Deni̇z – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Fri, 26 Dec 2025 09:00:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Deni̇z – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Bakan Yumaklı: Balıkçılıkta 2 milyar dolarlık ihracata ulaştık https://memur70.com/bakan-yumakli-balikcilikta-2-milyar-dolarlik-ihracata-ulastik.html https://memur70.com/bakan-yumakli-balikcilikta-2-milyar-dolarlik-ihracata-ulastik.html#respond Fri, 26 Dec 2025 09:00:21 +0000 https://memur70.com/?p=89144

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: "Balıkçılık sektöründe bu yıl içerisinde 177 bin denetim yaptık. Sene sonuna kadar arkadaşlarımız bunu 180 bine tamamlayacaklardır. 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşmış durumdayız" dedi.

The post Bakan Yumaklı: Balıkçılıkta 2 milyar dolarlık ihracata ulaştık appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

arım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, balıkçılık sektörüne ilişkin “Balıkçılık sektöründe bu yıl içerisinde 177 bin denetim yaptık. Sene sonuna kadar arkadaşlarımız bunu 180 bine tamamlayacaklardır. 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşmış durumdayız” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su ürünleri avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanması ve yasa dışı avcılık ile mücadeleye yönelik denetimlerini aralıksız sürdürdüklerini belirtti.

Bakan Yumaklı, İstanbul’da Sarıyer Kireçburnu’nda gerçekleştirdikleri denetimler sonrası yaptığı açıklamada, ülkede su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanmasına büyük önem verdiklerini vurguladı.

Bu kapsamda, Sarıyer ilçesinde denetimlerde bulunduklarını, boğazda avcılık yapan ya da dinlenen gemileri yerinde gördüklerinin altını çizen Bakan Yumaklı, gerçekleştirdikleri denetim faaliyetlerinin balıkçılık sektöründeki haksızlıkların önüne geçilmesi olduğunu belirtti.

“BALIKÇILIK SEKTÖRÜ BİRKAÇ YILDIR ADETA DESTAN YAZIYOR”

Yapılan denetimlerde 76 gemiye ve 482 ton deniz ürününe el konulduğunu belirten Bakan Yumaklı, denetimlerin sıkı bir şekilde yürüteceklerini belirterek, “İstanbul’da olduğu gibi, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin tamamında da balıkçılık sektörü birkaç yıldır adeta destan yazıyor. Biz de hem onların işlerini kolaylaştırmak hem de yaptıkları işlerin uygunluğunu denetlemek amacıyla Zeytinburnu’ndan açıldık. Denetimlerimiz, tamamen herhangi bir uygunsuzluk yakalamak üzerine değil, balıkçılarımızın hep birlikte daha fazla av yapmalarını, daha fazla kazanmalarını sağlamak üzere kurulu, adaletsizliği ortadan kaldırmak üzere yaptığımız denetimler. Balıkçılık sektöründe bu yıl içerisinde 177 bin denetim yaptık. Sene sonuna kadar arkadaşlarımız bunu 180 bine tamamlayacaklardır. Bu denetimlerde 76 gemiye, 482 ton deniz ürününe ve 2 binin üzerinde de av malzemeleri ve ekipmanına el koyduk. Burada amacımız, uygunsuzlukları yakalamak değil, uygunsuzlukları önlemektir. Dolayısıyla aynı şekilde arkadaşlarımız boğaz başta olmak üzere, ki çok hassas bir takipte vatandaşlarımız tarafından bunun da bilincindeyiz, hem de Artvin’den başlayarak Hatay’a kadar bütün av alanlarında balıkçılarımızın kendilerine çizilen kurallar çerçevesinde av yapmalarını sağlamaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“2 MİLYAR DOLARLIK BİR İHRACAT RAKAMINA ULAŞMIŞ DURUMDAYIZ”

Balıkçılık ve su ürünleri sektörünü, koruma kullanma dengesini gözeterek her geçen gün daha da ileriye taşıdıklarının altını çizen Bakan Yumaklı, “Burada önemli olan, koruma kullanma dengesi. Özellikle 2024 yılının başından itibaren sektördeki bütün paydaşların da bize desteğiyle üretim planlamasını su ürünlerinde de gerçekleştirdik. 2024 yılının tamamında ve 2025 yılında gördük ki üretim planlamasının sonuçları hem denizlerimizde balık artışıyla hem de kaptanlarımızın, reislerimizin gelir artışıyla sonuçlandı. Bunu daha da üst seviyelere çıkarmak mümkün. Türkiye Avrupa’da 2’nci, dünyada 17’nci sırada yer alıyor, 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşmış durumdayız. Reislerimiz sadece bizim sularımızda değil, uluslararası sularda da avlanıyorlardı. Bunları çeşitlendirerek daha fazla ülkeye gidip avlanmalarını sağlamak üzere ülkelerle anlaşmalar yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Buradan bütün balıkçılarımıza, avcılarımıza, yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli avlar, çok güzel sonuçlar diliyorum. İnşallah onların bizlerle beraber çalışması ve desteği sayesinde, sularımızdaki, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin denizlerindeki balık stokunu ve yetiştiricilikte de bu sene 7 bin 500 ton ilave kapasiteyle yetiştiricilikteki kapasitemizi artırarak önümüzdeki yıllarda yeni rekorlara imza atmaya devam edeceğiz. Hayırlı bereketli olsun. Ülkemizde sürdürülebilir balıkçılık için gece gündüz çalışan tüm personelimize de teşekkür ediyorum” cümlelerine yer verdi.

KAYNAK: İHA

The post Bakan Yumaklı: Balıkçılıkta 2 milyar dolarlık ihracata ulaştık appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-yumakli-balikcilikta-2-milyar-dolarlik-ihracata-ulastik.html/feed 0 89144
Avrasya Tüneli Türkiye ekonomisine 9 yılda 2,6 milyar dolar katkı sağladı https://memur70.com/avrasya-tuneli-turkiye-ekonomisine-9-yilda-26-milyar-dolar-katki-sagladi.html https://memur70.com/avrasya-tuneli-turkiye-ekonomisine-9-yilda-26-milyar-dolar-katki-sagladi.html#respond Sat, 20 Dec 2025 16:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=88856

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrasya Tüneli’nin ülke ekonomisine 9 yılda 2,6 milyar dolar katkı sağladığını bildirdi.

The post Avrasya Tüneli Türkiye ekonomisine 9 yılda 2,6 milyar dolar katkı sağladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Avrasya Tüneli’nin 9. yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmede bulundu.

Tünelin 20 Aralık 2016’da resmi açılışının yapıldığını anımsatan Uraloğlu, “İstanbul’un Asya ve Avrupa yakalarını 5 kilometrelik çift katlı denizaltı kara yolu tüneliyle birleştiren Avrasya Tüneli, Kazlıçeşme ile Göztepe arasında yaklaşım yollarıyla beraber toplam 14,6 kilometrelik bir güzergahta inşa edildi.” bilgisini verdi.

Proje kapsamında, Avrupa ve Asya yakalarında yer alan yaklaşım yolları genişletilerek kavşak, araç alt geçitleri ve yaya üst geçitleri inşa edildiğine dikkati çeken Uraloğlu, sadece hafif taşıtlar tarafından kullanılacak şekilde tasarlanan tünelden motosiklet, otomobiller ve minibüslerin geçebildiğini, bu yıl günde ortalama 77 bin araç geçişiyle garanti seviyesinin yüzde 8 üzerine çıkıldığını aktardı.

HEM ÇEVREYE HEM EKONOMİYE KATKI

Söz konusu güzergahta ulaşım mesafelerinin yaklaşık 10 kilometre kısaltılmasıyla önceden 100 dakikaya varan seyahat süresini 15 dakikaya kadar indirmeyi amaçladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Avrasya Tüneli, sahip olduğu ileri teknoloji ve mühendislik altyapısıyla kıtaları birleştiren güzergahı sayesinde İstanbul Boğazı geçişine hızlı, ekonomik, güvenli, konforlu ve çevre dostu bir alternatif sunuyor. Kozyatağı-Bakırköy koridoru baz alınarak yapılan hesaplamalara göre tünel, 9 yıllık işletme sürecinde 250 milyon saat zaman, 304 bin ton yakıt tasarrufu sağladı. 139 bin tonluk emisyon azaltımıyla Avrasya Tüneli, 5,5 milyon ağacın sağlayacağı çevresel etkiye eşdeğer bir katkı sundu. 687 milyon araç/kilometrelik trafik azalımı sayesinde kaza maliyetlerinden de önemli ölçüde tasarruf ettik. Tünelin 9 yılda ülke ekonomisine katkısı ise toplamda 2,6 milyar dolara ulaştı.”

“UNESCO DÜNYA MİRASI”NA SAYGILI TASARIM

Uraloğlu, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı İstanbul’un tarihi yarımadasında yapılan tüm tasarım ve inşaat çalışmalarının UNESCO önerileri dikkate alınarak gerçekleştirildiğini bildirdi.

Avrupa Yakası’nda şehir ile deniz arasındaki yaya bandının 55 metreden 277 metreye çıkartılarak şehrin denizle bağlantısını geliştirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Avrupa Yakası’nda şehir ile deniz arasındaki yaya bandı 55 metreden 277 metreye çıkartılarak şehrin denizle olan bağlantısını geliştirdik. Avrupa Yakası Sahil Parkı’na 11 bin 642 adet yeni ağaç dikerek, 2,7 kilometre uzunluğunda bisiklet yolu ve yaya yolları inşa ettik. Oyun ve egzersiz alanlarını yenileyerek proje bölgesinde, çocuk oyun alanlarını yüzde 100, ağaçlandırmayı ise yaklaşık yüzde 400 artırdık. Engelli standartlarına uygun yaya üst geçitleri ve hemzemin yaya geçitleriyle İstanbulluların yenilenen Sahil Parkı’na erişimini kolaylaştırdık.”

KAYNAK: AA

The post Avrasya Tüneli Türkiye ekonomisine 9 yılda 2,6 milyar dolar katkı sağladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/avrasya-tuneli-turkiye-ekonomisine-9-yilda-26-milyar-dolar-katki-sagladi.html/feed 0 88856
Türkiye’nin denizleri alarm veriyor! Balık türleri azalıyor https://memur70.com/turkiyenin-denizleri-alarm-veriyor-balik-turleri-azaliyor.html https://memur70.com/turkiyenin-denizleri-alarm-veriyor-balik-turleri-azaliyor.html#respond Sat, 22 Nov 2025 16:00:27 +0000 https://memur70.com/?p=87601

Türkiye'nin denizlerinde yaşayan balık türü sayısı bir zamanlar 550'ye kadar yükselirken, uzmanlar, son yıllarda azalan tür sayısının tekrar artırılması için yapılması gerekenleri anlattı.

The post Türkiye’nin denizleri alarm veriyor! Balık türleri azalıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İstanbul Fatih’te yer alan ve 1969 yılından bu yana Akdeniz, Marmara, Karadeniz ve Ege denizlerinde tutulan 550 balık türünün sergilendiği Fatih Su Ürünleri Kooperatifi’ndeki İstanbul Balık Müzesi AA tarafından görüntülendi. 21 Kasım Dünya Balıkçılık Günü kapsamında kapılarını AA’ya açan ve 1991 yılında kurulan müzede en eskisi 56 yıllık olmak üzere çok sayıda balık akvaryumlarda ve kavanozlarda sergileniyor. Uzmanlar, bir zamanlar 550 çeşit balığın yaşadığı Türkiye’nin denizlerinde tekrar aynı zengin popülasyonu görmek için yapılması gerekenleri aktardı.

AŞIRI VE KAYIT DIŞI AVCILIK KAYNAKLARI AZALTIYOR
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojileri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, balık çeşitliliğinin bol olduğu bir coğrafyada bulunduklarını belirterek, geçmişle kıyaslandığında balıkçılık kaynaklarında ciddi azalma yaşandığını söyledi. Bu kaynakların azalmasında birçok faktörün etkin olduğunu dile getiren Karakulak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Balıkçılık filosunun gelişmesi ve teknolojinin kullanılması aşırı avcılığa yol açmakta. Ciddi kayıt dışı avcılık da söz konusu. Deniz kirliliğinin olması, özellikle Karadeniz ve Marmara Denizi’nde balıkçılık kaynaklarını olumsuz etkiliyor. Bildiğiniz gibi Marmara Denizi’nde son yıllarda müsilaj olayları görüyoruz. Besin elementlerinden azot ve fosforun yükselmesi bazı fitoplankton gibi bakterilerin aşırı çoğalmasına ve strese girmelerine yol açıyor. Dolayısıyla bunlar su kalitesinin bozulmasına, oksijen seviyelerinin düşmesine yol açmakta. Oksijen ihtiyaçları yüksek olan balıklar o bölgeyi tamamen terk etme eğilimindedir.” Karakulak, bu nedenle Marmara Denizi ve Karadeniz’de orkinosu, kılıç balığını ve uskumruyu artık göremez olduklarını, su kalitesi iyileşince nadiren de olsa bu türlere rastlanabildiğini dile getirdi.

DENETİMLERİN ARTMASI LAZIM
Prof. Dr. Karakulak, özellikle 2000’li yıllarla birlikte hem Türkiye hem de dünyada balıkçılık kaynaklarının ciddi oranda düştüğünü belirterek, 2010 itibarıyla Türkiye dahil tüm ülkelerin balıkçılık yönetiminde yeni ve ciddi kurallar getirmeye başladığını söyledi. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin balıkçılık yönetimindeki etkisinden bahseden Karakulak, bu sözleşmeye üye olan Türkiye’nin balıkçılıktaki birçok uygulamasının ona göre şekillendiğini bildirdi. Karakulak, balıkçılıkta en büyük eksikliklerinin denetim olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Denetimlerin artırılması lazım. Teknolojiden yararlanılarak Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi (BAGİS) ve Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazlarıyla balıkçılar kontrol altına alınmaya çalışılıyor ama balıkçının hangi oranda avladığının ve kotasına uyup uymadığının da çapraz kontrollerle yapılmasına ihtiyaç var. Bunlar yapıldığı takdirde umutsuz değiliz. Çünkü balıkçılık kaynağını koruma şansı verildiğinde kendisini yenileme hızı yüksek. Bundan yararlanarak balıklarımızı her zaman koruyabiliriz.”

TAMAMEN KAYBOLAN TÜRÜMÜZ YOK
Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, Türkiye’de şu an yaşayan balık sayısının 550 civarında olduğunu belirterek, en yüksek verimin Karadeniz’den elde edildiğini, Akdeniz’e indikçe çeşidin arttığını ancak verimin azaldığını söyledi. Türkiye’nin balıkçılığın yüzde 60’ını Karadeniz’den yaptığını, ikinci önemli bölgenin Marmara Denizi olduğunu vurgulayan Karakulak, “Bu denizleri kaybetmemek lazım. Çünkü bunlar göç balıklarının en yoğun olduğu bölgeler. Karadeniz bir üreme alanıdır. Palamut, lüfer, hamsi üremesini burada gerçekleştirir ve daha sonra göç eder. En çok korumamız gereken balıklar da bunlardır.” diye konuştu. Türkiye’nin denizlerindeki 550 balık çeşidinden bazılarının Karadeniz’i ve Marmara’yı terk ettiğini, orkinos, kılıç balığı ve uskumrunun bunlara örnek olduğunu anlatan Karakulak, “Balıkçılık kaynaklarının miktarlarında ve stoklarında azalma var, bölgesel kayıplar var ama tamamen kaybolan türümüz yok.” dedi.

İYİ BİR BALIKÇILIK YÖNETİMİ PLANLAMAMIZ LAZIM
Prof. Dr. Karakulak, balık stoklarının azalmasının nedenlerine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Aşırı balıkçılık, deniz kirliliği, geminin balans sularıyla gelen istilacı türler, son zamanlarda iklim değişikliğinin etkisiyle suların ısınması balık türlerimizin bazı bölgeleri terk etmesine yol açtı. Bu faktörlerin hepsi insan kaynaklı. Bu baskıyı azaltabilirsek tekrar eski seviyelerine gelmesi mümkün. İyi bir balıkçılık yönetimi planlamamız lazım. Özellikle Marmara Denizi için artık ileri biyolojik sistemlerin olması gerekiyor.

Olmadığı takdirde müsilaj olaylarını çok yaşayacağız. Müsilaj öncelikle deniz çayırlarını, mercanları olumsuz etkileniyor. Bunları kaybedersek diğer canlıları da yavaş yavaş kaybedeceğiz. Daha çok koruma alanları ilan ederek, balıkçılığı da iyi bir şekilde yöneterek tekrar eski seviyelerine getirebiliriz.” Karakulak, bunların yapılmaması halinde gelecek nesillerin balıkları sadece müzelerde ya da albümlerde göreceğinin altını çizerek, her gün 5,5 milyon metreküp kirletilmiş suyun Marmara Denizi’ne döküldüğünü, tüm belediyelerin ileri biyolojik sistemlere geçmesi ve artık dolgu alanlarının yapılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

BALIK TÜRLERİNİN ÇOĞUNU ARTIK TUTAMIYORUZ
İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği (İSTBİRLİK) Başkanı Erdoğan Kartal da İstanbul Balık Müzesi’nde 550 çeşit balığın sergilendiğini belirterek, şu anda bu balıkların çok azının denizden avlanabildiğini söyledi. Şu anda bu balık türlerinin çok büyük kısmının ekonomik olarak bulunmadığını ve tutulamadığını dile getiren Kartal, çok tutulan ve her sofraya ulaştırılabilen 3-5 çeşit balık türünün kaldığını vurguladı. Kartal, 10-15 yıl öncesine kadar hemen her sofrada görülebilen lüfer ve Karadeniz istavriti gibi türlere ulaşmanın artık zor olduğunu kaydederek, şu anda en çok hamsi, sardalya, mezgit ve palamutun tüketildiğini anlattı. Erdoğan Kartal, “30 yıl önce kalkan sofraya çok rahat gelebilen bir balıktı. Tekiri, barbunu, uskumrusu, kolyozu, tirsisi sofranızda bulabiliyordunuz. Bugün ekonomik olarak 5 çeşit sayabiliyoruz. Palamut da her yıl bol olmuyor.” dedi.

TÜM DÜNYADA AYNI ŞİKAYETLER VAR
İSTBİRLİK Başkanı Kartal, farklı ülkelere uluslararası toplantılara gittiğini ve yabancı balıkçılar ile de konuştuklarını belirterek, “Tüm dünyada aynı şikayetler var. Ama hiçbir zaman unutmayalım, asıl bize zarar veren şey aşırı avcılık.

Bu çok daha fazla zarar veriyor. Artık balıkların boyları da küçülüyor. Yavrulama, yumurtlama sayıları aşırı derecede düşüyor. Yavru balıkları tüketmeye başladık, bunu soframızda da görebilirsiniz. Bunların önlemleri alınmazsa sonumuz iyi değil.” diye konuştu. Bilim insanlarını ve üniversiteleri işe dahil ederek program yapmak zorunda olduklarını vurgulayan Kartal, neden bu hale geldiklerini iyi tespit etmeleri ve sürdürülebilirliği sağlamaları gerektiğini anlattı.

Kartal, “Boğazların artık endüstriyel balıkçılığa kapanması, Marmara Denizi’nin bile üretim alanı olarak saklanması gerekiyor. Bunlar çok radikal tedbirler. Belki çok zordur ama başka çaremiz olmadığını da bilmemiz lazım. Kesinlikle bazı bölgelerde koruma alanları ilan etmemiz lazım. Yani balığın kendini saklayabileceği ve yaşama tutunabileceği koruma alanları yapılmalı. Çok ciddi koruma alanlarına ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. Endüstriyel balıkçılığın kotaya bağlanması gerektiğinin altını çizen Kartal, yavru balıkların tutulmasının engellenmesi ve denetimlerin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi. KAYNAK: AA

The post Türkiye’nin denizleri alarm veriyor! Balık türleri azalıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/turkiyenin-denizleri-alarm-veriyor-balik-turleri-azaliyor.html/feed 0 87601
İnsansız deniz araçlarına Avrupa kapısı açılıyor https://memur70.com/insansiz-deniz-araclarina-avrupa-kapisi-aciliyor.html https://memur70.com/insansiz-deniz-araclarina-avrupa-kapisi-aciliyor.html#respond Wed, 08 Oct 2025 13:00:12 +0000 https://memur70.com/?p=85505

Türk savunma sanayisi bünyesinde insansız deniz araçlarına yönelik yürütülen çalışmalarla ürün aileleri ortaya çıkmaya başladı.

The post İnsansız deniz araçlarına Avrupa kapısı açılıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Yonca Teknik Tersanesi işbirliğiyle geliştirilen SANCAR SİDA’yı (silahlı insansız deniz aracı), güvenlik güçlerine kazandıran HAVELSAN, İnsansız Deniz Araçları Ürün Ailesi’ne yeni bir platform ekledi.

Yazılım, donanım ve sistem entegrasyonu alanındaki derin mühendislik birikimiyle kara, hava, su üstü ve su altı platformlara otonomi kabiliyetleri kazandıran HAVELSAN, VN Maritime tarafından üretilen ve dünya çapında ün kazanan RAFNAR botlarını ileri seviye görev yazılımlarıyla tam otonom ve uzaktan komuta edilebilir hale getirdi.

Yüksek denizcilik standartlarına ve ÖK Hull tekne formuna sahip VN Maritime (Rafnar Türkiye) botlar, özellikle Kuzey Avrupa’nın zorlu deniz koşullarında sivil alanlarda ve güvenlik alanlarında yaygın olarak kullanılıyor.

Yapılan bu yeni işbirliği kapsamında deniz platformu, balık tespit ve araştırma görevlerinden sahil güvenlik operasyonlarına kadar birçok kritik misyonu, insanlı veya tamamen insansız olarak icra edebilecek.

HAVELSAN’ın geliştirdiği otonom kontrol ve görev yazılımları sayesinde platformlar; sensör füzyonu, rota optimizasyonu, çarpışma önleme algoritmaları ve kesintisiz muhabere altyapısına sahip komuta-kontrol bağlantılarıyla donatılacak. Böylece botlar, sadece manuel olarak uzaktan kontrolle değil, karar destek sistemleriyle tamamen bağımsız ve HAVELSAN görev aklı ile hareket kabiliyetine de kavuşacak.

İşbirliği kapsamında İzlanda menşeli, üstün denizcilik performansıyla bilinen Rafnar botları, hem insanlı hem de insansız operasyon modlarını destekleyecek şekilde yeniden tasarlanacak ve pazarda önemli bir hacim oluşturacak.

Radar, LiDAR, elektro-optik sistem, kameralar, seyir navigasyon sistemleri, özel görev yükleri ile yazılım ve platform entegrasyonu da HAVELSAN tarafından gerçekleştirilecek.

AVRUPA PAZARINA YÖNELİK SİVİL VE ASKERİ ÇÖZÜMLER

HAVELSAN’ın bu önemli alandaki tecrübeleri, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyaçlarına yönelik olarak YONCA Tersanesi ile birlikte geliştirilen SANCAR SİDA projesiyle başladı.

Bu proje kapsamında otonom yeteneklerin yanı sıra ADVENT Savaş Yönetim Sistemi entegrasyonuna da imza atan HAVELSAN, harekat konseptine yön veren bu adımla farklı tipte insansız deniz araçlarından oluşan geniş bir ürün portföyü oluşturmayı hedefliyor.

HAVELSAN ile VN Maritime ilk aşamada Avrupa pazarında sivil maksatlı konumlandırılacak otonom platformlar, ilerleyen süreçte kritik üslerin korunması, liman güvenliği ve askeri keşif-gözetleme görevlerine yönelik çözümler oluşturmayı hedefliyor. Böylece Türkiye, hem sivil hem de askeri denizcilik alanında yüksek teknolojiye sahip insansız deniz araçları ihracatını güçlendirecek.

KAYNAK: AA

The post İnsansız deniz araçlarına Avrupa kapısı açılıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/insansiz-deniz-araclarina-avrupa-kapisi-aciliyor.html/feed 0 85505
Milli Savaş Yönetim Sistemi Endonezya görevine başladı https://memur70.com/milli-savas-yonetim-sistemi-endonezya-gorevine-basladi.html https://memur70.com/milli-savas-yonetim-sistemi-endonezya-gorevine-basladi.html#respond Tue, 07 Oct 2025 14:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=85462

Türk savunma sanayisi bünyesinde milli imkanlarla geliştirilen Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi ADVENT ile Gemi Veri Dağıtım Sistemi FLEETSTAR kabul faaliyetlerinin ardından Endonezya Deniz Kuvvetlerine teslim edildi.

The post Milli Savaş Yönetim Sistemi Endonezya görevine başladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait KCR-60 platformuna entegre edilen Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi ADVENT ile Gemi Veri Dağıtım Sistemi FLEETSTAR’ın deniz kabul ve fiili atış testleri başarıyla tamamlandı. Kabul faaliyetlerinin ardından sistemler 622 borda numaralı KRI BELATI hücumbotu üzerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Endonezya firması PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi tarafından inşa edilen platform HAVELSAN’ın yurt dışı faaliyetleri açısından ayrı bir önem taşıyor. HAVELSAN böylece Uzak Asya’da ilk teslimatını Endonezya Deniz Kuvvetlerine gerçekleştirdi.

Gerçekleştirilen testler esnasında ADVENT’in üstün performansı ve HAVELSAN yetkilileri tarafından alt sistemlere yapılan yönlendirici müdahaleler, test heyeti SATGAS, Endonezya Savunma Bakanlığı ve PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi tarafından takdirle karşılandı.

KRI BELATI-622, Endonezya’da HAVELSAN tarafından teslim edilen ilk ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ve ilk FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi projesi olma özelliğini taşıyor.

“ÜSTÜN BİR BAŞARI ORTAYA KOYDU”

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, yaptığı değerlendirmede, 2022 yılında imzalanan sözleşme kapsamında Endonezya yerel firması PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi iş birliğiyle projeye başladıklarını söyledi. Nacar, şöyle konuştu:

“Endonezya Savunma Bakanlığı ve PT TESCO Tersanesi ile oldukça verimli ve uyumlu bir çalışma sonucunda ilk teslimatımızı KRI BELATI-622 platformu için yaptık. ADVENT Savaş Yönetim Sistemi’miz ile FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi’miz, Türk Deniz Kuvvetleri platformlarında olduğu gibi bu platformda da üstün bir başarı ortaya koydu. Bu projedeki başarımızı OPV-90, Merah Putih ve diğer KCR-60, KCR-70 sınıfı platformlarda da artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

 

KAYNAK: AA

The post Milli Savaş Yönetim Sistemi Endonezya görevine başladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/milli-savas-yonetim-sistemi-endonezya-gorevine-basladi.html/feed 0 85462
Milli SİDA’larda ‘hava savunma’ dönemi başlıyor https://memur70.com/milli-sidalarda-hava-savunma-donemi-basliyor.html https://memur70.com/milli-sidalarda-hava-savunma-donemi-basliyor.html#respond Wed, 01 Oct 2025 13:00:36 +0000 https://memur70.com/?p=85203

Türkiye’nin en önemli güçlerinden biri olan insansız deniz araçlarında yeni bir dönem başlıyor.

The post Milli SİDA’larda ‘hava savunma’ dönemi başlıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Türk savunma sanayiinin küresel anlamda rüştünü ispat ettiği konulardan biri elbette insansız sistemler. Önce havada başlayan bu başarı hikayesi daha sonra deniz ve karada da kendini gösterdi. Özellikle son yıllarda deniz alanındaki insansız sistemler Ankara’nın elini bir hayli güçlendirdi.

Ancak bir yandan insansız sistemler gelişirken diğer yanda düşman unsurları da durmuyor ve onlar da yeni teknolojilerden mümkün olduğu kadar çok faydalanıyor. Haliyle birbirine karşı sürekli güncellenen ve iki tarafın da hep daha iyisini hedeflediği bir fotoğraf ortaya çıkıyor.

Türkiye’nin insansız deniz araçları hikayesi de tam olarak böyle… Son dönemlerde platformlarda oldukça kritik değişimler yapıldığı görüyoruz. Her geçen gün daha farklı kabiliyetler kazanan Türk SİDA’larında yeni hedef çok sayıda aracın yerli/milli hava savunma füzeleriyle donatılması.

“Değişen saha koşullarına karşı Ankara da yol haritasını güncelliyor”

Savunma Sanayii Uzmanı Yusuf Akbaba, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin özellikle Rusya-Ukrayna savaşında yaşananları gördükten sonra denizlerde de yol haritasını güncellediği görüşünde.

Son dönemlerde artan dron tehditleri elbette bu yeni dönemin en kritik dönüşümlerinden. Rusya’nın Karadeniz’deki amiral gemisini Ukrayna’ya kaybettiği olay başta olmak üzere son zamanlarda duyduğumuz benzer haberleri anımsatıyor Akbaba.

Günün sonunda deniz sistemlerinin korunabilmesinin güncel harp sahasında çok önemli olduğunun altını çiziyor. Türkiye’nin de artık TCG Anadolu ve TCG Derya isimli çok büyük gemileri olduğunu kaydediyor.

“Yakın gelecekte milli uçak gemimiz de bunların arasına katılacak. Böylesine dev yüzer unsurları bugün geldiğimiz noktada klasik yöntemlerle koruyamazsınız. İşte bu noktada devreye insansız deniz araçları da giriyor. Ve Ankara bu konuda şimdiden kritik adımlar atıyor.” bilgisini paylaşıyor.

Türk SİDA’larına hava savunma füzeleri ekleniyor

Türkiye’nin elinde farklı firmalar tarafından üretilen birbirinden kabiliyetli insansız deniz araçları var. Bunlardan kimi keşif-gözetleme-istihbarat görevi üstleniyor, kimi üzerindeki gelişmiş elektronik harp sistemlerini kullanıyor kimi de sahip olduğu füzelerle adından söz ettiriyor.

Tam da bu noktada ibrenin ‘hava savunma füzelerine’ döndüğüne dikkati çekiyor Akbaba ve devam ediyor:

“Yeni dönemde Türkiye hava savunma füzesi ekli insansız deniz araçlarından yeni bir görev gücü oluşturacak. Bu noktada akla sadece TCG Anadolu, TCG Derya ya da milli uçak gemisi gelmemeli. Askeri ve sivil limanların, kıyıdaki kritik noktaların ya da yine kıyıya yakın ticari noktaların korunması için de bu SİDA’lar önemli görevler üstlenecek.

Normalde bu tür büyük gemileri ya da kıyıdaki stratejik noktaları korumak oldukça maliyetli işler. Hava savunma füzeleri entegre edilmiş SİDA’lar bu görevleri nispeten daha düşük maliyetle gerçekleştirebilecek.

Elimizde Sungur ve Çakır gibi iki çok kabiliyetli füze var. ROKETSAN imzalı dikey atım sistemlerimiz mevcut. Bunlardan da Hisar, Siper gibi füzeleri ateşleyebileceğimiz günler görebiliriz. Ayrıca çok yakında Marlin SİDA’dan yeni bir füze ateşlendiğine dair test görüntülerine de şahit olabiliriz.

Öte yandan normalde hava-hava görevleri için üretilen Gökdoğan ve Bozdoğan gibi milli füzelerin de yakın gelecekte insansız deniz araçlarına entegrasyonu gayet olası. Yine yakın zamanda yeni platformlar da görebileceğimize inanıyorum.

Burada bir parantez de radar için açmak gerek. AESA radarlı insansız deniz araçları konusunda Ankara’nın adım atması gayet muhtemel. Ki bu da bize çok daha uzaklardan, son derece gelişmiş kabiliyetler getirecek bir hamle. Tüm bunlar günün sonunda düşman saldırılarını ilk dalgada karşılayabilecek güçlü bir duvar oluşturmamızı sağlayacak.”

“İnsanlı-insansız sistemler karması denizlerde de kullanılacak”

İnsanlı ve insansız hava araçlarının birlikte görev icra edebildiği bir doktrin son dönemlerin en önemli meselelerinden biri. Türkiye dahil gelişmiş her ülke bu konsept için dirsek çürütüyor.

Yusuf Akbaba insanlı ve insansız sistemler müşterek operasyonlar düzenleyebileceği bir diğer alanın da denizler olacağını ve Türkiye’nin bu yönde de ciddi çalışmaları olduğu aktarıyor.

KAYNAK: TRT / SERTAÇ AKSAN

The post Milli SİDA’larda ‘hava savunma’ dönemi başlıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/milli-sidalarda-hava-savunma-donemi-basliyor.html/feed 0 85203
TCG Alemdar’dan Yunanistan’a göz dağı! Her an göreve hazır! https://memur70.com/tcg-alemdardan-yunanistana-goz-dagi-her-an-goreve-hazir.html https://memur70.com/tcg-alemdardan-yunanistana-goz-dagi-her-an-goreve-hazir.html#respond Fri, 26 Sep 2025 14:00:13 +0000 https://memur70.com/?p=84994

TCG Alemdar, İtalya'daki Smerex 2025 Denizaltı Arama-Kurtarma Davet Tatbikatı'na katıldı. tatbikatta İngiltere ve Yunanistan'dan unsurlar da yer aldı.

The post TCG Alemdar’dan Yunanistan’a göz dağı! Her an göreve hazır! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Gerçeğe yakın koşullarda satha çıkma yeteneğini kaybetmiş denizaltıyı tespit etme ve kurtarma operasyonu senaryosu canlandırıldı. Büyük başarılara imza atan TCG Alemdar’ın tatbikattaki performansı, askeri gözlemciler tarafından ilgi ve beğeniyle izlendi.

Türk Deniz Kuvvetlerinin denizaltı arama kurtarma gemisi TCG Alemdar, İtalya’daki Smerex-2025 Denizaltı Arama-Kurtarma Davet Tatbikatı’nda yeteneklerini sergiledi.

İtalya’nın Taranto Körfezi açıklarında ev sahipliği yaptığı, 22 Eylül’de başlayan tatbikata Türk Deniz Kuvvetlerinden TCG Alemdar katıldı, İngiltere ve Yunanistan’dan unsurlar da yer aldı.

Tatbikatın seçkin gözlemci ve basın günü etkinliği çerçevesinde gerçeğe yakın koşullarda satha çıkma yeteneğini kaybetmiş denizaltıyı tespit etme ve kurtarma operasyonu senaryosu canlandırıldı.

İleri teknolojilere sahip TCG Alemdar tarafından daha önce konumu tespit edilen denizaltıdan bu tatbikatta sadece TCG Alemdar bünyesinde bulunan personel kurtarma sistemi “kurtarma çanı” ile personelin çıkarılması işlemi icra edildi.

Tatbikat senaryosuna göre denizden çıkarılan kazazedelere Türk ve İtalyan sağlık ekiplerince, üst düzey sağlık imkanlarına sahip TCG Alemdar’da tıbbi müdahale gerçekleştirildi.

“BU TATBİKATTA BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATTIK”

TCG Alemdar Komutanı Yarbay Ümit Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “TCG Alemdar olarak İtalya’da icra edilen denizaltıdan personel kurtarma eğitimlerine iştirak etmekteyiz. Tatbikatın amacı, uluslararası işbirliği sağlayarak kurtarma operasyonlarına destek sağlamak.” dedi.

TCG Alemdar’ın, üstün teknoloji kurtarma cihazlarıyla Akdeniz Havzası’ndaki en önemli kurtarma gemilerinden olduğunu belirten Yarbay Arslan, şunları kaydetti:

“1. sınıf dalgıç personel tarafından icra edilen kurtarma çanı, uzaktan kumanda su altı aracı ve atmosferik dalış sistemleriyle bu tatbikatta büyük başarılara imza attık. Tatbikat, bizim tecrübelerimizi artırmakla beraber müttefiklerimize sahip olduğumuz kurtarma imkanlarını da göstermemizi sağladı. TCG Alemdar, milli görevler ve uluslararası görevlerde her zaman için göreve hazır olacağını gösterdi.”

TCG Alemdar Kurtarma Harekat Subayı 1. Sınıf Dalgıç Berat Şen de denizaltıdan personel kurtarma faaliyetlerinde her saniyenin hayati önem taşıdığını belirterek, “Bugüne kadar almış olduğumuz zorlu eğitimlerle denizaltıda mahsur kalmış kazazedelere en kısa sürede ulaşıp onları sağ salim kurtarabilmek için hazırlandık. Bugün burada bu tatbikat sayesinde yabancı unsurlarla birlikte eğitim yapabilme, karşılıklı tecrübe paylaşımı ve birlikte çalışabilme konularında önemli deneyimler edindik.” ifadelerini kullandı.

TCG Alemdar’ın tatbikattaki performansı, askeri gözlemciler tarafından ilgi ve beğeniyle izlendi.

 

KAYNAK: AA

The post TCG Alemdar’dan Yunanistan’a göz dağı! Her an göreve hazır! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/tcg-alemdardan-yunanistana-goz-dagi-her-an-goreve-hazir.html/feed 0 84994
Milli gemilerin yeni silahı ihracata hazırlanıyor https://memur70.com/milli-gemilerin-yeni-silahi-ihracata-hazirlaniyor.html https://memur70.com/milli-gemilerin-yeni-silahi-ihracata-hazirlaniyor.html#respond Sun, 31 Aug 2025 13:00:35 +0000 https://memur70.com/?p=83809

Roketsan, deniz platformlarının hava savunma yeteneğini artıran Milli Dikey Atım Lançer Sistemi'ne (MİDLAS) yurt dışındaki ilgiyi ihracat başarısına dönüştürmeye hazırlanıyor.

The post Milli gemilerin yeni silahı ihracata hazırlanıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) yürütücülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı işbirliğiyle TEKNOFEST Mavi Vatan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştiriliyor.

Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, AA muhabirine, TEKNOFEST’in her yıl gücüne güç katarak, katılımcı sayısını artırarak çok hızlı şekilde büyümeye devam ettiğini söyledi.

TEKNOFEST’in dünyada yapılan en büyük teknoloji festivali olduğunu vurgulayan İkinci, etkinliğin bu ününe yakışır şekilde genişlemesini devam ettirdiğini dile getirdi.

TEKNOFEST’in “mavi vatan” konseptiyle bu yıl ilk defa gerçekleştirildiğine işaret eden İkinci, Roketsan’ın roket yarışmalarında en başından beri yarışmacıları desteklediğini, TEKNOFEST Mavi Vatan’da da torpido teknolojileri ve deniz altından atılabilir füze teknolojileri alanında ilk kez Su Altından Atılan Roket Yarışması gerçekleştirdiklerini bildirdi. İkinci, şöyle konuştu:

“Bu yarışmaya da ilgi çok yüksek. Bu sene çocuklarımız ilk defa bu yarışmada kendilerini gösteriyorlar. Şu ana kadar geldiğimiz nokta itibariyle çok güzel sonuçlar alıyoruz. İnşallah her yıl bundan sonra özellikle denizaltı teknolojilerinde çocuklarımızın gelişmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Denizaltı niye önemli bizim için? Biliyorsunuz Roketsan’ın en önemli ilgi alanları arasında torpidolar ve deniz altından atılan seyir füzeleri yer alıyor. Bunları başarıyla gerçekleştirmiş bir kurum olarak gelecekte daha da fazla üzerine teknolojik yatırım yapabileceğimiz bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Denizaltı gerçekten stratejik olarak önemli bir silah, savunma sistemi. Çocuklarımızın daha öğrenciyken bu konulara adapte olması, bu konularla ilgili gelişim sağlaması, teknolojiye yatırım yapmak bizim açımızdan çok kıymetli. Buradaki ilgiyi görmek de bizim açımızdan, ekibimiz açısından çok farklı, motive edici bir unsur.”

Etkinlik kapsamında bir çok platformun ziyarete açıldığına değinen İkinci, bunlardan TCG Anadolu’ya konuşlandırılan Bayraktar TB3 ile Roketsan tarafından geliştirilen füzeler kullanılarak dünyada ilk defa gemiden SİHA operasyonları gerçekleştirilebildiğini söyledi.

“ATMACA, AKYA, AKATA, hava savunma sistemleri, MİDLAS ile baktığınız zaman aslında Deniz Kuvvetlerimizin vurucu gücünün en büyük kısmını Roketsan sağlıyor.” diyen İkinci, şöyle kaydetti:

“Buradaki uygulama alanında da bu konulara ilgi sağlayarak, teknolojik olarak yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bu bir yarış. Bu füze sistemleri, torpido sistemleri başarıyla sahada bizleri temsil ediyor, silahlı kuvvetlerimizin gücüne güç katıyor ama bunlar için AR-GE faaliyetlerine devam ediyoruz. Kabiliyetlerin artırılması için, dünyanın en iyisi olmaları için var gücümüzle teknolojik olarak AR-GE yatırımlarına devam ediyoruz. Yeni gelecek olan nesil de bu AR-GE faaliyetleri için bizim için çok kıymetli olan insan kaynağını oluşturuyor. O açıdan bu sene ilk defa gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, inşallah devletimize, milletimize, gençlerimize, hayırlı sonuçlar vesilesi olur.”

AR-GE, SERİ ÜRETİM, İHRACAT

Deniz platformlarında kullanılan Roketsan ürünlerine ilişkin sorulara İkinci, şu yanıtı verdi:

“AKYA şu anda seri üretimde. ORKA’nın testleri devam ediyor. AKATA başarılı atışlarını yaptı, seri üretimde. Seri üretimde olan projelerimizle beraber Deniz Kuvvetlerinin envanterindeki eksikliklerini tamamlıyoruz. ORKA ve diğer daha henüz açıklamadığımız birçok proje kapsamında da çalışmalarımız, testlerimiz devam ediyor. İnşallah onlarla da ilgili hayırlı sonuçları çok kısa zamanda sizlerle paylaşırız.

MİDLAS’ın çok yakın zamanda testini yaptık. O testte de başarılı şekilde hava hedefini imha ettik. MİDLAS şu anda platformlara entegre ediyor. İstanbul fırkateyni ilk entegre ettiğimiz platform. Ondan sonra 6, 7, 8. gemilerle devam edecek ve bundan sonra bütün platformlarımızda MİDLAS olacak. Sadece bizim platformlarımızda değil, MİDLAS’ın ihracatı için de çok ciddi çaba içerisindeyiz. Başka ülkelerin de hem füze sistemleri hem de dikey atım sistemleriyle ilgili ciddi talepleri var. MİDLAS da orada çok güçlü şekilde ülkemizi temsil ediyor. Ona da yatırıma devam ediyoruz. Çünkü orada da çok ciddi bir teknoloji geliştirme altyapısı var. MİDLAS bundan sonra rüştünü ispat etmiş ve bütün füzelerimizi atacağımız platform olarak hem ulusal hem uluslararası anlamda başarıyla bizleri temsil edecek.”

KAYNAK: AA

The post Milli gemilerin yeni silahı ihracata hazırlanıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/milli-gemilerin-yeni-silahi-ihracata-hazirlaniyor.html/feed 0 83809
STM, TEKNOFEST Mavi Vatan’da: Yerli projeler gösteriliyor! https://memur70.com/stm-teknofest-mavi-vatanda-yerli-projeler-gosteriliyor.html https://memur70.com/stm-teknofest-mavi-vatanda-yerli-projeler-gosteriliyor.html#respond Sat, 30 Aug 2025 17:00:10 +0000 https://memur70.com/?p=83776

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ Genel Müdürü Özgür Güleryüz, 'Burada gurur duyulacak bir sahne var, burada ürünleri vatandaşlarımızın görmesi keyif veriyor.' dedi.

The post STM, TEKNOFEST Mavi Vatan’da: Yerli projeler gösteriliyor! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “Askeri denizcilikte, deniz kuvvetlerimizin ihtiyaçları konusunda çok önemli bir görev yapan firma olarak TEKNOFEST’te burada olmak, yaptığımız ürünleri vatandaşlarımızın gördüğünü görmek bize çok ayrı bir keyif veriyor.” dedi. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) yürütücülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı işbirliğiyle TEKNOFEST Mavi Vatan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştiriliyor. TEKNOFEST Mavi Vatan’a ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Güleryüz, askeri denizcilik projeleriyle öne çıkan STM’nin yürüttüğü projeler ve ihracat faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Güleryüz, TEKNOFEST Mavi Vatan’da bulunmaktan duydukları heyecanı dile getirerek, şunları söyledi:

“TEKNOFEST bizim en keyif aldığımız en heyecanlandığımız organizasyonlardan bir tanesi. 2018’den beri aktif olarak katılıyoruz. Ama ilk kez bu seneye ‘mavi vatan’ özelinde TEKNOFEST organizasyonu var. Askeri denizcilikte, deniz kuvvetlerimizin ihtiyaçları konusunda çok önemli bir görev yapan firma olarak TEKNOFEST’te burada olmak, yaptığımız ürünleri vatandaşlarımızın gördüğünü görmek bize çok ayrı bir keyif veriyor, bir heyecan veriyor. Gerçekten gurur duyulacak bir sahne var.”

YERLİ TASARIM VE MODERİZASYON PROJELERİ
STM’nin bugüne kadar Deniz Kuvvetleri’ne kazandırdığı ürünleri anlatan Güleryüz, Ada sınıfı korvetlerden başlayan mühendislik katkılarının İ sınıfı fırkateynlerle yüzde 80 yerlilik oranına ulaştığını belirtti. Güleryüz, “Ay sınıfı denizaltılarının modernizasyonu STM’nin ana yükleniciliğinde gerçekleşti. Preveze ve Gür sınıfı denizaltılarımızın modernizasyonu, STM’nin lider olduğu bir konsorsiyum tarafından yürütüldü. Yerlileşme konusunda STM’nin çok yoğun katkıları var.” ifadelerini kullandı. “Milli Hücum Bot” projesinin sac kesiminin başladığını kaydeden Güleryüz, “STM 500 tasarımı büyük ölçüde neredeyse tamamlandı. Müşterilere göre sözleşme süreçlerini hazırlayacağız. Sözleşme imzalanır imzalanmaz, Deniz Kuvvetlerimiz olsun veya yabancı bir müşteriyle çok hızlı bir şekilde STM 500’ü üretebilecek durumdayız.” diye konuştu.

STM’NİN İHRACAT FAALİYETLERİ ARTARAK DEVAM EDİYOR
STM’nin ihracat projeleri hakkında bilgi veren Güleryüz, Malezya ile 2024 yılında imzalanan sözleşmeden bahsederek, Ukrayna için devam eden korvet projeleri ve Portekiz için iki tane denizde ikmal ve lojistik destek gemileri inşasının sürdüğünü kaydetti. Güleryüz, “Aslında bütün bunları biz kaldıraç olarak kullanarak çok farklı ülkelerle farklı çözümler oluşturmak konusunda da oldukça yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Oldukça da ümitliyiz. Yakın zamanda çok daha güzel haberleri vereceğiz. ” şeklinde konuştu. STM’nin denizaltı modernizasyonundaki uzmanlığına da değinen Güleryüz, Pakistan’a yapılan denizaltı modernizasyon ihracatını hatırlattı.

Güleryüz, denizaltı modernizasyonu konusunda da birden fazla ülkeyle görüşmelerin devam ettiğini, o alanda da yoğun bir şekilde çalışmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi. KAYNAK: AA

The post STM, TEKNOFEST Mavi Vatan’da: Yerli projeler gösteriliyor! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/stm-teknofest-mavi-vatanda-yerli-projeler-gosteriliyor.html/feed 0 83776
Karadeniz kıyılarının deniz çöpü haritası çıkarıldı https://memur70.com/karadeniz-kiyilarinin-deniz-copu-haritasi-cikarildi.html https://memur70.com/karadeniz-kiyilarinin-deniz-copu-haritasi-cikarildi.html#respond Sun, 24 Aug 2025 15:00:18 +0000 https://memur70.com/?p=83464

Karadeniz kıyılarındaki deniz çöpü yoğunluğunu araştıran KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yahya Terzi, plajların yüzde 90'ının kirli ve çok kirli olduğunu söyledi.

The post Karadeniz kıyılarının deniz çöpü haritası çıkarıldı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Nehirler vasıtasıyla veya fırtına, dalga ve rüzgarlarla denize ya da kıyıya ulaşan, insan eliyle üretilmiş her türlü katı materyal, deniz çöpü olarak tanımlanıyor. BM Çevre Programı’na (UNEP) göre camlar, metaller ve denizcilik malzemeleri gibi atıkların yaklaşık yüzde 70’i okyanusun dibine çökerken batmayıp su yüzeyinde asılı kalan çoğu plastik malzeme de deniz çöpleri arasında yer alıyor.

Terzi ve ekibi, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarındaki deniz çöpü miktarını ve türlerini belirlemek için bir araştırma gerçekleştirdi.

Metrekarede 0,24 adet deniz çöpü tespit edilen İstanbul Sarıyer’deki Kısırkaya Plajı en temiz bölge olarak belirlenirken, burayı 0,246 adetle deniz çöpüyle Trabzon Laila Plajı, 0,318 adetle Kızılırmak Ağzı Doğusu, 0,378 adetle Bartın İnkumu Plajı ve 0,378 adetle Kastamonu Cide Sahili takip etti.

En fazla deniz çöpü metrekarede 2,124 adetle Artvin Kopmuş Plajı’nda bulunurken, Bartın Kapısuyu Plajı’nda metrekarede 1,602, Artvin Üç Kardeş Plajı’nda 1,464, Samsun Terme Plajı’nda 1,326, İstanbul Şile’deki Uzunkum Plajı’nda ise 1,206 adet deniz çöpüne rastlandı.

Araştırmanın ayrıntılarını AA muhabiri ile paylaşan Terzi, yarı kapalı bir deniz olan Karadeniz’de su sirkülasyonunun sınırlı, insan etkisinin ise yoğun olduğunu belirtti.

Bu faktörlerin Karadeniz’i deniz çöpü kirliliğine karşı hassas hale getirdiğini ifade eden Terzi, kıyılardaki durumu tespit edebilmek adına söz konusu araştırmayı hayata geçirdiklerini bildirdi.

“BAZI İSTASYONLARDA HER ADIMDA BİR ÇÖP GÖRÜLEBİLİYORDU”

Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar, yaklaşık 1400 kilometre boyunca uzanan kıyı şeridinde 37 istasyon belirlediklerini kaydeden Terzi, araştırmayı, Avrupa Birliği Denizlerinde Deniz Çöplerinin İzlenmesi (The Monitoring of Marine Litter in European Seas) kılavuzuna göre yürüttüklerini anlattı.

Terzi, şöyle devam etti:

“Araştırma yaptığımız istasyonları belirlerken bunların yerleşim yerleri ve derelere olan uzaklığı, kentsel ve turistik amaçla kullanılıp kullanılmadığı gibi kriterleri göz önünde bulundurduk. Çalışmamızı 2,5 santimetrenin üzerindeki katı atıklara yönelik olarak yürüttük ve toplamda 29 bin 610 adet katı atık toplayarak materyallerine ve kullanım alanlarına göre bu atıkları sınıflandırdık.”

Çöp yoğunluğu yüksek istasyonların genellikle dere ağızlarına yakın istasyonlar olduğuna ve taşınımdan daha fazla etkilendiklerine işaret eden Terzi, “Plajların yüzde 90’ının kirli ve çok kirli düzeyde olduğunu saptadık. Bazı istasyonlarda her adımda bir çöp görülebiliyordu.” dedi.

SİGARA İZMARİTİ EN ÇOK RASTLANAN ATIK TÜRÜ OLDU

Topladıkları atıkların yüzde 88’inin plastik, yaklaşık yüzde 3,5’inin kağıt ve yine bu civardaki bir kısmının da metallerden oluştuğunu aktaran Terzi, en çok rastladıkları atık türünün sigara izmariti olduğu bilgisini verdi.

Terzi, tek kullanımlık plastiklerden kaynaklanan kırılmış plastik parçaları, gıda ambalajları ve içme suyu şişeleri ile kapaklarının da sık rastladıkları atıklar arasında olduğunu vurguladı.

İnsan sağlığına zarar verebilecek bazı atık tiplerine rastladıklarına da dikkati çeken Terzi, “Bunlar cam kırıkları, medikal atıklar, şırıngalar veya kesici metal parçalardı. Çalışmamızda bunları da değerlendirdik. Örneğin bir plaja gittiniz, ayağınıza orada bir cam batma ihtimali var. Yine aynı şekilde birçok kıyıda bu riskin de yüksek ve çok yüksek olduğunu belirledik.” diye konuştu.

“SINIR TANIMAYAN BİR SORUN OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR”

Karadeniz’deki deniz çöpü sorununun sadece Türkiye’yi ilgilendirmediğinden bahseden Terzi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Karadeniz havzasını düşündüğümüzde bu aslında uluslararası bir problem. Karadeniz’de bir akıntı sistemi var. Bizden giden çöpler başka ülkelere veya onlardan gelen çöpler bizim kıyılarımıza ulaşabiliyor. Yani bu aslında sınır tanımayan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.”

Terzi, AB’nin 2050 hedefinin, deniz çöpü miktarını metrekarede 1 adedin altına indirmek olduğunu fakat özellikle Karadeniz ve Baltık Denizi’ndeki kirliliğin bu hedefe ulaşmayı zorlaştırdığını dile getirdi.

İklim değişikliğiyle artan aşırı hava olaylarının denizlerdeki akıntı sistemlerini ve dalgaları etkilediğine değinen Terzi, bu durumun çöplerin taşınımını ve birikim yerlerini değiştirebileceği ve kirlilikte yeni sıcak noktalar oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Terzi, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Düşünün, bir teknedesiniz, tekneniz su alıyor, siz kova ile o suyu boşaltmaya çalışıyorsunuz fakat teknenize giren su sizin attığınızdan daha fazla. Sizin burada yapmış olduğunuz çaba çok fazla etki oluşturamayabiliyor. O yüzden ilk yapılması gereken deniz çöplerini kaynakta önlemek, ikinci olarak da tabii ki temizlik çalışmaları yapmaktır.”

KAYNAK: AA

The post Karadeniz kıyılarının deniz çöpü haritası çıkarıldı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/karadeniz-kiyilarinin-deniz-copu-haritasi-cikarildi.html/feed 0 83464