Boykot – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Wed, 02 Apr 2025 12:00:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.5 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Boykot – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 İş dünyasından ‘boykot’ çağrılarına peş peşe tepkiler https://memur70.com/is-dunyasindan-boykot-cagrilarina-pes-pese-tepkiler.html https://memur70.com/is-dunyasindan-boykot-cagrilarina-pes-pese-tepkiler.html#respond Wed, 02 Apr 2025 12:00:09 +0000 https://memur70.com/?p=77346

İş dünyası, 2 Nisan için yapılan boykot çağrılarına tepki gösterdi. İTO, MÜSİAD, TOBB, ATO, ASKON, TESK, AESOB, TÜRES, Van TSO, Bursa TSO, İstanbul Ticaret Borsası ve Konya Ticaret Odası boykot çağrılarının yanlış olduğunu vurguladı.

The post İş dünyasından ‘boykot’ çağrılarına peş peşe tepkiler appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

2 Nisan için yapılan boykot çağrılarına iş dünyasından tepki geldi.

TOBB

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerin hedef haline getirilmesinin ve boykot çağrılarının yanlış olduğunu belirterek, “Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.” ifadesini kullandı.

Hisarcıklıoğlu, ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.”

ASKON

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Aydın, hukuki bir süreç yaşandığını, savcıların delillerini ortaya koyduğunu, hakimlerin mahkeme sürecini başlattığını belirtti.

Sürecin hukuk çerçevesinde nihayete ereceğine dikkati çeken Aydın, şu ifadeleri kullandı:

“Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz.”

Orhan Aydın, bu çağrıların ekonomiye yönelik olumsuz etkilerine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu:

“Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide edebileceğinizi düşünebilirsiniz fakat ülke ekonomisine zarar verecek olan bu çağrılara karşı milletimiz sağduyusu ile boşa çıkartacaktır. Bu tip çağrılar sadece insanları bölmek, kendi taraftarlarını marjinalleştirmek için kullanılan bir argümandır. Halkımız da sağduyusu ile bunu boşa çıkaracaktır.”

ATO

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, yazılı açıklamasında, boykot çağrılarına karşı itidal çağrısında bulundu.

Son günlerde yerli ve milli ürünlere yapılan boykot çağrılarının, ekonomik ve sosyal hayat üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilere dikkati çeken Baran, kaydetti:

“Son dönemde ekonomimizi hedef alan çağrıları iş dünyası olarak kaygıyla izliyoruz. Bu süreçte piyasaları dengesizleştirecek, ekonomimizi ve sosyal hayatı olumsuz etkileyecek eylemleri ve boykot çağrılarını doğru bulmuyoruz. Boykot, yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olur. Tüccarımızın, sanayicimizin, işçimizin alın terini, milletimizin geleceğini heba etmemeliyiz. Üreticisinden işletme sahibine, tedarikçisinden çalışanına, milletimizin her bir ferdine olumsuz yansımaları olacak çağrılara prim vermeyelim. Bu süreci ayrıştırarak boykotlarla değil, birlik ve beraberlik içinde, ülkemizi nasıl daha da geliştirebileceğimize odaklanarak geçirmeliyiz. Milletimizi itidalli olmaya davet ediyorum.”

TESK

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkara destek olunması, ticaretin durdurulmaması gerektiğini belirtti.

Palandöken, “ekonomik boykot” çağrısına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı.” ifadesini kullandı.

İSTANBUL TİCARET BORSASI

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Vatandaşlarımız yerli markalarına sahip çıkınca, bu kez tüm ticareti engellemeye çalışıyorlar. Bu çağrı tam bir çaresizlik ve basiretsizlik örneği. Milletimiz bu oyunlara elbette gelmeyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan “boykot” çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Kopuz, çağrıların muhalefetin çaresizliğini gösterdiğini ifade etti.

Muhalefetin, yolsuzluk soruşturmasını unutturmak için her şeyi yaptığını ve tüm tuşlara bastığını belirten Kopuz, “Önce gençleri sokağa dökmeye çalıştılar, istedikleri başarıyı elde edemeyince, yerli ve milli markaları hedef tahtasına koydular. Vatandaşlarımız yerli markalarına sahip çıkınca, bu kez tüm ticareti engellemeye çalışıyorlar. Bu çağrı tam bir çaresizlik ve basiretsizlik örneği. Milletimiz bu oyunlara elbette gelmeyecektir.” ifadesini kullandı.

Ali Kopuz, boykot çağrılarının “yolsuzluk soruşturmalarının üzerinin örtülmesi” amacıyla yapıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Bu çağrılar, bir yolsuzluk soruşturmasını örtmek ve algı yönetimi için sadece Türkiye’nin ticaretini, esnafın kazancını ve milletin ihtiyaç duyduğu ürünü almasını engellemeyi değil, milleti ayrıştırmayı da göze almış durumda olduklarını gösteriyor. Bu boykot çağrısını, çok çaresiz durumda olduklarının açık bir göstergesi olarak görüyorum ve milletimizin yarın onlara gereken cevabı vereceğine inanıyorum.”

İSTANBUL TİCARET ODASI (İTO)

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Bizi biz ve bir yapan değerlerimize sahip çıkmamız gereken günlerden geçiyoruz. Şirketlerimiz bu değerlerimizin başında gelir. Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye’nin şirketleri, Türkiye’nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye’nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz.”

İSTANBUL SANAYİ ODASI

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“Demokrasinin olduğu toplumlarda vatandaşın beğenmediği, fikrinin uyuşmadığı konularda itiraz ve eleştiri hakkını kullanması, yasal yollardan tepkisini ortaya koyması demokratik, doğal bir haktır. Son günlerde ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasinin ve yasaların sınırları içinde hareket edilmesinin ülkemiz için yararlı olacağını düşünüyorum.”

MÜSİAD

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) şu açıklamayı yaptı:

“Muhalefet partisi tarafından 2 Nisan için duyurulan ve bazı çevrelerce de desteklenen genel boykot çağrısı, yalnızca ekonomik dengeleri bozma girişimi değil, aynı zamanda piyasaları kilitleyerek üretimi ve istihdamı olumsuz etkileme çabasıdır. Bu çağrı, yerli ve millî sermayemizi zayıflatmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir. Ekonomi, bir milletin ortak emeğidir. Bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket, yalnızca firmalarımıza değil, esnafımıza, sanayicimize ve tüm vatandaşlarımıza zarar verecektir. MÜSİAD olarak, toplumumuzu bu tür suni kriz çağrılarına karşı durmaya davet ediyoruz. Tüm vatandaşlarımızı 2 Nisan günü ekonomimize daha güçlü destek vermeye, yerli üretim yapan firmalara ve markalara sahip çıkmaya, alışverişlerini ertelemek yerine, Türkiye’nin ekonomik istikrarını korumak için ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz. Türkiye ekonomisi, üretim gücü, istihdam olanakları, ihracat odaklı büyüme modeli ve girişimcilerimizin azmiyle son yıllarda önemli bir ivme kazanmıştır. İş dünyamızın özverili çalışmaları sayesinde ülkemiz, küresel ekonomideki zorluklara rağmen istikrarlı büyümesini sürdürmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi iş dünyası, siyasi tartışmaların dışında tutulmalı ve tüm paydaşlar, ülkemizin refahı için ortak akılla hareket etmelidir.”

AESOB

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Esnaf ekmeğinin derdinde, dükkanını açıp, eve ekmek götürmek istiyor. Boykot çağrıları sadece bir esnafa, bir işletmeye değil herkese zarar verir.” dedi.

Dere, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, hukuki bir süreç yaşandığını, konunun yargıda olduğunu belirtti.

Boykot çağrılarının esnafa zarar vereceğini ifade eden Dere, “Ortada bir soruşturma var ve bu konuda yargı görevini yapacaktır. Biz esnafız, birleşmeden, uzlaşmadan yanayız. Hiçbir tartışmanın bir parçası olmak istemeyiz. Esnaf ekmeğinin derdinde, dükkanını açıp, eve ekmek götürmek istiyor. Boykot çağrıları sadece bir esnafa, bir işletmeye değil herkese zarar verir.” diye konuştu.

TÜRES

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkanı Ramazan Bingöl, “boykot” çağrılarının yerli ve milli markalar ile küçük esnafı zor durumda bırakabileceğini belirterek, “Bu çağrılarla Türkiye’deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan “boykot” çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Bingöl, bugün sosyal medyada yayılan ve 2 Nisan’da yapılacak boykot çağrısını kınadıklarını bildirdi.

Bu çağrının ülke ekonomisini hedef aldığını, yerli ve milli markalar ile küçük esnafı zor durumda bırakacağını kaydeden Bingöl, şu ifadeleri kullandı:

“Bu çağrılarla Türkiye’deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor. Milyonlarca insan, boykot yapılması istenilen o alışverişler sayesinde geçimini sağlıyor. Bu işletmelerimizin elektriği, suyu, çalışan ödemesi ve kirası var. Bu sebeple söz konusu çağrının karşısındayız. Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir. Duyarlı vatandaşlarımızın yarın daha çok alışveriş yapmasını ve daha çok tüketmesini istiyoruz. Yerli ve milli markalarımıza tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki bu çağrıyı milletimiz sağduyusuyla boşa çıkaracaktır.”

VAN TSO

Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Siyaseti özel sektör üzerinden dizayn edemezsiniz, siyasetçi, siyasetini yapacak. Bu boykot çağrısını anlamlandırmak mümkün değil, bu yaklaşımın yanında değil karşısındayız.” dedi.

Takva, yaptığı açıklamada, bazı firma ve markalara yönelik “boykot” çağrılarını anlamsız bulduğunu söyledi.

Çağrıların yanlış olduğunu belirten Takva, “Siyasetçiler süreçleri yönetirken ister muhalefette ister iktidarda olsun serbest piyasayı olumsuz etkileyecek hiçbir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bu nedenle boykot çağrılarını akıl tutulması olarak değerlendiriyorum. Hangi görüşten olursa olsun bu çağrıları doğru bulmuyoruz.” ifadesini kullandı.

Halkı firmalara karşı örgütlemenin yanlış olduğunu vurgulayan Takva, şunları kaydetti:

“Siyaset terminolojisinde böyle bir yaklaşım yok. Kamu firmalarını boykot edebilirsiniz ama özel sektöre yönelik hiçbir olumsuz yaklaşım doğru değil. Nitekim bu firmalarda binlerce kişi istihdam ediliyor. Kimse onlar gibi düşünmek zorunda değil. Siyaseti özel sektör üzerinden dizayn edemezsiniz, siyasetçi, siyasetini yapacak. Bu boykot çağrısını anlamlandırmak mümkün değil, bu yaklaşımın yanında değil karşısındayız. O firmalar, markalar büyük riskler alarak üretim yapıyor. Bu nedenle bu çağrılar bir akıl tutulmasından başka bir şey değil.”

KONYA TİCARET ODASI

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, “boykot” çağrılarına ilişkin, işletmelere yönelik her türlü siyasi boykota karşı olduklarını belirtti.

Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, çağrıların siyasi olduğunu kaydetti.

Ülkedeki üretim ve istihdam sağlayan bütün işletmelerin baş tacı olduğuna değinen Öztürk, “İşletmelerimize yönelik her türlü siyasi boykota karşıyız. Bu tip çağrılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir.” ifadesini kullandı.

Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen de Türkiye’nin itidalli ve sağduyulu olunması gereken bir dönemden geçtiğinin altını çizerek, “Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde ülkemizin sanayi üretimine, ticari hayatına olumsuz yansıyabilecek her türlü davranıştan uzak durulmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin kendi bölgesinin en güçlü sanayi ülkesi olduğuna dikkati çeken Büyükeğen, ülkenin bu gücünü sürdürülebilir kılmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti.

BURSA TİCARET VE SANAYİ ODASI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, üretim ve ticaretin, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemesi gerektiğini belirtti.

Boykot çağrılarının en çok çalışanı, üreticiyi ve ülkeyi etkilediğini aktaran Burkay, şu ifadeleri kullandı:

“Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizi hedef göstermek, ülkemizin ekonomik geleceğine zarar vermektir. Üretim ve ticaret, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli, emeğiyle ayakta duran, binlerce insanımıza iş imkanı sunan işletmelerimiz bireysel tepkilerin hedefi olmamalıdır. Unutulmamalıdır ki boykot çağrıları, en çok çalışanı, üreticiyi ve ülkemizi etkiler. Ekonomimizi ayakta tutan, dışa bağımlılığı azaltan ve istihdam oluşturan firmalarımızın boykot yoluyla cezalandırılması, uzun vadede ülkemize kaybettirir. Eleştiri, demokratik bir haktır ancak çözüm, yıkmak değil, birlikte daha iyisini inşa etmektir.”

ANTALYA TİCARET VE SANAYİ ODASI (ATSO) 

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız.” dedi.

Hacısüleyman, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, üretim ve istihdamın devamının, ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarından olduğunu belirtti.

Üretimin ve istihdamın devam etmesi gerektiğini ifade eden Hacısüleyman, şöyle devam etti:

“Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız. Son haftalarda yaşadığımız bu zorlu süreci toplumun tüm kesimlerini tatmin edecek ve hukukun üstünlüğünü hakim kılacak çözümlerle aşacağımıza inanmaktayız.”

The post İş dünyasından ‘boykot’ çağrılarına peş peşe tepkiler appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/is-dunyasindan-boykot-cagrilarina-pes-pese-tepkiler.html/feed 0 77346
Özgür Özel’e hapis cezası gelebilir: Kanunlar ne söylüyor? https://memur70.com/ozgur-ozele-hapis-cezasi-gelebilir-kanunlar-ne-soyluyor.html https://memur70.com/ozgur-ozele-hapis-cezasi-gelebilir-kanunlar-ne-soyluyor.html#respond Tue, 25 Mar 2025 18:00:24 +0000 https://memur70.com/?p=77013

CHP Genel Başkanı Özgür Özel dün Saraçhane'deki konuşmasında iktidara yakın oldukları iddiasıyla birçok marka için boykot çağrısında bulunmuştu. Bu gelişmenin ardından Özel'in hapis cezası alabileceği konuşulmaya başlandı. İşte detaylar...

The post Özgür Özel’e hapis cezası gelebilir: Kanunlar ne söylüyor? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İBB ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik terör ve yolsuzluk soruşturmaları sonrası Saraçhane’yi miting alanına çeviren, vatandaşları sokağa davet eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün akşam da Türkiye’nin yerli ve milli firmalarını hedef gösterip boykot çağrısı yaptı. İktidara yakın olduğu iddiasıyla firmaları boykota çağıran Özel, bazı firmaları karıştırdığını belirtip; bugün özür dileyerek boykottan çıkardıklarını söyledi.

İstanbul 2 Nolu Barosu Avukatı Sezgin Tunç, Özel’in Türk Ticaret Kanunu’nun hükümlerini ihlal ettiğini bildirdi.

“HAKSIZ REKABETE ZEMİN HAZIRLIYOR”

“Siyasi saiklerle belirli işletmelere yönelik boykot çağrıları, içerdikleri beyanların mahiyetine göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun m. 55 hükmü kapsamında haksız rekabet teşkil edebilir.” diyen Av. Tunç, “TTK m. 55/1-a-1: Başkalarını veya onların mallarını, ticari faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ‘haksız rekabet’ olarak düzenlenmiştir. Bu tür beyanların sosyal medya gibi dijital mecralarda yapılması fiilin hukuki niteliğini değiştirmez. Yargıtay içtihatlarında da bu tür paylaşımların haksız rekabet oluşturabileceği açıkça kabul edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

“BEYANLAR TİCARİ ZARAR KASTI İÇERİYORSA…”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararını işaret eden Av. Tunç, “‘Haydi Türkiye, … mallarını boykot’ çağrısı, ticari itibarı hedef aldığı gerekçesiyle haksız rekabet fiili olarak değerlendirilmiştir. Beyanlar gerçeğe uygun olsa dahi, eğer ölçüsüzlük, orantısızlık veya ticari zarar kastı içeriyorsa TTK m. 55 uyarınca haksız rekabet hükümleri uygulanabilir. “İfade özgürlüğü” hukuka aykırı eylemlere meşruiyet kazandırmaz.” dedi.

“İKİ YILA KADAR HAPİS CEZASI ALABİLİR”

Kasten bu eylemi gerçekleştiren Özel’in, şikayetler üzerine iki yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirten Tunç, “Ayrıca, zarar gören işletmeler tespit, men ve tazminata yönelik hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir.” paylaşımını yaptı.

The post Özgür Özel’e hapis cezası gelebilir: Kanunlar ne söylüyor? appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/ozgur-ozele-hapis-cezasi-gelebilir-kanunlar-ne-soyluyor.html/feed 0 77013
İsrail boykotu yerli ürüne ilgiyi artırdı https://memur70.com/israil-boykotu-yerli-urune-ilgiyi-artirdi.html https://memur70.com/israil-boykotu-yerli-urune-ilgiyi-artirdi.html#respond Mon, 09 Dec 2024 16:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=73386

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki şiddetli saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail'e yardım gönderen uluslararası firmalara yönelik boykot devam ederken, tüketicilerin yerli ürünlere ilgisinde büyük artış yaşanıyor.

The post İsrail boykotu yerli ürüne ilgiyi artırdı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere, saldırıların başladığı dönemlerden bu yana tüketicilerde yüksek bir hassasiyet oluştuğunu vurguyarak, “Tüketicilerin boykot ürünlere karşı duyarlılığı oluştu. Belirli markaların tüketiminde yüzde 30-40’lara varan bir azalma olmuştu. Özellikle temizlik, kişisel bakım, içecek ve kahve gibi kategorilerde. Burada yerli markaların özellikle içecek ve temizlik gruplarında pazar payları arttı.” diye konuştu.

Tüketicinin bu kapsamda ciddi bir etkisi olduğunu söyleyen Güzeldere, “Boykot kurumsal değil ancak bireysel bir inisiyatif. Saldırıların ilk zamanlarında boykot çok etkiliydi, hassasiyet zirveye ulaşmıştı. Ama bugün geldiğimiz noktada hassasiyette azalmalar var.” ifadelerini kullandı.

Güzeldere, marketlerde konuyla ilgili yapılan çalışmalara yönelik yerli üretici markaların ürünlere yerli üretim olduğuna dair etiketler eklediklerini de belirterek, şunları kaydetti:

“Belli kategorilerde özellikle pazara giremeyecek yerli markalara güzel bir fırsat oluşturdu. Yerli markalarımız da buradaki bu teveccühü görüp yeni ürünler ürettiler. Özellikle bulaşık makinesi kapsülünde çok farklı ürünler üretildi. Bununla beraber diğer diş macunu, şampuan, kişisel bakım ürünlerinde de bir hassasiyet oluşmuştu. Onlara da bir fırsat oluştu. Markaların daha sürdürülebilir ve kalıcı olmaları için en azından tüketicilerin lehine fiyat skalasını düzgün bir şekilde devam ettirmeleri yarar sağlayacaktır. En iyi boykot üretimdir. Ülke ekonomimiz için kendi markalarımızı çıkarmamız lazım. Yerlilik diyoruz, bu manada gerçekten özellikle gıda ürünleri tarafında yerliliğin ne kadar kıymetli olduğu ortaya çıkıyor. Bizim gerçekten yerli üretimi, yerli markalarımızı oluşturup güçlü bir hale gelmemiz lazım.”

“2025’TE İKİ KAT PAZAR PAYINA ULAŞACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Oğuz Holding Üst Yöneticisi (CEO) Enes Örer, holding olarak rakiplerinden farklı bir şekilde sürekli yatırım yaptıkları için boykot dönemine hazır bir şekilde girdiklerini söyledi.

Örer, bu hazırlığın çok büyük bir avantaj olduğunu belirterek, talebi karşılamanın önemine dikkati çekti.

Sarıyer markalarında gazlı içeceklerinin olduğunu vurgulayan Örer, boykot öncesi duruma değinerek, “Boykot öncesinde şöyle bir durum vardı. Pazar liderleri pazarı domine ettiği ve marka bilinirliği çok yüksek olduğundan kaynaklı bir tüketici alışkanlığı vardı. Bunu kırmak, bunu değiştirmek farklı bir ürünü veya tadı denetmek çok zordu. Ancak boykot süreci bize bu imkanı verdi. Biz de ciddi bir şekilde hazır olduğumuzdan bu fırsatı çok iyi değerlendirdik.” dedi.

Örer, Sarıyer Kola’da direkt şeker kullandıklarını, tatlandırıcı kullanmadıklarını dile getirerek, “Bu durum ürünün nefasetini, tadını, her şeyini etkileyen bir faktör olduğundan dolayı, deneme şansını bulduğumuzda tüketici sadakati oluştu. Bu şekilde oluştuğunda da operasyonumuz bir barem birim satıyorken, üç bareme yani üç katına çıktı ve şimdi bu artarak da devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Şu anda pazarda yüzde 3 Sarıyer Kola olarak pay almış durumda olduklarını ve dünyadaki konjonktürler gereği boykotların dönem dönem yaşanmakta olduğunu söyleyen Örer, genellikle çok kısa süreli ve etkisi uzun sürmeyen boykotlar yaşandığından dolayı bu boykot döneminin farklı olduğunu dile getirdi.

Örer, “İnsanlar bu boykotu uzun süreli devam ettirdi. Burada yurt dışı menşeli ürünlere karşı bir tavır alınarak ülkemizin yerli, milli, Türk markalarına karşı bunların kullanımına karşı ciddi bir teveccüh gösterdiler. Orada da işini iyi yapan firmalar ciddi bir şekilde büyüme fırsatı yakaladı ve biz de onlardan biri olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

En fazla enerji içeceği satarken, şu anda Sarıyer markasında kola satacak şekilde kendi iç oranlarının sıralamalarının da değiştiğini anlatan Örer, şöyle devam etti:

“Bir önceki yıla 300 endeks gidiyoruz. Ancak bu bir balon değil. Pazardan, iş ortaklarımızdan ve son tüketicilerimizden gördüğümüz bu. Oğuz İçecek olarak, boykot öncesi döneme ait ciromuzu boykot sonrası dönemde üçe katladık. Dolayısıyla Oğuz Holding olarak toplamda 30 milyon avroluk bir hat yatırımı gerçekleştirdik. Son teknoloji hatlarımızla da Adana, Konya ve Sakarya fabrikalarımıza şu anda ikişer tane daha yine gazlı üretimi yapacağımız hatlardan alıyoruz. Dolayısıyla bu büyümenin artarak devam edeceğini, pazar payımızın da 2024 kapanış verilerimize göre 2025’te iki kat pazar payına ulaşacağına inanıyoruz ve bütün hazırlıklarımızı da bu minvalde yapıyoruz.”

“BOYKOTU HAFİFE ALMAMAK, ÖNEMSEMEK LAZIM”

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanvekili İbrahim Güllü de dünyada birçok firmanın yalnızca ticaret değil bunun yanı sıra birtakım siyasi düşüncelerle hareket edebildiğini, artık insanların tepkilerini gösterirken sosyal medyanın dışında o ürünleri almayarak boykot sistemini uygulamaya başladıklarını ifade etti.

Boykotun etkili uygulanması halinde ciddi anlamda ses getirebileceğine ve siyasi dengeleri dahi değiştirebileceğine işaret eden Güllü, şunları kaydetti:

“Yani o ürünlerin devletlerin politikalarına etkisi olabilir. Günümüzde ise devletler maalesef insanlık dışı uygulamalar, eylemler yapabiliyorlar. Biz böyle bir şirketin ordularına destek olup bağış yaptığını ve bu ordunun da başka toplumlara zulmettiğini görünce ister istemez o ürünlere karşı olan ihtiyacımız, sempatimiz, alma isteğimiz bir anda yok olabiliyor. Ve dolayısıyla da toplumsal anlamda tepkimizi ortaya koyabiliyoruz. Şimdi Türkiye’de de boykotu ciddiye alan, etkili olabileceğini düşünen ve böyle bir hareket başlatan bir grup var. İsrail mallarını boykot ederek en azından bir tepki gösterme, önlemeye çalışma yönünde bir durum söz konusu. Ama Türkiye’de tüm tüketiciler olarak aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Maalesef aynı hassasiyeti gösterdiğimiz söylenemez. Bunun tüm medyada duyurulmasıyla birlikte boykot çağrısı yapılması ve bu boykotun da güzel bir şekilde izah edilmesi halinde bunun yaygınlaşabileceği kanaatindeyiz. Boykotu hafife almamak, önemsemek lazım.”

KAYNAK: AA

The post İsrail boykotu yerli ürüne ilgiyi artırdı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/israil-boykotu-yerli-urune-ilgiyi-artirdi.html/feed 0 73386
Elon Musk, reklam devlerine dava açtı! https://memur70.com/elon-musk-reklam-devlerine-dava-acti.html https://memur70.com/elon-musk-reklam-devlerine-dava-acti.html#respond Fri, 09 Aug 2024 08:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=68669

Sosyal medya platformu X, yasa dışı şekilde platformu boykot ettikleri ve gelir kaybına neden oldukları gerekçesiyle büyük şirketleri mahkemeye verdi.

The post Elon Musk, reklam devlerine dava açtı! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Elon Musk, 2022 yılında sosyal medya platformu Twitter’ı satın aldıktan sonra, bazı büyük şirketler reklam vermeyi durdurmuş ve boykot başlatmıştı.

Daha sonra adı X olarak değiştirilen platform, söz konusu reklam boykotu nedeniyle büyük kayıplar yaşamıştı.

X’TEN BOYKOT YAPAN ŞİRKETLERE DAVA

Sosyal medya platformu X, yasa dışı şekilde platformu boykot ettikleri ve gelir kaybına neden oldukları gerekçesiyle bazı reklam verenlere ve büyük şirketlere dava açtı.

X Üst Yöneticisi (CEO) Linda Yaccarino, sosyal medya hesabından detayları paylaştı.

Yaccarino, X’in Küresel Sorumlu Medya İttifakı (GARM), Dünya Reklam verenler Federasyonu (WFA) ve GARM üyeleri CVS Health, Mars, Orsted ve Unilever’e karşı bir antitröst davası açtığını bildirdi.

Geçen ay ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi’nin “GARM’ın Zararı” başlıklı raporunu okuduğunu belirten Yaccarino, raporda X’in de aralarında bulunduğu birçok şirkete karşı yasa dışı boykot yapıldığına dair kanıtlar elde edildiğinin kaydedildiğini aktardı.

Yaccarino, bu kuruluşların ve yöneticilerinin yasa dışı eylemlerinin X’e milyar dolara mal olduğunu ifade etti.

Öte yandan Texas’taki federal mahkemede açılan dava dilekçesinde, söz konusu kuruluşların daha önceki adı Twitter olan platformdan elde edilen milyarlarca dolarlık reklam gelirini “kolektif olarak alıkoymak için komplo kurdukları” iddia edildi.

KAYNAK: AA

The post Elon Musk, reklam devlerine dava açtı! appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/elon-musk-reklam-devlerine-dava-acti.html/feed 0 68669
İsrail’i boykot Türkiye’de de tüketicilerin satın alma tercihlerini etkiledi https://memur70.com/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi.html https://memur70.com/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi.html#respond Sun, 18 Feb 2024 14:00:13 +0000 https://memur70.com/?p=61907

İsrail'in Gazze'yi işgali sonrası dünyanın farklı ülkelerinde İsrail'e destek veren firmalara karşı boykot çağrıları artarken Türkiye'de de boykot, tüketicilerin satın alma tercihlerini etkilemeye devam ediyor.

The post İsrail’i boykot Türkiye’de de tüketicilerin satın alma tercihlerini etkiledi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail’e yardım gönderen uluslararası firmalar, dünyanın farklı ülkelerinde boykot ve protesto ediliyor. Küresel çapta olduğu gibi yurt içinde de tüketiciler İsrail’e karşı pozisyon alıyor.

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, AA muhabirine, yeme-içme sektöründe protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan gazlı içecek markalarının çok fazla tüketildiğini ancak bu durumda 7 Ekim’den bu yana ciddi bir değişiklik yaşandığını söyledi.

Birçok restoran ve lokanta sahibinin Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırıların ardından kendi isteğiyle söz konusu gazlı içecekleri satmama kararı aldığını aktaran Bingöl, “Şu anda benim gözlemim, restoran ve lokantaların yarısı boykot ürünlerinden olan gazlı içecekleri satmıyor. Bu durum işletmelerin cirosunu olumsuz etkilemedi. Gelen müşteri gazlı içecek satılmadığını öğrendiğinde, demirhindi şerbeti ve ayran gibi alternatif ürünlere yöneliyor.” ifadelerini kullandı.

Bingöl, müşterilerin çoğunluğunun işletmenin gazlı içecek satmama kararına saygı gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“7 Ekim’den öncesine göre aylık bazda yeme-içme sektöründe gazlı içeceklerin satışı yüzde 20 civarı düştü. Bu oranı marketler, lokantalar ve otelleri dahil ederek söylüyorum. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek satışları yüzde 50’den fazla azaldı. Ben boykot bilincinin canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Boykotun sürekli ve geçerli olabilmesinin tek yolu var, muadilini ve daha iyisini yapacaksın. Benim restoranımda müşterilerimin yüzde 70-80’i demirhindi şerbeti içiyor. Gazlı içecek yok ama muadili var, diyorum. Boykot meselesinde özellikle gazlı içeceklere alternatif olacak, çok da lezzetli olan geleneksel içeceklerimiz var. Şerbet, ayran ve Türk kahvesi gibi lezzetlerimizi daha fazla tanıtmalı daha fazla tercih edilir yapmalıyız.”

“CEPHANE BİZDEN DEĞİL’ BOYKOT KAMPANYASI KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRÜYOR”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Gazze’de bir soykırım yaşandığını ifade ederek, 18 ülkeden, 34 tüketici örgütüne milyonlarca insanın soykırıma uğramasına seyirci kalmamaları çağrısında bulunduklarını bildirdi.

Yaşanan insanlık dramına karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güçlü şekilde tepki gösterildiğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:

“7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, ülkemiz insanı başta İsrail olmak üzere, bu soykırımı destekleyen ülkelerin marka ve ürünlerini satın almayarak, tüketici boykotu geliştirmek istemektedirler. Tüketici Birliği Federasyonu tarafından, özellikle sosyal medyada dolaşıma sokulan birçok listedeki marka ve ürünler üzerinde yapılan araştırma ve incelemede, çoğu marka ve ürünün ABD ve İsrail ekonomilerine ait olmaları bir yana, ülkemizin ekonomisi içinde yer aldıkları, ulusal marka ve ürünler olduğu tespit edildi. Tüketicinin tüketimden gelen gücünün harekete geçirilerek yapılacak boykotta, boykot edilecek marka ve ürünün milliyetinin doğru tespit edilmesi gereklidir. Ayrıca, tüketicinin o ürün yerine, ikame edebilecek başka ürün seçeneğinin olması, boykotun etkili şekilde uygulanmaya uygun olması ve boykot kapsamındaki marka ve ürünün ülkemiz ekonomisi bakımından başta istihdam ve yerli sermayenin zarar görmemesi gibi çeşitli koşulların gözetilmesi gereklidir.”

Tüketici Birliği Federasyonu olarak başlattıkları “Cephane Bizden Değil” boykot kampanyasını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Deniz, “Sadece Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ve Türk devletlerinden boykota katılımın yoğun olduğu haberlerini alıyoruz. Boykotun etkili olduğunu halka açık şirketlerin bilançolarından da anlıyoruz. Market raflarındaki boykot ürünlerinin fiyat etiketlerindeki değişimden boykotun gücü anlaşılıyor. Neredeyse zararına ürün satıyorlar ama yine de tercih edilmiyorlar.” şeklinde konuştu.

Deniz, boykot kampanyasını “başarısızlıkla” ve “sürdürülemez olmakla” ilişkilendiren yorumlara katılmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yorumlar iki sebebe dayanıyor. Söz konusu markalar, sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturmak için trolleri ile kampanya yapıyor. Gerçekte ise eşimiz, dostumuzun boykota sadık olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan ‘boykotun başarılı olmadığı’ şeklindeki yaklaşım tamamen firmaların kendi yalan haberleri. Diğer durum ise boykotun şiddet görüntüleriyle gösterilmesi. Sağduyu sahibi halkımız böyle kolayı dökmekle, kafeyi basmakla, oradaki insanları rahatsız etmekle boykotun olmayacağını çok iyi biliyor. Bu görüntülerdeki şahısların samimi olmadığı, provokatif amaçlarla boykotu sulandırmak için böyle şeyler yaptıklarını düşünüyorum.”

The post İsrail’i boykot Türkiye’de de tüketicilerin satın alma tercihlerini etkiledi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi.html/feed 0 61907
Körfez’deki Türkiye boykotu Avrupa pazarını da arayışa soktu https://memur70.com/korfezdeki-turkiye-boykotu-avrupa-pazarini-da-arayisa-soktu.html https://memur70.com/korfezdeki-turkiye-boykotu-avrupa-pazarini-da-arayisa-soktu.html#respond Sat, 17 Oct 2020 08:22:21 +0000 https://memur70.com/?p=80

Fas'ın Türk mallarına yüzde 90 ek vergi getirmesi, BAE'in uçuş boykotu ve Suudi Arabistan'ın, Dünya Ticaret Örgütü'nde dava açılmaması için ...

The post Körfez’deki Türkiye boykotu Avrupa pazarını da arayışa soktu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Fas’ın Türk mallarına yüzde 90 ek vergi getirmesi, BAE’in uçuş boykotu ve Suudi Arabistan’ın, Dünya Ticaret Örgütü’nde dava açılmaması için ‘gizli’ sürdürdüğü Türkiye ambargosu, Avrupa pazarını da arayışa soktu.

MANGO’DAN TÜRKİYE ÜRETİCİLERİNE MAİL

FT’de yer alan habere göre, İspanyol Mango, Türkiye’deki üreticilerine bir e-mail göndererek “Suudi Arabistan’a Türkiye’den gönderilen mallarda yaşanan gümrük gecikmeleri üzerine alternatifler üzerinde çalışıldığını” bildirdi.

HÜKÜMETTEN AÇIKLAMA YOK

Özlem Ermiş Beyhan’ın haberine göre İş insanları, durumdan Türkiye’de üretip Körfez’e satış yapan tüm üreticilerin etkilendiğini söylüyor. Türk iş insanları, birkaç hafta önce Suudi Arabistan’a gümrüklerde Türk ürünlerine zorluk çıkarılmaması yönünde çağrısında bulundu. Hükümetten boykotla ile ilgili henüz yapılmış bir açıklama yok.

SUUDİ ARABİSTAN DA YALANLADI

Suudi Arabistan, Türkiye’ye Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına aykırı şekilde boykot uyguladığını resmi ağızlarda reddediyor. Ancak geçen hafta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ajlan Al-Ajlan, sosyal medyada Türk ürünlerine karşı boykot çağrısı yaptı. 

Ajlan Al-Ajlan, Twitter’dan yaptığı açıklamada “Türk hükümetinin, hükümetimize, ülkemize ve vatandaşlarımıza yönelik süregelen saldırgan tutumu nedeniyle Türkiye’ye dair, ithalat, yatırım ya da turizm olsun her şeye boykot uygulamak her Suudlu tüccar ya da tüketicinin sorumluluğudur” dedi.

Türkiye’nin 2019’da Suudi Arabistan’a ihracatı 3,2 milyar dolar. Türkiye’de 11 milyar dolarlık Suudi yatırımı bulunduğu tahmin ediliyor. Bu yatırımın yüzde 25’i gayrimenkul sektöründe. Türkiye’nin ise Suudi Arabistan’daki toplam yatırımı 643 milyon dolar.

SUUDİ PRENS’TEN DE BOYKOT ÇAĞRISI

Suudi Arabistanlı Prens Abdulrahman bin Musaed bin Abdülaziz El Suud, resmi sosyal medya hesabından Suudi Arabistan halkına Türk ürünlerini boykot etme çağrısında bulundu.

İHA’da yer alan habere göre, El Suud, BBC’nin “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Türk Ordusu Katar üzerinden körfez ülkelerinin istikrarını sağlıyor” başlığıyla yayınladığı haberi paylaşarak “İşte bu yüzden Türk ürünlerine boykot etmemiz gerek” dedi. Açıklamasında ironik bir şekilde kalp emojisi de kullanan El Suud “Türkiye ekonomisinin istikrarını ve gücünü korumak için herkesi Türk ürünlerini boykot etmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

FAS’TAN DA TÜRKİYE’YE EK VERGİ

Türkiye’ye yönelik ekonomik boykota son olarak Fas da katıldı. Türkiye ile var olan serbest ticaret anlaşmasını (STA) değiştirerek 1200 üründe yüzde 90’a var ek vergiler getirdi. Ek vergiler özellikle tekstil, deri ve otomotiv ürünlerinde geçerli olacak.

BAE DE UÇUŞ YASAĞINI SÜRDÜRÜYOR

Birleşik Arap Emirlikleri’nde de korona nedeniyle yapılan işten çıkarmalarda Türk çalışanlara ‘öncelik verildiği’ iddia ediliyor.

Dubai, Avrupa’da ikinci dalgayı yaşayan ülkelerle dahi uçuşları yeniden başlatırken, İstanbul ile havayolu trafiğini açmaması da dikkat çekti. Fakat ‘gizli’ boykotla ilgili Dubai yönetiminden henüz resmi bir açıklama yok.

“KAOS HESABI YAPMAYAN RAHATSIZ OLMAMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da yayımlanan The Peninsula Gazetesi’ne geçen hafta mülakat vermişti.

Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nın iki ülke arasındaki kardeşlik, dostluk, dayanışma ve samimiyetin timsali olduğunu kaydeden Erdoğan “Üssümüzle ilgili menfi propaganda yayanlar kesinlikle iyi niyetli değildir. Türkiye askeri varlığıyla sadece kardeş Katar’ın değil, bütün Körfez bölgesinin istikrarına ve barışına hizmet etmektedir. Kaos hesapları yapanlar dışında hiç kimse, Türkiye’nin ve Türk askerinin Körfez bölgesindeki mevcudiyetinden rahatsız olmamalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

The post Körfez’deki Türkiye boykotu Avrupa pazarını da arayışa soktu appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/korfezdeki-turkiye-boykotu-avrupa-pazarini-da-arayisa-soktu.html/feed 0 80