Bizim – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi Fri, 16 Jan 2026 11:00:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://memur70.com/wp-content/uploads/2020/11/cropped-favicon-32x32.png Bizim – Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi https://memur70.com 32 32 185966257 Son dakika: Ara tatiller kalkıyor mu? Bakan Tekin’den kritik açıklama… https://memur70.com/son-dakika-ara-tatiller-kalkiyor-mu-bakan-tekinden-kritik-aciklama.html https://memur70.com/son-dakika-ara-tatiller-kalkiyor-mu-bakan-tekinden-kritik-aciklama.html#respond Fri, 16 Jan 2026 11:00:15 +0000 https://memur70.com/?p=90079

Son dakika: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim dönemi içerisinde iki kez yapılan birer haftalık tatilin kaldırılması ile ilgili açıklamada bulundu. Tekin konuyla ilgili "Henüz verilmiş bir kararımız yok, bu konu gündemimizde." dedi.

The post Son dakika: Ara tatiller kalkıyor mu? Bakan Tekin’den kritik açıklama… appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamaları şu şekilde;

Öncelikle bütün öğretmen arkadaşlarımıza bu 90 günlük periyot içerisindeki emekleri, çabaları, gayretleri, fedakârlıkları için teşekkür edelim. Yağmur, çamur, kar, kış demeden çocuklarımızı kendilerine emanet edilen kutsal birer varlık olarak yaklaşıp onları kendi çocuklarından ayırt etmeden hayata hazırlayan, hem akademik anlamda hem toplumsal anlamda çocuklara etki etmeye çalışan, onları yetiştirmeye çalışan bütün öğretmen arkadaşlarımıza sizin vesilenizle bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bütün çocuklarımıza, gençlerimize bu eğitim-öğretim yılından dolayı geçmiş olsun diyelim. İnşallah iki haftalık bir dinlenmeden sonra yeni eğitim-öğretim yılında bahar yarıyılında yine birlikte olacağız ve sağlıkla, huzurla, mutlulukla devam edeceğiz.

Bizim açımızdan çok dolu dolu bir eğitim öğretim yılı geçti. Biz yaz aylarında 2023’ten itibaren bir gelenek halini aldı, eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi yayınlıyoruz ve o yıl gündeme alacağımız, o yıl içerisinde gündemde tutmaya çalışacağımız farkındalık oluşturmaya çalışacağımız konuları öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, idarecilerimizle, velilerle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bu yıl da 9 Eylül’de okullar başlarken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin doğal bir sonucu olarak insanlara, çevresine, topluma ve doğaya saygılı bir birey yetiştirmek, bir insan yetiştirmek kurgusundan hareketle hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında önemsediğimiz başlıklardan bir tanesi çocuklarımızın doğaya, vatana sevgi ve saygısını artıracak etkinlikler içerisinde olmaktı.

9 Eylül tarihi itibariyle biz okullarımızda bu temayla, Yeşil Vatan temasıyla eğitim öğretim dönemini başlattık.

Bu esnada çocuklarımızın bugünlerde yoğun olarak konuştuğumuz suyun tasarruflu kullanılmasından çevremizin, doğanın bize emanet edildiği ve emanete gelecek kuşaklar adına da saygıyla yaklaşmamız gerektiğini, korumamız gerektiği bilincini çocuklarımıza verebilecek şekilde Yeşil Vatan temasıyla bir dizi etkinlikler yaptık. Dediğim gibi yoğun bir dönemi hep beraber geçirmiş olduk.

ARA TATİLLER KALKACAK MI?

9 Eylül’de başlayan bu yoğun etkinlik dönemi eğitim öğretim dönemi bugün itibariyle mini bir araya giriyoruz. İnşallah aradan sonra da yine aynı özveriyle aynı fedakârlıklarla eğitim öğretime devam edeceğiz. Şimdiden çocuklarımıza gençlerimize iyi tatiller dileyelim.

Bahsettiğiniz konuya gelince, sorduğunuz soruya gelince biz 2023’ten itibaren attığımız her adımı öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, velilerle, kamuoyundaki paydaşlarımızla istişare halinde yürütmeye çaba sarf ediyoruz. Aldığımız bütün kararların arka planında çok kapsamlı bir alan araştırması, istişare süreci var. Ara tatillerle ilgili olarak da bu bahsettiğim paydaşlarımızdan karşı olanlar var, taraftar olanlar var.

Biz de bununla ilgili analizlerimizi yapıyoruz. Dediğim gibi bakanlıktaki eğitim öğretim dairelerimizden izleme ve değerlendirme daire başkanlıklarımız var. Onlar bu konudaki değerlendirmeleri yapıyorlar. Art niyetli bazı kişiler bizim bu söylediklerimizi cümlenin son kısmını alarak değerlendiriyorlar. Sanki biz sadece kamuoyuyla danışıyormuşuz gibi algılıyorlar. Bu çok art niyetli bir yaklaşım. Biz eğitimin bütün paydaşlarıyla, öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla zaten konuşuyoruz, pedagojik ve akademik anlamda bunun artılarını ve eksilerini tartışıyoruz ama diğer paydaşlarla da görüşüyoruz. Henüz verilmiş bir kararımız yok, bu konu gündemimizde.

KADEMELER ARASI GEÇİŞ SÜRECİ

Dünya çok hızla gelişiyor. Eğitim-öğretim süreçleri, metodolojisi, pedagojisi sürekli kendini yeniliyor. Dünyada artık ne tartışılıyorsa biz de aynı şeyleri tartışmak durumundayız. Dünyada çocuklar çok daha erken yaşlardan itibaren yükseköğretim yani bir sonraki eğitim öğretim kademesine geçmeye başladı. Biz de bunları tartışmaya açalım, Türkiye’de bu da tartışılsın istedik. Kamuoyundaki tartışmaları takip ediyoruz. Bu konuda bakanlığımızdaki ilgili birimler hem üniversitelerle hem akademisyenlerle bu konudaki çalışmalarını da sürdürüyorlar

Kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik gündemimizde yok. Bu konuda çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok. Tekrar altını çizerek söylüyorum, kademeler arası geçişle ilgili hiçbir değişiklik bizim gündemimizde yok. Fakat biz her ortamda şunu söylüyoruz; çocuklarımızın kademeler arası geçişte, kademeler arası geçiş için kullandığımız merkezi sistem sınavların sorularının tamamen bizim ders kitaplarımız ve bizim müfredatımızdan çıktığını söylüyoruz.

Bunun altını ısrarla çizerek söylüyoruz. Şimdi bu açıklamaları yapmazsak eğer, yani yeni programlarımız ve yeni kitaplarımız doğrultusunda sınav sorularının güncelleneceğini söylemezsek eğer çocuklarımız bir problemle karşı karşıya kalacaklar. Dolayısıyla burada söylediğimiz şey sadece ve sadece şu; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçtiğimiz eğitim öğretim yılında başlayan programlarımızın uygulanma sürecini tamamladıktan sonra kademeler arası geçişe tabi olacak arkadaşlarımız için soru havuzu revize edilmiş olacak. Neye göre? Yeni kitaplara ve yeni müfredata göre.

Sadece soru tarzları itibariyle, sorular itibariyle yani sınav sisteminde, sınavda, kademeler arası geçişte herhangi bir değişiklik falan değil bu. Sadece sorularımızın müfredata uyarlanmış olması. Yani şunu söylüyoruz; şu andaki mevcut sorular mevcut müfredata göre. 2028 yılında TYMM kapsamında ilk defa kademeler arası geçiş sınavına girecek arkadaşlarımız ise yeni müfredat ve yeni programlara göre, yeni ders kitaplarından hazırlanmış sorular olacak. Bunu anlatmaya çalışıyoruz sadece. Dolayısıyla şunun altını ısrarla bir kez daha çizeyim; çocuklarımız ve gençlerimiz bizim ders kitaplarımız, EBA’da kendileri için paylaştığımız materyaller, başta MEBİ olmak üzere dijital ortamlarda kendilerine sunduğumuz imkânlar dışında herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan kademeler arası geçiş sınavına hazırlanacakları bir proses var önümüzde. Bunun altını çizerek söylüyorum.”

The post Son dakika: Ara tatiller kalkıyor mu? Bakan Tekin’den kritik açıklama… appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/son-dakika-ara-tatiller-kalkiyor-mu-bakan-tekinden-kritik-aciklama.html/feed 0 90079
Bakan Işıkhan belediyelerin borcunu açıkladı https://memur70.com/bakan-isikhan-belediyelerin-borcunu-acikladi.html https://memur70.com/bakan-isikhan-belediyelerin-borcunu-acikladi.html#respond Sat, 26 Apr 2025 20:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=78387

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, "Belediyelerin 196 milyar borcu var" diyerek, "Tüm belediyelere eşit yaklaşıyoruz, borçlar ödenmeli" açıklamasında bulundu.

The post Bakan Işıkhan belediyelerin borcunu açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

SON DAKİKA HABERİ: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CNN Türk’te gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Işıkhan, “Tüm belediyelere eşit yaklaşıyoruz, borçlar ödenmeli. Belediyelerin 196 milyar borcu var.” dedi. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Türkiye’nin gündemi malum. İstanbul’da yaşadığımız evler bunlarla ilgili Kütahyalı kardeşlerime ve depremi hisseden tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum bir kez daha.

“DEPREM SİYASETE ALET EDİLEMEZ”

Çok şükür can kaybımız olmadı bu sevindirici. Olduğu ilk günden itibaren devletimizin tüm imkanları biliyorsunuz seferber edildi. Burada kentsel dönüşüm projeleri yapı denetim sistemleri deprem yönetmelikleri gibi konuların ne kadar hayati olduğunu siyasete malzeme yapılmayacak kadar da önemli mevzular olduğunun altını çizmek istiyorum. Depremi önleyemeyiz ancak depremi hazır şehirler daha güçlü şehirler inşa edebiliriz bu da bizim elimizde.

Sosyal güvenlik sistemimizin sürdürüldüğü birliği için bizim tek bir gelirimiz var bu gelirde işverenlerimizin ve kamu kurumlarından tahsil ettiğimiz sigorta primleri. Ancak belediyeler 31 Mart seçimleri öncesinde sayın cumhurbaşkanımızın SGK’ya olan prim borçlarının ödenmesi noktasındaki ifadesinden sonra inanın tüm belediyelerle yakın iletişime girdik. Bu çerçevede aslında primlerin üzerine ödeyen tüm belediyelerimiz belediye başkanlarımıza da huzurlarınıza teşekkür etmek istiyorum.

“BELEDİYELERİN 196 MİLYAR BORCU VAR”

Şunu fark ettik bazı belediyelerin prim borçlarının nedeniyle daha fazla zorlandığını borçlarını ödememe noktasında eylemlerde bulunduğunu gördüm. En mantıklı yöntem belediye başkanlığını mali bir sorumluluğu da bulunmakta mali sorumluluk gereği olarak da primlerin SGK‘ya ödenmesi gerekiyor. Artan faizle birlikte artan bir yükle karşı karşıya kaldık en son rakam 196 milyar dolayında bir borç yükü var. Bunun sürdürülemez olduğunu fark ettik ve belediyelerimiz belediye başkanlarımıza iletişime geçtik çünkü SGK olarak bizim temel amacımız iletişimi sağlamak ve prim borçları olduğunu bu prim borçlarının ödenmesi noktasında kendilerini davet ettik.

Prim borcu ödenmediği zaman sağlık hizmetlerini sunmama noktasına gelebiliyor. Sosyal güvenliği sürdürülebilirliği bizim için çok önemli. Bu süreç içerisinde ve istihdam politikalarımızı aktif hale getirdik çünkü bu dengeyi sağlıklı bir şekilde işletebilmek içindi. Uyguladığınız aktif bir sistem politikaları ile dengelemeye gayret ediyoruz. Bunda da başarılı olduğumuzu ifade etmek isterim.

“85 MİLYONUN İŞÇİNİN ÇALIŞANIN EMEKLİNİN HAKKINI KORUMAKLA SORUMLUYUZ”

Bize teklif ettikleri arsalar ya da gayrimenkullerin üzerinde ipotek var. Biz SGK yönetim kurulunda bunu bunları gündeme aldığımızı bu arsaları nasıl kabul edebiliriz. Tekrar geri dönüyoruz ki bize verdiğiniz bu gayrimenkullerin üzerinde şerh var bunu mutlaka bir düzeltin değiştirin ya da bize başka alternatifler getirin. O noktada iletişimi kurduk. Şimdi Ankara Büyükşehir belediyesi yeni bir yapılanma içerisine girdi ekipler karşılıklı olarak çalışıyorlar. Ve primlerin tahsilat noktasında da bir noktaya geldiğimizde söyleyebiliriz. Biz devlet olarak mevzuatımıza vermiş olduğu yetkiye dayanarak işimizi yapıyoruz. Biz parti ayrımı göze etmiyoruz. 85 milyonun işçinin çalışanın emeklinin hakkını korumakla sorumluyuz.

Sağlık bizim için çok önemli. Bu sağlık sistemi içerisinde ne yazık ki sadece ülkemize değil dünyada da kronik hastalıkların kanser hastalıkların nadir hastalıkların ruh sağlığı hastalıklarının gittikçe arttığını görüyoruz. Bununla birlikte Demans hastalıkları Alzheimer parkinson rahatsızlıkları daha belirgin haline gelmeye başladı. Bizim sorumluluğumuz artıyor neden artıyor çünkü ilaçların etkili olan ilaçların kullanımını da sosyal güvenlik kurumu olarak biz finanse ediyoruz. Yaşlı nüfus oranımız gittikçe artıyor. Bizde politikalarımızı buna göre şekillendiriyoruz.

Bugün itibari ile geri ödeme kapsamına alınan ilaçlarımızın sayısını komisyonlarımızın belirlediği ilkeler doğrultusunda giderek artırıyoruz. Toplam 8873 ilaç SGK tarafından karşılanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı bizim için çok önemli bu finansmanı yönetebilmek için politikalara ihtiyaç duyuyoruz. Sağlıkta dönüşüm programı ve 2008 yılındaki sosyal güvenlik reformu sayesinde gerçekten vatandaşlarımız dünyanın hiçbir yerinde bir ülkesinde vatandaşların ulaşamadığı nitelikte sağlık hizmetlerinden faydalanmakta. Bunu çok rahat görebiliyoruz. Ama sayın cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde 2008 yılında sosyal güvenlik ve formunu hayata geçirdik. Bunun meyvelerini çok fazla almaya başladık. Özellikle Avrupa’daki sistemlerle karşılaştırdığımızda en basitinden şehir hastanelerini düşünüyoruz şehir hastanelerinde sunulan hizmetin kapıdan girişinizde belli oluyor.

“BİR SMA İLACI DAHA GERİ ÖDEME KAPSAMINA ALMIŞ OLDUK”

Kullanım kolaylığı olan bir SMA ilacı daha geri ödeme kapsamına almış olduk. Hastaların alternatif tedaviye erişimlerini sağlamış olduk. Bunun yanında bilgisayarda tomografi ve MR görüntülemelerinde kullanılan kontrast ilaçların hastaneler tarafından temin edilmesi sağlanarak artık vatandaşlarımız bu maddeleri eczanelerden almaya ihtiyaç duymayacaklardır. Dijital takip sistemiyle bu da yoğun bakım ünitelerinde oluşturulan sağlık verilerinin sisteme entegre edilerek anlık olarak takip edilmesi sürecini de başlatmış olduk.

Yurtdışında ilaç bulunabilir ama o ilacın bedeli o kadar yüksek bunu satın almaya gücünüz yetmiyor. Devlet garantisi altında biz vatandaşlarımızın hastalarımızın ihtiyaç sunmuş olduğu ilaçları kolaylıkla temin edebiliyoruz.

9 BİN SAHTE BOŞANMA TESPİT EDİLDİ

Bu da toplumda sıklıkla karşılaştığımız bir konu aslında. Biz SGK olarak kayıt dışılıkla, usulsüzlüklerle, suistimallerle mücadele etmek için 2024 yılını Abdülkadir Bey denetim yılı olarak ilan etti. Ve hala devam ediyor. 2024, 2025, 2026 ve süregelen bir yapı söz konusu. Biz bunu aksatmıyoruz. Denetim en önemli fonksiyonlarımızdan bir tanesi. Ve burada 2024 yılı içerisinde 1 milyon dolayında risk analizine dayalı bir denetim gerçekleştirdik. Bu denetim 1 milyona yakın risk analizine dayalı, yapay zekadan da faydalanarak bu denetimleri gerçekleştirdik. Sahte işyerleri, sahte sigorta, muazzalı yani danışıklı sigorta girişleri gibi olayların olduğunu gözlemledik. Ve bunu takip altına aldık. Sadece ileri boşanmalar üzerinden yapılan incelemelerde yaklaşık 9 bin sahte boşanma yoluyla yetim aylığı alındığı tespit edilmiştir. 9 bin vatandaşımız sahte boşanma yoluyla yetim aylığı alıyor.

Burada çok önemli bir konu, 7400’lü ile ilgili işlem başlattık. Hem ödenen rakamların geri alınması, faizleri geri alınması hem de savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Burada aslında haksız kazanç elde edilmesi değil, bunun yanında sosyal güvenlik sistemimizin sürdürülebilirliğini biz tartışıyoruz. Bir yanda sağlıklı bir şekilde, düzenli bir şekilde primini ödeyen bir vatandaş sosyal güvenlik sistemini ödüyor. Hastalandığı zaman Allah korusun ya da bir hastalığa yakalandığı zaman gidiyor hastaneye tedavi görüyor. Ama öte yanda da bu tür hileli, usulsüzlüklerle, sistemde var olan küçük boşlukları fırsata dönüştürerek de bu tür hileli yollarla kayıt dışılığı biz onaylanıyoruz. Ve bu yıl süresince ilerleyen yıllarda da sahteciliğe karşı sıfır tolerans ikisini benimseyerek denetimlerimizi de bu sıklıkta inşallah gerçekleştireceğiz.

“VATANDAŞLAR ŞİKAYETTE BULUNSUN”

Maliyetini hesapladığımızda aslında Sosyal Güvenlik Kurumu’nda daha sağlıklı verileri kapsamlı olarak alabiliriz. Ama 1 lira olsa bile bizim için rahatsızlık yaratmaz mı? Yani siz düzenli bir şekilde ödüyorsunuz ama orada hile yapılıyor. Aynı evde eşiyle birlikte yaşıyor. Düzenli ödeyen vatandaşın suçu ne? Büyük bir haksızlık olmaz mı? Ben bu şekilde değerlendiriyorum. Tabi biz denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz ama CNN Türk kanalından da sizlerin aracılığıyla vatandaşlarımıza da bir duyuru yapalım. Bu tür vakalarla karşılaştığında ALO 170 Sosyal Güvenlik Çalışma Hattımıza şikayetlerde bulunmalarını da özellikle istirham ediyorum. Çünkü sizin paranızı, sizin emeğinizin karşılığını ben almış oluyorum. Ona gerek yok. Daha dürüst ve sağlıklı bir şekilde sistemini sürdürmek zorundayız. Bu tür kayıp kaçakları da önlemek bizim en temel görevimiz. Ancak vatandaşlarımız toplumun her yerinde sahte sigortacılık, bu tür sahte boşanmalarla karşılaştığı zaman bize bildirimlerini özellikle istirham ediyorum.

The post Bakan Işıkhan belediyelerin borcunu açıkladı appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-isikhan-belediyelerin-borcunu-acikladi.html/feed 0 78387
Bakan Şimşek’ten KKM açıklaması: Tarih verdi ve ‘Yenilemeyeceğiz’ dedi https://memur70.com/bakan-simsekten-kkm-aciklamasi-tarih-verdi-ve-yenilemeyecegiz-dedi.html https://memur70.com/bakan-simsekten-kkm-aciklamasi-tarih-verdi-ve-yenilemeyecegiz-dedi.html#respond Fri, 07 Jun 2024 20:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=66191

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Artık Türk lirası cinsinden KKM’ye son verdik. Döviz cinsinden de şimdiden haber vereyim ben temmuzda biz şirketlerin vergi avantajını yenilemeyeceğiz." dedi.

The post Bakan Şimşek’ten KKM açıklaması: Tarih verdi ve ‘Yenilemeyeceğiz’ dedi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Bakan Şimşek, “İklim Ekonomisi Sürdürülebilirlik Finansmanı Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin artık tartışılmadığını ve bunun bir gerçeklik, hangi göstergeye bakılırsa bakılsın daha önce öngörülenlerden çok daha hızlı ilerleyen bir realite olduğunu söyledi.

Her senenin neredeyse en sıcak sene olduğuna dikkati çeken Şimşek, artık kalıcı bir küresel ısınmayla karşı karşıya olunduğunu kaydetti.

Küresel ekonomiye ilişkin büyüme tahminlerinin 2008 öncesi döneme göre daha düşük olduğunu ve dünyanın düşük büyüme patikasına girdiğini aktaran Şimşek, iklim krizinin kendisini gelecek on yıllarda çok daha fazla hissettireceğini ifade etti.

 “TÜRKİYE İÇİN YEŞİL DÖNÜŞÜM ASLINDA BİR ZARURET”

Türkiye’nin de içinde olduğu 129 ülkenin bugünkü haliyle ciddi bir şekilde kuraklıkla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Şimşek, bu ülkelerin neler yapması gerektiğini anlattı.

Bakan Şimşek, “Bütün ülkelerin mevzuat düzenlemesine gitmesi gerekiyor. Ortaya koydukları vaatler, hedeflere varmak için gerçekten bağlayıcı mevzuata ihtiyaç var. Farkındalık eğitimleri çok kritik olacak. AR-GE yatırımları, iklim değişikliğini nasıl yaşayacağız? Evet, bu çok kritik bir alan. Bu alana ciddi bir şekilde bir AR-GE yatırımı, harcaması gerekiyor. Fosil yakıt sübvansiyonlarının azaltılması ve tamamen kaldırılması gerekiyor. Bu bahsettiğim bütün dünya için geçerli olan hususlar. Karbon salınımının, ayak izinin vergilendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla ciddi bir çaba gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye için yeşil dönüşümün aslında bir zaruret olduğunun altını çizen Şimşek, ülkenin 2053’e net sıfır hedefi koyduğunu hatırlattı.

Bu sürecin Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracağına vurgu yapan Şimşek, “Türkiye’nin yeşil ürünlerde rekabet gücü, potansiyeli çok büyük. O alanda hakikaten büyük bir fırsat penceresi var ve tabii bizim amacımız bu dönüşümle birlikte daha kaliteli istihdam ve tabii ki sürdürülebilir yüksekliği sağlayabilmek.” ifadesini kullandı.

“SON YILLARDA YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYI ARTTI”

Şimşek, son yıllarda yenilenebilir enerjinin payının arttığına dikkati çekerek şöyle konuştu:

“2000’li yılların başına giderseniz yenilenebilir enerjinin tamamı hidroelektrik, barajdan elde ettiğimiz enerji. Ama bugün itibarıyla bu ilave artışın hemen hemen büyük bir kısmı güneş, rüzgar ve jeotermal gibi alanlar. Dolayısıyla iyi bir noktadayız. Ama toplam kurulu kapasitede yüzde 55 civarındayız. Kurulu kapasitemizi tabii nükleer dahil önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde ümit ediyoruz ki yüzde 65-70’lerin üzerine taşıyacağız. Şu anda yenilenebilir enerji yerimiz iyileşiyor. Yani 2000 yılında 17’nci sıradayken bugün 11’inci sıraya gelmemiz demek ki yarıştan kopmamışız tam aksine hızlanmışız, iyi gidiyoruz. Ama ilave çaba gerekiyor ve o çaba da Türkiye’nin hem büyümesini destekleyici olacak hem de finansal istikrarını güçlendirecek, pekiştirecek.”

Şimşek, birincil enerji yoğunluğu endeksinin azaldığı ve petrol, doğal gaz, kömür gibi bileşenlerin GSYİH içerisindeki payının ciddi şekilde azaldığı bilgisini paylaştı.

Bakan Şimşek, sürdürülebilir finansmana işaret ederek, bütün bu süreci yönetirken kaynağa ihtiyaç olduğunu anlattı.

Özellikle çok taraflı bankalarla ilişkilerde iyileşme olduğuna değinen Şimşek, şöyle devam etti:

“Dünya Bankasından, EBRD’den, Asya Altyapı Yatırım Bankasından, İstanbul Kalkınma Bankasından bahsediyorum ve benzer üye olduğumuz, aktif olduğumuz bir sürü çok taraflı bankalar var. Bunlarla olan diyaloglarımıza ki bunlarla olan diyaloglarımız son aylarda gerçekten çok ivme kazandı. Dünya Bankası hatırlarsanız geçen sene biz Orta Vadeli Programı açıkladıktan hemen sonra 3 yıllık Türkiye’nin programlarının yani taahhütlerini 17 dolardan 35 milyar dolara çıkardılar. Yakın dönemde belki dikkatinizi çekmiştir İstanbul Kalkınma Bankasıyla bir 3 yıllık perspektifi ortaya koyduk. O da yaklaşık 6 milyar dolar. Yakında muhtemelen Asya Altyapı Yatırım Bankasıyla bir benzer çerçeve. Bu çerçevede bakarsanız önümüzdeki 3 yıllık süreçte muhtemelen 60 milyar dolarlık bir kaynak söz konusu. Bu 60 milyar dolarlık kaynağın giderek artan boyuttaki kısmının bu alan ve bu çerçevede olmasını biz önemsiyoruz ve odaklanmış durumdayız, önceliklendireceğiz.”

Şimşek, Bakanlık olarak sürdürülebilir finansman noktasında tamamen bu alanda uğraşacak Daire Başkanlığı kurmayı öngördüklerini, tasarruf tedbirleri çerçevesinde burada bir Genel Müdürlük açmayacaklarını bildirdi.

“ŞİMDİ AYLIK ENFLASYON ZATEN BİR PATİKAYA DOĞRU EVRİLİYOR”

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, mevcut programa da değinerek, programın özünün fiyat istikrarının sağlanması, yani enflasyonun tek haneye indirilmesi, mali disiplin, sürdürülebilir cari açık, yapısal dönüşüm ve bütün bu kazanımların kalıcı hale getirecek adımlar olduğunu söyledi.

Dezenflasyon programında geçiş döneminin bittiğini ve dezenflasyon sürecinin eşiğinde olunduğunu dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki aylarda sadece baz etkisiyle değil, kalıcı bir şekilde enflasyonun düştüğünü göreceğiz hep birlikte. Biz başından beri dedik ki ilk yıl geçiş yılıdır. Geçiş yılında dedik enflasyon yıllık bazda yükselecektir. Bunu çok açık bir şekilde ben aylardır, yani 8-9 aydır program açıklandıktan sonra sahada hep söyledim. Ama o nedenle en kötüsü geride kaldı dedik. Şimdi aylık enflasyon zaten bir patikaya doğru evriliyor. Yıllık enflasyon da haziran ayından itibaren düşüşe geçecek. Özellikle temmuz, ağustos aylarında baz etkisiyle keskin düşüşler olacak. Ama ondan sonra düşüş devam edecek. Çünkü bu sadece baz etkisiyle sınırlı değil. Çünkü para politikası güçlü bir şekilde yeniden inşa edildi. Maliye politikası gelecek sene ciddi bir şekilde açığın düştüğü bir yıl olacak. Yani yüzde 3’ün altına açığın çekildiği bir yıl olacak. Dolayısıyla mali etki anlamında çok farklı bir döneme girmiş olacağız. Gelirler politikası da hedeflerle tutarlı olmaya başlayacak.”

Bütçe açığında geçen sene tedbir alınmasa depremin etkisiyle beraber piyasanın yüzde 10 civarında cari açık beklendiğini, bunu yüzde 5,2 ile sınırlandırdıklarını ifade eden Şimşek, “Bu 5,2’yi milli gelire oranla söylüyorum. Açığın milli gelire oranı geçen sene yüzde 5,2’ydi. Bunun sadece 1,6 puanı deprem dışı. Dolayısıyla deprem burada belirleyici. Bu sene açık yine yüksek seyredecek, bizim hedefimiz tabii ideal olarak geçen senenin altına çekmek. 5’in altına çekmeyi ümit ediyoruz. Ama gelecek sene esas belirleyici olacak.” dedi.

“GEÇİCİ ÇÖZÜMLER PEŞİNDE DEĞİLİZ”

Bakan Şimşek, şu an alınan ve gelecek dönemde açıklanacak ilave tedbirlerin, çok büyük ihtimalle gelecek sene bütçe açığını kalıcı bir şekilde deprem dahil yüzde 3’ün altına çekmiş olacağını vurguladı.

Sürdürülebilir cari açıkta kalıcı bir iyileşmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Şimşek, “Geçici çözümler peşinde değiliz. Burada tabii petrol, doğal gaz üretiminin artması önemli. Enerji Bakanlığımızın bu yönde ciddi çabası var, performansı var. Bu da yardımcı oluyor.” ifadesini kullandı.

Mayıs ayı rakamı açıklandığında çok büyük ihtimalle cari açığın milli gelire oran olarak yüzde 2 buçuğun altına gelmesini beklediklerini bildiren Şimşek, “İşimiz bitti diyemeyiz. Çünkü bu konjonktürel. Bizim esas yapısal dönüşümü başarmamız lazım.” diye konuştu.

 “PROGRAM SAAT GİBİ ÇALIŞIYOR”

Ekonomi programının çalıştığına vurgu yapan Şimşek, “Program saat gibi çalışıyor. Sağlıklı politikalar, rasyonel politikalar, yani dünya normlarına, kurala dayalı politikalar, uygun politikalar ve yapısal reformlar, yeni bir hikaye oluşturdu Türkiye için. Bu hikayeye muazzam bir ilgi var. Hem içeride hem dışarıda. Yatırımcı güveni arttı. Gerçekten bu da rakamlara yansıyor. Son iki ayda Merkez Bankasının rezerv pozisyonu 70 milyar doların üzerine çıktı.” değerlendirmesinde bulundu.

Uygulanan programın bazı çevrelerce eleştirilmesine de değinen Şimşek, şunları kaydetti:

“Biz ‘bu program çalışacak ve güven yeniden tesis edilecek’ dediğimizde, ‘yok bu mümkün değil’ demişlerdi. Önce ‘program yok’ dediler. Sonra ‘program var ama bu pek kredibıl bir program değil’ dediler. Şimdi tabii bu ölçekte, yani yerel seçimler sonrası ilginin artması, belli çevreler ‘carry trade’ dedi. ‘Carry trade’ ve benzeri böyle çok kısa vadeli sıcak denilebilecek girişlerin toplam girişe oranı üçte bir düzeyde bile değil. Yani dolayısıyla burada gerçek anlamda bir portföy tercihi var. Tabii ki eleştirel bakış açısı bizim için çok değerli, yapıcı eleştiriler çok değerli. Çünkü bunlar bizim için rehber. Ama yani belli çevreler nedense bu programa ilişkin sürekli bardağın yarım kısmına bakmayı tercih ediyorlar.”

 “BÜYÜMEDE DENGELENME BU PROGRAMIN KALBİ”

Uygulanan programda büyümede dengelenmenin çok önemi rolü olduğuna dikkati çeken Şimşek, “Büyümede dengelenme bu programın kalbi. Yani net ihracatın katkısı artı kalmaya devam edecek. Ama iç talep, özellikle de yılın üçüncü çeyreğinden itibaren bir miktar daha yavaşlamış olacak. Cari açıktaki düşüş tabii mart ayı rakamı var. Yani 57 milyar dolardan 31 milyar dolar civarına düşmüş ama Ticaret Bakanlığımızla yaptığımız muhabbetlerde çok büyük ihtimalle mayıs rakamı çıktığında cari açıkta yaklaşık 26 milyar dolar civarında bir rakam ön görüyorlar kendileri. O da tabii yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık bir milli geliri baz alırsanız yüzde 2 buçuğun epey altında, yüzde 2’ye doğru evrilen bir cari açıktan bahsediyoruz. Esas rezerv birikimini biz buradan sağlayacağız.” şeklinde konuştu.

Reel sektörün, bankaların dünyadan uzun vadeli sermaye benzeri kaynak devşirdiği bir iklim oluşturacaklarını belirten Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O iklim sayesinde ve cari açığın daralmasıyla Türkiye’de kalıcı rezerv birikimi olacak. Dolayısıyla hiç merak etmesinler o konuda kaygılı olan arkadaşlar. Bizim hiç kimseye ne örtülü ne de açık bir kur garantimiz olmadı, olmayacak. Biz şu anda mali disipline ve yapısal dönüşüme ve dezenflasyona odaklanmış durumdayız. Bizim için önemli olan programın çalışması ve çalışıyor. Çalışmasa bu sonuçlar herhalde zor alınırdı diye düşünüyorum. İşin özü şu brüt rezervlerimiz yaklaşık neredeyse 146 milyar dolar civarına çıkmış ama esas swap hariç rezervlerimiz hakikaten eksi 60 milyar dolardan artı 5 milyar dolar seviyesine çıkmış. Biz bunun bu kadar hızlı yeniden inşa edilebileceğini öngörmemiştik.”

“NORMAL TÜRK LİRASI MEVDUAT DAHA CAZİP HALE GELECEK DİYE DÜŞÜNÜYORUZ”

Bakan Şimşek, Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkışa ilişkin ise şunları kaydetti:

“KKM’den çıkış bizim önemli bir önceliğimizdi ama başından söyledik, dedik ki ‘piyasayı bozmadan, piyasada sorun yaratmadan çıkacağız’. Ve gerçekten çıkıyoruz. Artık Türk lirası cinsinden KKM’ye son verdik. Döviz cinsinden de şimdiden haber vereyim ben temmuzda biz şirketlerin vergi avantajını yenilemeyeceğiz. Artı şu anda mevduat faiz gelirlerine sınırlı bir vergi koyduk. Dolayısıyla o hususu da çalışıyoruz. Dolayısıyla normal Türk lirası mevduat daha cazip hale gelecek diye düşünüyoruz. Enflasyon beklentilerinde iyileşme var. Enflasyon yıllık bazda yüksek seyretti. Zirveyi mayıs ayında buldu. Ama piyasaya sorarsanız önümüzdeki 12 ayda enflasyon yüzde 33’e inecek diyorlar. Önümüzdeki 24 ayda da yüzde 21’e inecek diyorlar. Biz bu rakamların bizim hedeflere önümüzdeki aylardan itibaren yakınsayacağını düşünüyoruz.”

“ENFLASYONU DÜŞÜRMEK ÇOK MEŞAKKATLİ BİR SÜREÇ”

Bankacılık sektörünün enflasyon sürecinde zor bir sene geçirdiğini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Geçici olarak defter değerinizde biraz sıkışma var. Ama biz riski o kadar hızlı bir şekilde çekiyoruz ki sizin çarpanınız, yani piyasa değerinizin defter değerine oranı hatırlıyor musunuz? Geçen sene bu vakitlerde 0,3’ler civarıydı. Şimdi 1’e doğru çıkıyor. Yani neredeyse ikiye, üçe katlanmış olacak. Bunu niye söylüyorum? Sabır için. Yani sadece toplumun bir kesiminden sabır istemiyoruz. Toplumun bütün kesimlerinden sabır istiyoruz. Niye? Çünkü enflasyonu düşürmek çok meşakkatli, zor bir süreçtir. Ama önümüzde büyük bir fırsat penceresi var. Eğer sabır ve kararlılıkla biz yolumuza devam edersek bu enflasyon hızlı bir şekilde 2026 yılında tek haneye inecek. Biz buna inanıyoruz.”

 

KAYNAK: AA

The post Bakan Şimşek’ten KKM açıklaması: Tarih verdi ve ‘Yenilemeyeceğiz’ dedi appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsekten-kkm-aciklamasi-tarih-verdi-ve-yenilemeyecegiz-dedi.html/feed 0 66191
Bakan Şimşek’ten S. Arabistan’a teklif: ‘Hem bizim hem onların menfaatine’ https://memur70.com/bakan-simsekten-s-arabistana-teklif-hem-bizim-hem-onlarin-menfaatine.html https://memur70.com/bakan-simsekten-s-arabistana-teklif-hem-bizim-hem-onlarin-menfaatine.html#respond Fri, 16 Feb 2024 09:00:08 +0000 https://memur70.com/?p=61811

Bakan Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan'ın iddialı turizm hedeflerinin gerçekleştirilmesi için Türkiye'nin yardımcı olabileceğini söyleyerek, "Türkiye ile Suudi Arabistan'ın işbirliği yapması hem bizim hem onların menfaatine" dedi.

The post Bakan Şimşek’ten S. Arabistan’a teklif: ‘Hem bizim hem onların menfaatine’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Suudi Arabistan’ın çok iddialı turizm hedefleri bulunduğunu dile getiren Şimşek, “Türkiye, bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde yardımcı olabilir. Çünkü bizim mevsimler örtüşmüyor; onların turizm mevsimi kış, bizimki genelde yaz ve sonbahardır” diye konuştu.

“İŞBİRLİĞİ HEM BİZİM HEM ONLARIN MENFAATİNE”

Şimşek, Türkiye’nin inşaat sektöründe çok muazzam birikimi olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oradaki tesislerin yapılmasına ve işletmesine katkıda bulunabiliriz. Oraya tur operatörlerimiz ile turist götürmeye de katkıda bulunabiliriz. Dolayısıyla Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bu alanlarda işbirliği yapması hem bizim hem onların menfaatine. Tur operatörlerimiz yazın buraya nasıl turist getiriyorlarsa, para kazanarak, oraya da turist götürebilirler. Biz artık turizmde dünyada ilk 5’teyiz. Yani 2022’de turist sayısında 4. sıradaydık. Bizim 2023 rakamlarımız belli. Dünya rakamları belli olunca belki muhtemelen yine 3. veya 4. sırada olabiliriz. Dolayısıyla Türkiye’nin bu konuda çok ciddi birikimi var.”

“HİZMET İHRACATINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”

Bakan Şimşek, amaçlarının hizmet ihracatını büyütmek olduğunu belirterek, burada 100 milyar doların üzerine ulaştıklarını, bu rakamı daha da büyütmek istediklerini söyledi.

Şimşek, “Hizmet ihracatına Maliye olarak çok güçlü destek veriyoruz. Yüzde 80 matrah indirimi sağladık. Yani diyelim ki Türkiye’den siz herhangi bir ülkeye belli alanlarda hizmet ihracatında bulunursanız fiilen ödeyeceğiniz vergi çok çok düşük düzeyde olacak. Yüzde 80 oranlı bir matrah indirimi var, o da önemli” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA

The post Bakan Şimşek’ten S. Arabistan’a teklif: ‘Hem bizim hem onların menfaatine’ appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-simsekten-s-arabistana-teklif-hem-bizim-hem-onlarin-menfaatine.html/feed 0 61811
Bakan Tekin’den Öğretmenlik Meslek Kanunu açıklaması https://memur70.com/bakan-tekinden-ogretmenlik-meslek-kanunu-aciklamasi.html https://memur70.com/bakan-tekinden-ogretmenlik-meslek-kanunu-aciklamasi.html#respond Sat, 16 Dec 2023 14:00:14 +0000 https://memur70.com/?p=59452

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Öğretmenlik Meslek Kanunu'na ilişkin, "Öğretmen arkadaşlarımızın problemleri, itibarı ve çalışma koşulları açısından da yeterli olduğuna inanmıyorum. İyi bir düzenleme ama eksik” dedi.

The post Bakan Tekin’den Öğretmenlik Meslek Kanunu açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Eğitim-Bir-Sen tarafından düzenlenen “Eğitim Temalı 7. Kısa Film Yarışması Gala ve Ödül Töreni”ne katıldı.

Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen törende Bakan Tekin, yarışmada dereceye giren kısa filmleri izledi.

Tekin, konuşmasını Filistinlilere destek amacıyla taktığı kefiye ile yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözüne atıfta bulunan Tekin, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımız dünyanın siyasal hegemonik düzenine karşı çıkıyor. Yani Türkiye’nin bugüne kadar yapmadığı bir karşı çıkış. Dünyada da yankı bulan bir karşı çıkış. Ben bunu biraz daha ileriye taşımak istiyorum ve ben başka bir şeye daha karşı çıkıyorum. Salt siyasal hegemonyaya karşı çıkmak yetmiyor. Aynı zamanda dünyanın, uluslararası örgütlerin evrensel ve bize pazarladığı uluslararası metinlere de hep beraber karşı çıkmamız lazım. Bunların yeniden gözden geçirilmesi lazım. Bizim ve bizim gibi toplumların hassasiyetlerinin yansıtıldığı metinler kaleme alınabilirse onlara evrensel insan hakları ya da hak hukuk metinleri isimlerini verebiliriz diye düşünüyorum. Neden bizim ve bizim gibi toplumların aileye verdiği değer evrensel insan hakları metinlerinde yok? Neden aileyi ortadan kaldırabilecek sapkın gelişmeler, bu insan hakları metinlerinden hareketle oradan referans ile meşrulaştırılabiliyor?”

Filistin’de yaşananlara da değinen Tekin, uluslararası ve evrensel metinlerin hepsinin zulüm gören insanların temel hak ve hürriyetlerini güvence altına alma iddiasında olduğunu ifade etti. Tekin, uluslararası metinlerin, yaşanan çoğu olayda Müslüman toplumların haklarını savunmak için devreye girmediğini anlattı.

Tekin, sadece uluslararası alanlarda değil, Türkiye’de de uzun yıllar boyunca, sanat, kültür ve benzeri konularda referans değerlere atıfta bulunan sanatsal eserlerinin ötekileştirildiği, sanatsal değerinin olmadığı eleştirilerinin yapıldığı dönemler yaşandığını belirtti.

Öğretmen buluşmalarına değinen Tekin, bu programlar sonrasında çok olumlu geri dönüşler aldıklarını, bunları yaparken sendikalarla da işbirliği içerisinde olduklarını dile getirdi. Tekin, yapıcı eleştirilerle kendilerine destek olan Eğitim Bir-Sen’e teşekkür etti.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, şunları kaydetti:

“Mevcut Öğretmenlik Meslek Kanunun, öğretmen arkadaşlarımızın problemleri, itibarı ve çalışma koşulları açısından yeterli olduğuna inanmıyorum. Eksik, yani iyi bir düzenleme ama eksik. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını da göz önünde bulundurarak daha kapsayıcı ve sorunları çözücü bir metnin hazırlanacağını da ümit ediyorum. Biz kendi adımıza böyle bir hazırlığın içerisindeyiz.”

Müfredat değişikliği

Müfredatla ilgi de konuşan Tekin, “Kamuoyunda çokça eleştiriyorlar. ‘Sürekli müfredat değiştiriliyor’ deniyor. Peki ne yapmamız lazım? Yani ‘müfredatı yaptık, artık hiç değiştirmeyeceğiz’ mi dememiz gerekiyor?” ifadesini kullandı.

Tekin, dünyanın sürekli geliştiği ve yenilendiği bir dönemde sabit bir müfredatta kalınmasının günü ve çağı yakalamak konusunda yetersiz kalacağına değinerek, şöyle devam etti:

“Müfredat dediğimiz şey çok dinamik olmalı, sürekli güncellenmeli. Çünkü içinde yaşadığımız dönem gerçekten çok hızlı değişiyor. Çocuklarımız bu gelişmeleri bu değişimleri belki bizden daha hızlı takip ediyorlar. Biz bunu müfredatımızda, ders kitaplarımızda yansıtmazsak çocuklarımız nezdinde hem saygınlığımız azalacak hem de çocuklarımızı doğru yetiştirmemiş olacağız.”

Müfredatın sık sık revize edilmesini doğru bulduğunu belirten Tekin, “Müfredat anlamında bizim yaptığımız şey bir revizyon değil. Bizimki, ciddi anlamda bir müfredat değişikliği. Ana paradigmasından tutun, bize ait ve bizim değerlerimizle inşa edilmiş, bizim referanslarımızın ışığında oluşturulmuş bir eğitim sistemi inşa süreci. Bunun çalışmalarına da bugün başlamadık. Bu yaklaşık 10 yıllık bir süreç” şeklinde konuştu.

“Dilin dönmediği, feryadın işitilmediği zeminlerde görev, sanat ve sanatçıya düşüyor”

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da Filistin’de yaşanan soykırım ve insanlık dramı karşısında sözün tükendiği noktada olunduğunu belirterek, “Dilin dönmediği, feryadın işitilmediği zeminlerde görev, sanat ve sanatçıya, sanatın evrensel diline düşüyor” diye konuştu.

Dünyanın her yerinde bugün ağır baskılara rağmen Filistin’e destek şarkıları, kısa filmler, resimler, şiirler paylaşıldığını, sanatın çaresizlerin çığlığına, mazlum insanların yumruğuna dönüştüğünü anlatan Yalçın, “Bizlere düşen de hakikatin yanında saf tutan, erdemli sanatçılara destek vermektir” dedi.

“Eğitim” temasıyla bu yıl yedincisini düzenledikleri Uluslararası Kısa Film Yarışması’na katılım sağlayanlara ve emeği geçenlere teşekkür eden Yalçın, “Bu yarışın kaybedeni yok. Katılan bütün eserler bizim gözümüzde kıymetli. Çünkü iyilik ve güzelliğin yarışının kaybedeni olmaz” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Tekin’e teşekkür eden Yalçın, “Hem müsteşarlığı hem de bakanlığı döneminde eğitim ortamlarının güzelleştirilmesi, insanileştirilmesi, eğitim çalışanlarının anlaşılabilmesi ve sorunlarını çözerek, yollarını açılabilmesi konusunda çok doğru, sahici tespitlerle, çok kıymetli adımlar da atarak bizim de işimizi kolaylaştırdığını özellikle ifade etmek istiyorum” dedi.

Yalçın, eğitim öğretimde yapılan düzenlemeleri hatırlatarak, hepsinin birbirinden kıymetli adımlar olduğunu söyledi, taleplerini iletti.

Konuşmaların ardından yarışma jüri üyeleri Yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, Sinema Yazarı Enver Gülşen ve Gazeteci Bedir Acar’a plaket takdim edildi.

Dereceye giren kısa filmlerin gösteriminin yapıldığı programda, yarışmada ödüle layık görülen eser sahiplerine ödülleri verildi.

“Bir Çocuğun Hayali” adlı filmle İbrahim Sait Sürmeneli birincilik ödülünün sahibi olurken, “Yetersiz” adlı filmle Beyza Yıldır ikinci, “Döngü” adlı filmle Alparslan Akdemir üçüncü oldu.

Yarışmada, Emre Kandemir “Elma” adlı filmle Mehmet Akif İnan Özel Ödülü’ne, Sinan Koca da “Hanginiz Gerçek” adlı yapımla Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü’ne layık görüldü.

Programda ayrıca 6. Fotoğraf Yarışması Ödülleri de sahiplerini buldu.

İlham Kazdal “Ben Bilirim” adlı fotoğrafla birinci, Musa Talaşlı “Usta ve Çırak” fotoğrafıyla ikinci, Seyit Ali Ünal “Küçük Pehlivanlara Cazgır Dersi” fotoğrafıyla üçüncü seçildi. Adem Güleş de Mehmet Akif İnan Özel Ödülünün sahibi oldu.

Tören sonunda Bakan Tekin, kısa film ve fotoğraf yarışmasında dereceye girenler ve jüri üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

The post Bakan Tekin’den Öğretmenlik Meslek Kanunu açıklaması appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-tekinden-ogretmenlik-meslek-kanunu-aciklamasi.html/feed 0 59452
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ‘Canlar Buluşması’nda https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canlar-bulusmasinda.html https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canlar-bulusmasinda.html#respond Sat, 09 Dec 2023 14:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=59236

İstanbul'da düzenlenen 'Canlar Buluşması'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Birbirimizi olduğumuz gibi görmemiz, kabul etmemiz ve bir arada yaşama kültürünü geliştirmemiz çok kıymetli bir şey" dedi.

The post Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ‘Canlar Buluşması’nda appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İstanbul Valisi Davut Gül, Bakırköy’de bir otelde düzenlenen ‘Canlar Buluşması’ kahvaltı programında Alevi kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi

“İŞLENEN SAVAŞ SUÇLARINA KARŞI ÇIKMAK İÇİN İNSAN OLMAKTAN BAŞKA BİR KİMLİĞE İHTİYACIMIZ YOK”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bizim siyasi anlayışımızın özünde; insanı yaşat ki devlet yaşasın zihniyeti var. Geçmişimizden tevarüs ettiğimiz bir zihniyet ve her alanda da bunun bizim için bir ölçü olduğunu ifade etmek istiyorum. Kalkınmada da gelişmede de, demokraside de, uluslararası ilişkilerde de, her alanda insanı esas aldığınız zaman birçok mesele kendiliğinden yerine oturuyor zaten. Dininden, dilinden, çeşitli özelliklerinden bağımsız olarak eşrefi mahlukat yaratılmışların en şereflisi olarak insanı merkeze almak hakikaten hepimiz için bir ölçü olmalı. Bugün Gazze’de yaşananlara baktığımızda da aynı ölçüde yaklaşılması gerektiğini görüyoruz. Gazze’de İsraillilerin, İsrail yönetiminin Filistinlilere yaptığını kınamak için ona karşı durmak için Müslüman olmanız gerekmiyor. İnsan olmanız yeter, orada yapılana karşı olmak için. İşlenen savaş suçlarına, insanlık suçlarına karşı çıkmak için başka bir kimliğe ihtiyacımız yok gerçekten. Sadece insan olmamız, insani bir bakış açısıyla yaklaşmamız yeter “dedi.

“DEVLET OLARAK GÖREVİMİZ İNSANLARIN İNANÇLARINI RAHAT YAŞAYACAĞI ORTAMI HAZIRLAMAK”

Yılmaz, “Alevi – Bektaşi geleneği bu toprakların en köklü geleneklerinden, yaklaşımlarından. Milyonlarca insanımızın gündelik hayatında da çok önemli yere sahip ve bizim büyük bir zenginliğimiz. İki yönlü bir mesele yaşadığımıza inanıyorum ben. Bir taraftan farklılıklarımızı ortadan kaldırmaya, birbirimize daha fazla benzetmeye çalışanlar var. Ben bunu doğru bulmuyorum açıkçası. Birbirimizi olduğumuz gibi görmemiz, kabul etmemiz ve bir arada yaşama kültürünü geliştirmemiz çok kıymetli bir şey. Bu işin bir tarafında da aslında çok büyük ortaklıklar var. Bu ortaklıkları görmemenin de son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Aynı Allah’a, peygambere, kitaba inanan, Hazreti Ali sevgisini, ehlibeyt sevgisini paylaşan bir toplumun çok büyük ortaklıkları olduğunu da görmemiz gerekiyor. Bu büyük ortaklıklar, bu büyük paylaşımla birlikte paylaştığımız değerleri görerek, bir taraftan da farklılıklarımızı da unutmadan, onların da bir zenginlik olduğunu görerek, bir arada, bir olarak, beraber olarak iri ve diri olarak yaşamak zorundayız. Bunu yapmadığımız zaman bizi düşünmeyen ve bizim menfaatimizi, geleceğimizi düşünmeyen başka amaçlarla bu farklılıkları bir çatışma konusu haline getirmeye çalışanlara hizmet etmiş oluruz. Hiçbir topluluk homojen değil. Dolayısıyla bizim devlet olarak, hükümet olarak görevimiz insanlara bir inancı dayatmak, fikri dayatmak, bir anlayışı dağıtmak değil sahip oldukları inancı, anlayışı, geleneği en rahat bir ortamda hayata geçirmeleri için bu ortamı ve şartları hazırlamaktır. Yaşam tarzı bastırılan, kimliği bastırılan toplumlar huzursuz olurlar. Türkiye Yüzyılına adım atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin Yüzyılı vizyonunu ortaya koymuş durumda. Türkiye Yüzyılı, özgürlüklerin, insanların yaşam tarzlarını rahatlıkla istedikleri gibi inandıkları gibi yaşadıkları ama bir taraftan da farklılıkları çatışma konusu değil zenginlik olarak gördükleri bir dönem olacaktır inşallah” ifadelerini kullandı.

“FARKLILIKLARI ZENGİNLİK OLARAK GÖRME KÜLTÜRÜ TOPLUMUN EN İNCE DAMARLARINA KADAR SİRAYET ETMİŞ”

Toplantının açılış konuşmasını yapan İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Bizim topraklarımızda Alevi meselesi, Sünni meselesi milletin vicdanında yerini bulmuş ve büyük ölçüde çözüme kavuşmuş bir durumda. İnsanlara baktığımızda, isimlere baktığımızda bu topraklarda ne kadar Ramazan ismi varsa o kadar Muharrem ismi var. Bu topraklarda ne kadar Ömer varsa, Ebubekir varsa, Osman varsa o kadar Ali var. 85 milyonun vicdanında ehlibeyt sevgisi yerini almış, birlikte yaşama kültürü, farklılıkları zenginlik olarak görme kültürü toplumun en ince damarlarına kadar sirayet etmiş. İnşallah bunu birlikte yaşatacağız” diye konuştu.

KAYNAK: DHA

The post Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ‘Canlar Buluşması’nda appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canlar-bulusmasinda.html/feed 0 59236
Bakan Bilgin’den otobüsçülere müjde: Bir artış daha yapacağız https://memur70.com/bakan-bilginden-otobusculere-mujde-bir-artis-daha-yapacagiz.html https://memur70.com/bakan-bilginden-otobusculere-mujde-bir-artis-daha-yapacagiz.html#respond Wed, 10 May 2023 19:00:07 +0000 https://memur70.com/?p=50939

Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı ve Ankara Milletvekili Adayı Vedat Bilgin, Ankara Minibüsçüler Esnaf Odası ve Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odasını ziyaret ederek esnafa müjdeler verdi.

The post Bakan Bilgin’den otobüsçülere müjde: Bir artış daha yapacağız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Altındağ’da AK Parti Ankara İl Başkanlığı koordinesinde otobüs ve minibüsçülerle bir araya gelen AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ile Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı ve Ankara Milletvekili Adayı Vedat Bilgin, Ankara Minibüsçüler Esnaf Odası ve Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odasını ziyaret ederek çeşitli müjdeler verdi.

AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan, yaptığı konuşmasında “Esnafımızın derdi ve sorununu çözmek bizim en büyük görevimizdir. Esnaflarımız Türkiye ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Ayakta yolcu sorunu dolmuşçu esnafımızın en büyük sorunudur. 11 artı 3’ü de bir kural haline getireceğiz. Bu düzenleme ile esnafımız daha rahat hareket edecek. Ayrıca dolmuşçu esnafımıza yeni araç alımında KDV muafiyeti yapılacak. Engeli rampası ile ilgili düzenlememizi de yapacağız, teknolojisi uygun olmayan araçların yenilenmesini sağlayarak uygun kredilerle esnafımızı destekleyeceğiz. Ayrıca şoförlerin sigortalı olma süresini 1 günden 1 haftaya yaydık. Hiçbir esnafımızın bunu suiistimal etmeyeceğini biliyoruz. Bizim için bütün il, ilçe başkanlarımız teşkilatımızın en alt kademesinden en üst kademesine kadar herkes değerlidir. Ancak görüyorum ki Hakan Başkan, Ankara için bir başka değerli. Sizin için değerli olan bizim için de kıymetlidir. Sizin gönlünüzde yer edinen bir kişi bizim başımızın tacıdır” diye konuştu.

BAKAN BİLGİN DE MÜJDELER VERDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin de otobüsçü esnafına müjdeler verdi. Bakan Bilgin “Otobüsçü esnafımıza gelir desteğinde bir artış daha yapacağız. Ayrıca seçim sonrası ücretsiz taşıma konusunda da bir düzenleme yapmayı planlıyoruz. Yeni araç alımlarında sağlanan muafiyetlerden otobüsçü esnafımızda faydalanacak. Sigortalı işçi problemini de çözdük. 1 gün önceden yapılması planlanan müracaatlar 1 haftaya yayılacak. Bu da esnafımızın ceza yemesinin önüne geçecek” şeklinde konuştu.

14 Mayıs seçimlerinin önemine vurgu yapan Bilgin, şöyle devam etti:

“Sizin sorunlarınızı çözmek bizim görevimiz. Bu seçim bir varlık yokluk seçimidir. Herhangi bir seçime benzemiyor bu seçimler. Türkiye’nin düşmanı ABD bu coğrafyayı parçalayıp bölmek için, Irak’ta, Suriye’de silahlandırdığı bir katil sürüsü var. O sürüye karşı, ABD projesine karşı Türkiye’nin bağımsızlığını temsil eden Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Onlarla ortak olan, koalisyon kuranlara karşı duran bir Cumhurbaşkanımız var. Bizim mücadelemiz Türkiye mücadelesidir. Gazi Mustafa Kemal Paşa nasıl Batı ve emperyalistlere karşı mücadele verip kazandıysa bugün de aynı mücadeleyi veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

“Esnaf emeği ile sermayesi ile hizmet eden insandır.” diyen Bilgin, “Minibüsü ile otobüsü ile hizmet eden insandır. Onların en uygun şartlarda sigorta sistemi ile kredi sistemi ile mülkiyet hakları ile en uygun hizmeti vermelerini sağlayacağız. Esnafımız Türkiye’nin kalkınması ve güçlenmesi için en önemli kaynaktır. Bu kaynağın israf edilmeden geliştirilmesi lazım. Bunun için mülkiyet hakkı güvence altına alınacaktır. EYT’nin mağduriyetini nasıl giderdiysek bu sorunu da gidereceğiz. Dolayısıyla taksilerimizin, dolmuşlarımızın, otobüslerimizin mülkiyet haklarını geriye doğru düzenleme yaparak güvence altına alacağız. Yasal çalışmamız yapılmıştır. Otobüsçü esnafımıza gelir desteğinde bir artış daha yapacağız. Ayrıca seçim sonrası ücretsiz taşıma konusunda da bir düzenleme yapmayı planlıyoruz. Yeni araç alımlarında sağlanan muafiyetlerden otobüsçü esnafımızda faydalanacak. Sigortalı işçi problemini de çözdük. 1 gün önceden yapılması planlanan müracaatlar 1 haftaya yayılacak. Bu da esnafımızın ceza yemesinin önüne geçecek.”
 

KAYNAK: İHA

The post Bakan Bilgin’den otobüsçülere müjde: Bir artış daha yapacağız appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/bakan-bilginden-otobusculere-mujde-bir-artis-daha-yapacagiz.html/feed 0 50939
Kamunun ilk katılım finans kurumu Ziraat Katılım 7 yaşında https://memur70.com/kamunun-ilk-katilim-finans-kurumu-ziraat-katilim-7-yasinda.html https://memur70.com/kamunun-ilk-katilim-finans-kurumu-ziraat-katilim-7-yasinda.html#respond Mon, 30 May 2022 15:00:06 +0000 https://memur70.com/?p=35718

Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, kar-zarar ortaklığı projeleri ile sektöre ilkleri kazandırmaya ve sektörü cesaretlendirmeye gayret ...

The post Kamunun ilk katılım finans kurumu Ziraat Katılım 7 yaşında appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>

Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, kar-zarar ortaklığı projeleri ile sektöre ilkleri kazandırmaya ve sektörü cesaretlendirmeye gayret gösterdiklerini söyledi.

Özdemir, Ziraat Katılım’ın 7. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ziraat Katılım’ın, 29 Mayıs 2015’te kamunun ilk katılım bankası olarak kurulduğunu ve sektöre yeni bir soluk getirdiğini söyledi.

Özdemir, 7 yıl boyunca kendilerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirdiklerini, ekip arkadaşlarıyla birlikte çok güzel ve farklı işlere imza atarak katılım bankacılığına farkındalık kazandırdıklarını ifade etti.

Kamunun katılım bankacılığına girmesi ile birlikte sektöre olan güvenin arttığını vurgulayan Özdemir, “Güzel bir rekabet ortamı oluşturduk. Katılım finans, ülkemizde uzun yıllardır yüzde 5’ler seviyesindeydi. Diğer kamu katılım bankalarımızın da dahil olmasıyla bankacılık sektörü içindeki payı hızlı bir şekilde yüzde 8’leri aşmış durumda. Bu tempoyla gidersek katılım finansın Türkiye’deki payının 2025 yılında yüzde 15 olma hedefine ulaşabileceğimize canıgönülden inanıyorum.” diye konuştu.

Üzerinde önemle durdukları değerler bulunduğunu ifade eden Özdemir, şöyle devam etti:

“Ziraat Katılım’ın, her şeyden önce bir kamu kuruluşu olması sebebiyle üzerimize yüklenen önemli vazifeler var. Çalışma arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde de sıklıkla dile getiriyorum. Bu görevleri hakkıyla yerine getirmek ve hiçbir ayırım gözetmeksizin bütün vatandaşlarımıza eşit ve adil hizmet verebilmek önceliğimiz olmalı. Bu sorumluluğun bilincindeyiz. Bir diğer önemli husus, Ziraat Finans Grubu içerisinde yer almamız. Ziraat markası çok kıymetli bir marka ve çalışmalarımızda bizim önümüzü açıyor. Ülkemizde 35 seneyi aşkın bir katılım finans tecrübesi var. Ama katılım finans ile tanışmamış daha yüzlerce, binlerce işletme ve bireysel bankacılık hizmeti alan insanlarımız var. Ziraat markasıyla bu açılmamış kapıları açtığımızı ve Ziraat Finans Grubu’nun bize çok büyük değer kattığını görüyoruz. Türkiye’de katılım finansın büyümesinde Ziraat Katılım olarak elimizden gelen gayreti sarf etmek gibi bir sorumluluğumuz var. Tabii ki bunun için öncelikle biz büyümeliyiz. Bunun yanı sıra sektördeki rakiplerimizin çekindiği hususlarda inisiyatif almak, o açıkları kapatmak gibi bir sorumluluğumuz da bulunuyor. Bunun bilincinde olarak şu ana kadar büyük bir gayretle sorumluluklarımızı yerine getirdiğimize inanıyorum.”

“KAR-ZARAR ORTAKLIKLARIYLA İTHALATIN AZALTILMASINA KATKI SUNACAĞIZ”

Metin Özdemir, Ziraat Katılım’ın yılın ilk çeyreğinde 121,6 milyar lira aktif büyüklükle sektörün ikinci sırasında yer aldığını bildirdi.

Sektörün en büyük iki finans kurumundan biri olma hedefine beklentilerinden önce ulaştıklarını aktaran Özdemir, “İlk çeyrek itibarıyla fon kullandırımımız 85 milyar liraya ulaştı. Toplanan fonlarda da 97 milyarlık bir büyüklüğe ulaştık. Ziraat Katılım olarak milletin teveccühü ile bundan sonra daha iyi işlere imza atacağız.” dedi.

Özdemir, sektöre farklı bir soluk getirerek yeni iş modellerine imza attıklarını söyledi. Özellikle kar-zarar ortaklığı projeleri ile sektöre ilkleri kazandırmaya ve sektörü cesaretlendirmeye gayret gösterdiklerini belirten Özdemir, şunları kaydetti:

“Yapmış olduğumuz güzel projelerin bir kısmını tamamladık, bir kısmını devam ettiriyoruz ve yenilerini katıyoruz. Katılım bankacılığının kar-zarar ortaklığı tecrübelerine yenisini ekliyoruz. Kar-zarar ortaklığında öncelikli hedeflerimiz ithal ikamesi üretimlere dönük yatırımlarda ortaklıklar kurmak. Biyoteknoloji alanında yapmış olduğumuz bir kar-zarar ortaklığımız var. Kimya sektöründe faaliyet gösteren Plustechno ile yeni bir kar-zarar ortaklığına giriyoruz. Çimento sektöründe kullanılan kimyasal madde noktasında üretim yapıyor. Ürün gamını piyasaya sunduktan sonra ciddi anlamda ithalatın azalmasına katkı sunacağımıza inanıyorum. 11. Kalkınma Planı’nda önceliklendirilmiş alanlarda bu tür kar-zarar ortaklıklarını yapmaya devam edeceğiz.”

“BİZİM İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRMEK GİBİ BİR VAZİFEMİZ VAR”

Ziraat Katılım Genel Müdürü Özdemir, genç bir katılım finans kurumu oldukları için çalışanların da büyük çoğunluğunun gençlerden oluştuğunu söyledi.

Her yıl imtihanlar açarak yeni mezun arkadaşlara istihdam alanı oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Özdemir, “Büyüyoruz, şubeler açıyoruz. Dolayısıyla yeni çalışan arkadaşlarımıza her zaman ihtiyacımız oluyor. Onların gençliği ve enerjisi bizi zinde tutuyor. Sektörümüz de büyüyor. Bizim insan kaynağı yetiştirmek gibi bir vazifemiz var. Bir kamu kuruluşu olarak bu vazifeyi üstleniyoruz. Bankalarımızda yetiştirdiğimiz ve yetiştireceğimiz arkadaşlarımızın gelecekte hem bankamıza hem de sektöre, katılım finans camiasına ve İstanbul’un finans merkezi haline gelmesine önemli katkıları bulunacak.” diye konuştu.

Özdemir, bir kamu bankasının genel müdürü olmanın zor bir görev olduğunu ve kendilerine ilave sorumluluklar yüklediğini belirtti. Her zaman aynı motivasyonda olunamadığını ifade eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Zaman zaman canınızın sıkıldığı, moralinizin bozulduğu anlar olur. O anlarda şunu düşünürüm; biz bir kamu kuruluşuyuz. Dolayısıyla bizim patronumuz bir kişi değil, bizim patronumuz milletimiz. Biz onlara çalışıyoruz, onlara hizmet ediyoruz. Bu hizmeti ederken de şunu düşünürüm; devlete, kamuya hizmet eden birçok görevlimiz var. Bunların içinde tabii ki en fazla kıymet verdiğimiz güvenlik görevlilerimiz, sağlık çalışanlarımız… Yıllardır güvenliğimizi temin etmek için mücadele ederken şehit düşen kardeşlerimiz var. Yine son 2 senede yaşadığımız salgın dolayısıyla canlarını tehlikeye atarak çalışan sağlıkçılarımız var. Yaptıkları hizmetin maddi karşılığını ölçmek mümkün değil. Onlar bu şekilde hayatlarını tehlikeye atarken, bizim çalışma ortamımızı düşündüğümüzde şikayet etmeye hakkımız yok. Bu sebeple motivasyonumuzu düşürmeden daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.”

“2023’TE 170 ŞUBE, 2 BİN 300 PERSONEL HEDEFİMİZ VAR”

Metin Özdemir, gelecek dönem hedeflerine ilişkin de görüşlerini paylaştı.

Uzun vadede katılım finans sektörünün en büyük aktifine sahip olmayı hedeflediklerini belirten Özdemir, mayıs sonu itibarıyla 129 olan şube sayısını 2023’te 170’e çıkarmayı ve tüm illerde şubeleşmeyi amaçladıklarını söyledi. Özdemir, şu anda 1.666 personelle faaliyet gösterdikleri ve 2023’te bu sayının 2 bin 300’e ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti.

Özdemir, Ataşehir’deki Finans Merkezi’nde yapımı süren genel müdürlük binasının kısa sürede tamamlanacağını ve 8. kuruluş yıl dönümünün yeni binada kutlanacağını bildirdi.

The post Kamunun ilk katılım finans kurumu Ziraat Katılım 7 yaşında appeared first on Memur70 Memurlar Kamudanhaber Memur Haber Sitesi.

]]>
https://memur70.com/kamunun-ilk-katilim-finans-kurumu-ziraat-katilim-7-yasinda.html/feed 0 35718