türkiye için ileriye dönük en önemli zorluk da bu.”

KAYNAK: AA

The post Bakan Şimşek: Yapay zeka teknolojilerine önemli yatırımlar yapıyoruz! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsek-yapay-zeka-teknolojilerine-onemli-yatirimlar-yapiyoruz.html/feed 0 73327
Sosyal medya, teknoloji ve hukuk zirvesi https://memur70.com/sosyal-medya-teknoloji-ve-hukuk-zirvesi.html https://memur70.com/sosyal-medya-teknoloji-ve-hukuk-zirvesi.html#respond Wed, 27 Nov 2024 19:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=72975

MSMB ve Hukukun Üstünlüğü Derneği İş Birliğiyle, Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsünde “Sosyal Medya, Teknoloji ve Hukuk” Zirvesi düzenlenecek.

The post Sosyal medya, teknoloji ve hukuk zirvesi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Mimar Sinan Mühendisler Birliği (MSMB) ve Hukukun Üstünlüğü Derneği (HUD) iş birliği ile düzenlenecek olan “Sosyal Medya, Teknoloji ve Hukuk Zirvesi”nde, dijitalleşmenin hayatımıza getirdiği yenilikler, riskler, fırsatlar;  konunun  teknolojik, sosyal ve hukuki yönleriyle katılımcılara anlatılacak.

30 Kasım 2024 Cumartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi Yıldız Oditoryumu’nda düzenlenecek zirvede, katılımcılar giderek artan sosyal medya kullanımı, hızla gelişen yenilikçi teknolojilerin hayatımızdaki etkisi ve tüm bu gelişmelere karşın hukuk alanındaki çalışmalarla ilgili ufuk açıcı konuşmaları alanlarında uzman isimlerden yüz yüze  dinleme fırsatı bulacak.

SİBER GÜVENLİK VE SOSYAL MEDYA

Sosyal medya platformları giderek günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olurken, siber güvenlik risklerinin de her zamankinden daha önemli bir tehdit haline geldiği herkesçe biline bir gerçektir.  Zirvede, bu risklerin nasıl yönetilebileceği ve sosyal medya kullanıcılarının nasıl daha güvenli bir dijital deneyim yaşayabileceği tartışılacak.

HUKUKUN DİJİTALLEŞMEDEKİ ROLÜ

Son yıllarda hızlı teknolojik gelişmeler yaşanmakla birlikte, yenilikçi teknolojilerin hukuki  regülasyonunun bu hıza ayak uydurması giderek zorlaşmaktadır.  Hızla gelişen teknolojik yenilikler ve dijital uygulamalar, hukuki düzenlemelerin bu hıza yetişmesi zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir.  Bu zirvede, dijitalleşmenin sosyal, etik ve hukuki boyutları, sosyal medya platformlarının sorumlulukları ve kullanıcı hakları,  alanında uzman isimler tarafından ela alınacak ve katılımcılara aktarılacak.

DİJİTAL ALGI YÖNETİMİ

Sosyal medya ve dijital platformlar, zihin kontrolü ve algı yönetiminin modern, güçlü araçları olarak dikkat çekiyor. Geleceğin dünyasında, sosyal medya platformlarının  bireyler, toplumlar ve hatta devletler üzerindeki etkileri nasıl bir noktaya evrilecek? Yeni teknolojiler sosyal medya alışkanlıklarımızı nasıl şekillendirecek? Bu sorular, zirvede ele alınacak diğer önemli konular arasında.

Mimar Sinan Mühendisler Birliği (MSMB) ve Hukukun Üstünlüğü Derneği (HUD) iş birliği ile düzenlenecek “Sosyal Medya, Teknoloji ve Hukuk Zirvesi”, gündelik hayatımızın merkezindeki bu üç kavramın kesişim noktasında yer alan en güncel sorunları ve çözümleri tartışmak için bir fırsat sunuyor. Teknolojik dönüşümün etkilerini anlamak ve geleceğe yön vermek isteyen herkesi bu zirveye bekliyor.

The post Sosyal medya, teknoloji ve hukuk zirvesi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/sosyal-medya-teknoloji-ve-hukuk-zirvesi.html/feed 0 72975
Dijital ve sürdürülebilir orta koridor için yol haritası Bakü’de çizilecek https://memur70.com/dijital-ve-surdurulebilir-orta-koridor-icin-yol-haritasi-bakude-cizilecek.html https://memur70.com/dijital-ve-surdurulebilir-orta-koridor-icin-yol-haritasi-bakude-cizilecek.html#respond Tue, 19 Nov 2024 15:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=72670

Bakan Uraloğlu, konferans kapsamında yarın "Sürdürülebilir ve Dijital Orta Koridor ve Ötesi" başlıklı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı ile "Şehirlerde Ulaşım ve Altyapı" konulu Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı'na iştirak edecek.

The post Dijital ve sürdürülebilir orta koridor için yol haritası Bakü’de çizilecek appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma ve altyapı alanındaki dijitalleşme ve sürdürülebilirlik hedeflerini Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği 29. Taraflar Konferansı’nda (COP29) dünya sahnesine taşıyacaklarını bildirerek, ‘Bu alandaki deneyimlerimizi paylaşacak ve uluslararası işbirliklerini değerlendireceğiz.’ ifadesini kullandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Uraloğlu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen COP29’a katılacak.

Uraloğlu, konferans kapsamında yarın “Sürdürülebilir ve Dijital Orta Koridor ve Ötesi” başlıklı Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı ile “Şehirlerde Ulaşım ve Altyapı” konulu Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na iştirak edecek.

Bakanlar yanında BM Avrupa Ekonomik Komisyonu, Asya-Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu ile Uluslararası Ulaştırma Forumu gibi uluslararası kuruluşlardan temsilcilerin de hazır bulunacağı toplantılara, Asya Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası gibi finans kuruluşları da katılacak.

“ULUSLARARASI İŞBİRLİKLERİNİ DEĞERLENDİRECEĞİZ”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bakan Uraloğlu, “Şehirlerde Ulaşım ve Altyapı” konulu Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’nda şehir içi ulaşımda çevre dostu altyapı projelerinin ele alınacağını aktararak, elektrikli araç altyapısından doğa temelli çözümlere, akıllı ulaşım sistemlerinden karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar birçok konuyu masaya yatıracaklarını bildirdi.

Uraloğlu, daha yaşanabilir şehirler ve daha yeşil bir dünya için şehir içi ulaşımda dönüşümün kaçınılmaz ve COP29’un bu konuda yeni işbirlikleri için bir dönüm noktası olacağını belirterek, “Türkiye’nin ulaştırma ve altyapı alanında dijitalleşme ve sürdürülebilirlik hedeflerini COP29’da dünya sahnesine taşıyacağız, bu alandaki deneyimlerimizi paylaşacak ve uluslararası işbirliklerini değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Sürdürülebilir ve Dijital Orta Koridor ve Ötesi” başlıklı toplantıya ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Ulaşım koridorlarının dijitalleşmesi, küresel transit ağlarını güçlendirme, karbon emisyonlarını azaltarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerini ilerletme, ulaşım modları ve tedarik zincirlerinde direnci artırmada önemli rol oynamaktadır.

Sürdürülebilir, dirençli ve dijitalize edilmiş koridorların başarılı şekilde geliştirilmesi ve işletilmesi için ülkeler arasında yakın işbirliği zorunludur. Toplantıda, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmeyi ilerletmek için yapılan son çalışmalar ve gelecekteki girişimleri ele alacağız.”

KAYNAK: AA

The post Dijital ve sürdürülebilir orta koridor için yol haritası Bakü’de çizilecek appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/dijital-ve-surdurulebilir-orta-koridor-icin-yol-haritasi-bakude-cizilecek.html/feed 0 72670
Vodafone Türkiye 2024-25 mali yılı ilk yarıyıl sonuçlarını açıkladı https://memur70.com/vodafone-turkiye-2024-25-mali-yili-ilk-yariyil-sonuclarini-acikladi.html https://memur70.com/vodafone-turkiye-2024-25-mali-yili-ilk-yariyil-sonuclarini-acikladi.html#respond Wed, 13 Nov 2024 07:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=72402

Vodafone Türkiye, 2024-2025 mali yılına ait ilk yarıyıl (Nisan-Eylül 2024) sonuçlarını açıkladı.

The post Vodafone Türkiye 2024-25 mali yılı ilk yarıyıl sonuçlarını açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Şirketin servis gelirleri bu dönemde 42,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Diğer yandan, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) 15,0 milyar TL* oldu. UMS 29 (Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama ile İlgili Uluslararası Muhasebe Standardı 29) etkisinden arındırılmış servis gelirleri ise 39,5 milyar TL, FAVÖK ise 17,1 milyar TL olarak kaydedildi. 

Abone sayısında artış

Vodafone Türkiye’nin mobil abone sayısı 25,4 milyona ulaşırken, M2M (Makinelerarası İletişim) dahil toplam mobil abone sayısı 30,4 milyona ulaştı. Şirket, faturalı abone sayısını ise 20,2 milyona yükseltti. Genişbant teknolojilerinde de müşterilerine en iyi hizmeti sunma hedefiyle çalışmaya devam eden Vodafone Türkiye’nin sabit genişbant abone sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti. 

Dijital müşteri sayısı 17,6 milyon 

Tüm kanallarda dijitalleşme odağıyla faaliyetlerini sürdüren Vodafone’un Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarını kullanan aylık aktif müşteri sayısı 17.6 milyon oldu. Vodafone’un dijital kanallarını kullanan müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 304 milyona ulaştı. 

Data kullanımında artış

Mali yılın ilk 6 ayında, Vodafone Türkiye müşterilerinin toplam mobil data kullanımı 2.520 petabyte‘a yükseldi.

Dijital servislerde büyüme 

Vodafone Türkiye, güçlü bir dijital servisler şirketi olma yolunda da emin adımlarla ilerliyor. “Şirketin Vodafone Yanımda mobil uygulaması üzerinden hayata geçirdiği Her Şey Yanımda online alışveriş platformu 2024/25 finansal yılının ilk yarısında 52 milyon ziyarete ulaşarak erişime açıldığı tarihten itibaren toplam ziyaret sayısında 275 milyona yaklaştı.” Vodafone’un yeni nesil mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı ise 8.3 milyona ulaştı. Şirketin 1.000’e yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanı TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 8,5 milyon, aylık sohbet sayısı ise 30 milyon olarak gerçekleşti. 

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, 2024-25 mali yılı ilk yarıyıl sonuçlarını şöyle değerlendirdi: 

“Vodafone olarak, Türkiye’nin dijital ve sürdürülebilir geleceğine katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Mali yılımızın ilk yarısında servis gelirlerimiz 42,1 milyar TL* olarak gerçekleşti. Bu dönemde dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif müşteri sayımız ise 17,6 milyona ulaştı. Teknolojinin ekonomik ve sosyal açıdan sunduğu fırsatları ülkemizle en etkin şekilde buluşturmak ve Türkiye’yi dijitalleşme liginde hak ettiği yere getirmek için paydaşlarımızla birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” 

The post Vodafone Türkiye 2024-25 mali yılı ilk yarıyıl sonuçlarını açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/vodafone-turkiye-2024-25-mali-yili-ilk-yariyil-sonuclarini-acikladi.html/feed 0 72402
Murat Ülker: Yeni dünya kuruldu, yerimizi almalıyız https://memur70.com/murat-ulker-yeni-dunya-kuruldu-yerimizi-almaliyiz.html https://memur70.com/murat-ulker-yeni-dunya-kuruldu-yerimizi-almaliyiz.html#respond Mon, 28 Oct 2024 09:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=71804

IMD Lozan İşletme Fakültesi Strateji ve Dijital Dönüşüm Profesörü Mohan Subramaniam'ın "Dijital Çağda Rekabetin Geleceği" isimli kitabını masaya yatıran Murat Ülker, "Artık yeni bir dijital dünya kuruldu; süratle yerimizi almalıyız” dedi.

The post Murat Ülker: Yeni dünya kuruldu, yerimizi almalıyız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde ‘Dijital Çağda Rekabet ve Çıkardığım Ödevler’ başlıklı bir yazı kaleme aldı. 

 Murat Ülker’in yazısı şu şekilde:

GELECEKTE NASIL REKABET ETMELİYİZ?

Bir süre önce bir İhracatçılar Birliği dergimiz (İhbir Haber) benimle yaptığı röportajda “Üretici ve ihracatçılarımızın büyüme stratejilerinde öncelikli olarak yer vermeleri gereken unsurlar nelerdir?” diye sormuştu, ben de şu cevabı vermiştim: “Öncelikle işin bazının sağlam olması lazım. Yani iç piyasa veya ihracatta sarsılmaz bir başarı ve taklit edilemez rekabetçi bir üstünlüğünüz olmalı. Bu olmadan işin sürdürülebilir olması çok zor. Bu konuda Harvard’lı ünlü profesör Michael Porter’ın rekabet üzerine yazdıklarını ve ‘Beş Güç Modeli’ni bilmek lazım. Porter; sektördeki rakipler arasındaki rekabetin şiddetini, müşterilerin pazarlık gücünü, tedarikçilerin pazarlık gücünü, sektöre yeni girebilecek işletmelerin oluşturduğu tehdidi, işletmenin ürününe alternatif olabilecek ikame ürünlerin oluşturduğu tehdidi analiz etmeden bir pazara girmemek gerektiğini söyler. Girilecekse de hangi stratejilerle girilmesi gerektiğini. Bugün birçok analiz tekniği geliştirilmiş, bunların Porter’ın yazdıklarının türevleri olduğunu söyleyebilirim” (1).

Ama hayır! Kazın ayağı öyle değilmiş, derler biz de. Dünya değişmiş artık, dijitalleşmiş…

Babamın liseden sınıf arkadaşı Hüdai amcamız astım hastasıydı. Ne zordur, bazen tıkanıverecek sanırsınız, o pompayı arar hastalar ve hemen de etki ederdi. Astım çok tehlikeli, solunum yollarını tıkayan ve nefes almayı zorlaştıran kronik bir hastalıktır. Astımda; alerjenler, duman, soğuk hava veya egzersiz gibi tetikleyicilere yanıt olarak, hava yolu etrafındaki düz kaslar kasılır ve mukus adı verilen yapışkan salgının üretimi artar. Bu durum hava yolunun daralmasına neden olur. Önemli bir hastalıktır, hastalar sürekli tetikte olmalı ve astım spreyi kullanmalıdır. Dünyada 340 milyon astım hastası var ve astım spreyi pazarı yıllık 22 milyar dolar.

Şimdi akıllı astım spreyleri var. AstraZenaca (teknoloji ortağı Adherium), GlaxoSmithKline (teknoloji ortağı Propeller Health) ve Novarstis (teknoloji ortağı Qualcomm Life) üretiyor. Plastik aktivatörün üzerinde sensör var, elektronik çip var. Kullanma zamanı, ne kadar kullanıldığı gibi birçok veriyi ölçüyor. Akıllı telefon ve giyilebilir diğer teknoloji ürünleri ile bluetooth üzerinden iletişime geçiyor. İşlevi aynı ama akıllı astım sprey kullananlar artık dijital tüketici. Akıllı sprey kullanım yerini de ölçüyor, diğer evdeki cihazlarla iletişime geçerek (IoT) etraftaki toz, küf, polen miktarını belirliyor ve astım atağı geçirme olasılığını hesaplıyor, acil durumu belirleyip hayat kurtarıyor. Geçmişte böyle bir ürün olsa belki Hüdai amcamız daha uzun yaşayacaktı.

2025’te dijital astım spreyi pazarının 1,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bugün konumuz bu, geleneksel ürünlerin dijital çağda nasıl rekabetçi olabilecekleri; Dijital Dönüşüm Profesörü Mohan Subramaniam’a kulak vereceğiz. Başta FMCG (Hızlı Tüketim Malı HTM) olmak üzere farklı sektörler için yorumlarda bulunacağız.

IMD Lozan İşletme Fakültesi Strateji ve Dijital Dönüşüm Profesörü Mohan Subramaniam Dijital Çağda Rekabetin Geleceği isimli ilginç bir kitap yazmış (2) . Kitap dijital çağda rekabet stratejisinin değişen şeklini araştırıyor. Yazar, artık rekabetin eski şekliyle yürütülemeyeceğini söylüyor, çünkü günümüzde iş dünyasında hızlı, veri odaklı, geleneksel stratejiler işe yaramıyor.

Kitap, üç ana bölüm: İlki, “Porter’s Five Forces” (3) gibi geleneksel rekabet stratejisi çerçevelerinin sınırlamalarını vurguluyor. Yazar, verilerin ve dijital ekosistemlerin giderek önem kazandığı bir dünyada bu çerçevelerin artık yeterli olmadığını ileri sürüyor. Haliyle burada biraz durdum, zira bu meydan okuma bana, benim gibi geleneksel marka, ürün ve şirketlere!

Kitabın ikinci kısmı, rekabet stratejisinde verilerin rolünü ele alıyor. Yazar, veriye dayalı karar almanın önemini ve şirketlerin veriye dayalı iş modelleri geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, verilerin rekabet avantajının önemli bir kaynağı haline geldiği fikrini ifade eden “veri çekimi” kavramını tartışıyor.

Kitabın üçüncü bölümünde dijital ekosistemler ve bunların rekabet stratejisi üzerindeki etkisine odaklanılıyor. Yazar dijital platformların yükselişini ve dijital ekosistemler oluşturmanın ve bunlara katılmanın önemini araştırıyor. Burada Alexa, Google Home gibi ev yardımcılarının oluşturduğu dijital platformlardan söz ediyor. Ayrıca API’ların (Application Programming Interface – Uygulama Programlama Arabirimi), blockchain’in ve diğer teknolojilerin dijital ekosistemleri etkinleştirmedeki rolünü tartışıyor.

Şimdi bana da meydan okuyan ilk bölüme bir bakalım:

Amazon, Google, Facebook ve Apple gibi dijital devler üstünlük sağlamak için verilerden yararlanıyor. Bu devler uzun kuyruk (long tail) (4) ve ağ etkileri (network effect) (5) avantajlarıyla verinin değerini gerçekten ortaya koyan dijital platformlar kurdular. Platformlarında kullanıcılardan elde edilen etkileşimli veriler, kullanıcılar hakkında derinlemesine bilgi edinmelerine, verileri gerçek zamanlı olarak paylaşmalarına ve zenginleştirilmiş dijital deneyimler sunmalarına olanak tanıdı.

GELENEKSEL FİRMALAR (YANİ BİZ) İÇİN TEMEL ÇIKARIMLAR ŞUNLAR:

• Müşteri etkileşimlerinden yeni bilgiler ve yeni değerler sağlayabilecek etkileşimli veriler oluşturmak için sensörleri ve IoT teknolojilerini kullanabilirler.

• Etkileşimli verilerin harici varlıklarla paylaşılması, dijital ekosistemlerin keşfedilmesine ve verilerden daha fazla değer elde edilmesine yardımcı olabilir.

• Dijital platformlar oluşturmak için etkileşimli verileri kullanmak, standartlaştırma ve ölçek ekonomilerine odaklanan geleneksel değer zinciri modellerinin ötesine geçerek, uzun kuyruk ve ağ etkileri avantajlarına dayalı yeni iş modelleri yaratabilir.

Genel olarak yazar, dijital devlerin başlangıçta dijital alışverişi mümkün kılan verilerden yararlanırken, platformlarındaki kullanıcı etkileşimlerinden elde edilen etkileşimli verilerin, onların derin içgörüler, veri paylaşımı ve zenginleştirilmiş dijital deneyimler yoluyla gerçek anlamda hakimiyet kurmalarına olanak sağladığını savunuyor. Eski firmalar, sensörleri kullanmayı, verileri paylaşmayı ve verileri kullanma biçimlerini dönüştürmek için dijital platformlar oluşturmayı öğrenebilirler diyerek bana 1ci ev ödevimi veriyor.

Daha sonra Prof. Mohan Subramaniam; dijital platformların ve deneyimlerin etkinleştirilmesinde API’ların (6) (bağlantı arayüzlerinin) rolünü tartışıyor. API’lar farklı yazılım programlarının iletişim kurmasına ve veri paylaşmasına olanak tanır. Dijital hizmetlerin bağlanması için yapılandırılmış bir yol sağlarlar. Dijital devler API’ların gücünden dahili ve harici olarak iki şekilde yararlanıyor: Dahili olarak API’lar, verimliliği artırmak ve kullanıcı verilerini kanalize etmek için farklı yazılım ürünlerinin şirket içinde entegre edilmesine yardımcı olur. Harici olarak API’lar, dijital hizmetlerin yeteneklerini genişletmek için verileri ve işlevleri geliştiricilere ve iş ortaklarına sunar. Ancak API’lar aynı zamanda gizlilik endişelerini artırıyor.

Geleneksel firmalar için API’lar, verilerin değerini açığa çıkarma ve dijital ekosistemlerde rekabet etme fırsatı sağlar. Firmalar, daha fazla çeviklik için iç sistemleri ve tedarik zincirlerini birbirine bağlamak amacıyla üretim ekosistemlerindeki API’lardan yararlanabilir. Verileri paylaşmak ve yeni deneyimler sunmak amacıyla tüketim ekosistemlerine yönelik yeni API’lar da geliştirebilirler. Her iki durumda da API’lar, dijital ekosistemlerin temellerini oluşturan veri kanalları görevi görür. Eski firmalar, dijital devlerin değer üretmek için API’ları dahili ve harici olarak nasıl kullanıldıklarından öğrenebilirler. Bizim bunu da 2ci ev ödevi olarak gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Sonraki bölümde ise yazar geleneksel şirketlerin verilerinden daha fazla değer elde etmek için dijital ekosistemleri nasıl oluşturabileceklerini anlatıyor. Dijital ekosistemler, üretim ekosistemleri ve tüketim ekosistemlerinden oluşur. Üretim ekosistemleri bir firmanın değer zinciri ağından kaynaklanır ve operasyonel verimliliğin artırılmasına odaklanır. Tüketim ekosistemleri bir firmanın tamamlayıcı ağından kaynaklanır ve dış bağlantılar aracılığıyla yeni veri odaklı hizmetler sunar. Bu da 3cü ev ödevimiz!

Üretim ekosistemleri bir firmanın iç yeteneklerinden yararlanırken tüketim ekosistemleri dış yeniliklere dayanır. Üretim ekosistemleri dahili bir API odağına sahipken tüketim ekosistemleri harici bir API odağı gerektirir. Üretim ekosistemlerinden elde edilen değer iç güçlerle sınırlanırken, tüketim ekosistemleri dış bağlantılardan tesadüfen değer üretir.

Endüstri 4.0, tüketim ekosistemleri aracılığıyla yeni kullanıcı deneyimlerine de olanak tanıyarak üretim ekosistemlerinin ötesine geçiyor. Endüstri 4.0’ın tüm kapsamını yakalamak için firmaların hem üretim hem de tüketim ekosistemleriyle etkileşime girmesi gerekiyor. Dijital ekosistemler, firmaların yalnızca verimliliği artırmasına değil aynı zamanda veriye dayalı hizmetler aracılığıyla yeni gelir akışları oluşturmasına da yardımcı olur. Firmaların ürünlerin yanında, verilerin ve dijital ekosistemlerin nasıl yeni değer yaratabileceğini önceliklendirmesi gerekiyor. Yani anlayış değişikliği olmalı!

Üretim ekosistemleri, geleneksel şirketlerin daha fazla operasyonel verimlilik ve yeni veriye dayalı hizmetler aracılığıyla verilerden değer elde etmesine nasıl yardımcı olabilir? diye soruyor yazar ve şöyle cevap veriyor: Operasyonel verimlilikler, üretkenliği artırmak ve maliyetleri azaltmak için değer zincirleri içindeki verilerin kullanılmasından kaynaklanırken, veriye dayalı hizmetler yeni gelir akışları yaratır. İşte burası mühim; paradan söz ediyor. 4cüyü yapılacaklar listeme ekledim.

Üretim ekosistemleri, firmaların dijital dönüşümünün ilk üç aşamasında ilerlemesine yardımcı olabilir. 1ci aşama, verimliliği artırmak için varlıklardan elde edilen verilerin kullanılmasını içerir. 2ci aşama, ürünlerden ve müşterilerden gelen verileri kullanırken 3cü aşama, yeni hizmetler sunmak için bu verilerden yararlanır.

“KAMÇI ETKİSİ”

Mesela FMCG sektöründe arz-talep eşleşmesinde “kamçı etkisi” diye bilinen bir sorun vardır. Müşteri talebindeki oransal küçük değişimler tedarik içinde zayıf iletişim etkisiyle büyüyerek yüksek düzeye ulaşır. Bu da tedarik zincirinde üretim ve lojistik süreçlerini olumsuz etkiler. Bugün sensörlerle birleşen AI teknolojisi dijital platformlar aracılığıyla bu etkiyi tamamıyla ortadan kaldıracak potansiyele sahiptir.

Tedarik/lojistik sorunlarından gidecek olursak günümüzdeki temel iki sorunu yine dijital sensörler/yapay zeka teknolojileri ve dijital ekosistemler yardımıyla çözebiliriz. İlki françayza dayalı çok şubeli perakendede siparişin optimizasyonu ve şubeler arasında ürün dağıtımında zaman ve adet açısından eşgüdümün sağlanması. Depolara konan sensörlerin dijital ortamla ve diğer verilerle interaktif etkileşimi sonucu tahmine dayalı sipariş hazırlanmasıdır.

Benzer şekilde perakendede ürünlerin sensörler aracılığıyla satış/stok hızının hesaplanması; fire kararlarının verilmesi, mağazalar arası transferi, satışı mümkün olmayan ürünlerin stoktan eritilmesi ya da yeni ürünlerin ona göre siparişi ya da üretilmesi yine yapay zeka teknolojileri ve dijital ortamlarda çalışılması ile mümkün olabilir.

Başka bir örnek ilaç sektöründen. Bugün ilaç sektörü yıllık gelirlerinin ortalama %25ini Ar-ge’ye ayırır ve bu tüm kategorilerdeki en yüksek rakamdır. Nedeni ilaç işinin yeni ürün geliştirmeye sıkı sıkıya bağlı oluşudur. Yeni ürün geliştirme ise kit üreticilerinden, laboratuvar hayvanı üreticilerine, protein saflaştırıcılardan genom analizcilerine kadar çok sayıda laboratuvar tedarikçileriyle sıkı veri entegrasyonuna bağlıdır. Burada operasyonel verimlilik artarsa ciddi büyüklükte farklar yaratılabilir.

Ürünün kendisinden, satışlarından, kullanıcılardan ve tedarik zincirinden elde edilen veriler ar-ge, pazarlama ve tedarik zincirinde daha gelişmiş verimlilik sağlar. Firmaların üretimi kendi ekosistemlerini kullanarak operasyonel verimliliklerini arttırarak yapmalarının benzer birçok yolu vardır. Bugün yapay zeka temelli veri analizleri ile gelecek tahminleri daha doğru yapılabilmekte, makine, yazılım ve benzeri kategorilerde bakım, parça satışı, abonelik gibi yan gelirler arttırılmaktadır.

P&G ve Red Bull gibi FMCG şirketleri yaratıcı CRM (Müşteri İlişkileri Programları) programları aracılığıyla web tabanlı sensörler (IoT) kullanarak interaktif veri elde etmektedir. Örneğin F1 yarışlarında araçlara yerleştirilen sensörlerden gelen verileri internet sitesine aktararak izleyicilerine daha önce fark edemedikleri yeni hisleri tattırmaktadır. (7)

Beşinci bölümde yazar, geleneksel firmaların ürünleri için dijital platformları kullanarak tüketim ekosistemlerinden nasıl değer elde edebileceklerini ele alıyor.

Bugün mikrodalga, çamaşır makinası ve kurutucuları birçok sensörle donatılmıştır ve Alexa, Google Home gibi dijital platformlarla bağlantılıdır. Tüketici sesle bu cihazlara kumanda ediyor. Ama bu cihazlar kendi aralarında veri paylaşmazlar, onlara işlev kazandıran dijital platformlardır. Bir örnek olarak bir ampul firması yeni dijital fırsatlardan yararlanmak istiyor ve ampullerinin içine hareket detektörleri koyuyor. Bu veriyi dijital platforma aktarıyor ve sonra veriyi akıllı telefonlar ve güvenlik alarm sistemleri ile bağlantılandıran üçüncü parti güvenlik şirketi ile paylaşıyor. Tüm paydaşlar yararına ortaya çıkan rekabetçi avantajı bir düşünün.

Bugün varolan ürünleri sensörle donatmak geleneksel firmalar için ciddi yaşamsal ve önemli bir iştir.

Firmalar artık ürünlerinin sensör verilerinin kapsamına, benzersizliğine ve kontrolüne dayalı olarak en uygun dijital platform stratejilerini belirleyerek tüketicileri için yeni bir çerçeve çiziyor.

Mühim noktalar şunlar:

1. Ürünlerin sensör verileri, bağlı dijital platformların kullanıcılar arasında veri alışverişini kolaylaştırarak veri odaklı yeni hizmetler sunabilir.

2. Sensör verilerinin kapsamı, benzersizliği ve kontrolü, dijital platformun uygulanabilirliğini etkiler. Toplam pazar potansiyelini ifade eder. Benzersizlik, verilerin ne kadar farklı olduğu anlamına gelir. Kontrol, firmaların verileri serbestçe paylaşabilmek yeteneği ile ilgilidir.

3. Bu niteliklere dayanarak firmalar işbirliğine dayalı, etkin veya hibrit dijital platformlar kurarak rekabet edebilir. Seçimler, sensör verilerinin ve ürünlerinin güçlü ve zayıf yönlerine bağlıdır.

Tüketim ekosistemlerini harekete geçirmek, firmaların dijital müşteriler edinmesini, yeni dijital rakiplere karşı koyabilmesini ve dijital platformlarda çalışmak için yeni yetenekler geliştirmesini gerektirir.

Bu bölümde dijital ekonomiye geçiş yapan geleneksel firmalar için dijital müşterilerin öneminden bahsediliyor. Dijital müşteriler, etkileşimli veriler sağlayan sensör donanımlı ürünler kullanarak firmaların veriye dayalı yeni dijital hizmetler sunmasına olanak tanıyor. Ancak var olan müşterileri dijital müşterilere dönüştürmek firmalar için daha zor oluyor.

Dijital tabanlı müşteriler, sensör donanımlı ürünler tercih etmeleri ve etkileşimli veriler sağlamaları bakımından var olan müşterilerden farklılık gösteriyor. Bu ise firmaların iş süreçlerini ve zihniyetlerini dönüştürmelerini gerektiriyor. Geleneksel firmalar değişirken dijital hizmetlerinin faydalarını belirlemeli ve müşterilerin verilerine erişme güvenini kazanmalıdırlar. Ölçek standart ürünleri etkilerken, ağ etkileri akıllı ürünlere fayda sağlar. Firmalar, ağ etkileri oluşturmak için iyileştirme maliyetlerine katlanmalılar.

Dijital müşteriler, firmaların dijital yetenekler ve rekabetçi stratejiler oluşturmasına yardımcı olan kritik bir etkileşimli veri kaynağını temsil eder. Ancak firmaların müşteri verilerini etik bir şekilde ve gizliliği göz önünde bulundurarak topladıklarından ve kullandıklarından emin olmaları gerekir.

Yazarımız daha sonra dijital ekosistemde geleneksel firmalar ile dijital rakipleri arasındaki mücadeleden söz ediyor.

Rekabet edebilmek için geleneksel firmaların, dijital rakiplerinin simetrik ekosistem güçlerinden oluşan ekosistem eşitliğini anlaması gerekir. Geleneksel firmalar olası dijital rakiplerini belirlemeli, rekabetin üretim veya tüketim ekosistemlerinde oluşup oluşmayacağını ve tehdidin düzeyinin rutin mi yoksa yıkıcı mı olacağını tahmin edebilmelidir. Eski güçlü yönleri geçerli olsa da, geleneksel şirketlerin dijital ekosistemlerde başarılı bir şekilde rekabet edebilmek için yeni dijital yeteneklere ihtiyacı vardır.

Daha sonra yazar şirketlerin dijital yeteneklerinden ve bunların eski yeteneklerden nasıl farklı olduğundan söz ediyor. Dijital yetenekler, geleneksel firmaların dijital dünyada rekabet etmek için geliştirebilecekleri yeni yeteneklerdir. Ürünün güçlü yönlerinden ziyade verinin güçlü yönlerini geliştirmeye odaklanırlar.

Dijital yetenekler, değer zinciri kaynakları yerine dijital ekosistem kaynakları gibi farklı kaynaklardan yararlanır. Üretim ekosistemi kaynakları, firmanın ana faaliyet alanını korurken operasyonların iyileştirilmesine ve veriye dayalı ürün ve hizmetlerin sunulmasına yardımcı olur. Tüketim ekosistemi kaynakları ise dijital platform hizmetleri aracılığıyla firmanın stratejik kapsamını birincil iş alanının ötesine genişletmeye yardımcı olur.

Dijital yetenekler aynı zamanda işlevsel ve işlevler arası rutinler yerine API ağları gibi farklı süreçlere de dayanır. API ağları, verilerin nasıl oluşturulduğunu ve paylaşıldığını yapılandırarak esneklik ve dinamizm sağlar. Eski süreçlere yeni dinamizm enjekte edebilirler.

Dijital yetenekler bir firmanın stratejik kapsamını ürünlerden veri odaklı hizmetlere kadar genişletir. Üretim ekosistemi kaynakları firmanın ana faaliyet alanının kapsamını genişletirken, tüketim ekosistemi kaynakları ise kapsamı firmanın birincil iş alanının ötesine genişletmektedir.

Genel olarak geleneksel firmalar, geleneksel ve dijital kaynakları ve süreçleri bir araya getirerek fijital yetenekler geliştiriyorlar. Bu, liderlik vizyonu, yeni iş gücü becerileri ve iş gücünün katılımını gerektirir. Firmaların başarılı olmak için geleneksel ve dijital yetenekleri kusursuz bir şekilde harmanlamanın yollarını bulması gerekiyor.

Mohan Subramanian’a göre geleneksel firmalar rekabet stratejilerini dijital çağda rekabet edebilecek şekilde geliştirmeliler. Ürünler ve endüstriler yerine verilere ve dijital ekosistemlere odaklanan dijital bir rekabet stratejisine ihtiyaç var. Dijital Temeller, Dijital Ekosistem ve Dijital Rekabet için stratejik seçenekler tespit edilmelidir.

Dijital temeller, ürünleri birbirine bağlamayı, sensörler aracılığıyla veri üretmeyi ve API ağları oluşturmayı içeriyor. Dijital ekosistem, bir firmanın ekosistemlerinden elde edebileceği maksimum değeri temsil eder.

Yazar son bölümde firmaların fırsatları ve rekabetçi tehditleri gördükleri yere göre nasıl farklı stratejiler izlediklerini göstermek için farklı endüstrilerinden örnekler vermiş. Firmalar, üretime odaklanan dijital adaptörler, tüketime erken giren dijital öncüler, tüketime daha geç giren dijital evrimciler veya eldekini koruyan dijital savunucular olabilir, diyen yazar firmalara eylem planı öneriyor:

1. Dijital ekosistemleri haritalandırın

2. Dijital temelleri değerlendirin

3. Ekosistem sınırlarını hayal edin

4. Bir strateji noktası seçin

5. Yetenekleri geliştirin

Son olarak yazar geleneksel firmalar dijital çağda rekabet edebilmek için yeni zihniyetleri, yeni düşünce çerçevelerini ve becerileri benimseyerek yeni fırsatlar yakalamalılar, diyor.

Hatırlayınız, Porter’ın modeline göre giriş engelleri daha yüksek olan bazı sektör örnekleri telekomünikasyon (ağ altyapısı), ilaç üretimi (patentler) ve havayolu seyahati (izinler, filo satın alma ve bakım). Neticede bu yüksek giriş engelleri rekabeti azaltacaktır, der Porter.

Subramanian ise ölçekleme ve sermaye gereksinimi olmaksızın rakiplerin dijital platformlar aracığıyla, teknolojisinin gücüyle ekosistemlerden yararlanarak bazı pazarlarda tehdit oluşturabileceklerini, geleneksel firmaların hazır olmaları gereğini örneklerle anlatıyor.

Tamam hodri meydan! Ben de bundan sonra da bu öğrendiklerimle devam edeceğim.

Ama dikkat, ne yapılacak listemize ekledik. Ama nasıl yapılacak; bunu ben de bilmiyorum, gerçi fikrim var, göreceğiz. Zaten benden beklemeyin nasılı, zira herkes kendi başaracak. Yazarım belki bir gün ne yaptık, başardıktan sonra!

The post Murat Ülker: Yeni dünya kuruldu, yerimizi almalıyız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/murat-ulker-yeni-dunya-kuruldu-yerimizi-almaliyiz.html/feed 0 71804
Bakan Bolat açıkladı! Yapay zeka Türkiye’nin fırsatı olacak! https://memur70.com/bakan-bolat-acikladi-yapay-zeka-turkiyenin-firsati-olacak.html https://memur70.com/bakan-bolat-acikladi-yapay-zeka-turkiyenin-firsati-olacak.html#respond Fri, 04 Oct 2024 16:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=70925

Ticaret Bakanı Bolat, yapay zekânın gelişmesiyle yeni meslek ve iş fırsatlarının doğacağını ifade etti.

The post Bakan Bolat açıkladı! Yapay zeka Türkiye’nin fırsatı olacak! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ticaret Bakanı Bolat, yapay zekânın gelişmesiyle yeni meslek ve iş fırsatlarının doğacağını ifade etti.

İzmir’in Çeşme ilçesinde, Vizyon 100 Platformu tarafından “Metal Yaka-Yapay Zekâ ile Desteklenmiş Robotlar” temasıyla düzenlenen Dijital CEO ve Liderler Zirvesi başladı. Etkinliğin açılışına çevrim içi olarak katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yükselen teknolojiyle birlikte yapay zekâ çağının başlangıcında olunduğunu söyledi.

Yapay zekâ teknolojisinin, son birkaç yılda kendi tarihinin en yüksek yatırımlarını aldığını ifade eden Ömer Bolat, “Yapay zekânın gelişmesiyle yapay zekâ destekli robotların üretim ve istihdam üzerinde etkileri olacağı, iş gücü piyasalarında değişim ve dönüşüme yol açabileceği ve en önemlisi yeni meslek ve iş imkanları doğuracağını söylemek mümkündür. Fayda ve fırsatların yanında, yapay zekâ çağının pek çok soru işaretini ve kaygıyı da beraberinde getirdiğine dikkat çekmek gerekiyor. Bu kadar yıkıcı bir teknolojinin insanlığı tedirgin etmesi kaçınılmazdır. Hukuki ve güvenlikle ilgili riskler yanında bazı sosyal sorunlara da yol açma ihtimali, göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.” diye konuştu.

Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyüme ve istikrarın sağlanması için sektörlerin yapay zekâ da dahil olmak üzere dijital dönüşüm ve değişimlere adaptasyonlarına yönelik iş birliği imkanları ve destekleri geliştirmeye büyük önem verdiklerini anlattı.

GÜMRÜKLERDE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ “MUHAFIZ”

Dijital dönüşüm hamlesi ve dijital çağın gereklilikleri doğrultusunda teknik altyapıya yapay zekâ destekli uygulamaların kazandırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Bolat, şöyle konuştu:

“Bu kapsamda, gümrük süreçlerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması amacıyla gümrük işlemlerinin ağırlıklı olarak dijitalleştirilmesinin yanında, gümrükler başta olmak üzere Ticaret Bakanlığımızın birçok faaliyet alanında yapay zekâ teknolojilerini de kullandığımızı memnuniyetle belirtmek istiyorum.

Gümrük sahalarından geçen eşyaya ilişkin muhtemel uyumsuzluklar veya taşıt hareketlerindeki anomalilerin ‘Muhafız’ adı verilen bir yapay zekâ yazılımı ile tespit ediyoruz. Ayrıca, gümrük kontrollerinde etkinliği artırarak, zamandan tasarruf sağlayan araç ve konteyner tarama sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla üretilmesine imkan veren ‘MİLTAR’ ekosisteminde de yapay zekâyı devre aldık. Böylece hem gümrük kontrollerinde uyumsuzlukların tespitinde, görüntülerin analiz edilerek riskli eşya ve kişilerin tespit edilmesinde makine öğrenmesi tekniklerinden tahminleme yöntemi kullanılmaktadır.”

E-IHRACAT RAKAMLARI

Bakan Bolat, ihracat artışını teşvik eden, ithalatın sürdürülebilir seviyelerde kalmasını sağlayan, hizmetler sektöründe ise ülkenin potansiyelini daha etkin kullanıp ticaret fazlası veren ve cari açığı azaltan bir dış ticaret politikası uyguladıklarını, 9 aylık verilerinin bu politikaların olumlu sonuç verdiğini gösterdiğini aktardı.

Temel hedeflerinin daha rekabetçi, daha yüksek katma değer üreten, AR-GE, inovasyon ile tasarımı ve markalaşmayı odak noktasına alan, pazar çeşitlendirmesi yüksek bir ihracat yapısı tesis etmek olduğunu ifade eden Ömer Bolat, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla, yalnızca değişime ayak uydurmakla kalmayıp, değişime yön veren bir ülke olmayı, yatırım, üretim, ihracat zincirinde sürdürülebilir üretimi tesis etmeyi ve katma değerli ihracatı artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, dijitalleşme alanında sunmuş olduğumuz destekler ile işletmelerin bu dönüşümü hızlandırmalarına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. E-ihracat destekleri ile firmalarımızın yurt dışı pazaryerlerinde tanıtım ve sipariş karşılama hizmetlerine yönelik önemli destekler hayata geçirilmiştir.

2023 yılından itibaren başvuruları alınan destek mekanizması sayesinde firmalarımızın dijitalleşmesini ve e-ihracat operasyonlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. E-ihracatın toplam ihracatımızdaki payı 2022’de yüzde 1,5, 2023’te de yüzde 2,1 iken, bu yılın ilk 8 ayında yüzde 2,7’ye yükselmiştir. Yıl sonu hedefimiz ise yüzde 3 seviyesine ulaşmak ve 8 milyar dolar e-ihracatı başarmaktır. Temel hedefimiz, bu oranı 2028 yılında yüzde 10’a yükseltmektir.”

Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve bazı sektör temsilcilerinin da konuşma yaptığı zirve, yarın sona erecek. Etkinlikte “Teknoloji & Yetenek Yönetimi”, “Perakende & Sağlık & Servisler”, “Finans & Sigorta & Fintech”, “Sanayi & Üretim”, “Ulaşım & Otomotiv & Lojistik” ve “Girişimcilik” ana başlıklarında konuşmalarını gerçekleştirilecek.

The post Bakan Bolat açıkladı! Yapay zeka Türkiye’nin fırsatı olacak! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-bolat-acikladi-yapay-zeka-turkiyenin-firsati-olacak.html/feed 0 70925