Deni̇z – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Fri, 14 Aug 2026 13:00:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.7 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Deni̇z – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Türk savunma sanayisi 25 yılda stratejik dönüşüme imza attı https://memur70.com/turk-savunma-sanayisi-25-yilda-stratejik-donusume-imza-atti.html https://memur70.com/turk-savunma-sanayisi-25-yilda-stratejik-donusume-imza-atti.html#respond Fri, 14 Aug 2026 13:00:29 +0000 https://memur70.com/?p=99220

Türk savunma sanayisi, yaklaşık 25 yıllık dönemde ölçek, teknolojik yetkinlik, yerlilik, ihracat ve ürün çeşitliliği bakımından önemli dönüşüm geçirdi.

The post Türk savunma sanayisi 25 yılda stratejik dönüşüme imza attı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türk savunma sanayisi, yaklaşık çeyrek asırlık süreçte ağırlıklı olarak yurt dışı tedarik ve lisanslı üretime dayanan yapıdan özgün platform ve sistemler geliştiren, kritik teknolojilere yatırım yapan ve küresel pazarlara yüksek katma değerli ürünler ihraç eden yapıya ulaştı.

Buna göre, 2002 yılında 56 savunma sanayisi firmasının faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü sektörde 2024-2026 döneminde firma sayısı 4 bin 500’ün, proje sayısı 1400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 5,5 milyar dolar seviyesindeki toplam proje hacmi de 100 milyar doların üzerine yükseldi.

Sektördeki dönüşüm ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002’de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025’te 10,05 milyar dolara ulaştı. Bu yılın ocak-temmuz döneminde 5,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolar seviyesine çıktı.

Aynı dönemde yıllık AR-GE harcamaları yaklaşık 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine çıkarken yerlilik oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 80’in üzerine yükseldi. Doğrudan istihdamın 100 bin kişiyi aştığı sektördeki çalışanların yaş ortalaması 34 oldu.

HAZIR ALIMDAN ÖZGÜN TASARIMA

Dönüşümün temel unsurlarından biri tedarik anlayışındaki değişim oldu. 2000’li yılların başında hazır alım, lisans altında üretim ve teknoloji transferinin ağırlık taşıdığı sektör, zaman içinde yurt içi geliştirme, özgün tasarım ve kritik alt sistemlerin millileştirilmesine yöneldi.

Proje ölçeğinin büyümesiyle sektörün faaliyet alanı da genişledi. Zırhlı araçlar ve klasik platformlardan insansız sistemlere, savaş gemilerine, jet uçaklarına, hava savunma sistemlerine, radar ve elektronik harbe, akıllı mühimmata, motor, uzay ve ileri elektronik teknolojilerine uzanan geniş bir ürün ve teknoloji portföyü oluştu.

2002’de yaklaşık 1,1 milyar dolar seviyesinde olan savunma ve havacılık cirosu, 2026’da 20 milyar doların üzerine çıktı.

İHA’LARDAN SAVAŞ UÇAKLARINA

Son 25 yılın en görünür dönüşüm alanlarından birini insansız hava araçları (İHA) oluşturdu.

Bayraktar TB2, Türkiye’nin insansız hava araçlarında küresel ölçekte görünürlük kazanmasını sağlarken operasyonel başarıyı ihracat başarısına dönüştüren en sembolik savunma sanayisi atılımlarından biri oldu. Bayraktar AKINCI’nın yüksek faydalı yük, uzun menzil, gelişmiş sensör ve ağır mühimmat entegrasyonu sayesinde insansız hava gücü, taktik seviyeden stratejik taarruz kapasitesine taşındı.

BAYRAKTAR KIZILELMA da yüksek sürat, düşük görünürlük, hava-hava ve hava-yer görevleri ile kısa pistli gemilerde operasyon kabiliyetini bir araya getirerek Türkiye’nin SİHA tecrübesini insansız muharip jet uçakları sınıfına taşıyan platform olarak öne çıktı.

ANKA ve AKSUNGUR da uydu haberleşmesi, milli elektro-optik sistemler, mühimmat ve motor entegrasyonuyla yüksek irtifa, uzun havada kalış ve stratejik keşif-gözetleme kabiliyetinin gelişmesine katkı sağladı.

İnsanlı havacılıkta da KAAN ve HÜRJET, önemli eşikler arasında yer aldı. Düşük görünürlük, gelişmiş aviyonik, görev bilgisayarı, radar ve sistem entegrasyonunu bir araya getiren KAAN, Türk havacılık tarihinin teknolojik açıdan en iddialı programlarından biri olurken HÜRJET ise jet eğitim uçağı ihtiyacının milli bir platformla karşılanması ve insanlı askeri uçak geliştirme kabiliyetinin ileri taşınması hedefiyle geliştirildi.

T129 ATAK ile edinilen üretim ve sistem entegrasyonu tecrübesinin T625 GÖKBEY ile özgün helikopter tasarım kabiliyetine dönüşmesi de döner kanat teknolojilerindeki önemli sıçramalardan biri oldu.

DENİZLERDE MİLGEM’DEN MİLDEN’E

Deniz platformlarında MİLGEM, korvetten fırkateyne uzanan yerli savaş gemisi tasarım kabiliyetinin temelini oluşturdu. Savaş yönetim sistemleri, sensörler ve silah entegrasyonundaki kazanımlar, deniz savunma sanayisinde bağımsızlığın ve ihracatın önemli unsurlarından biri haline geldi.

Bu kabiliyetin ileri halkalarından TF-2000 Hava Savunma Muhribi, uzun menzilli hava savunması ve gelişmiş radar ve silah-sensör entegrasyonuyla Türk Deniz Kuvvetlerinin hava savunma kapasitesini açık denizlere taşımayı hedefliyor.

MİLDEN Projesi de Türkiye’nin kendi denizaltısını tasarlama ve inşa etme hedefini temsil ederken MİLGEM ile kazanılan özgün gemi mühendisliği kabiliyetinin su altı platformlarına taşınmasında stratejik bir aşama olarak öne çıktı.

TCG ANADOLU ve Bayraktar TB3 birlikteliği de büyük amfibi harekat kapasitesini kısa pistte görev yapabilen insansız hava araçlarıyla buluşturarak yeni bir deniz-hava harekat konseptini ortaya koydu.

HAVA SAVUNMASINDA KATMANLI YAPI

HİSAR ve SİPER sistemleri, alçak, orta ve yüksek irtifadaki farklı tehditlere karşı sensör, komuta-kontrol ve füze sistemlerini milli bir mimaride birleştiren katmanlı hava savunma yapısının temel unsurları arasında yer aldı.

ÇELİK KUBBE de radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp unsurları, komuta-kontrol altyapısı ve farklı menzillerdeki hava savunma silahlarını ortak bir ağ altında buluşturarak bütünleşik hava savunma mimarisi oluşturmayı hedefleyen “sistemler sistemi” yaklaşımını temsil ediyor.

SOM, ATMACA ve KARA ATMACA ile hava, deniz ve kara platformlarında uzun menzilli hassas taarruz kabiliyeti geliştirilirken TAYFUN, uzun menzilli ve hassas kara hedeflerine angajman kabiliyetiyle füze teknolojilerinde ulaşılan yeni seviyenin ve artan stratejik caydırıcılığın göstergelerinden biri oldu.

KRİTİK TEKNOLOJİLERDE BAĞIMSIZLIK HEDEFİ

Kara sistemlerinde ALTAY ana muharebe tankı, zırh, aktif koruma, atış kontrol ve güç grubu gibi kritik teknolojiler çevresinde geniş bir sanayi ekosistemi oluştururken motor ve güç grubu bağımlılığının stratejik önemini de ortaya koydu.

KORAL ve milli radar sistemleri, radar tespiti, elektronik karıştırma, erken ihbar ve sensör üstünlüğü sağlayarak modern muharebede hava, kara ve deniz platformlarının etkinliğini artıran kritik kabiliyetler arasında yer aldı.

PD170, TF6000 ve KTJ motor projeleri de İHA motorlarından turbofan ve seyir füzesi motorlarına uzanan güç sistemi çalışmalarını kapsıyor. Bu projeler, savunma sanayisinde platform bağımsızlığının milli motor teknolojileriyle tamamlanması hedefinin önemli parçalarını oluşturuyor.

İHRACAT MODELİNDE DE DÖNÜŞÜM

İhracat, sektörün stratejik unsurlarından biri haline geldi.

İhracat modeli, doğrudan ürün satışından eğitim, bakım-idame, sistem entegrasyonu, ortak üretim ve teknoloji işbirliğine doğru genişledi. Türk savunma ürünleri 185 ülkeye ihraç edilirken yaklaşık 230 farklı ürün tipi dünya genelinde aktif kullanılıyor.

Mühendislik, yazılım, elektronik, malzeme, motor, yapay zeka ve ileri teknoloji uzmanlıkları da sektörün temel rekabet alanları arasında yer alıyor.

Sektörün 2002 yılındaki temel hedefi, savunma ihtiyacının daha büyük bölümünü yurt içinden karşılamak olarak belirlenirken 2026 itibarıyla sektörün önündeki hedef, kritik teknolojilerde bağımsızlığı derinleştirmek, yüksek adetli seri üretim kapasitesi oluşturmak ve küresel pazardaki payını kalıcı biçimde büyütmek olarak öne çıkıyor.

The post Türk savunma sanayisi 25 yılda stratejik dönüşüme imza attı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turk-savunma-sanayisi-25-yilda-stratejik-donusume-imza-atti.html/feed 0 99220
Gerçeği ihbar ortaya çıkardı: İSKİ’nin “kaçak hat” oyunu bozuldu! https://memur70.com/gercegi-ihbar-ortaya-cikardi-iskinin-kacak-hat-oyunu-bozuldu.html https://memur70.com/gercegi-ihbar-ortaya-cikardi-iskinin-kacak-hat-oyunu-bozuldu.html#respond Tue, 11 Aug 2026 11:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=99067

Yeşilköy Balıkçı Barınağı’ndaki yağmur suyu hattından denize kaçak atık su deşarj eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye 1 milyon 678 bin TL ceza uygulandı.

The post Gerçeği ihbar ortaya çıkardı: İSKİ’nin “kaçak hat” oyunu bozuldu! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri, Yeşilköy Balıkçı Barınağı içerisinden denize atık su deşarjı yapıldığı yönündeki ihbarlar üzerine inceleme başlattı. Farklı tarihlerde bölgede yapılan incelemelerde İSKİ’ye ait olduğu belirlenen ve denize ulaşan 2 beton borunun çevresinde deniz suyunun renginin koyu olduğu, yer yer renkli su girişlerinin bulunduğu belirlendi.

İSKİ HAKKINDA İDARİ İŞLEM
Yetkililerle yapılan görüşmeler ve daha önce kaydedilen görüntülerde de söz konusu borular aracılığıyla Marmara Denizi’ne koyu renkli, yağlı su akışının gerçekleştiği tespit edildi. Söz konusu atık su/kaçak deşarjıyla ilgili Çevre Kanunu kapsamında İSKİ hakkında idari işlem başlatıldı.

1 MİLYON 678 BİN TL CEZA
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye, Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik nedeniyle Çevre Kanunu’na istinaden iki katı yaptırımla 1 milyon 678 bin TL ceza uygulandı.

Söz konusu cezaya ilişkin açıklama yapan Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bakanlık ekiplerimizce yapılan denetimlerde, İstanbul Yeşilköy Balıkçı Barınağı’ndaki yağmur suyu hattından denize kaçak atık su deşarj edildiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye, Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik nedeniyle Çevre Kanunu’na istinaden iki katı yaptırımla1 milyon 678 bin TL ceza uygulanmıştır.


https://twitter.com/csbgovtr/status/2087063871643168977 KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ

The post Gerçeği ihbar ortaya çıkardı: İSKİ’nin “kaçak hat” oyunu bozuldu! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/gercegi-ihbar-ortaya-cikardi-iskinin-kacak-hat-oyunu-bozuldu.html/feed 0 99067
Anne adaylarına yaz tatili uyarıları: Gebelikte denize ve havuza girerken bunlara dikkat https://memur70.com/anne-adaylarina-yaz-tatili-uyarilari-gebelikte-denize-ve-havuza-girerken-bunlara-dikkat.html https://memur70.com/anne-adaylarina-yaz-tatili-uyarilari-gebelikte-denize-ve-havuza-girerken-bunlara-dikkat.html#respond Mon, 29 Jun 2026 01:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=97241

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte anne adaylarının en çok merak ettiği konuların başında deniz ve havuza girmenin güvenli olup olmadığı geliyor.

The post Anne adaylarına yaz tatili uyarıları: Gebelikte denize ve havuza girerken bunlara dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Sıcak havalarda serinlemek isteyen anne adayları deniz ve havuza girmenin gebelikte risk oluşturup oluşturmadığını merak ediyor. Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Semavi Kurt, gebelikte yüzmenin önerilen bir aktivite olduğunu ancak özellikle ilk ve son üç ayda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

YÜZME GEBELİKTE ÖNERİLEN SPORLARDAN BİRİ

Gebelik döneminde yüzmenin birçok faydası bulunduğunu belirten Dr. Kurt, “Risk faktörü bulunmayan gebelerde yüzme, önerdiğimiz spor aktivitelerinden biridir. Yüzme; sırt ve bel ağrılarını azaltır, kasları güçlendirir, stresi azaltır, uyku düzenine katkı sağlar ve kan dolaşımını artırarak bebeğin oksijenlenmesine destek olur. Haftada 3-4 gün, yaklaşık 30 dakikalık yüzme anne adayları için faydalı olabilir” dedi.

İLK VE SON ÜÇ AYDA DOKTOR GÖRÜŞÜ ÖNEMLİ

Gebeliğin bazı dönemlerinde daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Dr. Kurt, “Özellikle gebeliğin ilk üç ayında düşük riski bulunan hastaların, son üç ayında ise erken doğum riski taşıyan anne adaylarının denize veya havuza girmeden önce mutlaka takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışması gerekiyor” diye konuştu.

DENİZ, HAVUZA GÖRE DAHA GÜVENLİ OLABİLİR

Deniz ve havuz arasında tercih yapılacaksa denizin daha avantajlı olabileceğini belirten Dr. Kurt, “Her iki imkân da varsa öncelikli tercihimiz denizdir. Havuz suyu daha durgun olduğu için enfeksiyon riski denize göre biraz daha yüksektir. Ancak havuz kullanılacaksa temizliğinin düzenli yapıldığından, pH ve klor seviyelerinin kontrol edildiğinden emin olunmalıdır” ifadelerini kullandı.

ISLAK MAYOYLA BEKLEMEYİN

Enfeksiyon riskini azaltmak için bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Kurt, “Yüzmeden önce ve sonra mutlaka duş alınmasını öneriyoruz. Islak mayo ile uzun süre kalmak enfeksiyon riskini artırabilir. Ayrıca güneş altında uzun süre kalınacaksa şapka, güneş gözlüğü ve gebelikte kullanıma uygun güneş koruyucu ürünler tercih edilmelidir” dedi.

TEK BAŞINA YÜZMEYİN

Yüzme sırasında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Kurt, “Sıcak havalarda bol sıvı almak çok önemlidir. Ayrıca gebelikte zaman zaman kas krampları gelişebileceği için anne adaylarının mümkünse tek başına yüzmemesini öneriyoruz. Basit önlemlerle hem güvenli hem de keyifli bir yaz tatili geçirmek mümkün” diye konuştu.

 

 

The post Anne adaylarına yaz tatili uyarıları: Gebelikte denize ve havuza girerken bunlara dikkat appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/anne-adaylarina-yaz-tatili-uyarilari-gebelikte-denize-ve-havuza-girerken-bunlara-dikkat.html/feed 0 97241
Türkiye’nin gurur tablosu: Gemiyi ortadan ikiye böldü! https://memur70.com/turkiyenin-gurur-tablosu-gemiyi-ortadan-ikiye-boldu.html https://memur70.com/turkiyenin-gurur-tablosu-gemiyi-ortadan-ikiye-boldu.html#respond Sat, 13 Jun 2026 15:00:11 +0000 https://memur70.com/?p=96562

Milli deniz sistemleri, tatbikat kapsamında ATMACA gemisavar füzesiyle su üstü hedefine, HİSAR-D RF güdümlü mermisiyle hava hedefine ve AKYA harp torpidosuyla denizaltından belirlenen hedefe atış gerçekleştirildi.

The post Türkiye’nin gurur tablosu: Gemiyi ortadan ikiye böldü! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sevk ve idaresinde gerçekleştirilen tatbikatın seçkin gözlemci günü faaliyetleri kapsamında, ATMACA gemisavar füzesi, HİSAR-D RF güdümlü mermisi ve AKYA harp torpidosuyla atışlar icra edildi. Tatbikat kapsamında ATMACA gemisavar füzesiyle su üstü hedefine, HİSAR-D RF güdümlü mermisiyle hava hedefine ve AKYA harp torpidosuyla denizaltından belirlenen hedefe atış gerçekleştirildi.

MAVİ VATAN’DAKİ CAYDIRICILIK DAHA DA GÜÇLENİYOR
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, tatbikatta icra edilen atışların, Türk savunma sanayisinin sahadaki kabiliyetlerini göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtti. Görgün, şunları söyledi: “Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı kapsamında icra edilen atışlar, savunma sanayi ekosistemimizin Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarına verdiği güçlü karşılığın somut göstergelerinden biri olmuştur. Milli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz sistemlerin sahada başarıyla görev yapması, Mavi Vatan’daki caydırıcılığımızı daha da güçlendirmektedir.

Başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız olmak üzere projelerde emeği bulunan tüm kurumlarımızı, şirketlerimizi, mühendislerimizi ve sahadaki personelimizi tebrik ediyorum.” Tatbikat, milli savunma sanayi ürünlerinin farklı atış senaryolarında aynı harekat ortamında kullanılmasına imkan sağladı.

KAYNAK: TRT

The post Türkiye’nin gurur tablosu: Gemiyi ortadan ikiye böldü! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiyenin-gurur-tablosu-gemiyi-ortadan-ikiye-boldu.html/feed 0 96562
ABD’nin Hürmüz’de 40 milyar dolarlık planı çöp oldu! https://memur70.com/abdnin-hurmuzde-40-milyar-dolarlik-plani-cop-oldu.html https://memur70.com/abdnin-hurmuzde-40-milyar-dolarlik-plani-cop-oldu.html#respond Sat, 16 May 2026 10:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=95385

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için duyurduğu 40 milyar dolarlık sigorta desteği planı, sistem kurulamadığı için devreye alınamadı.

The post ABD’nin Hürmüz’de 40 milyar dolarlık planı çöp oldu! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik 40 milyar dolara kadar sigorta desteği sağlama planı, gerekli deniz eskort sistemi kurulamadığı için hayata geçirilemedi. Program kapsamında bugüne kadar herhangi bir teminat verilmediği bildirildi.

SİGORTA PLANI DEVRE DIŞI
İngiliz Financial Times’ın haberine göre, Trump’ın iki ay önce duyurduğu ve bölgeden geçen gemilerin sigortalanmasını hedefleyen sistem, uygulama aşamasına geçemedi. Plan kapsamında şu ana kadar tek bir gemi için bile teminat oluşturulmadığı belirtildi. ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılığı güvence altına alarak küresel petrol akışını ve fiyatları istikrara kavuşturmayı amaçlıyordu. Ancak sistemin işleyişi için kritik görülen deniz eskort mekanizması devreye alınamadı.

ESKORT SİSTEMİ KURULAMADI
Sigorta modelinin, ABD donanması tarafından sağlanacak koruma eşliğinde işlemesi planlanıyordu. Ancak bu güvenlik şartı yerine getirilmediği için sistem fiilen çalışmadı. ABD ordusu, yalnızca kısa süreli bir girişim kapsamında sınırlı sayıda gemiye geçiş desteği sağlarken, daha sonra benzer bir operasyonun devamı gelmedi.

SİGORTA ŞİRKETLERİ PROGRAMA DAHİL OLDU FAKAT SONUÇ ALINAMADI
Programda Chubb ve AIG gibi büyük sigorta şirketlerinin yer almasına rağmen, mekanizmanın aktif şekilde işletilemediği ifade edildi. Sektör kaynaklarına göre, güvenlik koşulları sağlanmadan sigorta ürünlerinin devreye alınması mümkün olmadı. Şirket temsilcileri, planın temel şartı olan eskort hizmetinin sağlanmamasının programı kilitlediğini belirtiyor.

HÜRMÜZ’DE YÜKSEK RİSK VE ARTAN SİGORTA MALİYETLERİ
Hürmüz Boğazı’nda çatışmaların etkisiyle deniz taşımacılığı ciddi risk altında kalmaya devam ediyor. Bölgede gemilere yönelik saldırılar nedeniyle sigorta primlerinin savaş öncesine kıyasla kat kat arttığı belirtiliyor. Uluslararası verilere göre çatışma sürecinde çok sayıda gemi hedef alınırken, denizcilik sektöründe güvenlik endişeleri üst seviyeye çıktı.

Küresel deniz sigortasında rekabet tartışması
Uzmanlar, ABD’nin bu girişiminin uzun süredir Londra merkezli Lloyd’s of London ağırlığında olan deniz sigortacılığına alternatif oluşturma potansiyeli taşıdığını ancak uygulama eksiklikleri nedeniyle sonuç alınamadığını ifade ediyor. Sektör temsilcileri ise gemilerin bölgeden geçiş kararında asıl belirleyici unsurun sigorta değil, fiziksel güvenlik riski olduğunu vurguluyor.

Programın geleceği belirsiz
ABD tarafı, şartlar oluştuğu takdirde 40 milyar dolara kadar teminat sağlayabilecek bir yapının hazır olduğunu belirtse de, mevcut durumda sistemin yeniden aktif hale gelip gelmeyeceği belirsizliğini koruyor. KAYNAK: FİNANSİNGÜNDEMİ

The post ABD’nin Hürmüz’de 40 milyar dolarlık planı çöp oldu! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/abdnin-hurmuzde-40-milyar-dolarlik-plani-cop-oldu.html/feed 0 95385
Bakan Uraloğlu: 634 deniz operasyonu gerçekleştirildi https://memur70.com/bakan-uraloglu-634-deniz-operasyonu-gerceklestirildi.html https://memur70.com/bakan-uraloglu-634-deniz-operasyonu-gerceklestirildi.html#respond Sun, 29 Mar 2026 14:00:11 +0000 https://memur70.com/?p=93361

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.

The post Bakan Uraloğlu: 634 deniz operasyonu gerçekleştirildi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca AAKKM koordinasyonunda 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda toplam 7 bin 861 kişi sağ, 101 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Bakan Uraloğlu, AAKKM’nin modern teknik altyapısı ve uzman personeliyle Türkiye’nin arama kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen deniz ve hava kazalarına yönelik faaliyetleri kesintisiz şekilde koordine ettiğini belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:  “Merkezimiz aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde tehlike altında bulunan Türk bayraklı veya Türk vatandaşlarını taşıyan deniz ve hava araçlarına ilişkin durumlarda da ilgili ülkelerin arama kurtarma birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlıyor; hafta sonu ve resmî tatiller dâhil olmak üzere 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor.” dedi.

Uydu Destekli Küresel Arama Kurtarma Kapasitesi
Türkiye’nin uydu destekli arama kurtarma sistemleriyle operasyonlara çok daha hızlı müdahale edebildiğini ifade eden Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:  “Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi COSPAS-SARSAT, tehlike sinyali gönderen gemi, uçak ve kişilerin kimlik ve konum bilgilerini süratle tespit ediyor. Uydu destekli sistemimiz sayesinde müdahale ekipleri hızla harekete geçebiliyor. Bu sistem sayesinde acil durum sinyallerini dakikalar içinde doğrulayabiliyor, yüksek hassasiyetle tespit edilen konum verileri sayesinde arama kurtarma ekiplerini kısa sürede olay yerine yönlendirebiliyoruz.”

Türkiye 36 Ülke Arasında Yer Alıyor
Türkiye’nin Görev Kontrol Merkezi (MCC) bulunan 36 ülke arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, “Kendi sorumluluk sahamıza ilaveten İran, Irak, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya da Türk MCC üzerinden ücretsiz hizmet sunuyoruz. Yeni ülkelerin hizmet kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

Doğu Akdeniz’de Etkin Müdahale Kapasitesi
Bakan Uraloğlu, Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama ve Kurtarma Yönetmeliği kapsamında Türk Arama Kurtarma Sahası’nın Doğu Akdeniz’de genişletildiğini belirterek bölgede müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi.

Arama Kurtarma Portalı Geliştiriliyor
Arama kurtarma faaliyetlerinde teknolojinin etkin şekilde kullanıldığını ifade eden Uraloğlu, tüm arama kurtarma unsurlarının canlı olarak takip edilebildiği, meteorolojik verilerin işlendiği ve yapay zekâ destekli karar süreçlerinin yer aldığı Arama Kurtarma Portal Projesi üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Uraloğlu, Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin güçlü teknik altyapısı ve uluslararası koordinasyon kapasitesiyle arama kurtarma faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek insan hayatını önceleyen çalışmaların devam edeceğini ifade etti.

The post Bakan Uraloğlu: 634 deniz operasyonu gerçekleştirildi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-uraloglu-634-deniz-operasyonu-gerceklestirildi.html/feed 0 93361
Kızıldeniz krizi rotayı güneye kırdı: Ümit Burnu yeniden dünya ticaretinin merkezinde https://memur70.com/kizildeniz-krizi-rotayi-guneye-kirdi-umit-burnu-yeniden-dunya-ticaretinin-merkezinde.html https://memur70.com/kizildeniz-krizi-rotayi-guneye-kirdi-umit-burnu-yeniden-dunya-ticaretinin-merkezinde.html#respond Wed, 25 Mar 2026 21:00:25 +0000 https://memur70.com/?p=93217

Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle küresel deniz ticaretinin rotası yeniden Ümit Burnu’na kayarken, Güney Afrika stratejik önemini pekiştirmek ve lojistik altyapısını modernize etmek için devasa bir yapısal reform sürecine giriyor.

The post Kızıldeniz krizi rotayı güneye kırdı: Ümit Burnu yeniden dünya ticaretinin merkezinde appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı operasyonlar ve İran’ın misilleme saldırıları ile Hürmüz Boğazı’ndaki son durum, küresel deniz ticaretinin odağını yeniden Ümit Burnu rotasına kaydırırken, Güney Afrika bu süreci kalıcı ekonomik kazanca dönüştürme ve lojistik altyapısını yeni şartlara uyarlama noktasında kritik bir sınav veriyor.

‘ÜMİT BURNU ROTASINA YAPILAN YÖNLENDİRMELERDE YÜZDE 112 ARTIŞ KAYDEDİLDİ’

Dünyanın en büyük konteyner taşımacılık şirketlerinden Danimarkalı Maersk ile Almanya merkezli Hapag-Lloyd ve Fransa merkezli CMA CGM şirketinin güvenlik gerekçesiyle gemileri Süveyş Kanalı yerine Afrika çevresine yeniden yönlendirmesi, Ümit Burnu’nun küresel deniz ticaretindeki kritik rolünü tekrar gündeme taşıdı. Cape Town Ticaret ve Sanayi Odasının paylaştığı verilere göre, ayın ilk haftası itibarıyla Ümit Burnu rotasına yapılan yönlendirmelerde yüzde 112’lik artış kaydedildi.

Bu durum rotanın kalbinde yer alan Güney Afrika için hem küresel deniz taşımacılığındaki stratejik önemini pekiştirme fırsatı sunuyor, hem de kritik bir lojistik sınav anlamını taşıyor. Dünya Bankası Konteyner Liman Performans Endeksi’ne göre, dünya genelinde 405 limanın sıralandığı listede ülkenin en büyük limanlarından Cape Town Limanı 391, Durban Limanı 398, Ngqura Limanı ise sondan ikinci sırada yer alıyor.

‘GÜNEY AFRİKA LİMANLARINDAKİ UZUN BEKLEME SÜRESİ ALGISI’

Uluslararası danışmanlık firması PwC’nin Mart 2026 tarihli raporunda, tarihsel olarak kıtanın en büyük yakıt ikmal merkezi olan Güney Afrika’nın 2023’te aylık ortalama 130 bin ton seviyesinde gerçekleşen yakıt ikmal hacminin 2024’te yaklaşık 80 bin tona kadar gerilediği bilgisi paylaşıldı. Buna göre, Güney Afrika limanlarındaki uzun bekleme süresi algısı ve ülke kıyılarında görülen kötü hava koşulları ile birlikte, son yıllarda bu rota üzerindeki gemiler Namibya’nın Walvis Bay Limanı ile Mauritus’un Port Louis Limanı’ı tercih ediyor.

‘TERMİNALLERDE ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIKLARININ ÖNÜNÜ AÇACAK KRİTİK YAPIAL REFORM’

Bu tabloyu tersine çevirmeyi hedefleyen Güney Afrika hükümeti, Ulusal Lojistik Kriz Komitesi aracılığıyla acil müdahale planlarını devreye alırken, parlamento ise ülkenin liman altyapısı ve denizcilik hizmetlerinden sorumlu kamu kuruluşu Transnet Ulusal Liman Otoritesini özerkleştirecek ve terminallerde özel sektör ortaklıklarının önünü açacak kritik yapısal reform paketini yasalaştırma süreci yürütüyor.

Transnet Ulusal Liman Otoritesinden yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat’tan bu yana rotası değiştirilmiş 6 gemiye, yakıt ikmali ve kumanya tedariki amacıyla üç farklı limanda güvenli şekilde hizmet verildiği bilgisi paylaşıldı. Açıklamada, Ümit Burnu rotasına yönlendirilen gemilere ilişkin gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilerek, bu süreçte, her türlü hizmet talebine yanıt verebilmek amacıyla mevcut liman kapasitesinin kesintisiz kullanılması için çalışma yürütüldüğü kaydedildi.

‘GÜNEY AFRİKA’NIN TİCARİ DENİZ LİMANLARI TAM OPERASYONEL DURUMDADIR’

Kurumun yüksek talep dönemlerinde özel denizcilik hizmetlerinin optimizasyonuna olanak tanıyan tamamlayıcı bir liman sistemi yürütmekte olduğu vurgulanan açıklamada, bu sistemin deniz kaynakları ve filosunun ihtiyaç duyulan noktalara yeniden konuşlandırılmasını kapsadığı ifade edildi. Açıklamada, Güney Afrika’nın ticari deniz limanları tam operasyonel durumdadır ve mevcut kapasite dahilinde, talep üzerine yönlendirilen gemilerin güvenli geçişini kolaylaştırmaya hazırdır ifadeleri kullanıldı.

‘POTANSİYELİN EKONOMİYE YANSIMASI ALTYAPI VE YÖNETİM ENGELİNE TAKILIYOR’

Stellenbosch Üniversitesi Afrika’da Güvenlik Yönetişimi ve Liderlik Enstitüsü Araştırma Koordinatörü Emeritus Prof. Dr. Francois Vrey de yönlendirilen gemilerle birlikte Ümit Burnu’ndan günde ortalama 70-80 geminin geçtiğini ancak bu devasa potansiyelin Güney Afrika ekonomisine yansımasının altyapı ve yönetim engeline takıldığını vurguladı. Vrey, bazı Güney Afrika limanlarının tam kapasiteyle çalışmakta zorlandığını söyleyerek, bu durum, kötü yönetim, eskimiş altyapı ve Ümit Burnu’nu özellikle savunmasız bırakan sert rüzgarlar ve dalgalı deniz gibi iklimsel koşulların bir bileşimidir dedi.

‘GEMİLER DENİZDE BEKLEYEMEZ VEYA SÜREKLİ ESKORTLA İLERLEYEMEZ’

Orta Doğu’daki krizin, hem Güney Afrika ve hem de kıta limanlarını gerek normal zamanda gerekse kriz dönemleri için güvenilir hizmet merkezlerine dönüştürmek yolunda bir kaldıraç olarak kullanılması gerektiğini belirten Vrey, eğer limanlar güvenli ve işlevsel hale getirilirse, uluslararası denizcilik endüstrisi ve nakliye hatları, işler sarpa sardığında gemilerini güvenli, işlevsel ve düşük riskli bir rotaya yönlendirebilir diye konuştu.

Vrey, Süveyş Kanalı’nın aylar veya yıllar boyu kapalı kalması veya Orta Doğu’daki silahlı çatışmaların düzenli olarak alevlenmesiyle Kızıldeniz’in bir savaş bölgesine dönüşmesi senaryolarında Ümit Burnu’nun küresel ekonomide kilit rol oynayabileceğine dikkati çekerek, her iki durumda da gemiler denizde bekleyemez veya sürekli eskortla ilerleyemez, rotayı güneye kırmak zorundalar ifadesini kullandı.

Mevcut durumda, hizmetlerin zayıf olduğu algısı nedeniyle çok sayıda geminin Güney Afrika limanlarını pas geçtiğine değinen Vrey, şunları kaydetti:

Güney Afrika limanları, Dünya Bankası-S&P Küresel Konteyner Liman Performans Endeksi gibi uluslararası verimlilik sıralamalarında oldukça alt sıralarda yer alıyor. Stratejik fırsat ortadadır ancak bu fırsatın değerlendirilmesi, Güney Afrika’nın Kızıldeniz veya Süveyş’in uzun süreli kapandığı yüksek stres koşullarında bile, büyük gemi akışları için güvenli ve verimli bir durak olduğunu kanıtlamasına bağlıdır.

KAYNAK: AA

The post Kızıldeniz krizi rotayı güneye kırdı: Ümit Burnu yeniden dünya ticaretinin merkezinde appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kizildeniz-krizi-rotayi-guneye-kirdi-umit-burnu-yeniden-dunya-ticaretinin-merkezinde.html/feed 0 93217
Küresel deniz ticaretinin “Hürmüz” sınavı https://memur70.com/kuresel-deniz-ticaretinin-hurmuz-sinavi.html https://memur70.com/kuresel-deniz-ticaretinin-hurmuz-sinavi.html#respond Fri, 06 Mar 2026 16:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=92421

Dünya enerji ihtiyacında yüksek öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ekonomik etkileri değerlendirilirken, bu adımın uluslararası hukuk açısından doğurabileceği sonuçlar ve sigorta şirketlerinin cayma ihtimali tartışılmaya başlandı.

The post Küresel deniz ticaretinin “Hürmüz” sınavı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın, küresel enerji tedariki açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması dünya genelinde risk algısının yükselmesine neden oldu.

Hürmüz Boğazı’nın stratejik konumu dikkate alındığında söz konusu gelişme küresel petrol fiyatlarında yükselişe ve deniz taşımacılığında sigorta primlerinin artmasına yol açtı. Bu gelişmelerin ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik bu girişiminin uluslararası hukuk açısından doğurabileceği sonuçlar da tartışma konusu haline geldi.

Uluslararası Deniz Hukuku ve Deniz Ticareti Uzmanı Av. Selçuk Esenyel, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın, Basra Körfezi’ni Umman Denizi üzerinden açık denizlere bağlayan ve uluslararası seyrüsefer bakımından stratejik önemine işaret etti.

Hürmüz Boğazı’nın enerji ve ticaret taşımacılığının en kritik dar boğazlarından biri olduğunu belirten Esenyel, “Gerçekçi olmak gerekirse, denizde Hürmüz’ün bire bir ikamesi yoktur.” dedi.

Esenyel, alternatiflerin daha çok tam ikame değil, bağımlılığı azaltma araçları niteliğinde olduğunu söyleyerek, “Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gazı boru hatlarıyla Kızıldeniz veya Umman Denizi kıyısındaki terminallere aktarması, sevkiyatın bir bölümünü boğaz dışına çıkarabilir. Ancak bu hatların kapasitesi ve lojistiği, boğazın sağladığı doğrudan deniz ulaşımını bütünüyle karşılamaz.” ifadesini kullandı.

Alternatif rota tartışmasının kısa vadede deniz taşımacılığının geometrisini değiştirmeyeceğini bildiren Esenyel, bunun sadece risk yönetimi ve çeşitlendirme imkanlarını artıracağını aktardı.

Esenyel, meselenin sadece kıyı devleti egemenliği çerçevesinde değil, boğazlardan geçiş rejiminin sınırları çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti.

“HÜRMÜZ’ÜN TAMAMEN VEYA SÜRESİZ KAPATILMASI GÜÇLÜ BİR HUKUKİ DAYANAĞA SAHİP DEĞİL”

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (BMDHS) uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlar bakımından kural olarak transit geçiş rejimini öngördüğünü bildiren Esenyel, bu kapsamda boğazlarda tüm gemilerin ve hava araçlarının transit geçiş hakkından yararlandığını kaydetti.

Esenyel, bu hakkın kesintisiz ve süratli geçişi hedeflediğini ve kural olarak tek taraflı biçimde engellenemeyeceğinin altını çizerek, kıyıdaş devletlerin transit geçişi aksatmama yükümlülüğü altında olduğunu söyledi.

Transit geçişin askıya alınmasının söz konusu olmadığına dikkati çeken Esenyel, İran’ın zaman zaman Hürmüz Boğazı’nda transit geçiş yerine “zararsız geçiş” rejiminin uygulanması gerektiği ve güvenlik gerekçeleriyle daha geniş denetim yetkisine sahip olduğunu ileri sürdüğünü anımsattı.

Esenyel, “Hürmüz Boğazı’nın tamamen veya süresiz kapatılması, uluslararası deniz hukukunun temel geçiş rejimleriyle bağdaşan güçlü bir hukuki dayanağa sahip değil.” dedi.

“BEN VAZGEÇTİM” DENİLDİĞİNDE, METİNDE BUNA İMKAN VEREN BİR CÜMLE OLMASI GEREKİR

Av. Selçuk Esenyel, deniz sigortasında sigortacının teminattan keyfi biçimde çekilmesinin kural olarak mümkün olmadığını bildirdi.

Ancak poliçe hükümleri ve genel deniz sigortası ilkelerinin belirli hallerde sigortacıya fesih, iptal veya teminatı daraltma imkanı tanıyabileceğini belirten Esenyel, sigorta ettirenin doğru ve eksiksiz beyan yükümlülüğü ve geminin durumuna ilişkin eksik veya yanlış beyanların poliçenin iptali veya teminat dışı bırakma sonucunu doğurabildiğini ifade etti.

Esenyel, savaş riski, ambargo, yüksek riskli bölgeye giriş, sefer değişikliği (change of voyage/deviation) gibi hallerde sigortacının ek prim talep edebileceğini aktararak, bazı ek maddelerin belirli bir bildirim süresiyle savaş risk teminatını sona erdirme veya askıya alma hakkı tanıyabileceğini söyledi.

Uygulamada bu işlemlerin geçerli sayılabilmesi için poliçedeki usule sıkı biçimde uyulması gerektiğinin altını çizen Esenyel, uluslararası yaptırımlar ve uyum meselelerinin de önemine işaret etti.

Esenyel, sigortacının bu tarz durumlarda manevra alanı bulunduğunu, fakat bu alanın poliçe metni ve yerleşik deniz sigortası uygulamasıyla çizili olduğunu belirtti.

“Ben vazgeçtim” denildiği yerde, genellikle metnin bir yerinde buna imkan veren bir cümle olması gerektiğini dile getiren Esenyel, aksi durumda sigortacı için tazminat riskinin başlayacağını bildirdi.

TEMİNAT SORUNLARINDA BAŞVURULABİLECEK ALTERNATİF YOLLAR

Esenyel, sigorta şirketinin teminattan çekilmesi veya sağladığı teminatın kapsamını daraltmasının armatör ve gemi işletmecileri açısından ciddi bir operasyonel krize yol açabileceğine dikkati çekti.

Bu tür durumlarda piyasada geliştirilen bazı alternatif çözümler bulunduğunu belirten Esenyel, şunları kaydetti:

“Bu gibi durumlarda alternatif yollar arasında, aynı riskin başka bir sigorta şirketi ya da reasürans destekli bir sigorta konsorsiyumu tarafından üstlenilmesi, gemi için düzenlenen gövde-makine sigortasından bağımsız olarak savaş risklerini kapsayan teminatın ek prim ödenerek ayrıca satın alınması yer alıyor. Bunun yanında riskli bölgelere yapılacak seferlerin ertelenmesi, rotanın değiştirilmesi, yük sözleşmesi veya gemi kiralama sözleşmesinin hükümlerinin yeniden müzakere edilmesi de tercih ediliyor. Oluşabilecek ek sigorta primleri ve gecikme maliyetlerinin yük sahibi, kiracı ve armatör arasında sözleşmeler yoluyla paylaşılması da diğer seçenekler arasında yer alıyor.”

Esenyel, söz konusu seçeneklerin hukuki açıdan mümkün olduğunu ancak pratikte belirleyici unsurun piyasanın risk alma iştahı ve reasürans kapasitesi olduğunu vurguladı.

“RİSK AŞIRI YÜKSELDİĞİNDE, YA EK PRİM ASTRONOMİK HALE GELİR YA DA TEMİNAT FİİLEN BULUNAMAZ”

Esenyel, deniz sigortalarında primlerin belirlenme yöntemleri hakkında da bilgi verdi.

Bunun basitçe tehlike çarpı değer hesabı olmadığını bildiren Esenyel, sigortacının risk algısı ve reasürans kapasitesiyle şekillenen bir fiyatlama olduğunu, gemiye, taşınan yüke, bu yükün niteliğine, sefer ve bölgeye ilişkin faktörlerin değerlendirildiğini anlattı.

Esenyel, bu noktada sabit bir risk sınırının teknik olarak olmadığını belirterek, “Sınır, sigortacının ve reasürörün sermaye yeterliliği ve risk iştahıdır. Risk aşırı yükseldiğinde, ya ek prim (additional premium) astronomik hale gelir ya da teminat fiilen bulunamaz.” dedi.

Boğazı kullanamayan gemilerin karşılaşabileceği ilave maliyetlerin nasıl karşılanabileceğine de değinen Esenyel, devlet kaynaklı bir kısıtlama veya fiili engelleme söz konusuysa uluslararası sorumluluk (devletin haksız fiili) tartışmasının da gündeme gelebileceğini ifade etti.

Esenyel, ancak özel hukuk kişileri açısından doğrudan ve etkili bir tazmin mekanizmasına ulaşmanın çoğu zaman kolay olmadığını vurgulayarak, pratikte en sık başvurulan çözümün taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve sigorta mekanizmaları üzerinden maliyetlerin karşılanması olduğunu sözlerine ekledi.

The post Küresel deniz ticaretinin “Hürmüz” sınavı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kuresel-deniz-ticaretinin-hurmuz-sinavi.html/feed 0 92421
İran duyurdu: “560 ABD askeri öldü ya da yaralandı” https://memur70.com/iran-duyurdu-560-abd-askeri-oldu-ya-da-yaralandi.html https://memur70.com/iran-duyurdu-560-abd-askeri-oldu-ya-da-yaralandi.html#respond Sun, 01 Mar 2026 21:00:12 +0000 https://memur70.com/?p=92149

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn’deki ABD askerlerinin konuşlandığı bölgenin hedef alındığını belirterek, "Bölge iki balistik füze ile hedef alındı. Şu ana kadar 560 ABD askerinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmuştur" dedi.

The post İran duyurdu: “560 ABD askeri öldü ya da yaralandı” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İran Devrim Muhafızları Ordusu, “Gerçek Vaad 4” operasyonuna ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Açıklamada, operasyonun yedinci ve sekizinci dalgalarının bugün ABD ve İsrail hedeflerine yönelik füze atışları ve geniş kapsamlı İHA saldırılarıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

Kuveyt ve Bahreyn’deki üsler hedef alındı

Açıklamada, “Son saldırıların ardından Kuveyt’te bulunan ABD Ali el-Salem Deniz Üssü tamamen faaliyet dışı kalmış, ABD’ye ait Muhammed el-Ahmed deniz altyapı tesislerinden üçü de imha edilmiştir. Bahreyn’in Selman Limanı’ndaki ABD Deniz Üssü de dört İHA’nın hedefi olmuş ve üssün komuta ve destek merkezlerine ciddi hasar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ABD ve İngiltere’ye ait üç tankere füze saldırısı

Deniz hedeflerine yönelik saldırıların sürdüğü aktarılan açıklamada, “Düşman deniz hedeflerine yönelik saldırıların devamı kapsamında Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı bölgesinde bulunan ABD ve İngiltere’ye ait üç petrol tankeri füze saldırısına uğramış ve şu anda yanmaktadır” denildi.

560 ABD askeri hedef alındı

Bahreyn’deki ABD askerlerinin konuşlandığı bölgenin hedef alındığı belirtilen açıklamada, “Bölge iki balistik füze ile hedef alınmış ve diğer ABD üsleri de art arda saldırılara maruz kalmıştır. Bu saldırılar, şu ana kadar 560 ABD askerinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmuştur” ifadelerine yer verildi.

“Saldırılar kesintisiz sürecek”

ABD ve İsrail üslerinde sirenlerin aralıksız çaldığı, ABD askerleri ile İsrailli yerleşimciler arasında psikolojik kriz yaşandığı belirtilen açıklamada, “Füze ve İHA saldırıları kesintisiz ve yaygın bir şekilde devam etmektedir. İran Silahlı Kuvvetleri’nin elde ettiği başarılı sonuçlar, İran milletine duyurulmaya devam edecektir” denildi.

 

KAYNAK: İHA

The post İran duyurdu: “560 ABD askeri öldü ya da yaralandı” appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/iran-duyurdu-560-abd-askeri-oldu-ya-da-yaralandi.html/feed 0 92149
Harita gerilimi! Irak’tan 3 ülkeye tepki https://memur70.com/harita-gerilimi-iraktan-3-ulkeye-tepki.html https://memur70.com/harita-gerilimi-iraktan-3-ulkeye-tepki.html#respond Thu, 26 Feb 2026 23:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=92003

Irak, Ürdün, Filistin ve Mısır dışişleri bakanlıklarınca, deniz yetki alanlarına ilişkin haritayı BM'ye tevdi etmesine dair yapılan açıklamalardan üzüntü duyduğunu belirtti.

The post Harita gerilimi! Irak’tan 3 ülkeye tepki appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

 Irak, Ürdün, Filistin ve Mısır dışişleri bakanlıklarınca, deniz yetki alanlarına ilişkin haritayı Birleşmiş Milletler’e (BM) tevdi etmesine dair yapılan açıklamalardan üzüntü duyduğunu belirterek, söz konusu adımın egemenlik hakkı çerçevesinde ve uluslararası hukuk hükümlerine uygun olarak atıldığını vurguladı.

Irak Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamalara göre, Irak Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkilerden Sorumlu Müsteşarı Büyükelçi Muhammed Hüseyin Bahr el-Ulum, Ürdün, Filistin ve Mısır’ın Bağdat büyükelçileriyle ayrı ayrı görüşme yaptı.

Açıklamada, söz konusu ülkelerin açıklamalarının “resmi Irak görüşünü göz ardı ettiği” ve bunun hem resmi hem de halk düzeyinde memnuniyetsizliğe yol açtığı belirtildi.

– Ürdün ile görüşme

Bahr el-Ulum, Ürdün’ün Bağdat Büyükelçisi Mahir Salim et-Taravine ile görüşmesinde, Irak’ın deniz yetki alanlarına ilişkin haritayı tevdi etmesinin “sabit bir egemenlik hakkı” olduğunu ifade ederek, Ürdün tarafından yapılan açıklamada Irak’ın bakış açısına ve Bağdat’ın “uluslararası hukukla uyumlu şekilde” attığı adımlara yer verilmediğini kaydetti.

Ülkesinin bu tür bir bildirinin yayımlanmasından üzüntü duyduğunu ve bunun resmi ve halk düzeyinde memnuniyetsizlik oluşturduğunu kaydeden Bahr el-Ulum, iki ülke arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğine işaret ederek, ikili ilişkilerin korunması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi adına resmi tutumlarda doğruluk ve nesnelliğe riayet edilmesi çağrısında bulundu.

Ürdün’ün Bağdat Büyükelçisi Taravine ise Irak’ın görüşünü ülke yönetimine ileteceğini belirterek, Ürdün’ün iki ülkenin haklarını koruyacak adil bir çözüme ulaşılması amacıyla siyasi, diplomatik ve müzakere yollarını desteklediğini ifade etti.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı 23 Şubat’ta yaptığı açıklamada, anlaşmazlığın uluslararası hukuk kuralları ve iyi komşuluk ilkeleri çerçevesinde diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunarak, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 1982 tarihli hükümlerine ve ilgili anlaşmalara riayet edilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

– Filistin’in tutumu

Bahr el-Ulum, Filistin’in Bağdat Büyükelçisi Semer Abdurrahman ile yaptığı görüşmede de Irak’ın, haritaları tevdi etmesine ilişkin tutumunu aktardı.

Filistin’in Bağdat Büyükelçisi Abdurrahman ise ülkesinin açıklamasının Arap işbirliğine verilen önem çerçevesinde yapıldığını belirterek, Filistin’in resmi tutumunun devletlerin iç işlerine karışmama, egemenliğe saygı ve sorunların diyalog ile diplomasi yoluyla çözülmesi esasına dayandığını ifade etti.

Filistin Devleti’nin Irak’ın egemenliğine saygı duyma ve Irak ile işbirliği ve koordinasyon ilişkilerini güçlendirme konusuna önem verdiğini kaydeden Abdurrahman, bunun, Irak’ın bölgesel ve uluslararası rolüne ve Filistin halkına yönelik destekleyici tutumuna duyulan takdirin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Abdurrahman, Irak’ın mesajının Filistin yönetimine açık ve ayrıntılı şekilde iletileceğini söyledi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı 24 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Irak ile Kuveyt arasındaki deniz alanlarına ilişkin koordinatlar ve haritanın BM’ye tevdi edilmesinin yansımalarını takip ettiklerini belirterek, 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Açıklamada ayrıca Kuveyt’in egemenliğine uluslararası hukuk çerçevesinde destek yinelenmiş ve anlaşmazlığın iyi komşuluk ilkeleri temelinde diyalogla çözülmesi çağrısı yapılmıştı.

– Mısır’ın tutumu

Mısır’ın Bağdat Büyükelçisi Ahmed Semir Hilmi de görüşmede ülkesinin açıklamasının, güvenlik ve istikrarın desteklenmesine yönelik hassasiyetini yansıttığını belirterek, Irak’ın tutumunu Mısır yönetimine ileteceğini kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı da 23 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Kuveyt ile Irak’a deniz sınırı anlaşmazlığının çözümü için diyaloga öncelik verme çağrısında bulunmuş, Kuveyt’in egemenliği ile toprak bütünlüğü ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Irak’ın BM’ye sunduğu deniz haritası, daha önce Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Umman ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından da tepkiyle karşılanmış ve bu ülkelerden Kuveyt’e destek açıklamaları yapılmıştı.

– Kuveyt ile Irak arasında “deniz sınırı haritası” gerginliği

Irak’ın Birleşmiş Milletlere (BM) sunduğu yeni deniz sınırı haritası, Kuveyt ile Bağdat arasında gerginliğe yol açtı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Irak, BM’ye Irak deniz alanlarına ilişkin iddiaları içeren bir koordinat liste ve harita sundu. Bu koordinatlar ve harita, Kuveyt’in deniz bölgeleri ve Irak’la istikrarlı su alanları üzerindeki egemenliğine yönelik ihlaller içeriyor.” denildi.

Açıklamada, “Feşt el-Kayd” ve “Feşt el-Ayc” deniz bölgelerinin Kuveyt egemenliğinde olduklarına dair bugüne kadar herhangi bir anlaşmazlığın söz konusu olmadığı vurgulandı.

Irak Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Bağdat’ın deniz alanlarıyla ilgili BM’ye sunduğu haritayla ilgili, “Irak hükümetinin 2025 tarihli (266) sayılı kararı, 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümleri ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca, Irak’ın deniz alanlarındaki hak ve yetkilerine ilişkin bir dizi Irak kanunu, kararı ve beyanına dayanıyor.” denildi.

Irak’ın 1990’da Kuveyt’i işgalinin ardından, BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 1993 yılında aldığı 833 sayılı kararla, Irak ile Kuveyt arasındaki kara sınırı belirlenmiş ancak deniz sınırının çizilmesi iki ülkeye bırakılmıştı.

Kuveyt ve Irak arasındaki ilişkiler, Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’in 1990’da Kuveyt’i işgal etmesinden sonra tamamen kesilmişti. ABD’nin Irak’ı 2003’te işgal etmesi ve Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden kurulmuştu.

The post Harita gerilimi! Irak’tan 3 ülkeye tepki appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/harita-gerilimi-iraktan-3-ulkeye-tepki.html/feed 0 92003