Burada – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Thu, 01 Dec 2022 22:00:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Burada – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 AK Parti’den asgari ücret ve EYT açıklaması https://memur70.com/ak-partiden-asgari-ucret-ve-eyt-aciklamasi.html https://memur70.com/ak-partiden-asgari-ucret-ve-eyt-aciklamasi.html#respond Thu, 01 Dec 2022 22:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=44120

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katıldığı bir televizyon programında asgari ücret ve EYT ile ilgili açıklamada bulundu.

The post AK Parti’den asgari ücret ve EYT açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yantıladı. Ekonomi, enflasyon, asgari ücret, emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Çelik, altılı masanın cumhurbaşkanı adayıyla ilgili “hiçbiri bizi zorlamaz” ifadelerine yer verdi.

EKONOMİ KONUSUNDA BÜYÜK BİR BAŞARI VAR

Çelik “Ekonomi konusunda iktidara geldiğimizden bugüne kadar büyük başarı var. Vatandaşımıza olumsuz yansıyan durumların izole edilmesi için hızlı ve güçlü adımlar atılıyor. Dolayısıyla bunlar görülüyor. Türkiye bunu uyguluyor. Cumhurbaşkanımız da ‘yılbaşından sonra enflasyonun düşmeye başladığını göreceğiz’ dedi. Bütün dünyanın tahmin edemediği durum; Rusya-Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı tablo. En son Nijerya bile açıklama yaptı; bu bizi olumsuz etkiliyor diye. Bunun içerisinde Türkiye’nin pozisyonu en güvenli ada olarak duruyor. Cumhurbaşkanımızın uyguladığı politikalar sayesinde. Sonuçta vatandaşımızla buluşmayı gerçekleştiriyoruz. Desteği vermeye devam ediyoruz. Son G-20 toplantısında da gördüm. Herkes Cumhurbaşkanımızla seçimlerden sonra nasıl çalışacağının yaklaşımı içerisinde. Biz Ankara’daki Türkiye Yüzyılı toplantısına bakarız. İstanbul’daki toplantımıza bakarız, Diyarbakır’a bakarız.” ifadelerini kullandı.

“ASGARİ ÜCRET ZAMMINDA HERKES MUTMAİN OLACAK”

Asgari ücretle ilgili Çelik “Herkes şunu bekliyor, şu tarihte şunu vereceğiz diye bir şey bekliyor. Vatandaşımızın karşı karşıya kaldığı sorunlarla ilgili olarak ezdirmeyecek güncelleme uygun bir zamanlama ve rakamlama yapılıyor. Herkesin mutmain olacağı bir rakamlama mutlaka yapılacaktır. İhtiyaç duyulduğu anda vatandaşın karşı karşıya tablonun yetersiz olduğu görüldüğü anda bu müdahale tekrar gerçekleşiyor. Bu sürekli yapılan bir çalışmadır. Kabinenin gündeminde olan benim bağlayıcı bir şey söylemem siyaseten ve kurumsal olarak doğru olmaz. Hassasiyetin esası şu; vatandaşımızın bu gelişmeler karşısındaki kazanımlarını koruyacak, bunlar karşısında ezilmesini engelleyecek müdahalenin yapılacağı düzeyde ele alınıyor.” dedi.

EYT’DE SON DURUM

Emeklilikte Yaşa Takılanlarla ilgili yapılan düzenlemeye ilişlin Çelik “EYT bütçeden sonra somut bir şekilde gündeme alınacaktır. Uzun yıllar çözülmeyen problem. Son aşamaya geldiğini söyleyebiliriz. İyi bir şekilde çalışıldı. Bu yıllar içinde kilitlenmiş bir konu. Bizden önceki dönemden devraldığımız problem. EYT’li vatandaşlarımızın talepleri var. Yıllar içinde çektiği sıkıntıların giderilmesine dönük beklentileri var. Bütçe meselesi, özel sektör meselesi gibi çok dinamikli mesele. Bunun optimum noktasını bulunması için çalışılması gerekiyor. Sonuç olarak gündeme alınmıştır. Yıllar içerisinde oluşmuş bir sorun. Cumhurbaşkanımız çözüm iradesini ortaya koymuştur. Bakanlık çalışmasını yapmıştır, son aşamaya gelmiştir.” diye konuştu.

HİÇBİR ADAY BİZİ ZORLAMAZ

6’lı masanın adayıyla ilgili Çelik “Adı geçen herkesin adaylığı konusunda rahatız. Karşınızda birisi iddia ile çıkıyorsa. ‘Ben aday olacağım, kazanacağım, karşı tarafa şu bedelleri ödeteceğim’ diyorsa onuru olan siyaset ‘çık karşıma’ diyecek. Kılıçdaroğlu’nun çıkmasını istemeyenler onlar ne diyorlar ‘AK Parti Kılıçdaroğlu’nun çıkmasını istiyor’ diyorlar. Kim çıkarsa çıksın, bizim açımızdan fark etmez. Seçim her parti için zorlayıcıdır. Milletimizin takdiriyle olacak iştir. Hepimizin başımızın üstündedir. Ben siyasi parametrelere, toplumla buluşmamızın gücüne, ürettiğimiz siyasete bakarım. Teşkilatlarımızın, arkadaşlarımızın çalışmalarının ulaştığı yere bakarım. Bu açıdan baktığımda hiçbiri bizi zorlamaz.” sözlerine yer verdi.

TÜRKİYE İÇİN VAROLUŞSAL BİR SEBEBTİR; VURUR VE DAĞITIR”

PKK’nın Suriye ve Irak’taki hareket tarzı belli ki terör örgütünü aşan akıl tarafından yönlendiriliyor. Bu kimdir? Daha kollektif bir yapı mıdır, konuşuyoruz. İşin gidişatına bakılınca güçlü bir destek aldığı görülüyor. Biz bunu daha önce Afganistan’da gördük. ABD, Rusya kullandı. Bir vekalet savaşı veriliyordu. Rusya-Ukrayna savaşı ortaya çıkmasaydı, bu gün savaşın olmadığı denklem düşünün, bizim sınırlarımızdaki hareketlilik, tehdit daha da büyüyecekti. Neticede, sınırımızdan itibaren 30 kilometre derinlik dahil olmak üzere, bunu tehdit olduğunda Türkiye açısından tercih değil varoluşsal zorunluluktur; vurmak ve dağıtmak! Hiç kimsenin ‘bu terör örgütü değildir’ diye argümanı sözkonusu olamıyor. DEAŞ çok uzaklardaki Avrupa başkentini tehdit ediyor diye böyle bir konsolidasyon yapıyorsunuz. Netice şu; Türkiye’nin bu şekilde bir derinlik içerisinde, terör örgütleriyle muhatap olması durumunda, 30 kilometre derinlik dahil. Daha da ötesi olabilir. Bunu vurmaktan ve dağıtmaktan başka bir seçeneği yoktur.

“SURİYE İLE GÖRÜŞMEK DİYALOG KAPILARINI AÇMAK GÜNDEME GELİYOR”

Bölge haklarıyla ve tüm gruplarla kesintisiz temaslarımız var. İnsani yardımla ve güvenlik anlamında. Bu Kobani düştü düşecek tartışmaları yaşanırken Kuzey Irak’tan yardıma gelmeye çalışanları bile PKK engellemişti. Kuzey Irak’taki haber ajansı bunu haber yapmıştı. PKK’nın istediği burada katliam olsun, kendi propagandasını yapsın. Terör örgütünün retoriğine, ideolojisine bakarsınız amacını göremezsiniz. Hareket tarzına bakıldığında, buradaki bilinen devlet yaphıların dışında siyasi oluşumlar isteyenlerin kullandığı elverişli bir araç onlar açısından. Bölge halklarının güvenliğini sağlamak ve egemen bir devlet olarak Türkiye’nin milli güvenliği sağlaması açısından bu askeri operasyonlar kuşkusuz sürdürülecektir. Bölgedeki sorunlar çözülmeye çalışırken, bir şey gözüktü. Bu süreç uzadıkça terör örgütleri daha çok yerleşmeye başlıyor. Buradaki bilinen devlet ve toplum yapıları büyük tehditle karşılaşıyor. O zaman Suriye ile görüşmek, diyalog kapılarını yeniden açmak bölge için zorunlu açılım olarak gündeme geliyor.

“BİRİNCİ ÖNCELİK BU TABLOLARIN YOK EDİLMESİDİR”

Cumhurbaşkanımızın Esad’la diyalog süreci vardı. Türkiye bölgeye büyük dalga geldiğini gördü. Bölgedeki devlet yapıların dağılmaması için, toprak bütünlüğünün bozulmaması için. Bütün bunlar iyi niyetle ortaya çıkan yeni dinamiklere bölgedeki devletin uyumlarını sağlamak. Süreç başlayınca, kendi halkını katletme şeklindeki süreç, bu iplerin kopması anlamına geldi. Türkiye hassasiyetini yine koruyacak, bölgedeki devlet yapılarını ve toplumları tehdit eden terör örgütlerinin kurumsallaşması gibi tablo çıkıyor. O zaman birinci öncelik bu tabloların yok edilmesidir. Buna müsaade etmemek için bir yandan terörle mücadele operasyonları, bir taraftan istihbarat düzeyinde olan belli olgunluktan sonra siyasi düzleme taşınabilecek. İstihbarat örgütleri arasındaki görüşmenin bir ajandasını gündeminize getirdiğinizde ikili ilişkilerden, terörle mücadeleye kadar bir durum sözkonusu olacaktır. Türkiye buradaki devlet yapılarının parçalanması, bir zarar gelmesi şeklinde bir politikanın peşinde olmadı. Bu devlet yapılarını kullananların katliamları yapmaması şeklinde tutum geliştirdi. Şimdi gelinen noktada, siyasi süreç devam ediyor, orada bir anayasa sürecini destekliyoruz. Birden çok mekanizmanın içinde yer alıyoruz. Terör örgütlerinin daha fazla yerleşmeye başlaması, Batılı ülkelerin destek vererek bunları devletçik haline getirme çabası olunca, bu yapıların dağıtılması önemlidir.

“ORADAKİ DEVLETLER YOK ETSEYDİ MÜDAHALEYE GEREK KALMAZDI”

Suriye’nin toprak bütünlüğünü önemsiyoruz. Terör örgütü Suriye için de tehdittir, bizim için de tehdittir. Dolayısıyla işbirliği yapılabilir. Tıpkı Afganistan gibi Suriye’yi vekalet savaşının zemini hale getirmek şeklinde karmaşık ilişkiler içinde yürüyen bir şey var. Bizim etrafımızda sağlam devlet yapıların olması her zaman için daha elverişlidir. Irak’ta eğer PKK terör örgütünün barınmasını engelleyebilse hükümet, o zaman bizim oraya müdahale etmemize gerek kalmayacak. doğrusu ve arzu edilen onların temizlemesidir. Temizleyemediği zaman doğrusu bizim müdahalemiz oluyor. Suriye açısından tırnak içinde devletçik derken bir şey üzerinde söylüyorum. Bunlara birtakım fabrikalar kuruyorlar, tesisler kuruyorlar. En son Fransız firmasının yaptığı barınaklar, tüneller. Petrolle ilgili girişimde bulunabilecekleri yapılar kuruyorlar. Bu o bölgede Suriye, Irak, Türkiye için de, Türk, Kürt, Arap ve diğer unsurlar için de en büyük tehditlerden biri olacaktır. Bunların yok edilmesi önceliklidir.

“ANAYASA DÜZENLEMESİNDE İDEAL OLAN MECLİS’TE ÇÖZÜLMESİ”

Bizim anayasa çalışmamız hazır aşamasına geldi. Bütçe maratonundan sonra gündeme alınacaktır. Temel haklar konusunda Cumhurbaşkanımız referandum tercihinin kullanılmaması şeklinde tercihte bulundu. Aile bölümünü bahane ederek birileri geride durabilir. İdeal olanı Meclis’te çözülmesi gerekir. Çözülmediği zaman netice itibariyle milletin iradesinin karar vereceği aşamaya gelebilir. Türkiye’nin temel haklar meselesinde bilek güreşinden çıkmasıdır mesele. Gelinen noktada anayasa düzenlemesiyle karara bağlanması en doğrusudur. Bu meselede geçmişte yapılanın yanlış olduğunu net bir şekilde ortaya koymak için önlerinde fırsat var. Konu refenduma gitse Türkiye Cumhuriyeti kanunu en ezici oyunu alır. Buna karşı durabilecek organizasyonlar ise siyasi akıl tutulması olur. Ailenin korunmasıyla ilgili atılacak adım kendi sosyolojimizi düşündüğünüzde vatandaştan yüksek alabilecek durumdadır. Cumhurbaşkanımız anayasa deyince bu konuyu ggündeme getirenler kendi içinde dağınıklık yaşadılar. Hatta Kılıçdaroğlu’nu koz verdi diye eleştirdiler. O organizasyon bu meselede aile meselesini bahane ederek kaçmaya çalışıyor. Buna hayır diyenler siyasi akıl tutulmasıyla karşı karşıya kalırlar. Herhalde bütçeden sonra gündeme gelir bu konu.

“6’LI MASADAN BU KONULARLA İLGİLİ BİR ŞEY DUYMADIK”

On yıllarını kaybetmiş insanlar var, bunlar aramızda. Ana muhalefet liderlerinin ‘hadi helalleşelim’ dediğinde o insanların diyeceği sözler var. Yakın zamanda biri tekrar başörtüsü ile mücadele edeceğiz dedi. Aşağıdaki vesayet zihniyeti, 28 Şubat zihniyeti yeniden kendisine sahne bulmak için fırsat kolluyor gibi tablo da var. Herkesin söylediği sözün toplum nezdinde karşılık bulacağını da göreceğiz. Bu şekilde insanımıza acılar yaşatmış, hala yaşatmayı arzulayan kesimlerle mücadele etmeyi çalıştığını düşünmek isterdim Kılıçdaroğlu’nun. Bunu Türkiye için hayırlı bulurdum. Bunun mücadele olması için ne gerekiyor? Siz bunu söyledikten sonra eskiden bakanlık yapmış birisi çıkın ‘bu mücadeleyi ben ve yanımdakiler verecektir’ deyince bunun karşısında bir ses duymak isteriz. Demokrasiye bu kadar vurgu yapılıyor, retorik yükseltiliyor. Yargı bağımsızlığı deniyor. Bir genel başkan yardımcınız, milletvekilleriniz mahkeme basmış. Bununla ilgili bir şey duyduk mu? 6’lı Masa’dan bir şey duyduk mu? Mavi vatanla ilgili danışmanları bu maksimalist yaklaşım diyor. Bununla ilgili bir şey duyduk mu? Sistematik bir dönüşüm görmüyorum.

“BİR SİSTEM DEĞİL 6’LI MASA TİPİ BİR ŞEY ÜRETİLMİŞ”

Anayasalar esasında hukuki koda sahip siyasal metinlerdir. Devletin bir bakıma kimliğidir, nüfus cüzdanıdır. İki yöntem kullanılabilri. Buradan siyasal olarak ne çıkıyor? Diğeri maddeleri tek tek tartışırsınız. Buradaki maddelerin çoğu anayasa değişikliği tartışmalarında gündeme gelmiştir. Maddelerin altalta yazılmasından bir şey çıkmaz. Anayasa sözkonusuysa devletin yazılımıdır. Yazılım açısından baktığınızda tek tek maddeler aplikasyondur. Siz aplikasyona değil yazılıma bakacaksınız. Buradan nasıl bir siyasal model çıkıyor? Net bir şey söyleyeyim: bu parlamenter sistem değil, yarı başkanlık değil, başkanlık sistemi değil. Kendileri 6’lı Masa tipi model üretmişler. Türkiye bunları yaşadı. İktidara geldiğimiz zamanlarda devlet hayatının gelişi şöyleydi; burada seçilmiş başbakan var, halk tarafından seçilmediği halde cumhurbaşkanı var. Başbakan anayasayla yönetmek zorunda, cumhurbaşkanlığının etrafında kümelenen yapı ise anayasanın üzerinde milli güvenlik siyaset belgesine atıfta bulunuyor. Bütün bu geçmişten gelen tartışmalara baktığınızda zaten tarafsız olarak tanımlanan, meclis tarafından seçilen cumhurbaşkanı, halktan yüzde 51 almamış. Ahmet Necdet Sezer’in Ecevit’e anaysaa kitapçığı fırlatmasıyla ortaya çıkan şey. Başbakan bir iradeyi temsil ederken, cumhurbaşkanı bir iradeyi temsil ederken devlet çekirdeği ikiye bölünmüştü, yargı vesayetinin bir parçası bir tarafa öbür parçası diğer tarafa destek veriyordu. Bu Türkiye’yi felç eden bir durumdu.

“BURADA DEVLET ÇEKİRDEĞİNİN İKİYE BÖLÜNDÜĞÜNÜ GÖRMEMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Şimdi cumhurbaşkanı da, başbakanı da halk seçsin diyorlar. Böyle bir model Türkiye’yi felç eder. Bu modelde geride bıraktığımız vesayet biçimleri zaman içerisinde yeniden ortaya çıkar. Yüzde 51’le gelmiş bir cumhurbaşkanı tarafsız kalabilir mi, devlet politikalarına karışmaması düşünebilir mi? O yüzden bu bir siyasetsizleşmedir. Siyasetin doğasına aykırı. Başbakan belli bir güçle geliyor, hem yetki ve görev var. Cumhurbaşkanına sadece görevi bırakmışlar. Her anayasa, kanun içine yerleştiği siyasal kültüre göre çalışır. Siyasal kültürler farklıdır. Yazılımın hangi siyasal kültür içine yerleştirildiği onun akıbetini gösterir. Avrupa’da bir uygulama olur. Alın onu başka bir bölgede siyasal kimlik çatışmalarının yoğun olduğu ülkelerin içine yerleştirin, bomba gibi patlar. Cumuhriyet tarihi boyunca demokrasimizin vesayet tarafından felç edildiği süreç yaşamışızdır. Siyasi partilerin kökleşmesini bile engellemiş. Her 10 yılda darbe gelmiş partileri dümdüz etmiş. Türkiye sürekli acı ve kaos yaşamış. Bizimle belli zaman diliminde aynı ekonomik göstergelere sahip ülkeler dünyada oyuncu olmuş, biz yerinde saymışız. Siz hem cumhurbaşkanını hem başbakanı halk seçsin diyeceksiniz, bu ikisi arasında bir çatışma olmayacak mı? Buradan çok ağır bir çatışma çıkacağını, Sezer Ecevit tartışmasından çok öte. Burada devlet çekirdeğinin ikiye bölüneceğini görmemek mümkün değil.

“ARABA YAPTIK, DİREKSİYON OLSUN MU, OLMASIN MI, GİBİ BİR ŞEY BU”

Bu çerçevede göreve gelen kişi 6’lı Masa ile istişare halinde yönetecek deniyor. Devlette böyle bir mekanizma yok. Siyasi literatürde bunun adı politbürodur. Kampanya yapılacak, iktidara gelecek. Masadakiler irademiz şudur diyecek. Bu kadar tartışmadan sonra, bu kadar Türkiye gerçeklerinden kopuk bir metnin ortaya çıkması. Dünyadaki akış hızı çerçevesinde, politbüro gibi mekanizmanın sürekli olarak cumhurbaşkanını, başbakanını yönlendireceğini düşünün. Birkaç kere söylendiği için, Yoksa dikkate almayabilirdik. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmemesi şeklinde bir düzenleme psikolojik etki yaratacaktı. Müthiş bir araba yaptık, direksiyon olsun mu, olmasın gibi bir şey, Aslında kafalarındaki cumhurbaşkanını halkın seçmemesiydi. Ama demokratik bir kazanım olarak bunu kimse geri alamaz. Bu modelde şeklen geri almamışlar, içerik olarak içini boşaltmışlar. Halka verdikleri yetkinin içine boşaltmışlar. Burada siyasetin ahlakı açısından problem vardır. Halk seçmesin istiyorsan çıkıp izah edeceksin. Hem yetkiyi verip, içini boşalttığınızda katman katman içerisinde vesayeti diriltecek, Türkiye’nin başına iş açacak bir tablo ortaya çıkmıştır.

Ortalamanın alındığı yerde çıkacak tablo budur. Bir gün AK Parti MKYK’sına geldim. ‘Bugün Türkiye’nin demokratikleşmesi için dönüm noktasıdır’ dedim. MKYK’yı izleyen gazeteci sayısı MGK’yı izleyen gazeteci sayısını geçmişti.

“GÜÇLENDİRİLMİŞ 6’LI MASA SİSTEMİDİR BU”

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yok iken birkaç kez parlamenter sistemin rehabilitasyonu için girişimler oldu. Biz o zaman mevcut sistemin rehabilitasyonu için uğraşırken o zaman CHP eski vesayetin yanında yer alıyordu. Önerilerimizi zamanında veriyorduk, engelleme içerisine giriyorduk. O güçlendirilmiş parlamenter sistem değil, güçlendirilmiş 6’lı Masa sistemi bu. Türkiye’nin başına büyük vesayet belalaları açabilecek bir şeyi bünyesinde barındırıyor. Buradan çıkan şey siyasetsizliktir. Dünya siyasetinin hızlı aktığı bir dönemde Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu hiçbir şeyi çözemez. Bu kadar gündem oluşturup da bu kadar zayıf metnin ortaya çıkması da Türkiye açısından iyi bir şey değil. Bütün siyasi kimliğimden arınarak söylüyorum bunu.

“SİYASET ÜRETMEKLE VARLIĞINI BULAN BİR ORGANİZASYONUZ”

Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük diktatör sözünün kullanılmasının tarihi ve bağlamı var. Bunlar kendi kafalarındakini yapan, kafalarındaki siyasetlere ses çıkarmayan, örneğin Ermenistan-Azerbaylcan konusunda tarafsız kalsaydı sayın Cumhurbaşkanımız ‘dünyanın en demokratik cumhurbaşkanı’ diyeceklerdi, bu kadar net. Kıbrıs meselesinde AB politikalarıyla uyumlu olamam. Bu kullanım dünyanın en ahlaksız kullanımdan bir tanesidir. Benzerini Avrupa’daki bazı liderler için de kullanıyorlar. Bir keresinde Macron için kullandılar. Boris Johnson için kullandılar. Biz uzun zamandır iktidardayız. ‘Bittiler, iktidardan gittiler’ şeklinde tabloyu karanlık çiziyorlardı. İyi bildiğimiz işi yapmaya devam ediyoruz. Vatandaşımızla daha çok bulaşmak ve siyaset üretmek. Biz siyaset üretmekle varlık bulan bir organizasyonuz. Herhangi savrulma içine girmediğimiz zaman, işimizi yapmaya devam ettiğimizde gördük ki, o propagandalar dağılıyor. Uzun zamandır ‘Erdoğan gidecek, Cumhur İttifakı gidecek’ propagandası pompalandı. Sonuç olarak 6’lı Masa’dan bir şey çıkmadı. Geçmişte eleştirdiğimiz parlamenter sistemin gerisinde bir tablo çıktı. Biz neye bakarız? Cumhurbaşkanımız illere gidiyor, oradaki vatandaşımızın ilgisine bakarız. Hafta sonu Urfa’ya gidiyor. Çok canlı geçecek. Deniyordu ki, moral üstünlük o tarafa geçti. Hayır, bu belli kesimler tarafından oluşturulan bir şeydi.

“SENSÖRLERİMİZ EN YÜKSEK KAPASİTEDE ÇALIŞIYOR”

Vücudunuzun herhangi bir yerinde ağrı olduğunde sevinin, sizi uyarıyor derler. Sıkıntı olup da vücudunuz sizi uyarmıyorsa kötü. Çünkü tedbir almıyorsunuz. Vatandaş eleştirdiğinde siyasetimizi revize etme gereken ne var onu görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın milletvekilleriyle yaptığı toplantılar bu odaklıdır. Buradaki mesele şu; siyaset aşağıdan yukarı yapılır. Toplumsal talebi siyasi temsile çevirmek olayıdır. Uzun bir iktidar dönemimiz var. Takdir aldığımız konuları, eleştirildiğimiz konuları bütünlüklü görüyoruz. Bizim toplumdan gelen beğeniler, eleştiriler, tepkiler, sitemler konusunda en güçlü uyarı sisteme sahibiz. Sensörlerimiz en yüksek kapasiteyle çalışır.

“İHTİMALLER İÇİN BUGÜN KESİN KANAAT GELİŞTİRMEK YANLIŞTIR”

Çeşitli konularda açıklamalar yapanlar, yürüttüğümüz siyaset çerçevesinde, terörle mücadelede milli siyasetimize hassasiyet ortaya konulduğunda Cumhurbaşkanımız da ister kişiler ister sivil toplum örgütleri ister partiler düzeyinde olsun, onların Cumhur İttifakı’yla birlikte olması yönünde kendilerini konumlamaları şeklinde çağrıda bulunuyor. Çağrı yapıldı, sayın Akşener bahsettiğimiz eleştirilerden ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Bildiğim bir şey var; siyasi tarihe baktığımızda siyasette 1 gün çok uzun, 1 yıl çok kısadır. İhtimaller için bugün için kesin kanaat geliştirmek her zaman yanlıştır.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN 3 ARALIK ÇIKIŞI

3 Aralık’ta yine bir zihni sinir projesiyle karşı karşıya kalmaktan korkuyorum. Netice olarak ne toplumda gündem oluşturan ne de siyaset açısından ‘farklı bir şey var’ dedirten bir şey olmadı. 3 Aralık bizim için Şanlıurfa’yı ifade ediyor. Terörle mücadele konusunda atılan adımları desteklediğini söylüyor bir tanesi. Ötekiler başka noktada duruyor. Akdeniz, Libya, iç siyasetle ilgili konular. Birisi İstanbul Sözleşmesi’ni uygulayacağım diyor diğeri karşıyım diyor. Kendi içindeki tartışmaları bile bir yere bağlayamamış bir yapı olarak duruyor, dışarıdan bakıldığında. Anayasa tekliflerinde de memleketin, milletin, ülkenin ihtiyaçlarından çok 6’lı Masa’nın dengeleri olarak ortaya gelmiş. Oradaki sancının hala bu meselede nasıl haraket edeceklerine dahil yol haritasının olmamasından kaynaklandığını görüyorum. Bugün itibariyle ortak bir aday çıkarabilecekleri aşamaya gelmiş gibi gözükmüyorlar. Biz önümüze gelebilecek her türlü denklem karşısında kendi siyasetimizi yürütecek kapasiteye sahibiz. Bunlar onlar açısından sendrom oluşturacak şeyler. Burada problem; antisiyaset dediğimiz şey şu; bu kadar büyük laflar söyleyeceksiniz, ortaya koyduğunuz tablo bundan ibaret olacak. Kendi parti açısından düşünürseniz buna sevinirsiniz. Ama bu derece yetersizlik karşısında üzülmemek mümkün değil.

“ARKADAŞLARIMIZ ENFLASYONDA İYİ GELİŞMELER OLACAĞI YÖNÜNDE BEKLENTİYE SAHİP”

Öncelik vatandaşımızın bu gelişmeler karşısındaki olumsuzluklarla karşı karşıya kalmaması. Vatandaşımızın pozisyonunun en güçlü şekilde korunması. Güncelleme buna göre yapılıyor. Bir sürü ekonomik enstrümanla ilgili olarak partide de toplantı yaptık. Günlük ve anlık şekilde takip ediliyor. Arkadaşlarımız bu konularda daha iyi gelişmelerle karşılaşacağımız yüksek beklentiye sahip.

“BU ALANDA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KURMAYA ÇALIŞTIĞI VESAYET VAR”

En son Diyarbakır toplantısında gördük. Cumhurbaşkanımızın Türkiye’nin herhangi bir tarafında vatandaşlarımızla buluşma noktasında bir problemi yok. Cumhurbaşkanımız ‘Kürt meselesi benim meselemdir’ diyerek en yüksek iradeyi ortaya koymuştu Başbakanlık iken. Kamuoyuna yansıyan ya da yansımayan devlet içindeki vesayetin tehdit ve sabotaj girişimlerinin sözkonusu olduğu pekçok olay yaşandı fakat bu demokratik perspektiften hiç vazgeçilmedi. Buradaki alanda terör örgütünün kurmaya çalıştığı vesayet var. Bu vesayet çerçevesinde siyaset yapanlar, vatandaşın sorununu gündeme getirme yerine örgütün taleplerini gündeme getirmek gibi bir tavır içerisine girdiler. Biz bu konuda en devrimici adımları attık. Kimlikler, mensubiyetler, etnik ya da dini, burada esas mesele demokratikleşmenin dozunu arttırmaktır. AK Parti buradaki tıkanıkları çözen irade ortaya koydu. Geçmişte yaşanan sorunları alt alta yazın, çözümünün hesi Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleşmiştir.

“EN GÜÇLÜ DEMOKRATİKLEŞME PAKETLERİN MİMARIYIZ”

Oradaki seçmenle aramızda mesafe oluşuyor demek hiçbir şekilde sözkonusu olamaz. Pekçok arkadaşımız, il başkanı arkadaşımız o bölgeden geldi. Yaptıkları siyasi faaliyetler vatandaşımızla buluşma açısından son derece verimli çalışmalar yaptıkları görülüyor. Dün o bölgeden gelen arkadaşlarımızdan bu konuda bir sorun görmüyoruz. Türkiye’deki en güçlü demokratikleşme paketlerinin mimarı biziz. Daha az demokrasiden kaynaklanan sorun varsa, daha çok demokratikleşmeyle çözülecek sorun varsa bunun patenti bizim elimizdedir.

“DEMOKRATİK NİTELİKLERE HALEL GETİRİLMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ”

Türkiye’nin dış konjonktür, içerideki tartışmalar yüzünden sertleştiği zamanlarda dengeleri gözeten, demokratik talepleri gözeten yine biz olduk. Muhalefetin kuvvetler ayrılığına dönük fikirlerini duymak isterdik. Tartışmayı buradan yürütmek daha doğru olurdu. Onlar bir kuvvetler dükalığı oluşturmak istiyor. Sandığa gidiyoruz, tartışıyoruz, sertleşiyoruz. Bunu on yıllardır yapıyoruz. Toplumumuz demokrasinin çerçevesini korumaya alışkın. Etrafımıza bakalım; bir sürü toplum sandığa ulaşamıyor. Bir sürü siyasi partiden vatandaşlarımız gidip oy çuvallarının üzerinde yatıyor. Hangi siyasi partiden olursa olursa olsun o oy çuvallarının üstünde yatan vatandaşımızla gurur duyuyoruz. Seçime kadar giden süreçte bu tartışmalar yaşanır, kutuplaşmalar olur. AK Parti ve Cumhur İttifakı açısından söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik niteliklerine halel getirilmesine müsaade etmeyiz.

“MISIR VE SURİYE TARAFINDA SÜREÇLERİN HIZLANMASINI İSTİYORUZ”

Devlet başkanlarının biraraya gelebilmesi için aşağıdan yukarıya çalışma yapılması lazım. Olgunlaşmış konular olması lazım. İstihbarat örgütleriyle başlar, siyasi aşamaya geçtikten sonra hızlanır. Hem Mısır’la hem Suriye tarafında süreçlerin hızlanmasını istiyoruz. Biraz da dünya siyasetinin zamansal olarak hızlı aktığı dönemdeyiz. Bütün meydan okumalara karşı uygun cevapları geliştirmek için buna ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımız üçüncü ülke demişti, bu siyasi olarak olgunlaştırılabilir.

AKŞENER’İN ESAD’LA GÖRÜŞME TALEBİ

Konuşacağı konu nedir? Bunu ne için istiyor bilemiyoruz. Bu tip durumlarda devletten devlete konuları ilgilendiren, özellikle de iki devlet arasında tansiyon, çelişki, kopukluk varsa, sorumlu siyaset bana göre devleti yöneten kimse onun girişimlerini beklemeyi daha uygun bulurum. Muhalefet partilerinin ayrıca görüşme trafiği oluşturmasının devletten devlete ilişki açısından olumlu bir sonuç doğurmayacağını düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamış sonuçta. Muhalefet partilerin daha sorumlu davranıp, devletten devlete yürütülen ilişkilerin olgunlaşmalarını beklemeleri daha faydalı olur.

“SİSİ TARAFINDAN DA OLUMLU KARŞILIK VERİLDİ”

Sisi ile görüşmede tam dakikasını bilmiyorum. Netice itibariyle bir temas yoktu. Sayın Cumhurbaşkanımız orada görüşmeden sonra ifade etti, geliştirmemiz lazım dedi. Sisi tarafından da olumlu karşılık verildi. O tip ortamlarda daha çok sohbet ediliyor. Bu heyetlerin çalışması için bir iradenin ortaya çıkması bakımından altı çizilmesi gereken bir durum.

Siyasette tercihleriniz olduğu kadar karşı karşıya kaldığınız zorunluluk da sözkonusu. Bazen zorunluklar tercihlerinizi, bazen tercihler zorunlulukları belirler. Akdeniz’de neredeyse balıkçı kayığı koyacak yer kalmayacak kadar neredeyse savaş gemisi var. Türkiye açısından Kıbrıs, Doğu Akdeniz meselesi, oradaki enerji ile faaliyetlerimiz öncelik oluşturuyor. Ortadoğu’daki gelişmeler daha dinamik bir hal aldı. Ortada bir tablo var. Burada Türkiye ile Mısır arasındaki yakınlaşma konuşulacak bir sürü konu açısından, bölgenin geleceğinin doğru istikamette tutulması açısından son derece gerekli. Bunlara bir günde karar verilmiyor. Sabah uyanıp da başka politikaya giriliyor diye bir şey yok.

“KÖPRÜ KURMAKLA OBJEKTİF OLURSUNUZ, DUVAR ÖRMEKLE DEĞİL”

Libya’da BM’de meşru saydığı hükümete destek veriyoruz. Yakın zamanda grup başkanvekili Hafter için Türkiye iş tutmalı dedi. Çelişkiler olmasaydı diplomasiye ihtiyaç kalmazdı. Siz ilişkilerinizin son derece iyi olduğu, hiçbir sorunununuz olmadığı kişiyle diplomasi masası kurmazsınız. Türkiye yüksek siyasi tecrübeye sahip ülke. Doğru olan kim irade ortaya koyuyorsa yaptığı iş doğrudur. Objektif bir değer var mıdır diye kafa yorarsanız köprü kurarsanız objektiftir. Duvar örerseniz objektif olmuyor. Burada doğru muhalefet ve siyaset anlayışı, masanın kurulmasını desteklemek, dipolmatik süreçlerin ülke, bölge menfaatler açısından işlemesini desteklemek.

The post AK Parti’den asgari ücret ve EYT açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ak-partiden-asgari-ucret-ve-eyt-aciklamasi.html/feed 0 44120
Başına talih kuşu kondu: Adanalı Orhan’a ‘Petrol kralı’ diyorlar https://memur70.com/basina-talih-kusu-kondu-adanali-orhana-petrol-krali-diyorlar.html https://memur70.com/basina-talih-kusu-kondu-adanali-orhana-petrol-krali-diyorlar.html#respond Wed, 30 Nov 2022 08:00:20 +0000 https://memur70.com/?p=44036

Adana'nın Ceyhan İlçesi Soysallı Köyü'nde petrol çıkarma çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Adana'da toplam 14 kuyuda petrol çıkarma çalışmaları devam ederken, arazisinde 3 kuyu bulunan Orhan Buhur, 'Yıllar önce toprağın altında petrol olduğunu söylediğim zaman herkes bana 'deli' diyordu. Ama şimdi, 'Petrol kralı geldi' diyerek karşılıyorlar.' diye konuştu.

The post Başına talih kuşu kondu: Adanalı Orhan’a ‘Petrol kralı’ diyorlar appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Adana’nın Ceyhan ilçesinde Temmuz ayında bulunan 1 milyar dolarlık petrol rezervinden sonra bölgede 3 bin dönümlük alanda yeni petrol kuyuları ortaya çıktı. Bölgede toplam 14 kuyuda petrol çıkarma çalışmaları sürüyor. Bu kuyulardan 3’ü ise Orhan Buhur’a ait 50 dönümlük arazide bulunuyor. Buhur “Yıllar önce toprağın altında petrol olduğunu söylediğim zaman bana ‘deli’ diyerek gülüyorlardı. Ama şimdi nereye gitsem herkes ‘Petrol kralı geldi’ diyerek karşılıyorlar. Buradan çıkarılan ham petrol günde 12-13 tıra yüklenip Adıyaman’a gidiyor. Adıyaman’dan Erzin’de bulunan limana oradan da gemiyle İzmir Aliağa’ya gidiyor mazot ve benzin olarak ayrıştırılıyor. Çıkan petrol yeryüzüne ne kadar yakınsa o kadar kaliteli olduğunu öğrendim. Buradan da 400 metre gibi bir mesafeden petrol çıkartılıyor” dedi.

“KALİTELİ BİR PETROL”

Adana’nın Ceyhan İlçesi Soysallı Köyü’nde petrol çıkarma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bölgede 3 bin dönümlük alanda yeni petrol kuyuları bulundu. Toplam 14 kuyuda petrol çıkarma çalışmaları sürüyor. Bu kuyulardan 3’ü ise Orhan Buhur’a ait 50 dönümlük arazide bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de, Soysallı Köyü’nde petrol çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. Petrol kuyularında çalışanların sayısı ise 150’ye ulaştı. Çalışanlar için köyde kamp kuruldu. Bakan Dönmez yaptığı açıklamada, “Yaklaşık 350-400 metrelik sığdan petrol üretiyoruz. O bölgede yaşayanlar bilir, yani sulamak için kuyu açsanız artezyen yine o kadar inmeniz lazım. Biz neredeyse su seviyesinden petrol bulduk, bu büyük bir nimet. Kaliteli bir petrol, yaklaşık 800 milyon dolarlık bir değeri var” dedi.
 

“DAHA ÖNCE BANA DELİ DEDİLER”

Arazisinde petrol çıkarma işlemleri süren Orhan Buhur da Sabah’a özel açıklamalarda bulundu: 50 dönümlük arazimde 3 kuyu açıldı. Çalışmalar sürüyor. Daha önce 1997 yılında tarlada sulama yapmak için sondaj çalışması yaptığımda petrole ulaştım. Ancak petrolü çıkaran şirket batınca proje yarım kaldı. Kuyu atıl şekilde 8 yıl bekledi. O dönemde bana ‘Tarlasına yağ döktü yaktı’, ‘Petrol yok, yalan konuşuyor’, ‘BOTAŞ boru hattından sızma oldu’, ‘Deli’ dediler. Sonunda haklı olduğum kanıtlandı. Zamanında kahvede otururken benle dalga geçtiler. Hatta kardeşlerimle kötü oldum. Bana ‘Uğraşma, tarlamız elden gidecek’ dediler. Dinlemedim ve devam ettim. Allah’a şükür ki haklı olduğum ortaya çıktı. Tarlam ülkeme 1 milyar dolar civarında katkı sağlıyor. Şimdi nereye gitsem herkes ‘Petrol kralı geldi’ diyor. Petrol beni şöhret yaptı. Dünyanın her yerinden arıyorlar. Ancak henüz petrol kralı falan olmuş değilim.

KAMP KURDULAR

Petrol kuyularında çalışan işçilerin Adana’da daha önce otellerde kaldıklarını ancak kuyu sayısının artmasıyla köyde kamp kurulduğunu dile getiren Buhur, “Petrol çalışmaları aralıksız sürüyor. Köyümüzden işçiler de çalışmalara katılıyor. Petrolün çıkmasıyla birlikte köylümüzün de yüzü gülmeye başladı. Burada hem üretim hem de depolama yapılıyor. Buradaki 3 kuyudan çıkarılan ham petrol günde 12-13 tıra yüklenip Adıyaman’a gidiyor. Adıyaman’dan Erzin’de bulunan limana pompalama yapılıyor. Buradan da gemiyle İzmir Aliağa’ya gidiyor mazot ve benzin olarak ayrıştırılıyor. Çıkan petrolün yeryüzüne ne kadar yakınsa o kadar kaliteli olduğunu öğrendim. Buradan da 400 metre gibi kısa bir mesafeden petrol çıkartılıyor.” şeklinde konuştu.

KAYNAK: SABAH

The post Başına talih kuşu kondu: Adanalı Orhan’a ‘Petrol kralı’ diyorlar appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/basina-talih-kusu-kondu-adanali-orhana-petrol-krali-diyorlar.html/feed 0 44036
Bulgarlar ucuz ilaç için Tekirdağ’a akın etti https://memur70.com/bulgarlar-ucuz-ilac-icin-tekirdaga-akin-etti.html https://memur70.com/bulgarlar-ucuz-ilac-icin-tekirdaga-akin-etti.html#respond Sat, 14 May 2022 14:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=34925

Bulgar turistlerin rotasını Edirne'den Tekirdağ'a çevirmesi için aylar öncesinde Süleymanpaşa Belediyesi tarafından Yunanistan ve Bulgaristan ...

The post Bulgarlar ucuz ilaç için Tekirdağ’a akın etti appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bulgar turistlerin rotasını Edirne’den Tekirdağ’a çevirmesi için aylar öncesinde Süleymanpaşa Belediyesi tarafından Yunanistan ve Bulgaristan sınır kapılarında yapılan çalışmalar meyvelerini vermeye başladı. Rotasını Tekirdağ’a çeviren Bulgar turistler, ülkelerinde bulamadıkları ilaçları Tekirdağ’daki eczanelerde buluyor. Geçen haftadan itibaren Tekirdağ’daki eczanelerde yoğunluk oluşturan Bulgar turistler, bugün de şehir merkezindeki eczanelerde yoğunluk oluşturdu. Eczanelerde zaman zaman uzun kuyruklar oluşturan turistler, ilaçlarını aldıktan sonra kentteki mağazalarda alışverişlerini yapacaklar.

Bulgar turistler ile birlikte Varna’dan Tekirdağ’a gelerek onlara rehberlik eden Şükrü Çetin, “Çoğu ilaçlar Bulgaristan’da olmadığı için onlara burada daha uygun geliyor. Bu yüzden çok talep var. Her çeşit ilaca talep gösteriyorlar. Bazı ilaçlar orada yok. Bazıları da çok pahalı olduğu için buradan alıyorlar. Tekirdağ’da eczanelere geliyorlar. Alışveriş merkezine gidecekler alışveriş için. Sahili gezecekler. Tekirdağ’ın güzel bir şehir olduğunu biliyorlar, daha önceden araştırma yapmışlar. Gıda olsun, tekstil olsun, mobilya olsun her çeşit ürünlere talep gösteriyorlar” dedi.

Turist kafilesine rehberlik eden Mehmet Zeki Gönenç ise, “Bulgaristan Varna’dan arkadaşlarımız var. Hepsi Bulgaristan’dan gelen Bulgar arkadaşlar. Ülkemizi, Tekirdağ’ı ziyaret ettiler. İlaç ihtiyaçları var onları bir eczaneye getirdik. Orada bulamadıkları ürünleri buradan tedarik edecekler. Biz de burada insani olarak yardımcı oluyoruz. Ben Tekirdağlıyım, Bulgaristan’a Varna’ya gittim. Oraları gördüm. İyi insanlar, hepsinden biz memnunuz. Şimdi onları burada misafir edeceğiz. İlaç dışında alışveriş merkezine gidecekler, genel ihtiyaçları var. Özel şeyleri varsa onları soramayız biz, genel ihtiyaç. Alışveriş yapacaklar. Çünkü Türkiye’deki, Tekirdağ’daki malları beğeniyorlar. Edirne’ye de geliyor bu insanlar. Tekirdağ’a da geldiler. Bugün burada onlarla birlikteyiz” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA

The post Bulgarlar ucuz ilaç için Tekirdağ’a akın etti appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bulgarlar-ucuz-ilac-icin-tekirdaga-akin-etti.html/feed 0 34925
Zelenskiy ‘kaçtı’ iddialarına yanıt verdi! https://memur70.com/zelenskiy-kacti-iddialarina-yanit-verdi.html https://memur70.com/zelenskiy-kacti-iddialarina-yanit-verdi.html#respond Fri, 25 Feb 2022 19:29:05 +0000 https://memur70.com/?p=30934

Zelenskiy, Instagram hesabından paylaştığı videoda, Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve Yardımcısı Mihayl Podolyak, Başbakan ...

The post Zelenskiy ‘kaçtı’ iddialarına yanıt verdi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Zelenskiy, Instagram hesabından paylaştığı videoda, Devlet Başkanlık Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve Yardımcısı Mihayl Podolyak, Başbakan Denis Şmıgal, Halkın Hizmetkarı Partisi Başkanı David Arahamya ve devlet başkanı olarak kendisinin burada olduğunu belirterek, “Herkes burada, ordu burada, sivil halk burada, hepimiz buradayız, bağımsızlığımızı ve devletimizi koruyoruz ve koruyacağız.” diye konuştu.

– Donbas krizi ve Rusya’nın askeri müdahalesi

Ukrayna’da 2014’teki meydan olaylarının ardından, Batı yanlısı bir hükümet yönetime geldi ve Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ülkeden kaçtı. Rusya, Kırım’ı yasa dışı ilhak etti. Ukrayna’da Rus etnik kökene sahip nüfusun yoğun olarak yaşadığı Donetsk ve Luhansk bölgelerinde ayrılıkçılar sözde yönetimler ilan etti.

Rusya’nın desteklediği ayrılıkçı güçlerle Ukrayna ordusu arasında kanlı çatışmalar yaşandı. Batılı güçlerin Moskova nezdinde devreye girmesiyle 2014 ve 2015’te Minsk Anlaşmaları imzalandı. Ancak ateşkes ihlalleri sürdü. Şubat itibarıyla çatışmalarda yaklaşık 14 bin kişi hayatını kaybetti.

Rusya, 2021 sonlarında Ukrayna sınırında on binlerce asker konuşlandırmaya başlayarak dikkatleri üzerine çekti. ABD, Rusya’nın işgale hazırlandığını yinelerken, Rusya bunu reddetti. Batılı ülkeler, Rusya’yı yaptırımlar uygulamakla tehdit ederken Moskova yönetimi, Donbas’taki ayrılıkçı yönetimleri tanıdı ve 24 Şubat’ta Ukrayna topraklarına askeri harekat başlattı.

Rus lider Vladimir Putin, amaçlarının “Kiev tarafından soykırıma maruz kalan insanları korumak, Ukrayna’yı Nazizm’den ve militarizmden arındırmak” olduğunu savunarak Ukrayna ordusuna silah bırakma çağrısı yaptı.

The post Zelenskiy ‘kaçtı’ iddialarına yanıt verdi! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/zelenskiy-kacti-iddialarina-yanit-verdi.html/feed 0 30934
Kuyumcu esnafından yıl sonu kampanyası https://memur70.com/kuyumcu-esnafindan-yil-sonu-kampanyasi.html https://memur70.com/kuyumcu-esnafindan-yil-sonu-kampanyasi.html#respond Sun, 19 Dec 2021 09:00:16 +0000 https://memur70.com/?p=27823

Kuyumcukent esnafı, altın fiyatlarının artmasıyla eser satabilmek için işçilikte indirime gitti. Altın alırken personellik fiyatının yarı yarıya ...

The post Kuyumcu esnafından yıl sonu kampanyası appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Kuyumcukent esnafı, altın fiyatlarının artmasıyla eser satabilmek için işçilikte indirime gitti. Altın alırken personellik fiyatının yarı yarıya düşürüldüğü kampanya 15 gün boyunca devam edecek.

Son vakitlerde altında yaşanan fiyat artışı nedeniyle vatandaşlar altın almakta zorlanmaya başlayınca, Kuyumcukent esnafı devayı işçiliklerde indirime gitmekte buldu. Yıl sonunun da yaklaşmasıyla esnaf, personellik hissesinde yüzde 50’ye varan indirim yaptı.

“Burada daha çok çeşit ve son modelleri görebiliyor”

Kuyumcukent KİAŞ İdare Şurası Lideri Ahmet Karbeyaz üreticiden tüketiciye eser ulaştırdıkları için fiyatların daha uygun olduğunu belirterek, “Burada bin tane imalathane yedi fabrika ve imalathane sahiplerinin perakende dükkanları var. Burada üretimden tüketiciye bir mantalite var. Herkes yaptığı eseri burada teşhir ediyor. Burası ayrıyeten 365 gün fuar alanı üzere ve gelenler her türlü yeniliği görebiliyor. Buradan üreticiden direkt tüketiciye ulaştığı için yüzde 50’nin üzerinde bir indirim yapıyoruz. Altında zati indirim kelam konusu olamaz fiyatı muhakkak. Gelenler esasen burada daha çok çeşit ve son modelleri görebiliyor. Evlenecek çiftler pırlantasından tutun, öbür gereksinimlerinin da yüzde 60’ını tamamlamış olur. Çok alyans imalatçımızda var burada. Bu indirim ortalama 15 gün daha devam edecek. Yılbaşına gerçek çadırlar açılıyor. Ben bütün vatandaşlara şunu söylüyorum. Bir eserin dışarıdaki 10 gramlık fiyatına baksınlar, bir de Kuyumcukent’teki fiyatına baksınlar ve kendileri karar versinler” dedi.

“Bizim toptancılarımızın yüzde 95’i burada”

Kuyumcukent’te bulunan bir mağazanın müdürü Ertan Perker ise, “Yeni evlenen çiftlerimiz altın takı tercih ediyorlar. Bir de bildiğimiz tektaşlarımız ve alyanslarımızı tercih ediyorlar. Başka fantezi yüzüklerimiz de mevcut. Bizim toptancılarımızın yüzde 95’i burada. Bundan ötürü da işçilikte büyük bir kârımız var. İşçilikten büyük bir indirim yapıyoruz. Aslında buraya bir sefer gelen ayağını buradan bir defa kesmiyor” diye konuştu.

“İşçiliklerden yüzde 50 indirim yapıyoruz”

Yıl sonunda daha farklı modeller tasarladıklarını belirten bir başka esnaf Ertan Tunçbilek de, “Şu an bizim fiyatlarımız direkt olarak imalattan sattığımız için piyasaya nazaran çok uygun, yeni yıl içinde bir kampanya başlattık. İşçiliklerden yüzde 50 indirim yapıyoruz. Mücevher eserlerimizde de yüzde 50-60’lık bir indirimimiz var. Yeni yıla gidecek çok hoş modeller hazırladık” tabirlerini kullandı.

The post Kuyumcu esnafından yıl sonu kampanyası appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kuyumcu-esnafindan-yil-sonu-kampanyasi.html/feed 0 27823
Evlat nöbetindeki babadan HDP ve PKK’ya sert tepki https://memur70.com/evlat-nobetindeki-babadan-hdp-ve-pkkya-sert-tepki.html https://memur70.com/evlat-nobetindeki-babadan-hdp-ve-pkkya-sert-tepki.html#respond Mon, 07 Jun 2021 12:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=14222

Diyarbakır’da çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılmasında HDP’yi sorumlu tutan ailelerin evlat nöbeti 644’üncü gününde sürerken ...

The post Evlat nöbetindeki babadan HDP ve PKK’ya sert tepki appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Diyarbakır’da çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılmasında HDP’yi sorumlu tutan ailelerin evlat nöbeti 644’üncü gününde sürerken, kimi toplumsal medya hesaplarında oğlunun çıkan çatışmada öldüğü argüman edilen baba Celil Begdaş, HDP ve PKK’ya reaksiyon gösterdi. Baba Begdaş, “Benim oğlum asker ve polis öldüreceğine cenazesi gelsin. Beni bu türlü palavralarla kandıramazsınız” dedi.

Çocuklarının terör örgütü PKK mensupları tarafından kaçırıldığı savıyla 3 Eylül 2019’dan itibaren farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek HDP vilayet binası önünde başlatılan oturma aksiyonu 644’üncü gününde de sürerken, oğlu terör örgütü PKK tarafından kaçırılan Yusuf Begdaş’ın babası Celil Begdaş, birtakım toplumsal medya hesaplarından oğlunun çıkan çatışmalarda öldüğüne dair palavra haberlere reaksiyon gösterdi.

“Allah bu türlü Kürt partisinin belasını versin”

HDP’nin Kürtlere zulümden diğer bir şey yapmadığını belirten baba Begdaş, “644 gündür bu hırsız partisinin önündeyiz. Kelamda Kürt partisidir Allah bu türlü Kürt partisinin belasını versin, Allah onları kahretsin. Burada bulunan ailelere zulümden öteki bir şey yapmadılar. Bizlere zulüm ve azap çektirdiler. Yetmemiş üzere bizleri burada yıldırmaya kalkıyorlar. Biz burada bütün aileler Mustafalar da ölse Yusuflar da gitse biz buradan kalkmayacağız” dedi.

“Benim oğlum asker, polis öldürmeden ölsün”

Kimi toplumsal medya hesaplarında çocuğunun öldüğüne dair palavra haberler paylaşıldığını belirten baba Begdaş, “Bizlere buradan kalkmamız için palavra paylaşımlarda bulunuyorlar. Nurettin Demirtaş burada bulunan ailelere, ‘Kalksınlar oradan gelsinler onları çocuklarıyla görüştüreyim’ üzere açıklamalarda bulunmuştu. Benin oğlum cezaevinde mi? beni oğlumla görüştürüyor. Şayet samimiysen, gerçek Kürtsen ve gerçek siyasi partiysen bizim çocuklarımızı bırakın. Ben istemiyorum benim oğlumun orada olmasını, benim oğlum orada asker ve polis öldüreceğine cenazesi gelsin. Sesim HDP’lilere gidiyor tekrar söylüyorum. Benim oğlum asker, polis öldürmeden ölsün” diye konuştu.

“Bizi asla yıldıramazlar sonuna kadar buradayız”

Haklı davalarından asla vazgeçmeyeceğinin altını çizen baba Begdaş, “Buradan kalkmayacağım onların da peşini bırakmayacağım. Ben buradayım. Ne ben ne Mustafa’nın annesi nede Fatih’in babası hiç kimse buradan kalkmayacaktır. Ben buradan bütün Diyarbakır halkına sesleniyorum gün bugündür. Gelin bunlar bizi parçalayıp bölecekler bu gemi batarsa herkes batacaktır. Beni asla yıldıramazlar hiçbir ailemizi yıldıramazlar. Biz buradayız sonuna kadar buradayız. Hiçbir vakit devlet ile buraya gelmedim, ben hiçbir partili değilim benim ciğerim yanmış ben ciğerim için buradayım. Benim oğlumun ölüsü gelse de ben buradan kalkmayacağım” halinde konuştu.

The post Evlat nöbetindeki babadan HDP ve PKK’ya sert tepki appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/evlat-nobetindeki-babadan-hdp-ve-pkkya-sert-tepki.html/feed 0 14222
(Özel) Afyonkarahisar’ın ‘Mandıra Filozofu’na Korona uğramıyor https://memur70.com/ozel-afyonkarahisarin-mandira-filozofuna-korona-ugramiyor.html https://memur70.com/ozel-afyonkarahisarin-mandira-filozofuna-korona-ugramiyor.html#respond Sat, 26 Dec 2020 10:00:12 +0000 https://memur70.com/?p=3203

Kendisini Afyonkarahisar’ın ‘Mandıra Filozofu’ ilan eden Mustafa Taşpınar isimli vatandaş, Korona virüsten uzakta dağ başındaki meskeninde; koyun ...

The post (Özel) Afyonkarahisar’ın ‘Mandıra Filozofu’na Korona uğramıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Kendisini Afyonkarahisar’ın ‘Mandıra Filozofu’ ilan eden Mustafa Taşpınar isimli vatandaş, Korona virüsten uzakta dağ başındaki meskeninde; koyun, kuzu, inek, tavuk ve arılarıyla vaktini geçirerek ömrünü büsbütün doğal ortamda sürdürüyor.

Afyonkarahisar’ın Bayat ilçesine bağlı Derbent köyündeki vatandaş tüm dünyayı tesiri altına alan Korona virüs (Covit-19) salgını nedeniyle ailesiyle birlikte herkesten uzakta yaşamaya başladı. Tam bir ‘Mandıra Filozofu’ aratmayan ömür stiliyle doğal yaşayan ve doğal beslenen 43 yaşındaki Mustafa Taşpınar, virüsten uzakta bir ömür sürüyor.

Elektriğini bile doğal yollardan sağlıyor

Hayatını doğallığa adayan Taşpınar, tüm yiyeceklerini de kendi baktığı inek, koyun, tavuk ve arılardan karşılıyor. Çatısına güneş paneli kurduğu meskeninde kendi elektriğini de doğal yollarla elde eden Taşpınar, gün uzunluğu hayvanlarıyla ilgileniyor.

“Buraya Korona virüs uğramaz”

Kendisini Afyon’un ‘Mandıra Filozofu’ üzere hissettiğini belirten Taşpınar, virüsten uzakta yaşadığını kaydederek, “Virüsten uzakta ailemle birlikte, koyunumuz var, kuzumuz var, ineklerimiz var. Muhtaçlık epeyce köye gidip geliyoruz ve öteki vakitlerde daima buradayız. Burada hayvanlarla uğraşıyorum. Hayvanların yemiyle suyuyla uğraşıyoruz. İnek sağımı yapıyoruz. Hayvanlarımızın paklığı ile bakımlarıyla uğraşıyorum. İneklerimizi de yeni aldık ORKÖY’den. 8-10 kovan arım var. Peynirimizi, sütümüzü, tereyağımızı burada biz kendimiz üretiyoruz. Elektriğimizi güneş panelinden karşılıyoruz. Buraya muhakkak Korona virüs uğramıyor. Burada dağ başında pak hava, kimseyle irtibatımız yok. Burada her şey doğal. Burada yazın bahçemizi falan biz kendimiz yapıyoruz. Baraj suyumuz var; domates, biber, salatalık, patlıcan üzere yeşillik eserlerinin hepsini biz kendimiz yetiştiriyoruz. Ben kendimi burada Afyon’un ‘Mandıra Filozofu’ üzere hissediyorum. Ailemle birlikte her şeyi burada biz kendimiz üretiyoruz, doğal besleniyoruz” diye konuştu.

The post (Özel) Afyonkarahisar’ın ‘Mandıra Filozofu’na Korona uğramıyor appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ozel-afyonkarahisarin-mandira-filozofuna-korona-ugramiyor.html/feed 0 3203